Bugün Ben Şunu Öğrendim


#831

Akademik kitaplarda yabancı terimlerin yazımında özellikle çok kullanılıyor.


#832

Dünya klasiklerinde de fazlaca var özellikle eski basım olanlarda


(Yaşamın Adı) #833

Telefonla yazdığım için yazım yanlışları olabilir.Sonra düzeltilecektir.

Takvimler 30 Haziran 1908’i gösteriyordu.Sabah saatlerinde Tunguska’da yaşayan köylüler kalkmış ve aileleriyle kahvaltı yapmak üzereydi.Köylüler kahvaltılarını yaparken gökyüzünde uçan güneş kadar parlak ve mavimsi bir renkle kaplanan bir ışık süzmesi gördüler.Köylüler kıyamet geliyor diye düşündü.Biraz sonra köylüler büyük bir patlama sesi duydular ve onların evlerini sarsan, kendileri yere düşüren şok dalgası izledi.Bu patlama öyle büyüktü ki Avrupa’dan bile bu seslerin duyulduğu söylenmektedir.Birkaç gün boyunca Avrupa semalarında gümüşümsü parlayan bulutlar, renkli gün batımları, geceleri de garip ışıklar gözlemlendi. Amerika’da bir ay boyunca atmosferdeki fazla tozdan ötürü atmosferin ışık geçirgenliğinin düştüğü belirlenmiştir.

İlk incelemeler olaydan uzun bir süre sonra yapıldı.Bunun nedeni olayın gerçekleştiği yerin(Sibirya) yerleşim noktalarına olan uzaklığı ve iç karışıklıklar araştırmaya uzunca bir süre engel oldu.

Rus minerolojist Leonid Kulik 1920’nin sonlarında bölgede araştırma başlattı.Kulik olay yerine vardığında büyük bir ordu gibi dizilmiş devrilen agaçlarla karşılaştı.Devasa bir meteor olduğu düşünülse de ortada herhangi bir kraterin bulunamaması kafaları iyice karıştırmıştır.( Böylesine bir enkazın oluşması için, Hiroşima’ya atılan atom bombasının bin katı büyüklüğünde bir patlama olması gerekiyordu.)
Bu konu ile ilgili birçok farklı görüş bulunur.(Sadece görüşlere yer veriyorum,görüşlerin olma veya olmama sebeblerini şuan yazamıyorum belki daha sonra yazarım.)
Bu olay ilgili en kabul gören açıklama bunun bir meteor veya bir kuyruklu yıldızın yapmış olmasıdır.Krater olmadığı için göktaşının havada patladığı düşünülür.Bazı kişiler ise bunu meteorun değil kuyruklu yıldızın yaptığını savunmaktadır çünkü meteorun parçalarının oluşturduğu bir krater bulunamamıştır.Buna göre kuyruklu yıldız havada patlamıştır.Fakat burada da bazı kişiler kuyruklu yıldızların alçak atmosfere giremeyeceğini savunmuştur.
Daha birçok teori ortaya çıkmıştır.Bunlar antimadde çarpışması veya dünyadan geçen bir karadelik teorisidir.Bazıları da bunun yapılan bazı gizli deneyler sonucu olduğunu söylerler.

Bu olayı uzaylılar mı yaptı?
Bazı kişiler atmosfere giren bir uzaylı gemisinin(nükleer güçle çalışan ) havada patlaması sonucu olduğunu söylerler.Bazıları da bir uzaylı gemisinin kendisini,bu göktaşının dünyayı yok edebileceğini görmüş ve Dünya’ya çarpmaması için kendisini feda ettiği fikrini savunmuştur.

Sonuçta tam olarak ne olduğu bilinmemektedir.Ama tarih sürprizlerle doludur.Belki bir gün ne olduğu çözülür.


(Can) #834

:face_with_hand_over_mouth:


(Yaşamın Adı) #835

Alıntı yaptığın yere bakarak konusuyorum.Kullandığın emoji şok oldum,bilmediğim bir bilgi anlamına mı geliyor yoksa bu bilgi yanlış,gülmemek için kendimi zor tutuyorum, gerçekdışı bir bilgi anlamına mı geliyor?


(Doğan) #836

X files’ın bir bölümünde bu olay konu edilmişti. Çok enteresan bir olay. Acaba gerçekten ne oldu çok merak ediyorum.


(Can) #837

Kusura bakmayın ama hiroşimaya atılan bombanın bin katı dediğiniz enerji çok büyük bir enerji.


(Cemalettin Sipahioğlu) #838

Doğru tahmin etmişler. Bölgede yaptığı tahribatın şekli sebebiyle Tunguska Kelebeği olarak anılan hasarın nasıl oluştuğu araştırılmış.

Bölgenin maketi (ağaçları temsilen, kolayca eğilebilen çubuklar kullanılmış) yapılıp, belli miktarda patlayıcı, belli mesafelerde infilak ettirilmiş.

Pekçok deneme sonucunda Tunguska’daki tahribatla aynı biçmi alan bir örnek bulunmuş. O örnek sayesinde infilak eden meteorun yerden yüksekliği, geliş açısı ve yaydığı enerji hesaplanmış.

Nükleer silahlar da etki alanlarını buna borçlu. Belli bir irtifada infilak ettirilince yıkım alanı artıyormuş.

Bu olayda da son sözü fizik kuralları söylemiş.


#840

bugün kendini kandırmanın ne kadar çekici ve bu çekiciliğin de kişiye ekseriyetle zarar getirdiğini öğrendim.


#841

Daha önce yazdım. Bir kez daha yazacağım, müzik bir çeşit büyüdür, ruh okşar. :star_struck:


(Carai an Caldazar!) #843

Dune kelimesinin Türkçe karşılığının kumul demek olduğunu öğrendim.


#844


(Can) #845

Kardeşimin tercih dönemi bu yüzden aramızda Amerikan Kültürü ve Edebiyatı, İngiliz Dili ve Edebiyatı veya Dokuz Eylül Üniversitesi veya Marmarada İngilizce Öğretmenliği okumuş veya okuyan birileri varsa ve bilgi anlamında yardımcı olmak isterse bana özelden ulaşabilir mi lütfen sormak istediğimiz birkaç soru var.

(Diğer başlıklar yoğundu kalabalığa karışır diye yazmadım bu başlık da doğrudur herhalde çünkü sonuçta bugün bir şey öğrenmedim ama öğrenmeye geldim.)


(Deepreader) #846

Bu konu için ayrı başlık bile açılabilir, zira her yıl yaşanan bir süreç. İnsanlar kendi okudukları bölümler hakkında bilgi verebilir.


#848

Vazgeçmeyi :sleepy:


(Yalibuk) #849

Bu sabah, üç dakika öncesinde kendisiyle konuştuğum yaşlı bir amca üç dakika sonra karşıdan karşıya geçerken arabanın çarpmasıyla öldüğünü görmem bana ölümün nerede ve ne zaman olacağını bilmediğimi hatırlattı.


#850

Toni Morrison geçtiğimiz 5 Ağustosta vefat etmiş.


#851


(Carai an Caldazar!) #852

Sanal ortamalarda bilginin depolanması ve muhafaza edilmesinin ne kadar onemli olduğunu öğrendim.


(Cemalettin Sipahioğlu) #853

“Çocuk” kelimesinin köken karşılığının “her şeyin küçüğü” anlamında da kullanılan “domuz yavrusu” olduğunu öğrendim. Bu Türkçeye de özel bir durum değilmiş. İngilizcede çocuk anlamına gelen "kid"in köken karşılığı "keçi yavrusu"ymuş.