Dök İçini Rahatla


(Hiçliğin bekçisi…) #826

Benim çok yakın bir ablamın eşinin kardeşi ağır kanser tedavisi görmüş ve sonunda ameliyat olmuştu. Kadın ciddi anlamda nefes zor alıyordu ve sessiz sakin bir ortama ihtiyacı vardı. Neyse evlerinin yanı başında lüks gökdelen siteler inşa ediliyordu. Bu ablanın eşi de gece üç sularında bile inşaat yapılıyor diye düzgünce uyarmaya gidiyor. Nereden bileceksiniz derseniz görüntüleri var. Televizyona filan düşmüşlerdi. Adam daha gak demeden güvenlik çıkıp öyle bir dövüyor ki. Bizimkiler feryat figan bağırıyorlar. İndim, ettim demeye kalmadan adam komaya giriyor. Bir buçuk ay komada kaldı. Suratı, bedeni tanınmayacak haldeydi. O denli berbat görüntüler. Ne küfür var ne bir şey. Sadece rica ederim geceleri gürültü yapayın hastamız var, diyor. Karşıdaki adam da sana mı soracağız, diyerek dövüyor. Şaşılası durum. Polis bu durumda bile iki saat sonra geliyor. Allahtan apartmanın kamera sistemi var. İnşaatın kameralar filan temizlenmiş iki dakikada. Eh, döven adam da kaçıyor bu sırada tabii. Keza üç sene evvel anneannemi ben senin kızının yakın arkadaşıyım gel teyze seni bırakalım diye kaçırmışlar. Ben de iki dakika evime çıktım yani. O sırada çöp atayım bari diye sen çık, kaçırsınlar. O kadar uzağa bırakmışlar ki annemle ben sokakta manyak gibi dolanıyoruz yok. Polis ise gram ilgilenmiyor. Sonra zor şer evi bulmuş. Perişan haldeydi. Polise gittik. İki sene sonra aradılar. Gelin bakın hele bunlar mıydı? Yahu kadın o günden sonra alzeheimer oldu. Şoktan ötürü bütün kafa gitti. Annem de sinirlendi tabii. Aramayın bir daha diye kızdı. Misal şu an o olayı hatırlamıyor anneannem. Yani her şey bir garip. Geçenlerde de yan apartmandaki yıllardır tanıdık yaşlı bir teyzemiz var. Eşim fark edince müdahale etmiş. Hemen kaçmışlar. Lüks arabalara binen gayet şuh görünen insanlar. Garip bir yere doğru gidiyoruz.


(Her şey çok güzel olacak) #827

Geçmiş olsun, artık sokakta güvenliğin kaldığını düşünmüyorum, özellikle büyük şehirlerde. Her gün sosyal medyada çıkan haberlerden sonra İstanbul’dan iyice soğudum (gerçi artık her yer öyle). Her an her şey başına gelebiliyor insanın.

Sizin semt neresi bu arada? Mümkünse uğramayacağım çünkü :confused:


(Hiçliğin bekçisi…) #828

Söylememeyi tercih ederim. Belki bir gün yolunuz düşer. :roll_eyes: Hayatın heyecanı kaçmasın. :sweat_smile:


(Her şey çok güzel olacak) #829

Küçük bir ege kasabası hayal ediyorum artık :confused: Arkadaşımın Edremit’te ufak bir bahçesi var, içine çocukları için salıncak gibi oyuncaklar yaptırdı, bir köşeye sebze ekmiş, diğer köşede de fırın yaptı. Çocuklar doya doya oynarken bahçesinden topladığı sebzelerle yemek yapıyor. Gıpta ediyorum resmen.


(Hiçliğin bekçisi…) #830

Ben kaçma peşindeyim. Benim durumlar biraz zor ve karışık olsa da bir şans doğdu gibi. Bu yaz ilk adımı atacağım bakalım. Herkesi galeyana getirdim. İki senedir tüm aileyi resmen zehirledim. :smiley: Babamın hiç aklında yokken başka şehirde iş yapma fikrini kafasına soktum. Yarın gidip anlaşma yapacak. Eğer olursa Allah’ın da izniyle gitmeye çabalayacağım. En büyük sorun eşimin tayin durumu. Onu nasıl yapacağız bilmiyorum ama en azından denemek istiyorum.


(Buyici) #831

En güzel tayini m.vekilleri yapar benden sana tüyo. :wink:


(Hiçliğin bekçisi…) #832

Hiç sevmediğim işler benim bu işler. Hiç de haz etmem. Ben legal yolu deneyeceğim. Bir-iki sene sabredilebilir kanımca. İşin kötüsü eş durumundan bile tayin alamıyor oluşu. Bakalım, nasip kısmet bu işler.


(Buyici) #833

Öğretmen ya da bankacı o zaman eşiniz?


(Hiçliğin bekçisi…) #834

Yok değil ama kurum bir saçma. Aslında baya saçma üç senedir tayin bekleyen var. İstanbul’dan gitmek isteyen çok ama gelmek isteyen yok ondan oluyor bu. :smiley: İstanbul’a tayini şıp diye çıkmıştı evlenirken ama şimdi zor. Bakalım ya. İşten çıkartmazlarsa iyi. :smiley:


(Buyici) #835

Hadi bakalım inşallah yolunuzu bulursunuz. Ben İstanbulda yaşayanlara üzülüyorum. Akrabalarımın bir çoğu orada ve her gidişimde ayaklarım geri geri gidiyorum. Halbuki çocukken hoplaya zıplaya giderdim ama şehir kaos içinde artık. Bende de eskiden kalma panik atak var ve acayip tetikliyor şehrin atmosferi.


(Hiçliğin bekçisi…) #836

Eskiden güzeldi ya. Ne olduysa son on-on beş senede oldu. On sene öncesi ile şimdisi bir değil artık. Çığırından çıktı ortalık. :slightly_frowning_face:


(Buyici) #837

Benim dışarıdan gördüğüm en kötü durum kesinlikle mülteci ve göçmen durumu. Teyzemin bir sözü vardı. " Adamlar İstanbula iyi güzel geliyorlar ama İstanbulda bile halen geldikleri yerdeymiş gibi yaşamaya çalışıyorlar. İşte bu hep sorun çıkarıyor." diye söylemişti. Düşününce çok doğru. İstanbula geleceksen bu şehrin tarihine ayak uyduracaksın. Yoksa Anadolunun herhangi yerinden gelipte kendini halen oradaymış gibi yaşarsan büyük sıkıntı.


(Her şey çok güzel olacak) #838

Silivri’ye 5 sene önce geldiğimde hoşuma gitmişti. Oturduğumuz ev 1 senelikti ve çevresinde başka ev yoktu. İmar izni çıkar çıkmaz şantiyeye döndü, çılgınlar gibi apartman diktiler. Bir anda çok göç aldı. Kalırım burada diye düşünürken bu sene ben de tayin olayına bakacam artık.


(Emre ) #839

Peki yurtdışında yaşayan Müslümanlara veya Türklere aynı şey söylense ki söyleniyor, onlar ne diyebilir? Onlar neden karşı çıkıyor? Ya da ayak uyduramayacaklarsa niye gidiyorlar?


(Buyici) #840

Kimse keyfinden gitmiyordur elbette. Ama malum şartlar herkesi zorluyor. Benim demek istediğim İstanbul gibi bir şehre gidiyorsan oranın kültürüne entegre olmayı kabulleneceksin.


(Emre ) #841

Doğru ama bu dediğiniz sadece İstanbul’a gelen göçmen için değil herkes için geçerli olmalı. Abd’ye giden Meksikalısı için de Çinli için de. Sonradan gidip mağdurum ben rolü oynayacaksa hiç gitmesinler. Bu yüzden bizimkileri örnek verdim.


(Buyici) #842

Yani konu İstanbul diye oradan örnek vermiştim, dediklerine katılıyorum. Evrensel bir sorun zaten.


(Her şey çok güzel olacak) #843

Paralel evrene mi geçtim nedir?


(fatih çetin) #844

Son zamanlarda bu kelimeler çok aranıyorsa o zaman haber yapalım demişlerdir. Yapılan aramalarda öne çıkmak için yapılan bir hile gibi geldi yani. Yoksa bu gazeteyi okuyanların bu habere gideceğini düşünmüyorum.


#845

Evet…

Tamamen Google arama sorunuçları ve Google News de yukarıda olmak için yapılıyor bu haberler.

Bu tarz içerikler ne haberci (gazeteci) ne de uzman görüş içerikleri tamamen laf salatası

Gerçek Akit bu… Sapkın zihniyet. 3-5 yaşındaki çocukların fotoğraflarını sansürlemek.