Dök İçini Rahatla


#928

Kitaplara uzaktan bakmaktan kitaplara platonik aşık oldum :heart_eyes::blue_heart:


(Hiçliğin bekçisi…) #929

Ahaha. Bu konudan ben de rahatsızım. Ne yapsam yetmiyor. Ne almaya ne okumaya yetişebiliyorum. Bakıp bakıp iç çektiklerim var. Sanırım ben aşık olmuyorum ama efkar yapıyorum. :joy: Ağıt yakasım geliyor. :sweat_smile:


#930

Şunu paylaşıp gidiyorum,


(Hiçliğin bekçisi…) #931

“Depresyona girmeye gittim, döneceğim…”


(Cankut Değerli) #932

Üniversiteden mezun olalı neredeyse iki yıl oldu, ancak benim aklım hâlâ lise sıralarında. Çünkü sınıfım gerçekten çok samimi, ufak ve güzel bir sınıftı.
Ben dilciyim, lisede de üniversite de dil bölümlerindeydim. Sınıfımızda kızlar çoğunluktaydı, biz iki erkektik ancak şahsen bu tip şeyleri hiç dert eden biri değilimdir. Üniversitede o tadı bulamayınca sanırım benliğimin bir tarafı eski dönemlere kaçtı. Bilmiyorum, o ufacık sınıfta hep beraber börek çörek yememiz, oyunlar oynayıp sınavlara beraber çalışmamız daha dün gibi, hep de o şekilde kalacak sanırsam.
Eh, öyle işte. Bu sabah arkadaşlarımdan birini rüyamda görüp bir de yıllıkları karıştırınca iç dökesim geldi, çok da şey yapmayın. :joy:


#933

Çok iyi anlıyorum kendi adıma. Lisede arkadaşlıklar bir başka oluyordu zaten. Daha samimi, içten bir ortama sahip. Ama üniversite öyle olmuyor pek. Yani olmuyordu. :smiley:


(Cankut Değerli) #934

Merak etmeyin, hâlâ olmuyor. :joy: Ha, üniversitede de güzel arkadaşlıklarım olmadı mı, oldu tabii ancak lisedeki kadar değildi. Birinci sınıftan sonra herkes dağıldı.
Şu an lisedeki arkadaşlarımla ne yapar eder senede bir kez buluşmaya çalışırız, bu sene olmadı gerçi ama neyse, üniversitedense toplasan iki üç kişiyle görüşüyorum.


#935

Yaa… son 2 hafta sonra lise bitiyor. :sob:

Edit: cümlenin altına kısa çizgi koyunca yazı büyüyormuş. Şans eseri keşfetim.


(Doğan) #936

İyi haber beklediğim yerden kötü haber geldi. Böyle böyle tükeneceğiz.


(Buyici) #937

Dostum benimde hayatımın en güzel yıllarım lisede geçti. Eşime lisede aşık oldum. Yıllarca süren donatımlarımız devam ediyor. O yıllarda yaşadığımız maceralar halen aklımızda. Aldığımız notların bile halen makarasi muhabbeti döner. Hey gidi bee 15 sene oldu.


(Hiçliğin bekçisi…) #938

Lisey’yi pek hatırlamıyorum… Üniversite’yi de çat pat anımsıyorum. :thinking: Hayat eskiden güzeldi ama şimdi de güzel. :joy:


(Seray) #939

Üniversiteden mezun olalı 1 sene olacak ama asla özleyeceğimi sanmıyorum. Zaten mezun oldum sayılmaz yüksek falan derken. Ama lise gerçekten özeldi. Mezun olalı 5 sene oldu ama özleniyor. Arkadaşlıklar daha doğal ve gerçekçiydi, beraber büyümüştük herkesle, ben de lise arkadaşlarım ile hala görüşürüm, hemde senede birden fazla kez.
O beraber yapılan börek çörek günleri hocalarla birlikte yaptığımız sabah kahvaltıları. Masaları birleştirip baya baya okulun son haftası patates kızartması peynir zeytin getirip kahvaltı etmiştik edebiyat hocamızla, ahh ne güzel günlerdi dertsiz :smiley: Yıllığı karıştırınca insan gerçekten anılara dalıyor.


(Cankut Değerli) #940

@Kingebu Desene ne kadar geçerse geçsin unutulmuyor. :joy:
@Agape, tabii canım hayat hâlâ çok güzel de insan özlüyor…
@serotonin, Sizinki de bayağı renkliymiş gerçekten. :slight_smile: Daha nice nice öyle güzel günler yaşamak dileğiyle…


(Mari) #941

Eşim beni ilk gördüğünde, işyerinin yemekhanesinde tabldotta kalan son yemeyin suyuna ekmeğimi banıyormusum:) Sonr da tabldotu eğip kaşıkla son lokmayı yedin der her zaman :smiley: bu kadar detaylı anlatmana gerek var mı diyorum o anda aşık oldum sana diyor, bu kız yemeğin son lokmasını ziyan etmiyorsa bundan hayat arkadası olur demiş içinden :slight_smile: cok romantik bir hikaye olmadıgının farkındayım ama bizim hikayemiz de bu​:joy: tabi bizi birbirimize bağlayan ayrı şehirlerdeki sosyal hizmetlerde büyümüş olmamız. Evet bu da romantik değil, trajik oldu farkındayım, ama bizim gerçeğimiz de bu :slight_smile:


(Doğan) #942

Bence bu küçük detaylar romantik bildiğimiz şeylerden daha daha güzel, daha romantik şeyler. :slight_smile:


(Enver Arman ★) #943

Sevdiğim şeyleri kendime saklamak istiyorum. Dile düşmesi sinirimi bozuyor. Bu duygumdan utanıyorum. Kendimi hep düzgün biri okarak görürdüm ve bu duygumu görmek beni utandırdı.

Frp benim için çok özeldir. Hepinizin tanıdığını düşündüğüm Can Sungur sanırım artık popüler kültürün Acun Ilıcalı’sı oldu. Sevdiği şeyleri insanlara izletiyor. Kendisini çok takdir ediyorum. Bilimkurgu klasiklerini, Diskdünya’yı ve bunun gibi pek çok şeyi insanlara tavsiye ediyor. Ama bunu kolay ve özensiz bir şekilde yapışı sinirimi bozuyor. Marvel sinema evrenin yükselişiyle kazandıkları geekyapar seyircilerinin sadıklığı sayesinde izlendiğini bilerek ne buluyorsa ekrana atıyor. Frp ye Kayra Keri Küpçü’nün yıllarca kazandıramadığı ilgiyi kolayca kazandırıyor. Sıkıntı bu değil, sıkıntı artık frp nin ülkede onun adıyla anılmasında.

Seneler önce Futurama izlerken frp keşfetmiş, uzunca bir süre uygun arkadaş ortamı bulamamış ve doğru anıbeklemek zorunda kalmıştım. Bu arada Pathfinder Core Rulebook’u çevirmeye kalkışmış, 20 sayfa ilerleyebilmiştim. Bu dönemde çevremdeki herkese de açıklamış, “Bak, böyle bir şey var. Haberin olsun.” demiştim.

Arkadaşlarımdan birisi çok vakit kaybı olduğunu söulemişti. Az önce sosyal medyada kendisinin Can Sungur’un Podcastia şovunda olduğunu gördüm. Ele ayağa düşmesi mi lazımdı?

Marvel sinematik evreni gibi düşünün. Daha doğrusu sinematik evrenle basitleşen, derinliğini kaybeden çizgi romanlar gibi. Dinazor takipçiler ne hissediyor bilmiyorum ama ben de o dinazorlardan olsaydım gişe rekoru kırmak başarısıyla övünen bir Marvel benim eski konağım olmazdı.

Kayıprıhtım forumunu ilk bulduğumda burası benim küçük cennetim olabilir demiştim kendime. Burayı da paylaşmak istemem mesela. Toplasan yüz kişi sürekli burada belki de daha az. İyiyiz, anlaşabiliyoruz. Hatta siz daha eskisiniz, eski forumdan kullanıcılar. Gerçi siz de benimle paylaşmak istemezdiniz belki.

Rahatsızlığımın bir sebebi de ortak zevk sahibi insanların buluşmasındaki zorlaşma. (Forumda biri paylaşmıştı, metroda sapiens okuyanlarla ilgili bir karikatür. Bulamadım. Bulunca koyacağım.) Bu metroda sadece bunların değil herkesin sapiens okuduğunu düşünün. Bu kadın şimdi hangisinin çok satanları okuyan biri olup olmadığını nerden anlasın? Herkes yapıyor diye kendisini geri bırakmayanlardan araştırıp bulup kurcalayan inceleyenleri nasıl ayırt edecek? Korkunç.

Animeler ve mangalar halk arasında aynı övgüyle anılmadığı için içim rahat. Sokaktaki herkesin Berserk Gantz veya Billy Bat hakkında yorum yaptığını düşünmek beni kudurturdu sanırım. Allaha şükür. İnsanlar kendi arasında ne kadar fazla “Anime izleyenler maldır.” derse o kadar mutlu olacağım.

İlk paragraf hariç şu ana kadar yazdıklarım hakkında yarı yarıya kendimden utanıyor ve kendimle gurur duyuyorum. Aslında herkes bilse bunları, hatta tüm ülke bilse mükemmel olur. Bence Müge Anlı’ya çıkan onca korkunç dava hiç yaşanmamış olurdu. Böyle olduğunu da düşününce resmen gelişmemizden rahatsız oluyormuşum gibi hissedip suçlanıyorum. İlkelliğimi gördüm ve yıkıldım. Utandım. Bu düşüncelerimden, kendime saklama isteğimden kurtulabileceğimi sanmıyorum. Kurtulmak istediğimden de emin değilim.


#944

Tüketeceğimiz eserleri bir kaygıya göre seçmek zorunda değiliz. İsteyen istediğini okur ya da izler ya da dinler. Popüler olması ya da olmamasının bir belirleyiciliği yok.

Açıkçası sizin bakış açınız bana çok tuhaf geliyor. Frp’ yi seviyorsanız yapın. Diğerlerinin sevip sevmemesi ya da toplumun bakışı neden umrunuzda anlayamıyorum. Siz, sevdiğiniz için mi yapıyorsunuz yoksa kendinizi diğerlerinden farklı hissetmek mi hoşunuza gidiyor?


(Burak Kuşcu) #945

Siz siz olun mecbur kalmadıkça taşınmayın.

Kitaplarımı kolilemeye başladım. Böyle 3 adet koli daha dolunca hepsi kapatılmış olacak ama işte içim içimi kemiriyor kitaplara bir şey olursa diye… Dün düşünmekten uyuyamadım hepsini yatırdık bebeklerin ama inşallah başlarına bir şey gelmez.

Hanım kitapları doldururken dayanamadı sinirlendi gitti “bitiremezsin sen bu işi” dedi.

E haklı kabul ediyorum ama mesela zaman çarkı şömizlerinin uçları mı ezilsin, kırılan sayfalar mı olsun, bir kitap diğerinin sayfalarının arasına girip darmaduman mı etsin?

Ne pis işmiş ya…

Diğer değerli olan ya da değerli gördüğüm tüm koleksiyonlarımı arabamla götüreceğim(saat kalem hatta kırtasiye diyelim, iskambil, puro, parfüm bunlar arabada ok) ama bu arkadaşlar sığmıyor işte…

Nabıcaz böyle?


(Buyici) #946

Kitapların koli ile temasını engellemek için gazete kağıdı koysaydın keşke. Ben öyle taşımıştım 0 zarar ile halletmiştim. Tabi benimki kısa mesafe taşındı. Sen havalimanında çalışmıyor muydun? Maraş nereden çıktı? :sweat_smile:
Edit: Kitap kolileri = potansiyel fıtık


(Hüseyin gök) #947

Hayatımda ikinci sefer bir işten kovuldum ilkinin verdiği soğuk su etkisi ikincisinde de oldu hadi hayırlısı:(