Dök İçini Rahatla

Ben evrak işleri için teyzemle gitmiştim çocukken. İlk o zaman karşılaşıp şok olmuştum. Orada çalışan memur hanımlar vardı. Soru soruyoruz cevap vermiyorlar, arada bir bilgisayara bakar gibi yapsalar da boş oldukları belli. Kendi aralarında gülüşüyorlar. Kulak verdim bu kadar önemli olan şey ne diye, akşam çıkışta ne yapacaklarını konuşuyorlardı. Şaka gibiydi resmen. Öğle arasına az kalmıştı galiba. Bir on dakika sonra mı ne genç bir kız çıkıp geldi de yardımcı olayım size dedi. Sonra bunun bazı yerlerde sık sık yaşandığını duydum. Hatta karikatürü bile var.

Evrak işlerimlerinin zorluğu da başlı başına sıkıntı. En güzel bir çizgi film de anlatılıyordu. Sürekli yukarı çık aşağı in yaptırıyorlardı, bir türlü sonuç alamıyorlardı. Belki bir daha denk gelirsem buralarda paylaşmak isterim. Tabi o biraz eğlenceli bir çizgi filmdi. :blush:

1 Beğeni

Akira Kurosawa’nın İkiru filminde de benzer bir sahne vardı. Şu anda sahneyi bulmaya üşendim ama filmi izlemediyseniz izlemenizi kesinlikle öneririm. İzlenmesi gereken bir film.

2 Beğeni

Sadece şöyle bir detay verip halimi anlamanızı istiyorum. Bana bir keresinde bu sevk kağıdının hastanedeki kaydında bazı harfler büyük bazıları küçük olduğu için isleminizi yapamıyoruz dediler. Ben de baktım olacağı yok. Ben kalp hastasıyım beni bu kadar gereksiz yere germeyin düşüp kalıcam artık deyip vicdanlara seslendim. Tamam halledicem dedi. Baktınız işler yürümüyor Sülüman diyen Hürrem gibi bırakın kendinizi xd

1 Beğeni

Not ediyorum. Teşekkür ederim. :blush::+1::sparkles:

1 Beğeni

Bazen lazım oluyor. Babam o işi iyi beceriyor. Bana da sık sık uyanık ol ve gerekirse tatlı yalanlar söyle der fakat genelde beceremem. Yapımda yok galiba :grin: Tamam yapacağım derim, giderim yapamadan dönerim. Lazım oluyor ama doğru.

3 Beğeni

Uzaktan masa başında geçen düzende dahi okulun bu kadar yormasına şaşıyorum. İki yorucu stajı üst üste almam da tuz biber ekti sanırım. Sonunda bugün itibariyle 2 haftalık tatilim başladı tüm günü uyuyarak geçirdim sanırım :joy:.

4 Beğeni

Bütün gün evdeyim ama dizi, film izlemeye kitap okumaya hiç vaktim yokmuş gibi… Akşama kadar hiçbir şey yapmamakla meşgul olmakla birlikte beyin mıncıklanması yaşıyorum.

11 Beğeni

Bunun çözümünü bulursanız lütfen paylaşır mısınız? :blush:

3 Beğeni

İnat edin elinize bir kitap alın. Kendinize boş geçen her saniyenin önemli olduğunu, ömrümüz sona erene kadar her anı değerlendirmen gerektiğini hatırlat. Eğer olmuyorsa en azından sevdiklerin ile boş vakit geçir. Ama onlar ile geçirdiğin hiçbir vakit boş olmayacaktır.

2 Beğeni

Gençler bir kere kendinizi *seve seve yaptıracak bir aktiviteniz mutlaka olsun şu dönemde. Online eğitimlere katılın yahut ikinci okul filan okuyun. Ne kadar sevseniz de insan dizi kitap ve oyun istemiyor. Ben aynı zamanda uzu süredir yazamadığım Fantastik Gezileri yazmaya odaklandım.

Mutlaka ama mutlaka iş çıkarın. Kitaplık silebilir, kitapları tekrar düzenleyebilirsiniz. Kara veba , virüs gibi bir şeydir bu sardı mı sarar, işin sonu mal mal ekrana bakarken kendinizi bulmak olmasın.

4 Beğeni

Katılıyorum. (Sanırım yanlışlıkla bana cevap verdiniz ama. Ben sorun sahibi kişi değil, öneri yapan kişi durumundayım bu sahnede. :slightly_smiling_face:)

Evet karışmış. Kızım sana söylüyorum, işte gelin… :smiley: Pardon.

2 Beğeni

Sorun değil. :slightly_smiling_face::heart: (Ama kendi çözümlerimin yanında sizin söyledikleriniz de beynimde yankılanıyor olacak bu hayatta. Pardon şiirsel moda geçtim ben de. :joy:)

Yazmak güzel bir şey, bence iyi - kötü demeden yazın, ne olacak sanki :slight_smile: Benim de kafama bir fikir geliyor ama kelimelere dökebilmek konusunda zorlanıyorum. Keşke dökebilsem gerisi gelecek ama olmuyor :sweat_smile:

3 Beğeni

Hayatımızın “Seni senden başka kimse affedemez” sözünü anladığınız bir dönemi varmış. Bu yaşa gelince insan yeter artık olgunlaştım diyor, oysa ayağa kalkıp kanalı değiştirmedikçe aynı şeyi izleyip duruyor, buna alıştığımız için değişimden kaçıyor, korkuyormuşuz.

9 Beğeni

Katılıyorum. Benim de bu durumu yaşadığım oluyor. Neyse ki atlattım. Yazılanlar kötü olsa bile tecrübe olur ve neyi nasıl yapmaman gerektiğini öğrenmiş olursun. :slightly_smiling_face::heart:

1 Beğeni

Siliyor efendim,siliyor. :eyes:

2 Beğeni

Manga şarkısı kafamda çaldı :sweat_smile:

Gerçekten silmiş :grin:

2 Beğeni

Cosmere okumaya Kralların Yolu ile başlamıştım ama oradan diğer serilere geçip Fırtına Işığına sınav yüzünden devam edemedim senelerdir. Bu senede ara verip bari askere gideyim gelince girerim dedim ve tekrar Cosmere baştan okumaya karar verdim gidene kadar. Tam Kralların Yoluna başlayacakken askerliğimi erteledim ve tekrar sınava çalışmam gerekti. Sonuç olarak yine Fırtına Işığı hariç hepsini okudum ve Fırtına Işığı kaldı. Ne anladım ben bu işten. :slight_smile:

1 Beğeni

Önceden, bir şiir yarışmasında dereceye girip ödül almak isterdim; şimdi ise şiirimin hassas bir kantarda tartılıp tartılmayacağını bilmediğim için uzak duruyorum. Hem artık herhangi bir yerde şiir yayınlatma arzum da kalmadı. Okunmak, takdir edilmek — yazdıklarını matbû hâlde sergilemek güzel. Oysa en bayağı müsveddeler de okunuyor, takdir ediliyor, basılıyor, yayınlanıyor. Amaç bu olmamalı. Yığınlar karşısında taviz verilmemeli, popülizmden sakınılmalı. Ben, reddedildiği için kahrolan ergen irilerinin geceler boyu okuyup sümküreceği şeyler mi yazmak zorundayım, ne münasebet. Ben anlaşılmak zorunda değilim. Anlamayan da beni okumak zorunda değil. Hatta hiç okunmayayım. Yazabildiğim için yazıyorum. Su üstüne de olsa yazarım. Ya o hâlde ne yapmalı? Bir ara esaslı bir şekilde düşünürüm.

3 Beğeni