Türkiye’deki yazılımcıların içinde tam bir kast sistemi var ve bu öyle her ülkede olan bir şey değil. Yazılım alanında çalışanlar junior(acemi) ve senior(usta) olarak ikiye ayrılıyor. Bazıları bu sınıflandırmaya mid(orta seviye) diye bir seviye daha dâhil ediyor.
Hiç kimse diğerinin yaptığı işin niteliğine bakmıyor. Kafalarına göre böyle etiketler uydurmuşlar, ona göre birbirlerine tepeden bakıyorlar. İş ilanlarına da sirayet etmiş, herkes senior yazılımcı arıyor. Junior yazılımcı ilanları çok az sayıda ve onlarda bile ancak en usta olan kişilerde bulunabilecek deneyim ve bilgi aranıyor.
Evet, junior ve senior ayrımı yurt dışında da var ama Türkiye’deki kadar yaygın değil. Linkedin’de dünyanın en büyük yazılım şirketlerinden sayılan Apple, Microsoft, Google, Meta ve Amazon’un iş ilanlarına baktım. Hiçbirinde junior, senior ve mid diye bir ifade göremedim. Bu şirketlerde çalışan ve hatta yöneticilik pozisyonuna gelmiş insanların profillerine bakın, bu ifadeleri orada da pek sık görmezsiniz. Orada sizin kendinize verdiğiniz unvan önemli değildir, yaptığınız iş önemlidir. Projeleriniz sizi anlatır.
Ama yaptığınız işte kendinize güvenmiyorsanız, sizi anlatacak güçlü projeleriniz yoksa böyle yapay ifadelerle kendinizi ustaymış gibi göstermek zorunda kalırsınız. Aşağıdan gelenlerin sizin yerinizi almalarını engellemek için de kendinizi geliştirmek yerine bir kast sistemi ile kendinizi korumaya çalışırsınız.
Türkiye, ambalaja içerikten daha fazla önem verilen bir yer. Çünkü pek çok insan, iddia ettiğinden daha az vasıflı. İddia ediyorum ki bu ülkedeki pek çok senior programcı yurt dışındaki junior diyecekleri programcılar kadar bile kalifiye değildir.
Bir de her türlü meslekte olan, çalışandan gereğinden fazla nitelik beklentisi var. Apple’ın bir frontend developer(ön yüz geliştirici) ilanına bakıyorum. HTML, CSS, JavaScript, TypeScript ve React bilmek yeterli. İstenen tecrübe iki yıl ama GitHub sayfanızdaki projeleriniz iyiyse bunu da aşarsınız. İngilizce ise zaten olmazsa olmaz. Çalışma şartları, yaşam şartları ve maaş da dünyanın en büyük şirketlerinden birine yakışacak seviyede yüksek.
Sonra bir de Türkiye’de adı sanı duyulmamış bir şirketin aynı alandaki ilanına bakıyorum. Hem de Junior yazanına bakıyorum. HTML, CSS, JavaScript, TypeScript ve React’a ek olarak; Angular, Vue, Express, Bootstrap, Tailwind, Sass ve daha nice nitelik aranıyor. Çoğu da lazım olduğundan değil, bir gün belki lazım olur düşüncesinden isteniyor. En az 5 yıl tecrübe isteniyor ama ismi tecrübesiz eleman oluyor. Anadil seviyesinde İngilizce isteniyor. ABD ve İngiltere’deki şirketler bile bu seviyede İngilizce istemiyordur. Verilen ücret ise asgari ücretin bir tık üstü. Çalışma ve yaşam koşulları da berbat düzeyde.
Bir tarafta sizden sadece ihtiyacı kadar olanı alıp size en iyi koşulları sunan bir dünya devi var. Diğer tarafta ise sizden dünyaları alıp size en kötü koşulları sunan saçma sapan bir yer var. Hangisini tercih edersiniz?
Sonra “vay efendim programcılar yurt dışına kaçıyor, beyin göçü var, işsizlik yok ama iş beğenmeyenler var” diye konuşurlar.

