Bu Ara Hangi Oyunu Oynuyorsunuz? 🎮

Expedition 33 silip süpürecek gibi, hakkı da. Ama ben Silksong’a üzülüyorum ilk oyuna da haksızlık yapmışlardı bu da ödülsüz dönmez umarım.

3 Beğeni

Ghost Of Yotei’in aday gösterilmemesi üzdü. Bu listede Clair Obscur açık ara lider olur. Çok merak ediyorum, henüz oynayamadım. Yeni yapılacak güncelleme ile gelecek olan Türkçe dil desteğini bekliyorum.

3 Beğeni

Esas hades 2 ye yazık olacak. :face_with_spiral_eyes:

5 Beğeni

Yok yaaa Yotei dururken Hades’in kaderini düşünmüyorum :smiley:

2 Beğeni

2 Beğeni

2 Beğeni




Universe For Sale

Gamer eşimin benim için keşfettiği bir oyun. :smiling_face: Tam senlik dedi, biraz oynadım, benlikmiş gerçekten. :orange_heart: Bilimkurgu romanının içindeydim sanki, bayıldım. Çizimler olağanüstü zaten. Diyaloglar ise günümüzün sorunlarını yansıtıyor, ama başka bir zamanda ve farklı bir evrendeyiz tabii. İlk kez hikâyeli bir oyun oynuyorum, bakalım nasıl ilerleyecek? :hatching_chick:

10 Beğeni

Hogwarts Legacy’e başladım. Galatasaraylı olarak Gryffindor’u seçtim tabii ki. :lion:

11 Beğeni

2 Beğeni

2 Beğeni

The forgotten city:

Bu oyunu gönlümün en nadide çiçeklerinden Outer Wilds’a benzetilerek methedildiğini görünce oynayayım dedim.

Oyunda bir antik roma kentindeyiz, bize deniyor ki bir kişinin bir günah işlemesi halinde herkes taş (altın) olacak. Biz de ilk günahı kimin işleyeceğini bulmaya ve onu engellemeye çalışıyoruz.

Neden Outer Wilds’a benzetildiğini görebildim; benzer bir detektiflik ve arkeologluk işi yapıyoruz aslında. Outer Wilds’ın eline su dökemez tabi, ama benzer bir hissi kısa da olsa verdi denebilir. Kısa bir oyun da, bence farklı bir şey peşindeyseniz oynanabilir.

Astro Bot:

Bu oyunu oynamayı düşünüyordum uzunca bir süredir, @Erdo ve @Buyifix reyizler de geçenlerde övmüştü, oynayayım dedim artık. Oyun cidden çok güzelmiş. Aşırı derecede eğlenceli bir oyun, sürekli bir sırıtışla oynuyorum. Ayrıca her yerinden karakter fışkırıyor, baya bir fikir pek orjinal olmasa da bu sayede taze hissettiriyor. Bir 3-D mario oyunu derinliği ve yoğunluğu bulamadım, ama Nintendo olmayan bir firmadan bu kadar yaklaşanını da görmemiştim. Sonraki oyunlarını hevesle bekliyorum valla.

Şu ana kadar oyunla ilgili tek şikayetim sanırım müzikler olurdu. Oyunun kalanına göre oldukça geride kalıyor bence. Büyük fırsat kaçırmışlar gibi geldi bana.

Challenge bölümleri hariç tabi. O bölümlerin müziklerini de beğendim belirtmeden geçmek istemedim :roll_eyes:

5 Beğeni

Keyifli oyunlar dilerim. Zevkle platinlediğim bir oyun.

3 Beğeni

Dragon Quest VII

Sıra tabanlı oyun açlığı hissettiğim bir dönemde güzel geldi. Tek sorun şu sıralar üst üste çok uzun oyunlar oynuyorum, araya birkaç kısa oyun çok güzel olur.

3 Beğeni

News Tower:

Yaklaşık bir yıldır erken erişimden çıkmasını bekliyordum, kasımda çıktı. Kabaca kendi gazetemizi yönettiğimiz bir oyun ama çok fazla unsur var kontrol edebileceğimiz. Haber kısmında farklı konulardan haberlere muhabirler gönderip, haberleri dizgiden ve montajdan geçirip baskıya hazır ediyoruz. İleride editörler, fotoğraflar, çizerler gibi farklı elemanlar açılıyor.

Aynı zamanda gazete binamızda temizlikçi, taşıyıcı, güvenlik vb. gibi farklı elemanlar da gerekiyor. Işığından sıcaklığına herkesin çalışma ortamını iyileştirmeye çalışıyoruz. Yemek, kağıt gibi unsurlar tükeniyor sipariş ediyoruz. İlerledikçe yeni katlar açıp şirketi büyütüyor ve her seferinde her şeyin yerini değiştirip kafayı yiyoruz :smiley:

Her hafta gazete basmamız, basarken New York’un farklı bölgelerine doğru genişleyip abone sayımızı arttırmamız gerekiyor. Aynı zamanda her hafta başkan, mafya gibi farklı gruplarla anlaşma yapıp onları da memnun edersek ilerleme puanı kazanıp bu puanları da geliştirmeler almaya harcıyoruz.

Yani özet olarak kontrol edebileceğimiz bir sürü şey bulunan bir gazete yönetimi oyunu. Benim epey hoşuma gitti. Neredeyse 15 saattir oynuyorum ama daha açamadığım çok fazla şey var haritada. Böyle şeyleri sevenlerin bakmasını önerebilirim.

5 Beğeni

Oyunun görsellerine bakarsam sanki bana da hitap ediyormuş gibi hissettim, listeme aldım :slightly_smiling_face:

1 Beğeni

Umarım seversiniz, iyi oyunlar :slight_smile:

1 Beğeni

1 Beğeni

Universe For Sale bitti. :sob: Çok güzel bir oyundu, ağlıyorum güzelliğinden. :melting_face:

Edebi atmosferine bayıldım, efsanelerden ve mitlerden beslenen bir hikâyenin içindeydim sanki. Geleceğe dair hayalimizde şekillenen bir evren var üstelik, tahmin etmek çok zor değil. Hem masalsı, hem de gerçekçi. Bilimkurgu romanı gibiydi yani. Aklıma gelmeyecek bir sonla oyun bitti, sonuca ulaştığım için mutluyum ama bitirdiğim için de hüzünlendim. Unutup tekrar oynamak isterdim. :face_holding_back_tears:

8 Beğeni

2 Beğeni

86 saat sonunda RDR2 bitti. PS de başlamış 30fps olması yüzünden pc ye geçmiştim fakat save aktaramayacağımı ve o kadar ilerlemenin ardından tekrar pc de aynı şeyleri yapmaya sabır edemeyeceğim için ps de 30fps şekilde bitirdim. İlk başlarda bu durum rahatsız ediyordu fakat bi noktadan sonra alıştım ve bu durum rahatsız etmemeye başladı.

Dünyası beni öylesine içine aldı ki oyunla birlikte hiç izlemediğim ve sıcak olmadığım western türüne tabiri caizse düştüm ve bu vesileyle birlikte bi çok kült western filmini de izlemiş oldum. Hatta dayanamadım üstüne, western türünde okuyabileceğim neler var diye bile araştırdım. Yan görevlerin bir çoğunu yaptım ama tabi onur seviyemin düşük olmasından dolayı fark ettim ki bazı yan görevleri hiç görmemişim bile ama bunu 60fps upg gelince tekrar başlamayı düşündüğüm için dert etmeyip ilerlemeye devam ettim. Açık dünyada karşımıza çıkan stranger ve yardım isteyen npc lere iyi bir kovboy olup yardım ettim ama fazla yardım etmiş olacağım ki bi noktada aynı şahıs 4-5 sefer yılan tarafından sokulunca illallah edip kafasına sıktım. Oyun bunu yine iyi yediriyor ve npc ile karakter arasında “yine mi?” gibi diyaloglar geçiyor. Nadir silahları aradım, hazine haritalarını bitirdim, bi çok gizemli yere gittim, efsanevi hayvanları ve balıkları avladım. Bunları yaparken çok fazla keyif aldım ve henüz hepsini yapmadım bile çünkü dediğim gibi 60fps ile birlikte oyunun canına okumak gibi bir planım var.

Hikaye ve karakterlerden de ufak bahsedeyim. Arthur tabi ki gönüllerimize taht kuruyor ama Dutch ilk gördüğümden beri lider taklidi yapan aciz herifin biri olduğunu anladım ve zaman zaman Arthur’un, Dutch’a bu kadar güvenmesine sinir oldum fakat nihayetinde oyunun sonlarına doğru farkına varmaya ve hayata daha farklı bakmaya başladık. Bu kısımlar çok hoşuma gitti. Lenny, Charles, Hosea, Saddie, John çok güzel karakterler oldu fakat aralarında en çok John ve Saddie’nin karakter değişimi insanın gözüne çarpıyor ve oyunun sonunda dönüştükleri kişiler çok hoşuma gitti.

Oyunun bazı kötü verilmiş kararları olduğunu da düşünüyorum. Guarma Adası kısmı her ne kadar farklı bir hava katsa da hikayenin ortasında beni ara vermeye ve farklı bir hikayeye atması çok da hoşuma gitmedi. Ayrıca epilogue kısımlarının, oyunun asıl sonunun oyuncuda bıraktığı etkiyi kısa hissettirmesine sebep olduğunu düşünüyorum. John kısımları oldukça zevkliydi benim için ama oyunun Arthur’un ölümüyle bitmesi gerektiğini düşündüm. Daha kalıcı ve üzücü bir deneyim olurdu.

RDR2 Mükemmel bir oyun ama kusursuz değil tabi ki. 60fps upg sabırsızlıkla bekliyorum ve geldiği gibi tüfeğimi, oltamı kapıp tüm efsanevi hayvanları avlamaya gideceğim. Üçüncü oyunu da dört gözle bekliyor olacağım.

5 Beğeni