Dök İçini Rahatla

Özgeciliği benimseyen birisi olarak kendi açımdan baktığımda iyiliğin belli bir ödülü olduğunu söyleyemem. Yaptığım iyilik karşımdakini mutlu ediyorsa beni tatmin ediyordur, bu benim için en büyük ödül diyebilirim.

7 Beğeni

Hedeflerinizi "en yakın"larınızdan (yani yakın dediğim kalben değil, genetik birtakım benzerlikler nedeniyle yakın olmak zorunda kaldıklarınızdan söz ediyorum) saklayın. “Şöyle yapacağım” falan diye sakın paylaşmayın. Hevesinizin üstünde tepinir bir de üstüne suçlu çıkartırlar.

Benim için çok güzel bir projeyi tek lafıyla o kadar önemsizleştirdi ki. Onun için her yaptığım anlamsız, değersiz zaten. Dilime beddua etmemek için kendimi zor tutuyorum.

15 Beğeni

Size sabırlar diliyorum. Akrabalarıma hayallerimi, hedeflerimi anlatmam. Çünkü çoğu yaşadığım hayatı bile küçümsediği için onlarla iletişim kurmamayı tercih ediyorum.

Not: Akrabaların çoğu akbabadır.

10 Beğeni

Çok teşekkür ederim. Sanırım yapılacak en iyi şey sağır kurbağa misali kulağımızı kapatıp (ve opsiyonel olarak dilimizi de) hedefimize odaklanmak.

4 Beğeni

Sultani son yazdığın çok hoşuma gitti. Benim bi akrabamın sözü geldi aklıma.

Çocukken babamın bir akrabasına gitmiştik. Ankara’nın en pahalı semtinde arsa almış, arsanın ortasına kendine ev yapmış. Etrafına ağaçlar dikmiş. Kendi kendine yaşıyor. Amca dedim senin niye yanında kimsen yok ne bileyim akraban yok dedim. O da bana oğlum onlar akraba değil arı arııı demişti. :joy::sweat_smile:

Bunu da 5-6 sene önce yine çok değerli birisinden duymuştum.

Arkadaş yok arka diş var. Akraba yok akbaba var. :joy::sweat_smile: Senin söz buradan geliyor galiba.

3 Beğeni

Rica ederim @acimatriyarka :blossom: Kesinlikle, başarılar diliyorum size. Yanınızda sizden hiçbir zaman samimiyetini esirgemeyen gerçek dostlarınız olsun :hatched_chick:

Adam hayatını yaşıyor yalnız, ne güzel. En iyisini yapmış ve “arııı, arıı” demekte de çok çok çok haklı :slight_smile:

Ben de bir yerde görmüştüm akbaba tabirini ama hatırlamıyorum şimdi, arkadaş-arka diş de iyiymiş bu arada :blush:

5 Beğeni

Arabasızlık sosyal hayatımı iyice bitirdi. Ne yapmak istesem nasıl gideceğim diyip vazgeçiyorum. Eve hapsoldum resmen. Aslında ehliyetim var ama Ankara trafiğinden de aşırı korkuyorum. Araçlar çok pahalı. Babamdan maddi ve manevi destek görmüyorum bu konuda. Ona da öfkeliyim. Sürekli birilerine beni de alır mısın demekten bıktım usandım. Hadi aldım diyelim. Sanayi işleri korkutuyor beni. “Kadın şoför” algısı ayrı geriyor. Şiştim diye bağıracağım az kaldı.

10 Beğeni

Arabasızlık zordur. Ankara gibi bir yerde araba şart maalesef. Kitap fuarına gidecektim üşendim gitmedim konser falan zaten onlara da gidemiyorum geç bitiyor otobüse binmek sıkıntı. Tiyatrolara, operalara da gidemiyorum Ankara da sağlık hizmeti şehir hastanelerinde daha iyi olduğu için onlara gitmek gerek ama otobüste hasta halinle zor. Merkezden uzak yaşanıyorsa gerçekten çok zor bir durum. Umarım araba isteyen herkes araba sahibi olur. Bayramda bile millete yük olunuyor insana koyuyor.

5 Beğeni

Araba kullanmayı Ankara’da öğrenmiş biri olarak sizi çok iyi anlıyorum. Bir kere alıştıktan sonra insanın eli ayağı oluyor. Ama arabayı bir kere aldıktan ve biraz alıştıktan sonra sanayiydi, trafikti, kadın şofördü kısmını bir şekilde çözebiliyor insan. Umarım en kısa zamanda ayağınızı yerden kesecek uygun bir fırsat bulursunuz :slight_smile:

4 Beğeni

İnşallah ya. Bakalım özel ders alıp en azından korkumu yeneyim diyorum. Bir yerden başlamak lazım.

2 Beğeni

Ne yapsam olmuyor, kaldıramıyorum. Duvarlar üzerime, üzerime geliyor.
Bir hafta önce ülkenin en büyük holdinglerinden birinde kıdemli müdür olarak çalışırken bir anda kovuldum. Kovulma nedenim de ekibime, astlarıma ve diğer çalışanlara yeterince sert olmamam, yöneticimin bana yaptığı gibi onlara mobbing yapmayışım oldu.

Hayatımda ilk defa başıma geldiği için kendime yediremiyorum. 6 yaşındayken babamı kaybettim, çok büyük fakirlik içinde olduğum için de hep çalışmam gerekti. Hem okudum hem çalıştım, öss derecesiyle Türkiye derecesi yaparak iyi bir üniversiteye girdim.
Üniversite sonrası çalıştığım işlerde hep başarılı oldum. İnsanlar ile iyi ilişkiler kurarak, aldığım maaşı haketmek için elimden geleni yaparak başarılı olmaya çalıştım.

Bu şirkete/bölüme 6 ay önce girmiştim. Ortada çok fazla iş ve korkunç bir baskı ortamı vardı. Sorumlu olduğum ekipte insanlar sürekli istifa ediyordu. İşe başlar başlamaz hem işleri yoluna koymak, hem de ekibimi motive etmek için uğraştım. Herkesle teke tek görüşüp hem iş konusunda hem psikolojik olarak destek oldum. Yöneticim ben gelmeden direkt ekibimle muhattap olduğu için ekibim benim gelmeme çok sevindi ve mutlu oldu. Her iş ve durumda ekibimi korudum. Hem iş konusunda kendilerinden verim almaya hem de morallerini yüksek tutmaya çalıştım.

Yöneticim ise yaptığı mobbingi kendi ağzıyla itiraf eden biriydi. “Ben çalışanlarıma duygusal baskı yaparım, dağılacakları anda dururum” diyordu. Yani sürekli duygusal şiddet göstermeyi bir yöneticilik bir marifet zannediyordu.
Her görüşmemizde bana kızacak birşey buluyor, işteki en önemsiz detayın bile eleman azlığına ve elimizdeki imkanların kıtlığına rağmen her işin her defasında mükemmel olmasını istiyordu. Yöneticilikten anlayanlar bilirler ki, imkanlarınız sınırsız dahi olsa her işi her defasında mükemmel yapamazsınız. Öncelikli işler vardır, önemli işler vardır, önemsiz ve önceliği olmayan işler vardır, yöneticilik bunların arasında bir denge kurmaktır.

Yöneticim insanlarla ilişkilerimin çok iyi olduğunu ancak böyle iş yaptıramayacağımı ekibime sert olmamı, kızmamı, diğer bölümdeki insanları ise eskale - şikayet etmemi istiyordu.
Ancak ben bunun tersini düşünüyorum. Hangi iş olursa olsun, ekibinizle iş yaptığınız arkadaşlarınızla ne kadar iyi ilişkiniz olursa o kadar iyi iş yapabilirsiniz. Kızma veya tehdit ile anlık sonuçlar alabilirsiniz ancak istisnalar dışında genellikle mobbing ile iyi iş yaptıramazsınız.

6 ayımın dolmasına 1 hafta kala işten çıkarıldım. 6 ay dolunca çeşitli haklarım olduğu için bunun bile hesabını yapıp peşine düştüler.

Ancak işten çıktıktan sonra tüm ekibim, iş yaptığım diğer yönetici ve arkadaşlar hepsi aradı ve destek oldu. Bana yapılanın ahlaksızlık ve namussuzluk olduğunu, benim hem ekibime hem de diğer bölümlere karşı çok iyi bir yönetici olduğumu söylediler. Yani mobbing yapan yöneticim hariç herkesin takdirini aldım.

İki çocuklu, borçları olan bir baba olarak acil iş arıyorum, psikolojim çok bozuk. Ancak çalıştığım insanların neredeyse hepsinin beni arayıp sorması, bana takdirlerini iletmeleri az da olsa yüreğimi ferahlatıyor.
Hayatta genellikle kötülerin kazandığını bilen biriyim. Ancak bunu bilmeme rağmen onurlu olup, iyinin yolundan ayrılmadan çalışmaya ve çabalamaya devam.

Hayat hiç düşmemek değil, düştüğünde kalkabilmek. O yüzden yılmadan çabalamaya devam.

38 Beğeni

Üstat üzüldüm. Seni en iyi anlayanlardan biriyim sanırım. En kısa zamanda senin için durumun iyiye gitmesini diliyorum.

9 Beğeni

Yazdığınız her satır o kadar içten ve anlamlı ki üzüntümü anlatamıyorum. Mutlaka kapanan kapı, bir başka kapının açılmasını sağlayacak ve bunun da daha da hayırlı olacağına inanıyorum. Girişimlerinizle yeni iş imkanları karşınıza mutlaka çıkacaktır. Buna sebep olanlar da ettiklerini bir şekilde bulurlar İnşallah…

9 Beğeni

Ne kadar darbe yesek de biz kendi kişiliğimizden vazgeçmeyeceğiz. Kötülerin daima kazandığı bu düzende bize pek bir yer düşmese bile fırsat geldiğinde herkese böyle de oluyormuş dedirtiyorsak ne güzel. O yüzden pzitif olmaya ve pes etmemeye devam hocam.

10 Beğeni

Aynı durumu ben de yaşıyorum hatta aynı şehirde :sweat_smile:
Öte yandan araba almak konusunda da o kadar istekli değilim.
Ya vurursam, vururlarsa, trafikte ters birine denk gelirsem, olue olmadık sorun çıkarırsa vs diye düşüne düşüne o konuda da isteğim köreliyor.

Ancak kendim gibi üşengeç biri için araba şart bir şeyler yapabilmek için maalesef.

4 Beğeni

Zor bir durum. Üstesinden geleceğinize inanıyorum. Yaşadığımız günlerde hiç iyi değil. Yine de enseyi karartmayın derim. Sözlerimi “bekara hanım boşamak kolaydır” şeklinde de anlamayın.

5 Beğeni

Kendi eksikliklerim için başka insanları suçlamak istiyorum, sonra aklıma çocuk olmadığım, artık bir şeyleri değiştirmek için gücüm olduğu gerçeği geliyor. Neden kendim hakkında yanlış olan şeyleri değiştirmek için yetişkin olmam gerekiyor ki? Sağlıklı bir çocukluk geçirseydim pek tabii şimdi mutlu mutlu hedeflerime yol alıyor olabilirdim.

Buradan; hazır olmadan çocuk yapmış ve çocuklarını kendi sorunlu hayatlarında eksik ve yanlış biçimde büyüten /büyütmüş olan tüm ana-babaları lanetliyorum. Siz kendi hayatınızın bozukluğunu seçim şansı olmayan bir canlıya yüklemek isteyecek kadar bencil, aptal ve cahilsiniz.

4 Beğeni

İdeallerim için büyük fırsatlardan vazgeçen biri olarak size tavsiye edebileceğim tek şey “herkes gider, geriye bir tek motivasyonun kalır”

Ben uzun zaman önce kan bağım olan 1. Derece dahil herkesle bu tip paylaşımları kestim. Herkes kötü günde birinin yanında olabilir; ama iyi bir paylaşımda kişinin gözlerinin içi gülmüyorsa zaten çokta üzerinde durulması gereken bir şey yok.

“Acaba niye sevinmedi, desteklemedi, yanlış mıyım, eksik bir şey mi var?” Gibi söylemlerle bencil insanlar için “meclisten dışarı konuşuyorum” gereksiz soru eklerine lüzum yok.

Bu ülkede hala birçok şeye rağmen “yoruldum, yeter.” Deyip pes etmiyorsam; başarabileceklerimi bildiğimdendir.

Siz, kendinizin ya da projenizin farkındaysanız ve artılarını; eksilerini görüyorsanız akabinde aile harici konuya hakim, yorumlarının değerli olduğunu düşündüğünüz insanlarla fikir alışverişi yapıyorsanız, gerisinin çokta önemi olmuyor.

Önemli olan sahneye çıkmadan o alkışı duymak. Sahneye çıktıktan sonra herkes herkesi alkışlar…

2 Beğeni

Günaydın. Sözlerinizden korktum, eleştirileriniz biraz ağır olmamış mı? Öfkeniz beni endişelendirdi…

1 Beğeni

@Blackheart @Ezheret @SJack @azizhayri

Çok teşekkür ederim arkadaşlar. Sonuçları bazen kötü olsa da, doğru bildiğimiz yoldan şaşmamak gerek.

@azizhayri Estağfurullah üstat. Başkalarını anlamaya çalışmak insanı insan yapan şeylerden birisi. Teşekkür ederim.

8 Beğeni