"Gerçek sosyalizm o değil"le kapışabilecek bir cümle. Alien vs. Predator. Whoever wins, we lose.
Evet internetin bunu getirebileceğini, yapay hesaplarla daha büyük yankı odaları ve manipülasyon merkezleri oluşturulabileceğini ve bunun toplumları bilgiye ulaştırmaktan çok dezenformasyona elverişli kılacağını kimse tahmin edemezdi sanırım. Herkes işine gelen haberi doğru, işine gelmeyeni yalan kabul edebiliyor. Gerçek dediğimizin göreceli bir şey olmaması gerekiyor halbuki. Meğer insanoğlu ne meraklıymış kendi küçük distopyalarını yaratmaya. Ufacık hobi gruplarında bile algı operasyonu kasıldığına şahit oldum ben bu ülkede. Delilik, başka bir şey değil.
İki gündür yargıda yaşananlar üzerine yapılan yorumları görüyorum da, memlekete karşı umudunu yitiriyor insan. Ben trollünü gerçeğinden ayırt edemiyorum artık. O yüzden gündemden iyice kopardım kendimi.10 sene önce böyle değildi mesela. Bu kadar güdümlü hesap bulunmazdı. Zekice eleştiriler yapılırdı, ince espriler görürdük gündem üzerine ve sonra bunları gidip duvarlara yazardık.
Şimdi her yönden gütmeye çalışıyorlar bizi. Yalanlarla ve aptallıkla kuşatıldık. Çok üzücü.
Gitmek veya kalmak, ikisi de insana göre. Kimi gidiyor, kimi kalıyor. Gideni yargılamak falan da saçma.
Ancak gitmek için yıllarca kendini yırttığın ülkeye gidip te 100 dolara marketten bunu aldık, şu arabayı bu fiyata aldık diye sabah akşam sanki nispet yaparcasına bu ülkedeki insanlara özel videolar çekmek falan nerden baksan eziklik, nerden baksan aptallık.
3 aydır ilk defa normal bir insan gibi beslendim. Sabah menemen/çay, öğlen makarna yoğurt, akşam mercimek çorbası ve karpuz.
3 aydır o kadar insanlıktan çıkmış, o kadar dengesiz besleniyordum ki bünye bir şaşırdı. Son olaylardan bahsetmiştim burada tekrar girmeyeyim şimdi, her canım sıkıldığında, her yapacak bir şey bulamadığımda, her yalnız kaldığımda kendimi yemek siparişine, alkole, sigaraya, abur cubura verdim. 13 kilo aldım. Ayda 20’yi aşkın yemek siparişi, her hafta alkol sigara derken iyice insanlıktan çıkmıştım.
Bünye düzgün ev yemeği görünce bi afalladı harbiden : D Devamını getirmeyi planlıyorum çünkü elimdeki tüm parayı da bunlara gömer oldum. Az insan olmam lazım tekrardan.
Yediğini paylaşacağın diyet başlığı oluşturursan seni takip edip motive edebilirim. Ben de 2 haftadır diyetteyim. Uzu bir ABD sonrası bünye artı 8 kilo aldı. Spor ve diyetle iyi gidiyorum şimdilik
Ara ara buraya yazarım hacı sağ olasın. Ayrı başlığa gerek yok ama bilgilendiririm.
Sana da kolay gelsin umarım hedefine ulaşırsın.
o zaman sen yaz. ama en çok dayanamadğın noktada yaz ilk bir iki gün iyi geçede sonra ataklar gelir
alklsüz iki haftam çok zordu mesela ![]()
Benim canım da çok fena alkol çekiyor, ilaç kullandığımdan içemiyorum son haftalarda. İlacı salıp kilo verdikten sonrasına saklıyorum kendimi.
Yazın ne güzel 10 kilo vermiştim, son aylarda 13 kilo aldım. Toparlayacağız ınshallah arkadaş.
Yapılır ya. KAfada bir sıkıntı yoksa. Yani dertten değilde zevkten filan yediysen. Birde ben spor yapıyorum uzun uzun çık yürü abi bacakların kopana kadar. Havalar iyi… Ben çok faydasını gördüm iki haftada 2.5 gitti hemen
Akşamları kapıcılık yapıyorum o bayağı kalori yaktırıyor yorucu biraz. Yürüyüşü de dahil etmeyi planlıyorum.
Daha önce bahsetmiştim ama huzurlarınızda bir kere daha lojistik sektörünü lanetlemek istiyorum.
Bu sektör yüzünden mide hastası oldum (stresten) ve saçlarım erken beyazladı😑
İş yerinde beraber başladığımız, yaşıt, samimi olduğum arkadaşlar var, fena anlaşmıyoruz lakin bazen(2,3 ayda bir) yorgun hissedip işler de yoğun değilken “yıllık izin” kullanıyorum “bir gün”, şefime de izah ediyorum ve anlayışla karşılıyor fakat izin kullanma onların da hakkı değilmiş gibi batıyor adamlara.
Neden gelmedin, şefin bir şey demiyor mu, rahatlığa bak zart zurt…
Cidden soruyorum, benim yaptığım mı tuhaflık, onların ki mi?
Kuvvetle muhtemeldir ki kıskançlık yüzünden bu soruları soruyorlar. Kıskançlık ve çekememezlik.
OECD ülkeleri arasında en fazla çalışan ülkelerden biriyiz. Hem gün hem saat bazında. Diğer taraftan en az izin yapan ülkelerden biriyiz.
İnsan da bir makine değildir, sürekli mükemmel çalışamaz ki, makineler bile bakıma girer arada dinlenirler, bakım girmeyen makineler bozulur.
İnsanın da kendine vakit ayırması arada dinlenmesi gerekiyor.
Yani sözün özü, izin hakkınızdır, yöneticiniz ses çıkarmadıktan sonra kimse bişey diyemez. Yasal izninize yöneticiniz de birşey diyemez zaten.
Mesela benim ülkemizde en çok sinir olduğum şey, özel sektörde yeni bir şirkete girince yıllık izin hakkınız sıfırlanır, 14 güne düşer. Çoğu ülkede çalıştığınız yıl baz alınarak 1 aydan başlayan izne sahip olursunuz.
Yıllık İzin Süreleri - Türkiye en düşük ama 26 günü elde etmek için bile minimum 10 yıl çalışmak gerekiyor. Çoğu Avrupa ülkesinde bu başlangıçta standart.
Sömürüle sömürüle vücut su oranımız da düşmüştür kesin.
Sen çalışmazsan, ben çalışmazsam, o çalışmazsa birileri nasıl milyonlarına milyon katacak…Kimsenin kızmaya hakkı yok; tercihlerimiz hayatımızı belirler, sandıkda da…
Üstat aslında @azizhayri üstadın dediği gelir adaletsizliği noktasına varıyoruz.
OECD ülkelerinde gelir dağılımı eşitsizliği, halkı çok fakir ama zenginlerin çok zengin olduğu ülkeler sağ tarafa doğru kayıyor. Gerçi Türkiye hep sağa kayıyor
değişik siyasal bir çıkarım oldu bu.
Bunun benzerini yaşıyorum. İki türlü cevabı var ve alışsan iyi olur çözemezsin. Kamu yüzde 70 i torpille gelen, çoğu yönetici seviyesinde bulunan adamın yada madamın personelden kat kat daha düşük bir eğitime, vizyona, akla gelen ne varsa sahip olduğu bir yer. Kanıtsanmış, sistematik ağır bir mobing var. Dahası yapanda uğrayan da bunu bilmiyor.
1- Sana bu soruyu soran grup bu soruda haklılar. Biz iki kişiyiz. İşimize hakimiz ve birbirimizi çok iyi idare edebiliyoruz. Ben yönetici ile kapıştığımdan ve kendisi beni ezemeyince istediğim herşeyi aldım. İstediğim herşey derken senin gibi yasal haklarım. Odasının kapısını çalıp kafayı uzatıyorum müdürüm izine… diyorum o izineden sonrası yok çık tamam diyor. Saatlik mi, yıllık mı, idari mi dinlemiyor bile. Gidiyim yeterki. Nasıl olsa sisteme de giriyorum ya yeter. Oda arkadaşıma gelince. Neden gidiyorsun, odada diğeri (ben) varmıyım, X ile konuştunmu o da burda mı ikiniz aynı anda gitmeyin ( x yan odada bizle aynı işi yapmayan alakasız bir şahıs)
Şimdi bu muameleye maruz kalınca bana da bu amirin birşey demiyor mu sorusu soruluyor. Amirim de ne isin var diye o arakadasa soruyor iste.
2- Bu grup da gıybet, dedikodu grubu. Buna yıllık izini bırak zorunlu izin ver gitmez.
Senede bir kere bir hafta köyü, geri kalan işi. Yanlış anlaşılmasın aşağlamak için demiyorum ama bir beklentisi, şunu yapıp hayatıma bir sey katiyim yok. Hayalleri yok, butun amaci becerebilirse ev, araba ve emeklilik. Haliyle herkes kendisi gibi olsun istiyor. Öyle yaşasın istiyor. Bire bir aynı parayı alıyoruz, kuruşuna kadar. Onun eşi benim eşimden genç. Üç çocuğu var eşi çalışmıyor. Bizde çocuk yok, hanım 7-24 işte, yazın 5 gün Roma’ya gitsen… Nasıl ya? Oooo sen iyi kazanıyon heralde? Amirin nasıl izin verdi? Öyle oluyor mu ya?
Bunların ileri boyutu da var da çok anlatmak istemiyorum. Alış…
Efendim konu çok güzel isimlendirilmiş, iyi düşünülmüş, ama ben burada üç saat içimi döksem de rahatlayamam. Olan yine gelip de okumaya çalışacak arkadaşların sıhhatlerine olur. İyisi mi ben olayı şöyle kapatayım. Ehem!
AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA
