Dök İçini Rahatla

Baş büyücünün verdiği nasihatler benim için daha kıymetli tabii ki :grin: Teşekkürler.

1 Beğeni

Bir anlık gafletle YouTube Shorts’a girmiş bulundum. Beş dakikalık aşağı kaydırmadan sonra insanların gerizekalılıklarına lanet okuyarak siteden ayrıldım.

On dakika öncesine kadar ülkemize kaçak yollardan giren insanların demografik yapıyı bozduğunu ve sınır dışı edilmeleri gerektiğini düşünüyordum. Şimdi daha çok insan gurubunu içeren, daha farklı şeyler düşünüyorum ama banlanmak istemediğim için yazmıyorum. Zamanı gelince yazarım, o zaman herkes yazar zaten.

Yahu aklım almıyor, teknolojinin seviyesi yapay zekalar yaratıp onlara saniyeler içerisinde sanat eseri yaptırabileceğimiz bir seviyeye gelmiş ama kalabalık bir geri zekalı güruhu maymun gibi davranmakta diretiyor.

Ekleme: Biraz daha baktım. Bizim ülkemizim demografik yapısı zaten bozukmuş, sığınmacıların gelmesi ortalamayı değiştirmemiş sadece sayılarını arttırmış.

8 Beğeni

Kalemin kâğıda değmesinde büyülü bir şey vardır.

Bunu bu konuya yazıyorum çünkü bu konuya gelen, yazan, okuyan birçok insanın bundan faydalanabileceğini düşünüyorum. Efendim size bahsetmek istediğim şey, journalling. Türkçe çevirisi günlük tutmak ama tam doğru bir çeviri değil. Günlük tutmak dediğimizde aklımıza akşam olduğunda oturup o gün boyunca olan şeyleri yazmak geliyor; İngilizcesi diary. Elbette journal yazarken de o gün olan bitenleri yazabilirsiniz ama meselemiz o değil.

Gün boyu aklınızı meşgul eden fikirleri, içinizdeki tıkanmış hisleri, gün boyu yaşadığınız stresi veya bir türlü rahatça dökemediğiniz içinizi bir kalem vasıtasıyla kâğıda dökmek gerçekten bir süre sonra terapi etkisi yaratıyor. Başka bir yerde olmadığı kadar rahatlayabiliyorsunuz. Kendi kendinize günlük bir terapi seansı olarak düşüncelerinizi ve duygularınızı olduğu gibi kâğıda dökmek işe yarayabiliyor.

Sakinleştirici, sağaltıcı bir etkisi var. Tek ihtiyacınız olan da bir defter, bir kalem ve gününüzün on beş yirmi dakikası.

12 Beğeni

Bunu 3-4 sene kadar yaptım. Şimdi elimde benim fikirsel değişimimin en hızlı yaşandığı döneme ait birçok yazı var. Kendi değişimimi okuyabiliyorum. Ben de şöyle bir şey yapayım dedim yazdığım yazıların altına daha sonraları okuyunca yorum yazmaya başladım. Bir zaman sonra 2017 yılında yazığım bir yazıyı ondan bir sene sonra ve diğer senelerde nasıl anlamlandırdığımı görebiliyordum. Zamanla yorumlarımı da eleştiren yazılar eklemeye başladım. Böylece değişimimi daha etkili -ve de eğlenceli :slight_smile: - bir şekilde görme imkanı buldum. Bir sene yazdığım yazı daha sonra bana utanç verici gelirken ileride yine hoşuma gittiği oluyordu. İnsanın kendini izlemesi tuhaf oluyor bazen :slight_smile:
Bundan daha tuhaf olan başka bir hikayem var. 2014 yılında bir blog sayfası açtım ve iki tane yazı yazdım. Sonra bu sayfayı unuttum. 4 sene sonra yani 2018 yılında bir anda site aklıma geldi ve yazıları okudum. Sonra tekrar bir yazı yazdım ama yazarken o anki halimin eskisinden ne kadar değiştiğini düşünüyordum ve sanki bu halim artık nihai ulaşılacak yer gibiydi. Sonra yine siteyi unuttum. Aradan 4 sene geçti -gerçekten hiçbir özel çabam olmadan- bir anda yine siteyi hatırladım. Hemen açıp tekrar yazıları okudum ve yine yazımı yazdım. İnsanın hiçbir zaman aynı kalmadığını, hiç çabalamasa bile değiştiğini bana öğretti bu deneyim. Elhamdülillah bana çok şey kattığını düşünüyorum bunun.

1 Beğeni

bas şuna bir şey kaybedeceğin yok.

Refakatlerim bitti, bugün tek başına çalışacağım ilk iş günüm. Heyecandan çok erken hazırlanmışım, 1 saattir hazır şekilde kanepede oturuyorum ve beni deli gibi göstermeyecek makul saatin gelmesini bekliyorum çıkmak için. :smiley:

5 Beğeni