Dök İçini Rahatla


(Can) #400

Bence Emre’nin ters tavırları ne kadar iticiyse akıl verir gibi konuşmak da o derece itici. Karşıdakinin ne yaşamış olduğunu bilmeden öğüt verir konuşmak bana yanlış geliyor. 15 yaşında bir sürü genç tanıyorum 30 yaşındak insanların bir çoğundan daha olgun ve hayat konusunda daha tecrübeli. Her neyse istenmeden öğüt veren veya kafa okşayan (konuyla alakası yok) insanları sevmiyorum. Ya da şuan benim yaptığım gibi konuyla alakasızken ortasından dalıp fikrini söyleyen insanları da sevmiyorum ama birinin yapması gerekiyordu yoksa forumda baş sallayan sürüyle mevcut. Her neyse kendi fikirlerim kusuruma bakmayın rahatsızlık verdiysem.


(Lanfear ) #401

Hmm anladım. Mantıklı.


(Mustafa Yıldız) #402

Bahsettiğim asgari ücretle seni kısa süreliğine stajyer olarak alalım durumu sadece işletme için söylenmiş bir şey değil. Özel sektörde var bu. Ben de yüksek lisansı bu sene bitireceğim ve doktora yapsam mı ama iş aramak lazım okulda ar gör kadrosuna da giremedim beş parasız nereye kadar diye hesap yaparken arkadaşlarımdan bazıları bu şekilde işe başladı. Hatta birinin staj sözleşmesi bitecekken seni kadroya alacağız demişler. maaş bile konuşmuşlar. Stajının son günü çocuğun önüne başta getirmişler. Arkadaşım işe başlama pastası zannederken …'nın şirketimizde son günü diyerek bıçağı eline tutuşturmuşlar. bu şekilde ucuza mühendis çalıştıran 3-4 şirket söyleyebilirim. Ben mühendis olduğum için bu tarafı daha çok biliyorum ama işletme vs alanında da duyduklarım var. Türk patron şirketiyse genelde sana köle olarak bakıyorlar, yabancı ortaklıysa insan olduğunu hatırlıyorlar. Türk Hollanda’ya da gitse, İsveç’e de gitse, Belçika’ya da gitse sosyal imkandan ve maaştan düşüp daha çok çalıştırmaya bakıyor. Etik umurlarında değil. Verdiğim örneklerin hepsini görmüş akrabalarım var.

Bu planı uygulayacaksan bile memleketlinin yanında çalışma. Hemşeri hemşeriyi gurbette … diye çok iyi bir sözümüz var.

Evet şirketler öncelikle iyi üniversitelere bakarlar ama her sene o iyi üniversitelerden binlerce mezun çıkıyor. Sen tek değilsin.
Bir şirketin yöneticisi bana önceden sadece itü ve odtü den eleman alıyorduk ama çok kaprisli oluyorlar. Sorun yaşayınca üniversiteye bakmaz olduk demişti. İtü’de tanıdıklarımın bir kısmında görmüştüm bunu. Hepsinin önünde şirketler sıra olacak zannediyorlardı ilk 2 sene. Staj arama süreci insanın aklını başına getiriyor :slight_smile:

Not: Bu söylediklerim genel bilgilerdir. Her şirket böyle değildir.


(Umut K.) #403

Bu arada bu da yalan. 2 yıllık mezunu biri gelip işi senden alabilir. İş biraz da stajda bitiyor. Eğer staj yaptığın yerde kendini sevdirirsen, işe başlayacağın yer hazır olur. 1-2 yıllık tecrübeden sonra iş bulmak daha da kolaylaşır.


(Lanfear ) #404

Uffffff bunaldım ya. Okumasam mı acaba. Bu nasıl bi dert ya. Bu ülke neden bu halde. Kalamıyoruz da gidemiyoruz da. Bütün bunların sonucunda yapmam gereken şeyin kendimi geliştirmek olduğunu anladım. Herkes bi yolunu buluyor sonuçta.


(Onur Özgüner) #405

Benimse bu konuda size tek ve tek cümlelik önerim: Sadece okumak için okuyun ve hangi bölümde öğrenim görürseniz görün Çehov’un Vişne Bahçesi oyunundaki Trofimov gibi “ebedi öğrenci” olun.


#406

Öncelikle iyi akşamlar. Tam olarak soruna cevap olamayabilir lakin düşüncelerimi paylaşmak istedim. Ben de fen lisesi mezunuyum. Geçen dönem mezun oldum ve bu sene tekrar hazırlanıyorum. Fen lisesine giderken benim senin gibi bir düşüncem yoktu. Ben tıp üzerinden ilerlemek istiyordum. Tam olarak 10. sınıf ve 11.sınıf arasındaki yaz tatilinde bu düşüncemi sorgulamaya başladım. İstiyordum evet ama neden? Yanlış bir yolla verilmiş bir karar olduğunu düşünüp kendimi tanımaya çalıştım. En sonunda psikolojiye fazlaca ilgim olduğunu farkettim ve onun üzerinden ilerlemek istedim. 11. sınıfta net olarak eşit ağırlık öğrencisi olmaya karar verdim. Bu konuda sana öncelikle söylemek istediğim şu: Elbette bulunduğumuz ülkenin şartlarını gözetmeliyiz ama bence önce kendin hangisine daha çok yatkınsın bunu düşünmelisin. Neyin içinde olmak senin ivmeni arttırır, en verimli olabileceğin meslek nedir?

Bunların haricinde eklemek istediğim bazı şeyler daha var. Sadece meslek bazlı da düşünmemelisin. Yaşamak istediğin şehri de düşünmelisin. gideceğimiz yer neresi olursa olsun bizi bekleyen bir şeyler olacak ama +4 sene yaşayacağın yere iyi karar vermelisin. Liseyi yurtta okuyan biri olarak bunun epey önemli olduğunu belirtmek isterim.

Umarım bir şekilde düşüncelerine ışık tutabilmişimdir. Yolun açık olsun :slight_smile:

Dipnot: O stres henüz üzerine fazlaca çökmemişken sevdiğin şeylerle daha çok ilgilen derim…


(Lanfear ) #408

Orası öyle dünyanın her yerinde bir çürümüşlük var. Ama Türkiye’den çok daha iyi yaşam standartları olan yerler var. Öyle direk yurtdışı hedeflemiyorum ama yine de gitme şansımızın olduğu bir bölüm seçmek iyi olabilir.


(Lanfear ) #409

Türkiye’de öğrenciler genelde tıp odaklı yönlendiriliyor. Sebebi de iş bulma kolaylığı ve maaşı. Ama gözlemlediğim kadarıyla doktorların çoğu mutsuz ve bezgin. Özellikle fen lisesinde öğretmenler direk tıp odaklı bakıyor. TM ye geçmek istediğimi söylediğimde bi garip bakıyorlar. Bence istediğiniz bölüme yönelmekle doğru yapmışsınız. Umarım o bölümü kazanır ve sonrasında çok mutlu olursunuz. Aynı cesaretten bana da lazım.


(Umut Özak) #410

Meslekten biri olarak bu konuya değinmek istiyorum: Tıp ve diş hekimliğinde atama sıkıntısı var, eskiden olduğu gibi herkes atanamıyor. Özel sektörde ise 3-4 bin lira gibi komik ücretlere çalıştırıyorlar yeni mezunları, bu meslekler de garanti değil pek. Ayrıca yurtdışı olayı çok zor, diplomanız kabul edilmiyor ve denklik almak için 2-3 yıl yurtdışında okumanız gerekiyor. Baya sıkıntılı anlayacağın.


(Mustafa Erdem) #412

Ülkemizin şartları yüzünden gençler mesleki değere göre karar veriyorlar kariyerlerine. Mesleki tatmin ise çok geri planda kalıyor. Çoğumuz istediğimiz meslekleri değil mecbur kaldıklarımızı yapıyoruz.


(Emre ) #413

Ülke olarak da bireysel olarak da çok dışarı bağımlıyız bence. Sizce?


(Lanfear ) #414

Şimdi de hukuğa döndüm. :joy:


#415

Benim tıpa olan ilgim aslında ortaokulda okuduğum Tess Gerritesen romanlarıyla ortaya çıkmıştı ama sonrasında sadece bir heves olduğunu farkettim diyeyim. Ah, o öğretmenler… Bizim sınıfımızda bizleri netlerimizle ve sınava gireceğimiz bölümle nitelendiren bazı hocalarımız olmuştu. Sınıf da açılmamıştı. Açıkçası hocalar bu konuda epey ters olabiliyor sizi destekleyen hocalarınsa yapabilecekleri sınırlı. o yüzden hiç hocalara ve çevreye takılmayın bu konuda. Kendinizi başlıca bir gözden geçirip kararınızı ona göre vermeye bakın derim. O cesaret içinizde, adım attıkça daha da hissettirecektir kendini. İstediğim bölüm, sınav. Bu konular şu an benim için biraz karışık. Yukarıdaki yorumlardan birinde üniversite ve okunulan bölüm sadece bir ara basamak olduğundan ve önemli olanın kendini geliştirmek olduğundan bahseden birisi vardı. O yoruma kesinlikle katılıyorum. Bundan dolayı bu konuda kendinizi gereğinden fazla yormamanızı öneririm. Yine de güzel dileğiniz için çok teşekkür ederim.


(Mustafa Erdem) #416

Ülke olarak zaten tamamen dışa bağımlıyız.

Bireysel olarak dışa bağımlı olmamız kaçınılmaz, bunun derecesini belirlemek zaman istiyor sanırım.


(Hüseyin gök) #417

Cidden tıpcılar o kadar mı maaş alıyor ilginç valla.Ben şantiye elektrikcisiyim ben bile 3-3,5 arası kazanıyorum cidden bu ülkede para kazanmak çok zor valla.


(Lanfear ) #418

Bizim okulda da sınıf açılmıyor o yüzden okul değiştirip Anadolu lisesine geçicem. Ben de doktorlar dizisini izlediğim dönemde doktor olmak istiyordum. O dizi yüzünden yaşıtlarımın çoğu doktor olmak istiyordu😂 Neyse bu bölümde iyi bir puan almaya çalışıp ona göre karar vericem. O zaman rıhtım hala duruyor olursa nereyi kazandığımı yazarım.


(Lanfear ) #419

Pratisyenler öyle alıyor. Ama uzmanlar için aynı şeyi söyleyemeyiz onlar baya iyi alıyor. 10-15 civarı.


(Umut Özak) #420

Devlette değil ancak özelde var böyle vakalar, maalesef.


#421

Doktorlar birkaç neslin travması oldu sanırım…Bazen ben de bir Anadolu lisesine geçiş yapmamış olmanın pişmanlığını yaşıyorum. Ama fen lisesinde olmanın dersler açısından avantajları olabiliyor. Bizim edebiyat, coğrafya, tarih branş öğretmenlerimiz diğer okullara kıyasla daha iyiydi açıkçası. Tabii bir de son sınıf öğrencileriyle ilgilenme durumu da var. Geçiş yapmaya karar verirken bunları da göz önünde bulundurmalısınız derim. Evet, sayısal lisede eşit ağırlık öğrencisi olmanın zorlukları oluyor ama faydalı yanları da oluyor aynı zamanda. Umarım her şey gönlünüzce ve sizin için iyi olacak şekilde ilerler.