Bugün Ben Şunu Öğrendim:


(Emre ) #347

Türbanlı bayanların taktığı şeyden ötürü Yüzük’e sahip olmuş gibi kudrete sahip olduklarını öğrendim.


(Halil Oğulcan Karamağara) #348

Kesinlikle bakacağım en kısa zamanda. Hatta biraz araştırdım bile, adam hoşuma gitti bayağı. :smiley:


#349

Çekingenlik kadar kötü bir şey olamaz, sanıyorum. Bunun yüzünden önüme çıkan fırsatları elimle kendimden uzaklaştırıyorum. Üzücü.


(Can) #350

Öğrenmek demeyelim de farkına varmak diyelim. Bir süredir kademeli olarak artıyordu bu farkındalık. O kadar forumda bulundum, aktif oldum, sürekli insanları düzeltmeye çalışan fularlı beyaz atlı prensler her forumda var ama sanki son yıllarda tavan yaptı sayıları. Mikrop gibi çoğalıyorlar resmen. Bir de laf sokmaları, artist artist konuşanları her şart ve durumda beğenen yandaş medya her yerde. Onlar daha kötü.


#351

Arkadaşlık ya da çöpçatan sitelerinde geziyorsun galiba. :grinning:Fularlı beyaz atlı prenslerle normal forumda hiç karşılaşmadım, fuları ne renk bu arada?


(Can) #352

Hocam anlamamışsınız demek istediğimi o yüzden kötü bir yorum yazmayacağım.

Renkler de değişik elbette kırmızı var, mavi var, turuncu var, pembe var. Bu arada sizi görmüştüm forumda şu yorumunuzu çok beğenmiştim hala aklımda kalmış:

Düzenleme: Arkadaşlık ya da çöpçatan sitelerine girmem ben hiç ihtiyaç duymadım o yüzden oralarda beyaz atlı prens çok mu bilmiyorum ben sadece forumlarda ve sosyal medyada gördüm.


#353

Anlamadım galiba çünkü her yazılanı takip edemiyorum, ilginç bir tespit…


#354

Fake hesap kullanan türler çok tehlikeli oluyor fakat onların fularları yok. Bir bakmışsın doktor olmuş bir de bakmışsın mühendis. Bir nikte hayatın anlamını çözüyor bir nikte hayata lanet ediyor. Tuhaf işler cidden.


(Can) #355

Mühendis niye oluyor abi yani madem olmadığın biri gibi davranıp numara yapacaksın niye mühendis oluyorsun? Fake make yine de iş bulamazlar.


#356

IQ seviyesi ile alakalı olmalı, sosyal medyada hayalini yaşıyor işte fakat gerçek hayata nasıl adapte oluyor, işte o kısım muamma…


#357

Herkesi yargılamamak lazım aslında, farklı nedenler de olabilir. Mesela bir platformda da olsa kim olduğu, yaşı vs. yüzünden kale alınmamak yerine insanların ön yargılarından kurtulmak için böyle bir yol seçmiş olabilir. Yanlış anlamayın, fake hesapları savunmuyorum ancak herkesin söz ettiğiniz şekilde olduğuna inanmıyorum.
Şu an benim hesabım da oldukça fake duruyor, biraz savunma ihtiyacı hissettim. :slightly_smiling_face:


#358

Benim bahsettiğim kişiler sahte hesapla insanları sürekli kandırmaya çalışan tipler yani işleri bu ne yazık ki. İnsan yaşını, ismini ya da mesleğini gizli tutabilir fakat hiç olmadığı kimliklere bürünmek ve bir gün önce savunduğunun ertesi gün tersini övmeye çalışmak anlaşılır bir tavır değil. Sizin durumunuz bu örneğe uymuyor zaten.


#359

Uzun zamanın ardından tekrar deneyince fark ettim ki şiir yazmak epey zor. İstediğin halde kelimeler dökülmüyor, hiç bir şey yerli yerinde durmuyor. Sonuçta kelimeler bir yığın olup çıkıyor. Buna rağmen ben, inatla yazmaya çalışıyorum.


#360

Çocukluğunda telefon, bilgisayar, televizyon gibi araçlarla avutulup bir nevi ebeveynin başından salınan çocukların, ilerleyen yaşlarında iletişim problemleri yaşama, kişilik bozukluklarına sahip olma olasılığının arttığını öğrendim.


(Özgür Kuru) #361

Piknikte çay yaptığımız semaver’in rus icadı olduğu ve semaver kelimesinin rusça “Somavar” dan geldiğini yeni öğrendim. Okunuşu da bizim semaver’e çok benziyor.

Hazır rus vs demişken @DigitalMilitia’a selam olsun.


(Cemalettin Sipahioğlu) #362

Philip K. Dick ile Ursula K. Le Guin’in aynı şehirde, Berkeley’de, büyüdüğünü ve ikisinin de 1947’de Berkeley Lisesi’nden mezun olduklarını öğrendim. Üç binden fazla öğrenciyi barındırmış okulda ikili asla karşılaşmamış. Asıl ilginci, Le Guin’in konuştuğu eski okul arkadaşları Dick’i hatırlamıyormuş; lise yıllığında Dick’in adı geçiyor olsa da fotoğrafı bulunmuyormuş.


#363

Hatırlıyorum da eskiden anime çıkan kanallar vardı. Nereye gittiler ki? Naruto, D Gray Man, Sailor Moon, Darker than Black, Samurai Champloo, Ergo Proxy çıkmıştı.
Gerçekten güzeldi bu kanallar ve insan özlüyor. :confused:


#364

Steinbeck’in ‘‘Cennet Çayırı’’ adlı öykü kitabındaki Tilki karakteri gibi yani :smiley:


(Halil Oğulcan Karamağara) #365

Anladım ki, sıfır olan insanlardan uzak durmalıyız. Elbette sıfır olan bir insan günün birinde size katkı yapacak diye düşünebilirsiniz, fakat çoğu sizden beslenerek -1’lerden aşağı inmeye başlıyor ve sizin de enerjinizi, huzurunuzu ve mutluluğunuzu çekiyor. Kimsenin hayatımıza girip de sorun çıkarmasına izin vermemek lazım. Bizi sürekli rahatsız edip, habire huzursuzluk, kavga çıkararak eksiye çeken insanları hayatımızdan atmalıyız. Ben en azından kendim için bunu düşünüyorum ve bunu öğrendim.

Kısaca batan bir gemi gibi, yüklerimizden kurtulmalıyız.


#366

Kesinlikle o karakterle alakası yok çünkü bu bahsettiğim tiplerin en önemli özelliği ne yazık ki hiçbir özelliklerinin bulunmayışıdır. Bu sebeple kıyas yapmamız doğru olmaz yani direkt niteliksiz kabul etmek çok daha doğru olacaktır.