Dök İçini Rahatla


(Can) #705

Ama birileri hep kalır…


#706

Kpss ücretlerini gördünüz mü? Her oturum için 75 telecik. Bir öğretmen adayı mesela 225 telecik ödeyecek. Gel de ıslak tuvalet terliği diye bağırma. :rage:


#707

Bakin burasi cok onemli… her oturuma 75 tl alarak milli kalkinmayi…


(galeme) #708

Ve buna rağmen hala KPSS kalkacak diye düşünenler var. Devlet koca bir gelir kaynağını yok eder mi hiç? Gerçekten çok saçma rakamlar.


(Hüseyin gök) #709

Ayın 6sı olsa da kurtulsam meraktan.


#710

KPSS ücretlerini görünce insan ne diyeceğini bilemiyor. Bari mülakatlar kalksaydı ama nerde…


(Hiçliğin bekçisi…) bu konuyu ayırdı #711

25 posts were merged into an existing topic: Tartışma Köşesi


(Pelin ) #712

Kişisel bir konu hakkında birilerine danışmak istiyorum. Daha uygun bir başlık bulamadım.

Mezun olur olmaz yüksek lisansa başlamış, başladığı gibi nefret ederek bırakmış biriyim. Bir buçuk yıl geçti ve yeni işimle birlikte, bu sefer işimin dahil olduğu dalda yapmayı planlıyorum ama tekrar nefret ederek bırakıp bir dönemimi daha heba etmek istemiyorum. Ayrıca kişisel olarak ilgilendiğim ve uğraştığım çok şey var. Kendini geliştirmek adına çok severek değil de görev gereği alınan bir yüksek mühendis ünvanı mı, yoksa kişisel zevklerin peşinde belirsiz ama mutlu geçen yıllar mı? Bu ikilemde kalan var mıdır benim gibi?

Çalıştığım yerde yüksek lisansın çok rahat yapıldığını ve bıraktığım dalla yeni başlamayı düşündüğüm dalın aynı olmadığını ekleyeyim.


(Ezgi ) #713

Kişisel zevklerin içinde mutlu olduğun alanda ilerlersen bir şekilde yapacağın mesleğe de ulaşırsın ben buna inanıyorum. Yıllarımı bahsettiğiniz ikilemle geçirdim -geçiriyorum- ve kesin olarak doğru bir cevap yok. Çok klişe olacak ama kalbinin sesini dinle :smiley:

Sanırım yakın zamanda bu konuyla alakalı ben de içimi dökeceğim…


(galeme) #714

Hangisinin maddi getirisi daha fazlaysa onu seçerdim ben.


(Behram) #715

Yazın düğünüm var masraflarim…
Mobilyalar ve beyaz eşyalar ( koltuk takımı,yatak odası takımı,yemek odası takımı, buzdolabı, çamaşır makinesi, ankastre mutfak seti, çamaşır makinesi ve diğer küçük ev aletleri… ) 30 bin tl
Takı 30 bin tl
Gelinlik Damatlık Kına Kaftanı 4.5 bin tl
Düğün salonu ikram fotoğrafçı orkestra davul zurna köçek 13 bin tl
Ev tadilatı yenileme 25 bin tl
Ve diğer ıvır zıvır ufak tefek şeyler 5 bin tl

Düğün sonrası sevdiğim insanla aynı evi paylaşmak Paha biçilemez :slight_smile:


(Opsiyonel münhasır) #716

Kendi hikayemden cevaplamaya çalışayım. Hiç istemediğim, hatta o mesleği yapmayı hiç düşünmediğim bir bölüme kız arkadaşım orada diye gittim (ahh gençlik ahhh) hatta fazla yüksek bir puanla oraya gittiğim için kayıt esnasında dekan çağırdı, sen ne yaptığının farkında mısın dedi. Bölümü bitirince nasılsa alakam yok diyerek, bari yükseği de yapayım dedim (askerlik derdinden) hala tezi vermiş değilim. 8 yıl asıl işim olan ajans işlerine devam ettim, sonra çok extrem bir çağrı ile mesleği yapmaya başladım. İlk başlarda gün içindeki vakti dolduramadım bile. Özelden devlete geçip(şöyle dörtte bir filan maaşa üstelik) , birden gün içinde 7-8 saat boşluk oluşunca ne yapacağımı şaşırdım(ama iyi okudum, güzel okudum😁). Şu anki görev aşkımı anlatamam. Mesleğin farklı bir alanında yükseğimi verdim. Her gün zevk alarak göreve gidiyor ve ciddi bir tatmin ile ayrılıyorum. Mutlu ve tatmin olacağın iş/alan her şeye değer.

Merak edenler için dip not: uğruna o okula, bölüme, şehre gittiğim kızla da aynı yıl ayrılmıştık😁

Pişman mıyım? Yok be, süper olmuş bunların böyle yaşanması.


(Kadir) #717

Takı yok galiba. Düğün salonu da olmasaymış baya ucuza kotaracakmışsınız.


(Behram) #718

He takı var 30 bin tl…
Ucuz derken?


(galeme) #719

Ne kadar çok gereksiz masraf yapılıyor düğünlerde. Birkaç sene önceki abimin düğününde birebir tanıklık ettim. Saçma sapan bomboş işler.


#720

İtrafediyorum her ne kadar en iyi filimleri izlemeye çalışsamda dandik Marvel filimlerine bayılıyorum. Beni gerçek dünyadan uzaklaştırıyorlar.


(Kadir) #721

Takı ve düğün salonu dışındakiler ev için harcadığınız masraflar. 30 bine ev dizmişsiniz fiyatlar normal, ilk kez evleniyorum şımarıklığına fazla kurban gitmemişsiniz(15 bine yatak odası beğenmeyen kız tarafları var). Yalnız bir daha baktım da herşeyi size kitlemişler. :joy::joy::joy:


(Behram) #722

Babam bize 25 bin tllik mobilya+beyaz eşya kotası verdi. Bunun üzerini siz tamamlayın başka da veremem dedi. Gittik mobilyacılara en uygun mobilya ve beyaz eşyaları ve diğer ev aletlerini 30bine aldık. Artı olarak da bir sürü hediye aldım. :smile:
Evet dediğinizi anladım. Benim çevremde de var bu tipler. Ama bizim amacımız borçsuz yaşamak. En ucuzu aradik ama gerçekten kaliteli ürünler aldık.


(Hiçliğin bekçisi…) #724

Bunlar ne biçim fiyat yahu? Yani şimdi tepki alabilirim ama bunlar çok anlamsız masraflar bana göre. Vallahi benim evlenmem toplamda 20 bin filan tuttu. Durun biraz daha düşüneyim. :thinking: Hadi 30 bin olsun. Takı 30 bin nedir? Ne takıyorsunuz? :smiley: Ben sırf masraf olmasın o parayla bilmem ne yaparız diye 10 liraya taşlı bir şey aldım. Geçti, gitti. Yeni bir hayat kuruyorsunuz ve süs için takılan takılar alırken yüksek fiyat ama satarken beş para etmiyor. Hayatınız boyunca da taş çatlasın 3 kere takarsınız. :smiley: Yani şimdi sizin erkek mi yoksa kadın mı olduğunuzu bilmiyorum ama bana bu çok anlamsız bir masraf gibi geliyor.

Ev eşyası dediğiniz şey de insan on sene aynı eşyaya bakınca içi şişiyor. Elektronikler deseniz maksimum ömrü 5-7 sene. Mesela annem zamanında illa beş programlı bulaşık makinesi aldırdı bana. Zamanına göre uygun fiyattaydı. Tanıdıktı da. Şimdi bozulma sinyalleri veriyor. Düşündüm ve ben 7-8 senedir sadece tek programı kullanıyorum. Yani bana tek program yetiyor. Yine zamanında annem sağ olsun kurutma makinesi diye tutturdu. O da böyle yapınca benim de tepem attı kurutmalı çamaşır makinesi buldum spotçudan ucuza aldım. Kurutmasını 3 defa kullandım. 750 programlı filan makine ama yine sadece ve sadece 2 programını kullanıyorum. Yani teknolojik ama sözde süsler bunlar. İş kullanış kısmına gelince 2-3 programlı yetiyor. Benim 8 sene önce aldığım makineyi şimdi yeni teknoloji diye 7-8 binden veriyorlar. :rofl:

Düğün kısmı ise tamamen saçmalık. Bana göre. Katılan olacaktır, katılmayan olacaktır. Eskiden düğün salonu, bilmemnesi taş çatlasın 2-3 milyardı. Şimdi milyarlar tutuyor. Ülkenin ekonomisi de ortada. Kimse size altın takamıyor. Üç-beş kuruşla geçiştiriyorlar. Siz de bu düğündü, zurnaydı, oydu, buydu, şuydu verdiğinizle kalıyorsunuz. :smiley: Verdiğinizi geri bile alamıyorsunuz. Toplum olarak bu konuyu da tüketim haline getirdik ona üzülüyorum. Eskiden amaç evlenen çifte destek olmaktı. Evlenmek masraflı olduğundan ufak bir tören, eğlence yapılır herkes de parasını takar, böylece çifte destek olurdu. Şimdi o kadar elzem tutulmaya başlandı ki evlenenler borçlu evleniyor. O borç da yıllarca kapanmıyor. Daha eşinize mi alışasınız, sorumluluklarla mı savaşasınız, borç mu ödeyesiniz derken evliklik boğulmaya başlıyor. Sonra efendim boşanma oranları arttı. E, artar tabii. Evlenenlere bunca yük bana saçma geliyor.

Ne kadar kaliteli ürün alırsanız alın hepsi eskiyor veya modası geçiyor. E, hayatım Mahmutgilin karısı Hülya evine falanca almış. Hakkılar var ya koltuğu tay tüyü kaplatmış. Biz de yapalım beş sene oldu diye ömür boyu bu anlamsız şeylere çalışıyor bireyler. Elde var sıfır. Siz çalıştıkça moda değişiyor. Moda değiştikçe yeni Fatmalar ortaya çıkıyor. Birileri değiştirdikçe siz de mecbur kalıyorsunuz. Bir de beton almak için çalışacaksınız. E, malum ev lazım. :smiley: N’oldu? Yaş geldi 50 oldu. Geçmişe bakıyorsunuz. Üç çamaşır makinesi, iki bulaşık makinesi, 7 koltuk takımı… Hayat bunlara gitmiş.

Cicim ayları geçsin evlilikte asıl ondan sonrası zor. Oturup takı kemiremeyeceğinize göre biraz mantıkçı yaklaşmak lazım.

Neyse konu açıldı diye ben içimi döktüm. Sözüm sana değil. Genele arkadaşım, lütfen kırılma. Bu konuda çok içerliyorum. Hatta geçen gün bir arkadaşla bu muhabbeti yapmıştık.

Soruna gelecek olursam mantıkçı yaklaşmak durumundasın. Hayat boyu mala çalışacaksın. Bu mallar da sürekli modası değişen ve yenilenmesi gereken şeyler. Sorumlulukların artıyor. Hayatın acımasız kuralı bu. Sevmediğin şeye sevdiğin insanlar için katlanacaksın. Evlilikte duygusallığa pek yer olmuyor. Özellikle ilk zamanlar. Her şey rayına girene dek dayanabilirseniz duygusal kararlar da alırsın. :slight_smile:


(Emre ) #725

Şimdi anlaşıldı Camus’un neden anlaşılmadığı.