Dök İçini Rahatla


#506

Pusuya yatmış bekliyorlar adeta. Az önce bir başlık gördüm, yine dış mihraklar Türkiye’ye operasyon düzenliyor. Adam sayfalarca yazı yazmış, bir tane cümle yok ki özeleştiri olsun.

Daha çok yükselir dolar…


#507

Bugün ön yargılarımı yıkarak (ve arkadaşımın önerisiyle) Modern Sanat Müzesine gittim ve ön yargılarım gerçek birer yargılara dönüştü. Duvara asılan bir perdenin müzenin bir parçası olup olmadığını anlayamadığımı farkedince pes ettim. Modern Sanat saçmalık. En azından çok büyük bir kısmı böyle.


(Hüseyin gök) #508

images%20(3)

Kendin pişir kendin ye gibi geliyor modern sanat bana:)


(Hiçliğin bekçisi…) #509

Burada asıl malzeme duvar. Duvarda üç adet birbirinin aynısı kapı var. Yani demek istiyor ki her sakallıya amca, her beyaz kapıya da tuval demeyeceksin. :smirk: Hayat size birbirinden farklı seçenekler sunar fakat bazen ne yaparsanız yapın aynı noktaya geri dönersiniz. :roll_eyes:


#510

Aklıma gelen sahne bu oldu nedense :joy::joy:
(Devrik cümle kurma konusunda üstüme kimse yok)

(Hüseyin gök) #511

Bana bu açıklamadan sanat sanat içindir o zaman demek geliyor çağdaş sanat için.Bir tek sanatla içli dışlı kişiler bu tarz sanatsal yapıtları anlar.
images%20(4)
Yukarıda ki resme herhangi birileri 1000yıl geçse az çok doğru ve farklı yorumlar yapılabilir ama paylaştığım beyaz duvar önündeki 3 tane beyaz tuvale bakan milyonlarca insanda %99 benzer bir yorum alınır ve çoğu kişi için anlamsız gelir.Neden böyle bir tarza ihtiyaç duyuldu hiç anlamamışımdır.


(Hiçliğin bekçisi…) #512

Aslında bunu zamanında ben de çok sorguladım ve sonunda cevabını aldım. Modern sanat aslında bir noktada tükenmişlik sendromu gibi bir şey. Sanatçılar tükeniyor. Dijital art gün geçtikçe harika işlere imza atıyor ve bu da sanatçının fırçayla yapabileceklerinin kapasitesini aşıyor. Bir noktadan sonra sanatçı tükenme noktasına geliyor ve yapılabilecek her şey yapıldı, geriye sadece bir boşluk kaldı düşüncesiyle başbaşa kalınca böyle sonuçlar doğuruyor.


(Cemalettin Sipahioğlu) #513

Modern sanat, anladığımız anlamdaki sanatın dışında bir yere konuçlanmış gibi. Sergicilik, sergilenen işlerin değerinin yatırım aracı gibi görülmesi… Anladığımızdan daha farklı bir dünyaymış gibime geliyor :thinking:

Robert A. Heinlein Yaban Diyarlardaki Yabancı’sında, iyi sanat kötü sanat ayrımına girişirken, anlatacağı bir hikâyesi olmayan her çalışmayı sanat olmamakla itham ediyordu. Yani, düşününce, evet, bana parçalarını birleştirebileceğim kadar ölçülülükte ipuçları sunmaya çalışan ve zihnimde anlamını bir yere oturtabildiğim işleri daha ilgi çekici buluyorum.

Şu ünlü, “Sanat sanat için midir, sanat toplum için midir?” sorunsalına da kendimce bulduğum yanıt, ilkini ikincisinin hizmetinde kullan ki, ortaya çıkan iş, sorunun iki tarafı için de onunla teşrif olacak için de bir anlam ifade etsin.

Tamam,özetleyeyim derken yine kafa karıştırıcı ifadeler kullandım, kabul, ne yapalım :man_shrugging:


(galeme) #514

Sayenizde modern sanata dair düşüncem değişti biraz.


(Hiçliğin bekçisi…) #516

Modern sanat belki de bu yüzden güzel. Ortada düz baktığında bomboş bir eser var. Sen ona baktıkça, anlamaya çalıştıkça düşünmeye itiyor seni. Ben nedense böyle boş tabloların insanı düşünmeye ittiğini düşünürüm. İnsanın kendi içine yolculuk yapmasına sebep olduğunu düşünürüm.

Bembeyaz veya simsiyah bir tabloya bakınca renklerin kişiler üstündeki etkisine göre kişinin kendi iç dünyasındaki yolculuğu gibi geliyor bana. Mutlaka her tabloda kendimizi bulamayız. Mesela Picasso’nun tablolarına baktığında çoğu kişi çarpık insanlar görüyor. Çocuk resmi gibi diyor. Ben Picasso’nun çocukken Guernica tablosunu gördüğümde o kadar etkilenmiştim ki üzüntüden çökmüştüm. O tablo bana çok acı gelir. Sonradan hikayesini öğrendim ve gerçekten de Picasso’yu anlamaya başladım. Daha sonraları başka tablolarını da inceledim. Dora Maar tablosu mesela bence kişiliğin resmedilmiş halidir. Dora Maar nasıl bir kadın diye merak ediyorsanız tablo bunu size anlatıyor. Şekle değil anlattığına baktığınızda o melankolik havayı kavrayabiliyorsunuz. Belki de bana çok hitap ediyordur bilemiyorum.


#518

Her seçim zamanı aklıma gelen şey tekrar aklıma geldi ve söylemek istiyorum: Partilere yapılan hazine yardımları tamamen kaldırılsın! En son toplam kaç milyon tl verildi bilmiyorum ama verilmesin. Seçmenlerinden bağış toplasınlar, sponsor bulsunlar vesaire… Olur mu bunlar, vazgeçerler mi??? Yok sanmam. Neyse bol bol afişlere, broşürlere, otobüslere, otobüslerden kulaklarımıza bulaşan şarkılara, dağıtılan ıvırlara ve zıvırlara ve benzerlerine devam… :slight_smile: :smiley: :crazy_face:


(Hazal Çamur) #519

Allah’ını seven o seçim arabalarının hoparlörlerini patlatsın…

Geçen gün forumda biri (sanıyorum @alper Bey) @mit ile benim için yoğunlukları bitmesin de kitap öneremesinler/inceleyemesinler demişti.

Bu yazının ilgilisine sesleniyorum, ettiğin laneti geri al bre! Sal beni artık, bu nedir ya? Bu nasıl bir şeydir?

Uzun süredir inceleme yazacak ne vaktim var ne enerjim. Özelden çok soru geliyor (ki teşekkür ederim), Rıhtım’ı bıraktın mı? Hayır, bırakmadım, ama hayatta kalacak kadar zamanım kalmadı.

Şu kitaba incelemeyi sen yazıyorsun değil mi Hazal? Yav o kitabı okuyacak vakti bir yerden bir şekilde buluyorsam üzerine bir cümle yazabileceğim tek vakitte uyuyorum :rofl:

Sonra bir de şu soru var: Abla, video incelemelere geri dönecek misin? Videolara dönsem başıma ne işler gelecek, üzerime ne ayinler yapılacak laskdfjsdf.

Büyük resmi görüyorum artık.

Salın beni :frowning:


#520

Benim dua tutmaz, :slight_smile:

@Agape büyülemiştir, muhtemelen " yazık bu forum ahalisine, az inceleme, az alışveriş" diye düşündü ve kazanında artık bahçesinde ürettiği hangi otları kullandıysa, onları nasıl bir karışımlarla ve hangi büyülü sözlerle bir araya getirdiyse büyüyü tamamladı ve size gönderdi…

Hı hı evet aynen böyle oldu. :slight_smile:


(Hiçliğin bekçisi…) #521

Arkadaşlar bir zamanlar çok sevgili üyemiz olan @alper maalesef iftira atmak hasebiyle banlanmıştır. Kendisini sevenlere diyecek bir şey bulamıyoruz. Belirtmek isteriz ki aslında biz kendisini banlamak hiç ama hiç - asla- istemedik ama gelen bildirimlere -kesinlikle ben bildirmedim- de göz yumamazdık…

imza: :buyucu:


#522

Beni banlarsanız en sevdiğiniz serileri akılçelen fasiküllere bölsün, her 2-3 sene de bir fasikül yayınlasın.
Bir başka okuduğunuz seriyi 6.45 yayınlasın da okuduğunuz cümleleri tekrar tekrar okuyun " şair burada ne demiş" diye :slight_smile:


(Hiçliğin bekçisi…) #523

Ahahaha. :rofl: Eh, risk almayı severim. :smirk:


(Buyici) #524

Bu sayfada bazen çok gerekli/gereksiz yorumlarda bulundum fakat bende bir konuda içimi dökmek istiyorum.Konusu ise şudur.Yaklaşık bir iki senedir bilim kurgu okumaya başladım ve son aylarda artık iyice arttı bilim kurgu keyfim.(Hale’n star wars filmlerinin gereksiz derecede abartıldığını düşünürüm.)Fakat küçük yaşlarda uzaydan ve uzaylılardan çok korkardım.Sebebi ise küçükken tvlerde gördüğüm gereksiz gerilimli ufo haberleri olsa gerek.Gökyüzüne bile bakamadım.Bu alışkanlığım 20li yaşlarımın başına kadar sürmüştür herhalde.İlk olarak uzay ile Mass Effect adlı oyun ile ısındım.Atmosferi ve farklı evrenleri hayal gücümü çok etkilemişti.Şimdi ise Dune ve Vakıf serilerini okumakla birlikte uzay sempatim oldukça hat safhaya ulaştı.Bu postu paylaşmamın sebebi ise Vakıf serisinin bitiminde okumak için elime aldığım Otostopçunun Galaksi Rehberi kitabının önsözüne göz atmam ile aklıma geldi.Küçükken çok korktuğum uzay atmosferi, okuyarak edindiğim bilgiler ile korkmak yerine muhteşem ve sınırsız bir hayalgücü deposu olduğunu keşfettim.Bu hızımı daha çok bilim kurgu okuyarak pekiştireceğim.Bilim kurgu filmi ve kitap tavsiyesi olanlarda yardımcı olursa sevinirim.
Konu dışı olarak hale’n köpeklerden ölesiye korkarım, herhalde bu korkumu hiçbir zaman yenemeyeceğim.


#525

Stanislaw Lem benim okumaktan en keyif aldığım bilim kurgu yazarı oldu. Şiddetle tavsiye ederim.


(Ezgi ) #526

Heinlein ve Bester benim için şuan bilimkurgunun zirvesi konumunda. İki yazara da eşit ölçüde bayıldım, birini seç deseniz seçemem.


(Okan Akıncı) #527

Takıldığım tek forum burası değil. Bunun dışında bazı özgür yazılım forumlarına da takılıyorum ama bugün bir tanesinden ayrılmaya karar verdim. Kayıp Rıhtım Forumunun çok özgürlükçü bir forum olduğuna inanıyorum. Yasal sınırlar içinde üyelerinin kendilerini ifade etmelerine izin veriyor, sansür uygulanmıyor. En azından ben bu forumda sansüre rastlamadım ama bazı forumlar hiç de böyle değil.

Nasıl bir korkuya kapılmışlarsa kendi forum ilkelerinden taviz veriyorlar. Mesela bir özgür yazılım forumu. Özgür yazılımı geliştirenler kaynak kodlarını herkese açarlar, yazılımın herkesle paylaşılmasına izin verirler ve yazılımın hangi amaçla kullanıldığına karışmazlar. Yazılımlar ister iyi ister kötü amaçla kullanılsın bunu yazılımın suçu saymazlar. Ki zaten bu mantığa aykırı olurdu.

Libreoffice yazılımı ile gayet normal bir şey de yazabilirsiniz yasalara aykırı bir şey de yazabilirsiniz ama bunun için Libreoffice yazılımı suçlanıp sansürlenemez. VLC ile normal bir film de izleyebilirsiniz, uygunsuz bir şey de izleyebilirsiniz ama bu VLC’nin suçu değildir. Firefox ile bir devlet kurumunun sitesine de girebilirsiniz, bir terör örgütünün sitesine de girebilirsiniz ama Firefox sizin hangi siteye girdiğinize karışamaz, sizin girdiğiniz site için Firefox suçlanamaz, olsa olsa siz suçlanırsınız.

Şimdi geleyim meseleye. Ben bu forumlardan birinde Kiwix adlı bir özgür yazılımı tanıttım. Bu yazılım bazı sitelerin bilgisayar ve telefonda çevrimdışı kullanılmasını sağlıyor. Hâliyle bu sitelerden biri de Vikipedi. Vikipedi’nin Türkiye’de engelli olması nedeniyle Vikipedi’ye herhangi bir şekilde erişmeyi sağlayan bir yazılım da kurallara aykırı dediler ve açtığım başlığı sildiler. Bu mantığa uyarsak dünyadaki bütün yazılımları yasaklayabiliriz. En başta web tarayıcıların hepsini yasaklayabiliriz. Neden mi? Web tarayıcılara VPN kurarak ya da bir proxy kullanarak engellenmiş bütün sitelere girebiliriz. Öyleyse bütün web tarayıcılar hakkında forumlarda başlık açılmasın, bu yazılımlar da yasaklansın. İnternete de girmeyelim.

İşin komik yanı bir özgür yazılım forumunda bir özgür yazılım hakkında konuşmak yasaklandı.

Forum yönetmek ciddi bir iştir, hassas bir iştir ve zor bir iştir. Zamanında ben de yaptım. Uzaktan bakınca kolay görünür ama forumun kalitesini ve sınırlarını korumak, neye göz yumulup neye izin verilmeyeceğini belirlemek kolay bir iş değildir. Bu yüzden Türkiye’deki her on forumdan dokuzu bu işi doğru yapamaz ve kendisini bitirir.