Geleceğin kronik sorunu şimdinin birçok gencinin bu ‘‘Her şeyi bilirim, fikrime katılmayan cahildir.’’ fikrindeki tipleri takip etmeleri. Kendine lider arayan kaybolmuş nesilleri sömürüyor bunlar. İsim verip hedef göstermek istemiyorum o yüzden üstü kapalı konuşacağım ama yayın platformlarında şimdi veya önceden olan benim de birçok fikrini aslında, ilgi alanlarıma istinaden, beğendiğim birçok kişi aynı böyleler. Birçoğu tahammülsüz; her şeyi bilirim, bilmediğimi de sen bilemezsin zaten minvalindeler. Bunları takip eden bu bahsettiğim ortak ilgi alanlarındaki bazı gençlerde inanılmaz bir linç kültürü gelişti. Aynı bu kafadalar. Hiçbir şey konuşamıyor, tartışamıyorsun. Ya entelektüel açıdan yetersizsin ya yanlış biliyorsun ya da anlamıyorsun. Eleştiriyi geçtim karşıt fikre tahammülleri yok. Düşünsenize ilgi alanlarımda olan insanlarla sohbet edemiyorum. Resmen kendime yabancılaşacağım bu tipler yüzünden. Çok zor vallahi.
Öte yandan Jahrein’in bazı şeyleri tartışmaya açması, üsluben ve tarz olarak pek sevmesem de, iyi bir şey. Gereksiz linçlendi geçenki İmamoğlu konusunda bence. Hoş, kendisini hala sevmiyorum.
Benim 1000k, Facebook ve You tube dışında hiç bir sosyal medya olayım yok. Onlarda da takipçim filan yok zaten yani 15 arkadaşım mi ne var. İlk defa bu çocuğu geçen gece TV de gordum. Söyledikleri mantıklı geldi. Ama geçmişini bilemem. Esasen bir çok siyasi ve yayıncı bana hitap etmiyor. Ki kendisi de iki yüzlü olabilir.
Misal bir parti liderinin sözlerini mantıklı buluyorum ama o kişi geçmişte çatır çatır Sivas da aydınları yakan gruba hedef göstermekteydi.
Neredeyse her partinin terörle ilişkini sorgulanıyor çünkü mevcut sistemde Akp hariç herkes terör yanlısı. Bugün ayrılsın MHP de terör yanlısı olur.
Örnekler çok haliyle Ben daha çok bu eldeki malzemeden ne çıkar ona bakıyorum. Nasıl bir gelecek şekillenir…
Bir kere zulmün adının değişmesi bile içimde umut doğurur. 34 yaşındayım. 18 de oy verdim 16 yıl boyunca bu iktidardan başkasını görmedim. Hiç birşey değişmez diyenlerden değilim ama öyle bile olacak olsa değişmeyen sistemde isimler değişsin bu bile bir değişimdir.
Evet, demek istediğinizi çok iyi anlıyorum. Jahrein’in başlatmaya çalıştığı şey aslında gelecek açısından farklı bir rotaya saparsa güzel şeylere sebep olabilir diye düşünüyorum ben de.
Kastettiğim şey, sosyal medyada ve gençlerin gözü önünde olup da kanaat önderi rolüne soyunmak aslında. Jahrein’den öncesi de vardır belki ben denk gelmemişimdir. Yoksa dediğiniz açıdan da doğrudur, bir şey diyemeyeceğim.
Arkadaşlar düşüncelerinizi belirtmenizle bir sorunumuz yok ama kuralları da ihlal etmeyelim bunu yaparken. Mesajlarınızı ben düzenlemek istemiyorum. Lütfen, anlatmak istediklerinizi doğru bir dil kullanarak tekrar düzenleyin.
Konuyu buraya sürükleyeceğinizi nasıl da sezmiştim.
Beceriksiz, liyakatsiz ve yozlaşmış yöneticilerin bizi sürüklemiş olduğu günümüzün sosyo-ekonomik sıkıntılarını, Cumhuriyet’in ve laik sosyal hukuk devletinin kuruluşuna yıkmaya çalışarak Kayıp Rıhtım’da pek taraftar bulamazsınız, söyleyeyim.
Amacım taraftar toplamak olsaydı laik bir kemalist veya dini sömüren bir akpli gibi davranırdım. Çok şükür ikisi de değilim. Ben müslüman bir Türküm. Kendi değerlerim var. İsteyen kabul eder isteyen etmez.
İnanır mısınız ben de bu arkadaşın konuyu buraya getireceğini daha ilk cümlelerinde anladım, ki sanırım çoğumuz anlamıştır. Siz gerekli cevabı vermişsiniz zaten. Tebrik ederim.
Konu bambaşka yerlere gitmiş, çok da müdahil olmak istemedim ama şöyle bir noktayı da belirtmeden edemedim hocam. İnsan etrafa uyum göstermek konusunda felaket başarılı bir tür. Bulunduğunuz çevrede ne fayda sağlıyorsa o yönünüz gelişiyor. Ortadoğuda uzun süredir analitik düşünmenin falan pek kimseye faydası yok, o yüzden bu kasın ortalamada zayıf çıkması normal gibi aslında. Ortadoğu insanının içkin bir şekilde düşük iq’lu olduğunu söylemek bence pek doğru değil.
Bir de iq ortalaması bizde 90 civarıydı diye kalmış aklımda ama yanılıyor olabilirim, kaynak bulmaya da üşendim şimdi ne yalan söyleyeyim
Bakın aklıma ne geldi? Ekmek bayisinde ekmek almak için sıra bekliyorsunuz(buna benzer başka sıralar da olabilir). Uzun bir sıranın arkalarındasınız. Ekmeğini alıp gidenlere bakıyorsunuz. Adamın biri üç poşet ekmek doldurmuş. Belli ki bir kaç kişiye almış. Sonra birkaç kişi önünüzdeki abla sırasında beklerken komşusu yanına geliyor ve para ve poşet verip ‘‘bana da 6 tane al’’ deyip uzaklaşıyor. Ve bunlar sıklıkla oluyor ve görüyorsunuz. Siz de orada 2 ekmek almak için bekliyorsunuz. Ne dersiniz bu haksızlık mı? Hak yemek mi değil mi?
Hak, adalet aramak iyi güzel ama eğer elde edemeyecekseniz vaktinizi ve enerjinizi elde edebileceklerinize ayırmanız hayat kaliteniz ve akıl sağlığınız açısından çok daha faydalı olacaktır. Kabullenip susun ya da siz de benzer yollarla ekmek almaya çalışın demiyorum. Ama durum bu. Siz ne derseniz deyin, ne yaparsanız yapın durum bu. Oyunun kurallarını beğenmeyebilirsiniz. Farklı olması gerektiğini düşünebilirsiniz. Hoşunuza gitmeyebilir. Ama oynamaya mecbursanız işe yaramayacak bir tepkiyle sadece kendinizi yıpratırsınız. (Benim de hoşuma gitmiyor tabii ki. Ama ben napayım? )
Arkadaş 2-3 gündür bakmadık konuya neler yazılmış. Biz 2-3 gün önce ne güzel aşk meşk işlerini konuşuyorduk, burç tartışıyorduk, konu nefret söylemlerine ne ara döndü. Bırakın şu siyasi, dini, gençler nereye gidiyor abuk sabuk tartışmaları.
Neyse efendim, ülke kötüye ekonomi çöküşe giderken elimizdeki en güzel şey aşk duygusu kaldı. Bugün o şanslı insanı arayışımın 10. günündeyim. Hala karşıma biri çıkmamış olmakla birlikte kriterimde bir değişiklik yapıyorum. Malum ekonomi kötü mümkünse memur olsun.