Dini başkasından değil kitaplardan okuyup öğrenip karar vermeyi tüm nesle yayabilsek birçok sorun kendiliğinden çözülür. İnanıp inanmaması başka bir konu.
Kuran’ ı anladığımız dilde ve farklı farklı çevirilerden okumak lazım -karşılaştırmalı okuma - ki bize gönderilen mesajı anlayıp uygulayabilelim. Sanırım Prof. Dr. Mehmet Okuyan’ ın bir sözüydü: ‘’ Dinle ilgili yazılan her şeyi okuyun ama önce Kuran-ı Kerim’ i okuyun, anlayarak.’’ Ve tabiki sizden daha iyi anlayabilen birileri olabilir bu yüzden okuyun, araştırın, dinleyin ve kararınızı verin. Ne deniyor Zümer Suresi 18. ayette: ‘‘Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah’ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.’’ (Hocalar gibi konuştum.) 
Ben su siralar kitab-i mukaddes okuyorum. Tamamini bitirme niyetindeyim eski ve yeni shit toplam 2000 sayfa. Suan 900 sayfa kadar bitti. Normal kitap okur gibi okuyorum ve hic birseyin bize anlatildigi yada filmlerde bahsedilen gibi olmadigini gordum. Bu sebeple kurani once okuyup sonra meal okuyacagim. Ancak bunun bile dogru anlamaya yardimci olacagini sanmiyorum. Bu metinler orjinal dilinde ve bulundugu kultur ozumsenerek okunmali.
Incil tevrat ve zebur icin kitabbi mukaddes sirketinin hem basili hemde app si var. Zaten kitabbi mukaddesde oyle cok fazla secenek yok. Ilgini cekerse ne okuyorsunuz bolumde iki ayri sekilde okudugum bolumleri yazmistim
Türkiyede Tolkien gibi bir yazarın kitaplarının yıllardır basılmadığı için karaborsaya düşmüş olması çok büyük utanç sebebi.
Benim gördüğüm kitap 8 9 aydır 400 liradan satıyordu 500 oldu siz yine iyi fiyata bulmuşsunuz.
Sırf bu kitabı alamayacağım için seriden başka kitap alasım gelmiyor.
Bu insanlar arkadaşlarıyla özel hayatlarını konuşmak için toplu taşıma araçlarına binmeyi mi bekliyorlar? Biz zorunda mıyız sizi dinlemeye? Yoksa arkadaşlarınızı yalnızlığınızı gidermek için mi kullanıyorsunuz? Hayır anlamıyorum 2 saat otobüs durağında bekliyordun işte binmeden ne konuşacaksan konuş, bindikten sonra mı aklına geliyor?
Dinlememe gibi şansında yokki bazen çok sessiz oluyorlar, birisi çıkıyor langır lungur konuşuyor. Kulaklığı olmayıp bu zülme katlanmak zorunda kalan insanlar için üzülüyorum. Sözüm meclisten dışarı tabii acil durumu var, özel durumlar var da işte neyse ya… Döktüm ama rahatlayamadım.
Lise yıllarında bizde arka koltukta çok gürültü yapardık. O zamanlar genelde otobüs muhabbeti günün kritiği üzerine yapılırdı. Birbirimizi kızdırma falan. Ama korkunç eğlenirdik. Anlamıyorum ama bir nevi stres atardık. Şimdi düşününce yüzüm kızarmıyor değil. Az biraz medeniyetsizlik olmuş ama gençlik işte. Hangimiz hep kurallara uyarak yaşadı ki. 
Bi gün günüm tersine dönmüştü uyuyamıştım hiç. Düzelsin diye diğer güne bağlamaya çalıştım ama hiç düzelmedi. Bir yandan da final çalışıyorum sürekli uykum geliyor ve yalap şalap oldu her şey günlerdir. Uyuyakalmayayım diye her saat başına alarm kurdum ve finale kadar uykumu düzene sokuyum diye de uğraşmıycam. Başka türlü yetişmeyecek hiçbir şey.
Ne kadar zor bir durum. Bazen böyle durumlara insan kendi kendisini mi sokuyor diye düşünüyorum ama yaşananlara karşı doğal bir tepki sanırım. Bir akşam balkonda (yoksa cam kenarı da olabilir) geceyi izlerken falan sevdiğiniz, içinizdeki bu durumdan uyuşmamış kısıma dokunacak şarkı dinlerseniz sakinleşip dinlendirici bir uykuya dalmanıza yardımcı olabilir. Sürekli uykusuz bir şekilde alacağınız verimden 7-8 saat eksik çalışıp daha fazla verim alabilirsiniz diye düşündüm. Ne kadar sevmesem de uyku bir şeyleri düzgün yapabilmek için gerçekten önemli. Ben durumunuzu tam bilmediğimden belki sığ bir tavsiye de vermiş olabilirim ama yardımcı olabilirsem de sevinirim. 
Tamamen aynı durumdayım. Yetiştiremediğim konular var. Stresten başım ağrıyor. Endişelenip durmaktan derse de odaklanamıyorum. Uyuyamıyorum da doğru düzgün. Fazla stres yaptığımda bir uyku problemim tetikleniyor. Uyumak istesem de olmuyor. Kolay gelsin diyeyim ben. Çok zor 
@Sindella Çok geçmiş olsun. İnş kurtuluruz yakında. Bir kere ucunu kaçırınca tümden gidiyor. Gün doğduğunda hiç uyuyamıyorum ama gün doğmadan da çalıştığım konu bitmiyor. Günüm gecem ters döndü.
@doyoulikepie Çok teşekkür ederim ya. Aslında uykusuz olmuyorum, yani yeterince uyuyorum ama saçma sapan saatlerde uyuduğum için saat başı alarm kurdum. Gün içinde uyursam uyanayım diye. :d Hoş yine yattı bu iş çünkü telefonumu suya düşürdüm şimdi pirinçte uyuyor. :d
Teğallam, flood olacak ama üstteki atıf mesajlarıyla birleşmesin istedim. Gerçekten dayanamıyorum ya,nasıl sabredilir hangi akla hizmet yazılır bu bölüm. Çıldırıyorum. Her sene sonunda aynı şey, bıkkınlıkla dayanmaya çalışıyorum. 1 den sonra zaten boşa gitmesin bu kadar sene diye diye okudum da başka bi yere de gidemiyor. 4 sene sabretmeye çalıştım şu 2 sene de bitse de kurtulsam lanet yerden. İdeali “Ben hayatımı adayacağım. İnsanları tedavi ederek insanlığı tedavi edeceğim. Bu kutsal bir görev.” olarak bakanlar okusun mutlu mutlu. Ben neden geldim buraya. Zaten bu bakış açımla kimsenin hayatında tehlike yaratacak bir bölüm seçmem de. Seçecek olanın da olmayanın da aynı süre aynı şeyleri görmesi çok saçma. Amaan. Gerçekten başkalarını tedavi edeceğim derken kendim hasta oldum.
Ne oldu da böyle düşünmeye başladınız?
Yazarken de düşündüğüm şeyler, içine girip çok fazla zorlanınca gözüme batmaya başladı. Öncelikle hizmet sektörü olduğundan çok amele işi, pardon özür diliyorum. Ömür boyu çalışma ve öğrenme gerektiren bir meslek. Senin bilgi birikimin ve verdiğin emeğin asla ve asla takdir edilmemesi, özellikle kendi hastaların tarafından 9 da geliyor 4 de gidiyor altına mercedes’i çekmiş denmesi. Aileler ve öğretmenler eskilerde öğretmenliği övmeleri gibi övdüler yolladılar bir çoğumuzu. Yok devlete sırtımızı dayayalım, belli maaşımız olsun direk atanalım falan. Övülen yanlar bu ama bölüme girerken başka idealin ve isteğin yoksa, neden bunları çekiyorum ki diyorsun. Birisi bana sorsa kesin iş imkanı şu bu diye yazmayı düşünüyorum, ne dersin dese yazma derim. Yurtdışı denkliği olan herhangi bir bölüm -gerçekten herhangi biri olabilir en saçma şey bile- yazıp 6 sene saçma ezberlere ve ayak işlerine vereceğin enerjini bölümüne yatır kesinlikle daha mutlu daha tatminli olursun derim. Amaan, zaten halk sağlığı gibi kolay bir şey yazarım 2 sene dayanıp.
Belli ki kafanız çok karışmış. Yine de başka insanların ne düşündüğünü çok umursamanızı tavsiye etmem. Bunu söylüyorum ama ben bile yapamıyorum tavsiye vermeye kalkıyorum. Daha fazla şey söyleyerek kafanızı karıştırmak istemem.
Tanrı yardımcınız olsun.
Bu topraklar idealleri için yaşayan insanların yeri değil ve maalesef ki coğrafya kaderdir. Bu toplumun en büyük sıkıntısı eğitim felan değil onun temelinde “aile” kavramıdır. Asıl sıkıntı ebeveyn dediğimiz özellikle bizi dünyaya getiren, embesil kuşağı. Bunlar asalaktır ve bu toplumun kanayan yarasıdır. Bunlar sürekli dışardan bir şey bekler. Partiler değişince uzaya çıkacağız sanar. Sürekli başkasına muhtaçtır. Ev, araba onların en büyük misyonlarıdır. Kültür sanat neyine bunların çocukları müzeden çok kafe görür, 3 liralık kahveyi instagramda paylaşır. Ulan neyine böyle ülkede bilim ve sanat? Bilim ve sanat üretecek adamda durur mu böylesine kaotik bir çukurda? Çok vatansever bir deha olsan bile kendini tamamlayabilmek için düşündüklerini icra edebilmek için seni bu hale getiren ABD’nin pençesinde buluyorsun kendini ister istemez.
Neyse ya ben ne anlatıyorum.
Bunların okumadığı ama inandığı kitapta bunları özetlemiş. En sevdiğim kısımdan alıntı yapayım o anlatıyor:
15. İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, “Rabbim bana ikram etti” der.
16. Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, “Rabbim beni aşağıladı” der.
17. Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.
18. Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
19. Haram helâl demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.
20. Malı da pek çok seviyorsunuz.
21. Hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman,
22,23. Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?
24. “Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaydım” der.
25. Artık o gün, Allah’ın edeceği azabı kimse edemez.
Teşekkür ederim ya, yorumun için de yazdıkların için de. Hepsi o kadar doğru ki. Bir düzen içinde yazamayacak kadar bulanıktı kafam. Aile, toplum hepsi aslında umursamamız gerekmeyen ama aynı zamanda her şeyin içinde olan kavramlar. Napalım gerçekten, benim için çizilen hayatı en bükebildiğim şekilde bükmeye çalışacağım.
5-6 senelik HP Pavilion G6 dizüstü bilgisayarım var. Şu dizüstünde en nefret ettiğim şeylerin başında HP Connection Manager denen illet program var. HP bu programı kullanıcıları HP’ den nefret etsin diye yazmış olmalı. Zaten DÜ çok yavaş üstüne bir de bu illet en son açılıyor ve açılana kadar hiçbir şey hızlıca açılamıyor, internete bağlanırken kazınıyor vb. Yeni nesil HP DÜ’ lerde durum nasıl bilmiyorum ama yeni bir DÜ alacak olursam hatırlatın HP almayacağım. 


