Sürekli workshoplara para yetiştiremeyeceğimi anlayınca eve kil seti alıp kendi çapımda bir şeyler yapmayı denedim. Sonuç türk kahvesi içen bir kurbağa olmalıydı ama sanırım sadece kurbağaya benziyor.
Dört Köşe Sanat serime aylar sonra bir video ekledim. Geceyi anlatan eserleri anlattım.
Utangaç Not: Sesimi yapay zekâ ile klonlamadığım, oturup kaydettiğim bir video oldu aylar sonra. Mikrofonumun jak uyumsuzluğundan dolayı, cep telefonuyla kaydettim ve kalitesizliği yansıdı ama umarım yine beğenirsiniz.
Abone oldum, hayırlı olsun.
Dinlendirici bir sesin var. Şiirinde, acıyla büyüyen bir çocuğun dingin hüznünü hissettim.
Bugün el örmesi tabloya başladım. 90 bin dikişlik bir tablo. Kaç ayda biter ya da bitirebilir miyim bilmiyorum ama hem kendime bir hatırlatıcı hem de ne kadar sürmüş görmek için bu gönderiyi atıyorum. Bittiğinde nasıl olacağını eklemedim sürpriz olsun.
Bir ara bu işlere merak sarmıştım çünki çok güzel oluyor. Ama zor geldi, başlamadan bıraktım. Bol sabır diliyorum, kolay gelsin, ben de sabırsızlıkla bekleyeceğim sonucu.
Teşekkür ederim. Daha önce küçük projeler yapmıştım ama bu kadar büyük ilk defa yapıyorum. Çok zevkli yapması ama sabır istiyor gerçekten.
Yaa çok mutlu oldum! Hem sesimi hem de şiiri ayrıca beğenmenize ve şiirdeki duygunun geçmesine sevindim. Teşekkür ederim!
Bir trafik kazasında en yakın arkadaşını kaybeden Nehir, güçlü bir ailenin baskı ve tehditleriyle mücadele ederken evinde gizemli olaylar başlar. Peki, ölüm bir dostluğu bitirebilir mi? Ya da onu korkunç bir şeye dönüştürebilir mi?
Güzelin Yemini, yayında. Okurken kalbinizi hem korkudan hem duygudan titretecek bu hikâyeyi kaçırmayın!
Aslında ben de bazen bunu düşünüyorum. Çoğu zaman erken kalkıyorum ama ne yapıyorum bilmiyorum. Bitki besleyerek zamanımı dolu geçirmiş gibi hissediyorum. Ama aslında bunlar da yeterli gelmiyor. Günün ‘dolu’ geçmesi için ne yapmam gerekli gerçekten?
Aslında tam olarak bugün yapmadım ama yine foruma giremediğim dönemlerden geçiyorum, o nedenle bugün paylaşabiliyorum. Gerçi üretmek sayılır mı ondan da emin değilim ama neyse… Evet, uzun zamandır bekle… Yok,yok.
Fantastik kurgu ve bilimkurgu kitaplarından oluşan bir Instagram hesabı açtım. (Şu anda kafamda onlarca insan şöyle diyor: “İnanılmaz bişi bu, gerçekten yapmış mı? Of, OFF! Bugün hayatımın en güzel günlerinden bir tanesi!” ve çeşitli el kol hareketleriyle kendilerinden geçiyorlar.)*
*Olmaz demeyin, oluyor. En nihayetinde burada değilse bile paralel evrenlerdeki benlerden birinde oluyor. Bu bilgi de yeterli…
Bakmak isterseniz şurada efenim;
Yeni öyküm yayımlandı, Pluvia:
Sahir Dergi’de de yayımlanmıştır:
Okuyanlardan geri bildirimlerini bekliyorum. ^^
Modern hayatın stresinden bıkıp doğanın saflığına kaçmak ister miydiniz? Zafer, tüm medeniyeti geride bırakıp içgüdüleriyle yaşamaya kalkınca bilincin karanlık sınırlarıyla yüzleşir. İnsanlığın anlam arayışına ve medeniyetin yüküne dair çarpıcı bir sorgulama.
Öykümen Edebiyat dergisinin 17-20. sayıları arasında tefrika olarak yayımlanan “Gericiler”, sesli olarak da sizlerle.
Sevimli’den ziyade üzgün bir file benzedi. Sanırım yine beceremedim. Tığ işini 2. deneyişim ama yine de üzülüyorum yapamadığım için. Gece görüp korkmamak için yatağımdan uzağa koyacağım.
Merhaba, tığ 1-2 denemede güzel sonuç alınabilen bir örgü çeşidi değil. Ördükçe insanın eli daha güzel oturuyor. İlk başladığımda ben de çok heves ediyordum ama yapamıyordum metrelerce zincir çektim, sık iğne yaptım söktüm yapa söke yapa bir yerden sonra artık gördüğüm motifi tarifsiz yapabilir hale geldim. Bence ikinci denemede sonuç buysa eliniz çok yatkın sakın bırakmayın hatta bu fili söküp yeniden örerseniz aradaki farkı taze taze çok net görebilirsiniz.
Yorumunuz beni o kadar mutlu etti ki çok teşekkür ederim. Yaparken çok eğleniyorum ama istediğim gibi sonuç alabilmeye başlamam için dediğiniz gibi daha çok yapmalıyım. Çok teşekkür ederim tekrardan sayenizde daha motive oldum.