Ödüllere bakınca etmiyor zaten Ben de ursula sevmiyorum mesela. Hata Ursula’nın yorumunu gördüğüm kitaplara bile önyargılı yaklaşıyorum bir nebze. O konuda yapacak bir şey yok. Ama bu Gaiman’dan kötü olduğu anlamına gelmiyor. Abartılıyor diyemem yani.
Ben Ursula’ya Mülksüzler(gûya en iyi bilimkurgu su) ve Yerdeniz (gûya en iyi fantastiği) ile başladım ama beğenmedim. Sürgün Gezegeni ve süpergüçleri olan insanları anlatan Marifetleri çok sevdim. Sevmeme sebebin belki sana hitap etmeyen bir kitapla başlamaktır…
Çok yazar sayabilirim. Ama her yazarın belli bir çatı altında toplansa bile tarzları inanılmaz farklı oluyor. Tam olarak neyi soruyorsunuz? Hangi türden sevdiğim yazarı soruyorsanız ona göre yanıtlayayım. Fantastikse Martin ve Tolkien, bilim kurguysa asimov, Douglas Adams, PKD.
Kara Kule Serisi efsane bir serindir. Bence sakin bir ortamda bir daha oku. Tabii ki seni bağlar. Renkler ve zevkler tartışılır ama. NE bileyim, kara kule gerçekten sağlam bir yapıttır. Şaşırdım. Beğenmeyebilirsin anlarım. Ama bu denli kötüleme şaşırttı beni.
Sevdiğim daha doğrusu beğendiğim tek kitabı Lavinia. Yerdeniz’e başladım ama inanılmaz sıkıldım bıraktım. Anlatışı okudum onun dışında, oda “eh” seviyesinde sadece. Bu kadar zannedersem. Yerdeniz benim için hayal kırıklığı oldu, çünkü gerçekten büyük bir beklentiye girerek başlamıştım. O sebeple kaldırdım belki benim için zamanı gelmemiştir diye düşünüp. Ben diyaloglar konusunda daha zayıf buluyorum Ursulayı. Betimleme konusunda daha iyi olabilir ama diğerleri bana daha çok hitap ediyor. Yazarın neden bu kadar çok sevildiğini anlayabiliyorum ama tarzı benim bağlantı kuramadığım bi tarz.
Yerdeniz evrenini bende beğenmiştim fakat diyaloglar olsun anlatım olsun karekterler olsun içine çekememişti beni.Ki ben bir seride en çok karektere ve anlatıma dikkat ederim bu yüzden çok beğenmiyorum diyebilirim.
İnanın beğeni farklılıkları buradakinden daha da farklıdır. Zevkler ve renkler tartışılmaz konusunda ortada kalan iki kişinin arasındaki uçurum da değişmeyecek ne yazık ki.
Ursula’nın Marifetler’ini okuyun diyorum. Son yazdığı romanlardan olduğu için dili gerçekten ustaca. Ha onu geçtim süpergüçler var yahu kitapta! Ciddi edebiyat yapan, belli bir hayat görüşü olan kaç tane yazar böyle kaliteli süpergüç romanı yazmış!
Dava - Franz Kafka
Nedeni; Kitabın kahramanı nedenini bilmediğimiz ve kitap bittiğinde bile öğrenemediğimiz bir nedenle suçlu bulunuyor. Kitabın tamamı bir davadan oluşuyor ve şimdi bir şey olacak diye diye bekleyerek okuyorsunuz sonuna kadar fakat hiçbir şey olmuyor. Bir de durup dururken birkaç kişi davalıyı öldürüyor ve bunların bu adamı niye öldürdüğünü, kim olduklarını, kahramanın ne ile suçlandığını öğrenmeden kitap birdenbire bitiyor.
Kitabı okurken birebir şu moddaydım resmen;
Aslında nedenini biliyoruz, “farkındalık” Dava burada bir sembol, Kitabı hukuksal sistemin eleştirisi gibi okumak eksik bir okuma olur. Kafka daha çok bireyin “esaretini” anlatıyor. Bu esaret Kafka’nın sık sık anlattığı gibi aile’de başlıyor, toplumda ve toplumun kurallarında devam ediyor.
Dava romanında K esaretin farkında olduğu için “başı sonu olmayan” bir suçlama ile dava ediliyor. Aslında Kafka roman boyunca K’nın hareketlerinin kısıtlanması ile bunu bireyin otorite, aile, toplumsal, kamusal düzel içerisinde olmayan hareket serbestisini sık sık vurguluyor.