Dök İçini Rahatla


(Buyici) #685

Bende geçen sene boyun fıtığı geçirmiştim. Ameliyatlık olduğumu söyledi doktor fakat ameliyat yapmadı. 2 haftalık tedavj ve 20 gün boyunluk taktım. Ardından 3 hafta fizik tedavi gördüm. Ama bilgisayar başında ve kitap okurken ( en acı kısmı burası işte ) çok kötü boynum ağrıyor. Diğer bir kötü tarafı yeni doğmuş çocuğumu 10dk dan fazla kucağıma alamıyordum. Halen durum vahim doktor banada yüzmeyi şiddetle önerdi. Hatta bisikletimi sattırdı. :joy: Faydasını gördüğün bir durum olursa benimle de paylaşırsan sevinirim. Hadi çok geçmiş olsun. :slight_smile:


#686

Apartmanda yaşamak isteyenlerin mutlaka bunun okulunu okumaları mecburi olmalı ya da kursunu bitirmeleri ve belge almaları gerekmeli ya da en azından bu konuyla ilgili okullarda mecburi dersler okutulmalı çocuğuna, anasına, babasına. Sonra bunların bir karnesi olmalı, puanlaması olmalı. Neyse sinirlerim bozulmadan…


#687

Apartmanımızın duvarları mübarek kağıt gibi olduğundan herkes herkesi tolere ederek yaşadı yıllarca sonuçta ne yapsan ses oluyor.
Neyse efenim birkaç yıl önce bir evli çift taşındı alt katımıza kavgalar gürültüler bizi ilgilendirmez dedik duymadık. Bir gün akşam 9’da kapımız gümbür gümbür çalındı dedik ne oluyor adam geldi sinirli bir şekilde ve bağırarak;
“AYAK SESLERİNİZİ DUYMAKTAN BIKTIK YETER BE!” dedi. Ben de şok içinde
“Uçalım o zaman beyefendi?” dedim.
:rofl:
O zaman çok sinirlenmiştim ama şimdi düşününce çok gülüyorum fıkra gibi. Evde Hogwarts cübbesiyle uçtuğumuzu düşündüm bir kahkaha geldi. (UUUOOOOO :buyucu: )


(Hiçliğin bekçisi…) #688

İki sene önce karşıya bir kiracı taşındı. Anlatmaya kalksam anlatamam. :smiley: İki sene sonra artık kendi içimizde eşimle espri yapa yapa yapa yapa alıştık. Artık rutin haline geldi. Geçen hafta nasıl uykum var anlatamam. Böyle üç-dört gün üst üste üç-dört saat uyumuşum filan apartmanda bir gürültü var ama kalkıp bakacak gücüm yok. :smiley: Ha şimdi susarlar, ha şimdi biter, ay ne olacaksa olsun da uyusam derken uyandım. Kahvemi yaptım. Kahvaltımı ettim. Hâlâ karşı komşuyu çeneleriyle öldürmeye çabalıyorlar. :smiley: En son açtım kapıyı. “Bu ne gürültü yahu? Sabah beri neyi paylaşamıyorsunuz?” dedim. “İşte şöyle de, böyle de, duymuyor musunuz? Bla bla bla…” Aldı beni bir gülme. Herkes sinirden kıpkırmızı. “Dedim iki senedir neredesiniz arkadaşım siz. İki sene sonra kalkmış carlıyorsunuz burada. İşin rengi değişmeden bence dağılalım.” dedim. Yine de koca koca insanlar carlamaya devam etti. Sonuç: Yirmi beş yıllık komşular birbirine girdi. :smiley: Sen nasıl duymazsın? Ne demek duymazsın? Neden desteklemezsin? Ne biçim komşusun? Kiracı da “Kusura bakmayın, dikkat ederiz bundan sonra.” dedi aradan sıyrıldı. Tam üç saat geride kalanlar birbirini yedi. Şimdi kimse kimsenin yüzüne bakmıyor. :smiley: Bence oba şeklinde yaşamalıyız. Daha uygun olduğumuzu düşünüyorum. :rofl:


#689

Sevdiğim insanlara sevgimi yeterince aktaramıyormuş, onlara yeterince iyi davranmıyormuş gibi hissediyorum. O kadar o kadar çok seviyorum ki, ne onlara karşı sözcüklere dökebiliyorum, ne de herhangi bir şekilde tam olarak ifade edebiliyorum. Her şeyin en iyisini, en güzelini onlara ben yapmak istiyorum. Boşluğuma gelip kötü bir söz söylemişsem veya da of puf demişsem bile üzülüyorum. Her gün, her gece aynı düşünceler.


#690

Sanırım sizi en iyi anlayanlardan biri benim. Çünkü ben de 4 yıl önce diyabet hastası olduğumu öğrendim. Her iki bacağımda hızla artan ağrılar nedeniyle doktora gittim ve yüksek seyreden diyabetten ötürü bacaklarımdaki sinirlerin hasar gördüğü söylendi doktorlar tarafından. Bunun adı da Nöropati imiş. Bacaklarımdaki ağrılar gittikçe dayanılmaz hale geldi ve bana epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçlar verildi (belki bilirsiniz Lyrica). Bu ilaç da fayda vermeyince diğer narkotik ilaçlara geçildi. Bu arada ben ayak tabanlarımdaki ağrılar nedeniyle yürüyemiyordum ve 1,5 yıl boyunca yürüyemedim. Verilen ilaçlar, ağrılarımı kısmen dindiriyor, ancak yan etkileri çok fazla. Unutkanlık, bağımlılık vs… bu süre içerisinde ben kendim olmaktan çıktım. Kendimi tanıyamıyorum. Hayatım tam anlamıyla alt üst oldu. Halen ağrılarım devam ediyor. Günde en fazla 1 saat yürüyebiliyorum. Bunun yanısıra aile içerinde bazı acı kayıplarım oldu. En son annemi kaybettim ve bu benim artık kaldıramayacağım bir durum oldu. Gerçekten hayat acılarla ve kötü sürprizlerle dolu oluyor bazen. Sonra, yaklaşık 5 ay kadar önce hem acılarımdan hem de ağrılarımdan uzaklaşmak amacıyla kitap okumaya karar verdim. Kayıp Rıhtım’ı keşfettim. Her gün mutlaka birkaç kez uğruyorum buraya.
Vaktinizi aldığım Rıhtım sakinlerinden özür dilerim. Size de geçmiş olsun…


(Can) #691

Niye özür dilediniz, dilemeyin. Geçmiş olsun umarım bir gün iyileşirsiniz. Ayrıca kayıplarınız için de üzgünüm, kötü şeyler art arda gelmeye meyilli maalesef. Kitap böyle şeylerde bence de en büyük ilaç. Içinde kaybolup dünyayı unutabilirsiniz o yüzden doğru bir seçim yapmışsınız bence de. Özellikle de uzun seriler tavsiyemdir.


#692

Teşekkür ederim. Evet ben de birkaç seri almıştım (Taht Oyunları, Yüzüklerin Efendisi, Witcher, Elric, Vakıf)… birkaç seri daha almayı düşünüyorum. Bunun yanısıra polisiye kitap aldım bayağı. Bir süreliğine de olsa bu dünyadan kopmamı sağlıyor kitaplarım.


#693

Aslında sabah okudum yazdıklarınızı. Sabahtan beri düşünüyorum ne yazabilirim diye. Düşündükçe daha da zorlaşıyor aslında. Dayanmaktan başka çaremiz yok. İlk yazdığımda kitap okuyamıyorum eskisi gibi demiştim. Ondan sonra iyice kitaplara gömüldüm. Kitaplar, sizin olduğu gibi benim de gerçek yaşamdan kaçış yöntemim. Ama sonuç olarak geçmiş geçmiştir. Ben de çok kayıplar verdim. Ama her zaman hayal kurarım. Hayal kurmaktan asla vazgeçmem. Dilerim hepimizin hayalleri birgün gerçek olur. Gelecek için güzel şeyler hayal etmekten asla vazgeçmemeliyiz.


#694

Şu AVM’ lerdeki meşhuuur sinema salonu var ya… Avengers Endgame’ e gittim şu malum sinemada. 14.30’ a bilet aldık oturduk ama film 15 gibi başladı. O reklam bitiyor ötekisi başlıyor, diğeri bitiyor beriki başlıyor; ışıklar sönüyor yine devam ediyor. Hatırlatın bir daha o malum C’ de sinemaya gitmeyeceğim. Müstakil sinemalara gidip orada reklam izleyeceğim. Onlar kazansın. :rage:


(Pelin ) #695

Ben saat tuttum, tamı tamına yirmi dakika sonra başladı film. Eskiden en fazla on dakika olurdu, ona bile söylenirdim. Beklemek bir yana, film başlayana kadar ne mısırdan eser kalıyor, ne içecekten :expressionless:


(Buyici) #696

Marvelden, Dcden ve süper kahramaların o saçma evrenlerinden, filmlerinden, dizilerinden, yaptığı hasılattan, afişinden, oyuncusundan, senaristlerinden… bütün uzantılarından nefret ediyorum…
Oh beee rahatladım…
Ama sevenlerin suçu yok, onları seviyorum… :slight_smile:


(Can) #697

GoT 8. sezon 3. bölümü izlemeyenler bakmasın, ruh halimi özetlemiş arkadaş:

gfadga


(Buyici) #698

Ben beğendim şahsen. 2.7/10 Gidişata göre puan değişebilir.
Edit: Gidişata göre puan değişti.


(fatih çetin) #699

Bu sezon bana kalırsa bir rezalet bence. Yıllardır beklediğim ve başka şeyler hayal ettiğim Night King gitti.


(Buyici) #700

Ben yorumumu değiştirdim. Zaman çarkı sayfasında editledim. Bölüm yalın olarak ele alırsak güzel ama hani lan nerde bu … ışın kılıçlı Azor Ahaisi. Jon bütün bölüm oradan oraya bedevi gibi gitti durdu. Edd pisi pisine öldü de Toraman Sam o kaostan sağ çıktı.Aryayı anlarım tamam kendisini çok geliştirdi.Ama o kadar açık alanda, o kadar hassas duyulari olan akgezenler arasından nasıl çıktı. Acaba yüz mü değiştirdi. Yoooo… Eee bu Bran ne iş yapar. Artik gösterin şunun kritik önem arz eden sahnesini. Night King amacı neydi. Bran ile bakış bakış durdu, sonra puffff… Ee hani gece ordusunda bir sürü dev, örümcekler, kurtlar nerede falan filan bir sürü sıkıntı var.


(Kenan Ulusoy) #701

Tam bitmeyen hikayelerden nefret ediyorum. Kahramanımız kötü adamı yenmiş oh ne güzel demişken tam oradan şerefsiz bir kötü karakter çıkıyor daha ben varım ne oluyor hikaye bitmedi diyor.
Çocukken Ben10 izlerdim sonu güzel bitmiş derken hop ya***k senarist oradan kötü bir adam fırtlattırırdı deli olurdum.
Daha demin bir çizgi roman bitirdim. Her şey güzel bitmiş derken hemen bir kötü karakter yine ortaya çıktı. Delirdim, sinirlendim.
Neyse gidiyim de bari annemin yaptığı kekten yiyeyim.
Düzgün bitirsenize şu senaryoyu yav. :frowning:


(Ezgi ) #702

Bence gayet güzel bir senaryo. Çok heyecanlı oluyor hele bir de şu kötüler kazansa…


(Mustafa Yıldız) #703

Devamı gelecekse sorun yok ama pat diye diziyi iptal ediyorlar ya ona çok bozuluyorum ben de. Garantiniz yok madem yeni sezon için koymayın o sahneyi değil mi.


(Hiçliğin bekçisi…) #704

Aslında dök içini rahatla mevzusu değil ama içinizden geçenler diye de bir konu da yok. Bununla idare edeceğiz mecbur. Sadece şu:

“Ve sonra herkes gitti…”