Dök İçini Rahatla

Evliliği daha bilmiyorum. Ama aşkın ne olduğunu biliyorum. Bunu yaşayınca insan her şeyi aşıyor sanırım. Karşıyı bütün eksikleri ile sevip benimserseniz işte o zaman harika bir birlikteliğiniz olur. Sanırım karşınıza o kişi çıkmamış. Sorun sadece bu. Biz kadınlar ne mi isteriz?Ya da tüm söyledikleriniz çok büyük bir genelleme. Benim yanıtım ise; kendisi gibi olan. Çünkü hayat çok uzun ve rol yapmak bir yere kadar olur. Bütün kartlar açık olmalı ve her şeyden önce saygı diyorum.

Dipnot: Düğün olgusundan hoşlanmıyorum. -_- Gelinlik giymeye cart curta meraklı değiliz. Sadece güzeliz.

3 Beğeni

Beklentisiz yaşam mutluluk diyorlar. Akışına bırak o bulur seni diyorlar. Her şeyin var şükret diyorlar. Bu diyenler bunların hiç birini de yapmayan insanlar :smiley: Bana göre gayret kaderin en iyi dostudur. Bende mücadeleci biriyimdir. Buradan kalkıp Türkiye’nin öbür ucuna giderim gerekirse ama işte.

Tamam listeyi ben oluşturmaya başlayayım sizinle. Nerede yaşıyorsunuz şu an :smiley: İstanbul ortak nokta olabilir bence. Katılalım lütfen arkadaşlar…

Yok özür dilemelik hiç bir şey yok zaten. :slight_smile:

1 Beğeni

Ben kartlarımı açık etme konusunda çok dürüstüm bu yüzden zararlı çıktığımda oluyor. Bazı şeyleri zamanı geldiğinde açık etmek lazım ve uzmanlarda bu şekilde tavsiye veriyor. Madem kart dedik, poker gibi oyunlarda eller dağıtılır, oyuncular birbirini ölçmeye başlar ve gerekli hamleler karşılıklı yapılır. En son artık zamanı geldiğini düşündüğünüzde elinizdeki kartların hepsini masaya fırlatırsınız.

Aşk çok farklı bir olay ve aşk evlilik için yeterli bir kıstas olsaydı belki dünya daha güzel olurdu. Benimde temennim bu. Genellemelerim benim hayatta karşılaştığım verilelerle ortaya çıkardığım bir şey oldu. Tabi herkes böyle değil yada her erkek seks delisi değil gibi.

İlişki iki yetişkin ister. Ve birini sevmek onun hikayesini sevmektir.

Ben biraz farklı düşünüyorum sanırım veya sizi anlamadım.

Eğer aşk arıyorsanız, aşk aranacak bir şey değil. Ben böyle bir insanım ve şu şekilde birini arıyorum derseniz o aşk olmaz. Ne olur bilmiyorum ama aşk olmaz. Evlilik/ Birlikte yaşamak- Bir ilişkiyi sürdürmek de ancak aşık olacağınız kişi ile mümkün olabilir.

2 Beğeni

Buraya kadar iyiydi :grimacing:

2 Beğeni

Bu yengeç burcu erkeklerinden niye korkuyorlar. Bayan arkadaşlara soruyorum bunu ciddi ciddi.

Bilemiyorum efendim, aşırı duygusallık diyorlar. Beni yaylar ve oğlaklar ürkütüyor daha çok. :sweat_smile:

3 Beğeni

@_Ged
Aslında evlilik burada yazdıklarınızdan çok daha farklı bir şey arkadaşlar. Ben evlenmeden önce 5.5 yıl geçirdim eşimle. 3 yıldır evliyiz.

Aşk-Sevgi vs bunlar ayrı bir şey.
Çok açık seçik olacak ama çorabı nasıl kokar, nasıl hasta olur, nasıl kusar, cenazede ne yapar, nasıl ağlar bilin. Her iki tarafta da aile çok önemlidir. Sizinle olsun olmasın. Babası alkolik mi, abisi kumarbaz mı, annesi daha yeni kanser hastası mı oldu, siz bunlarla yürütebilir misiniz bilin. İnsan gençlik ruhuyla benimle evliyse artık o noktada şu biter, bu böyle olur filan diyebilir ama siz demeyin.

Tabi ki 100 de 100 bilemezsiniz ama 5-6 yıllık bir süre pek çok şeyi sınamanız görmeniz için önemlidir. Artık eğitim ve teknoloji pek çok kusuru kapatıyor. En iyi sınama zamanla olur. Salt aşk ve sevgi bu işi götürmez, hele ki bu devirde. Zira yakışıklı olmayan adam , güzel olmayan kadın neredeyse yok. Her zaman için hayallerinizi süsleyecek ve kalp attıracak biri karşınıza çıkacaktır ama bu hayatta bu kadar çok ego tavan insanı çok az kişi taşıyabilir. Birbirinizi taşıyabilecek misiniz sınayın.

9 Beğeni

Daha ne işte, ne güzel romantik ve empati yapabilen insanlarız. Şu buluşma işini ciddiye alalım arkadaşlar herkes nerde yaşıyor yazsın :slight_smile:

Dolar on olduğu gün 50 bin lirasını, 5 bin dolara çeviren biri, bir hafta içinde bir buçuk asgarî ücret kazanmış oldu.

Ülkedeki gerçek işsizlik oranı belli değil. Milyonlar değil asgari ücret, hiç parayla yaşamaya çalışıyor.
Ülkenin yarısından fazlası asgari ücret kazanmak için bir ay mesai harcıyor. Ki bu ücret de yoksulluk sınırı altında. Tüm bu insanların bir aylık kazancını kenarda 50 bin lirasını olan bir vatandaş, bir kaç günde ediniyor. Şu bilginin farkındalığına sahip bir insan hayata nasıl lanet etmesin.

Bu kadar mutsuz insan ile nasıl verim yakalanabilir? Günlük kur artışı yüzünden dışa bağımlı olunan her konuda muhteşem fiyat artışlarının olunacağı nasıl öngörülmez? Yine aynı şekilde dış borçların durduğu yerde katlandığını kimse mi fark etmez? Kuru artıracağını bile bile niye faizle inatlaşırsın?

Senin toplumunun yarısından fazlası yoksulluk sınırı altında, kenarda 50 bini olan insan sayısı, nüfusun %15’i bile etmiyordur belki. Sadece bu azınlığın bir alım gücü varsa var. Bu kadarcık insanla mı ticaret dönecek? Ticaret çarkının kırıldığını gören o kesim de parasını kaçırmak isteyecek onu da kaybedeceksin. Bu saatten sonra istediğini üret, istediğini piyasaya sür, hayati ihtiyaçlarını bile karşılamaktan yoksun bu kalabalıktan beklentin nedir?

Ülkemizi günlüğü on dolar altında çalışan ucuz iş gücü ülkesine çevirdiler ve kimse buna gıkını çıkarmadı. Vatandaşlık görevimiz askere gitmekle mi sınırlı, bizden sonraki nesillere yaşayabileckleri refah bir ülke bırakmak vatandaşlık görevi değil midir?

Ama bunun için insan motivasyon kaynağı bulamıyor ki. Ülkenin bağımsızlığını kazanması için hayatlarından vazgeçmiş kurucularımızın anılarına aleni saygısızlıkları hoş görenler ve onları destekleyenler için, kim vatan haini olarak itham edilmeyi göze alıp idealist kalabilir?

Hayallerimizin gerçekleşme ihtimallerini öldürdüler, bağlılık kurmamız gereken her kesimle kutuplaştırıldık, hayatta kalmak için insanüstü çabalar vermek zorunda bırakılıp başka bir konunun kritiğini yapacak tüm zamanımız çalındı. Hesap soracak tüm mekanizmalar ölü hale getirildi. Tek hesap yeri seçim sandığı oldu, onda da meclis çoğunluğu sağlayacak kesimin oyları rantlarla yardımlarla peşkeş çekildi.

Afet olur, kriz olur, kıtlık olur, yıkım olur dert değil yeniden inşa edecek motivasyonu olan bir halk varsa ortada dert değil. Atatürk bile bu yüzden sürekli halkı motive etmiş öğün, çalış güven demiş, muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur demiş, halkın ortak bir ülküde çabalamasını sağlamış. Ama şimdi biz bu motivasyonu nasıl edineceğiz? Halk kendi ülkesine küsmüş, hakkı gasp edilmiş, hayalleri, gençliği kendi ülkesince gasp edilmiş insanlara siz bu motivasyonu nasıl vereceksiniz?

Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesiydi, biz bu hukuksuzluk sürecinde tek bir kurum tek bir otorite tarafından destek göremedik, hakkımız korunmadı. Adalet ortadan kalktı, herkes kendi adaletini kendi tesis etmeye çalıştı. Gücü yeten gücü yetmeyeni ezdi geçti. Bir nesil Cumhuriyetin dinamiklerine hiç şahit olmadan büyüdü. Herkes bu kadar kimsesizken, yalnızlaşmısken, yarın nasıl birlik olma güdüsü taşıyabilir? Türkiye Cumhuriyeti yarınını neyin üstüne, hangi temel üstüne kurmayı planlıyor. Paramparça hissediyorum.

9 Beğeni

Az önce sırf meraktan çeri domates Migros’ta kaç para acaba diye baktım. Kilosu 13 liraymış. İki saat önce pazardan kilosunu 3 liraya aldım. Muhtemelen İstanbul fiyatları da buna yakındır. Aklım almıyor…

2 Beğeni

Çiftçinin eline geçen bir şey yok. Aracılar kazanıyor. Gübre fiyatlarını görseniz dudağınız uçuklar. Destekler yetersiz. Devlette ziraat mühendisi olarak çalıştığımdan işin içindeyim. Hatta şu kadarını söyleyeyim bu yıl buğday ekmeyecek çoğu çiftçi. En temel ürün.

Neden buğday ekmeyeceklerini de özet geçeyim. 2-3 defa gübreleme gerektiren bir ürün ve her gübreleme de 20-25 kg/da oluyor. Ama ayçiçek sadece bir kere gübreleme isteyen yetiştirmesi daha kolay masrafsız bir ürün. Trakya da ayçiçeğe dönecek herkes.

3 Beğeni

Buğdayda zaten rekolte sorunu vardı. Makarna da 10 lira olur seneye.

1 Beğeni

Evet var. Elimden geldiğince kendim birebir yaptığım istatistikleri paylaşırım. TUİK’e inanmayın sakın arkadaşlar. Kendi ilçem için yaptığım istatistiği son safhada çok değiştiriyorlar. Örneğin maliyetleri düşürüyorlar, kataküle yapıp sanki iyiymiş gibi gösteriyorlar.

Cahile laf anlatmaya çalışmak gerçekten baş ağrısı yapıyormuş.

3 Beğeni

Dürüst insanların bu ülkede sığınacak dal bulmaları çok güç. Kime dayanacağız? Ülke 2 parçaya ayrılmış durumda, bir yanda ne geçmiş bilen ne geleceği göre-bilen yobaz ortanın solu, diğer yanda aklıbozuklar. Kime sığınacağız?

Bir yanda geçmişini reddeden, gününü reddeden gününü gün eden elitist yarım akıllılar, diğer yanda geçmişi öne sürüp ondan nemalanan eyyamcılar.

Niye bu ikisi arasına sıkıştık biz? Neden 3.bir seçeneğimiz yok? Kimi seçeceğiz dürüst insanlar olarak? Kendine ihanet etmişleri mi? Yoksa kendini bilmeyenleri mi?

Hangisi daha kötü?

Boşverin zaten birisi çuvallayınca hemen diğerine yöneldik 100 yıl boyunca. Yaşasın cumhuriyet yaşasın demokrasi.

1 Beğeni

Jaho neyi çözecek üstadım? Jaho bizden mi? Biz kimiz sorusuna ne cevap verecek?

Bu işler üç beş çakalın çözebileceği işler değil. Ortada halkıyla, geçmişiyle, kendisiyle bağlantı kuramamış başarısız bir proje var. Bu projenin içine hangi değişkeni atsan çürütüp eline geri veriyor. İster jaho olmuş ister ahmet olmuş ister mehmet olmuş. Elimizde eline bir bayrak, bir isim ve bir de marş tutuşturulmuş(izmir olan) yapay bir nesil var. Bunlar haricinde hiçbir şeyleri yok bu çocukların. Bu yazıyı okuyanlarda bu çocukların belki büyümüş hali, belki de büyüyememiş.

Keşke bayrağın anlamını bilseler. Ellerine gayri ihtiyarı sıkıştırılmış şeylerden tek haysiyeti, dürüstlüğü ve şerefi olan o.

İçimi parçalayasım geliyor vallahi.

Neyse açılan yolda gösterilen hedefe gitmeye devam çocuklar. Atın sloganları, yarında nefret törenimiz var gelin hep beraber yuhalayalım, nefretimizi kusalım kendimize. Yarın saat 9 u 5 geçe.

1 Beğeni

İzlemedim. Vaktinde izledim kendisini, ne kadar ikiyüzlü bir insan olduğunu biliyorum. Twitch alemi komple ikiyüzlü. Bu arkadaş da onlardan biri. Twitch ve Youtube’u 4-5 sene önce takip ediyordum, hiçbir şey değişmemiş. Twitter’daki son olayları zaten kendisinin ne kadar egoist ve her şeyi ben bilirimci olduğunu gösteriyor. Gram saygım yok bu şahsa. Zaten kendisi de saygısızın teki.

2 Beğeni