En Son İzlediğiniz Film?

Bu filmi şimdi değil, Yılbaşı akşamında seyretmeliydin midosuji…

1 Beğeni

Kesinlikle, tam bir yılbaşı akşamı filmi. Son günlerde aklıma düşünce daha fazla ertelemek istemedim :blush:

1 Beğeni

Weapons

Bir süredir bu kadar gerildiğim bir film izlememiştim, iyi geldi.

7 Beğeni

Güzelmiş beğendim

5 Beğeni

Bu aralar, benzer konulu ve eski tarihli filmleri izliyorum. '80lerde çocuk olduğum için o zamanın filmleri daha ilginç geliyor. Bu tercihlerim, biraz da yeni filmlerin çoğunu pek beğenmememden de kaynaklanıyor.

Film, durağan tempoda ilerlerse de bence sıkıcı değildi.

4 Beğeni

Başarısız bir yönetmenin sinemaya duyduğu büyük tutkuyu anlatan, onu küçümsemeden ama kusurlarını da gizlemeden ele alan bir film. Ed Wood’un yeteneksizliği ve aşırı özgüveni zaman zaman komik olsa da sinemaya olan samimi inancı onu sempatik kılıyor. Filmde özellikle Bela Lugosi’nin unutulmuşluğu ve yaşadığı düşüş, komedinin altında güçlü bir hüzün yaratıyor. Tim Burton’ın başarısı da tam olarak bu dengeyi kurabilmesinde yatıyor. Film her ne kadar bazı dramatik noktaları daha derin işleyebilse de sıcaklığı ve özgünlüğüyle etkileyici.

3 Beğeni

Bir çocuk, yanlışlıkla annesinin ölümüne sebep olur. Bu olayın sonucunda baba, akıl sağlığını yitirir ve oğluna karşı derin bir nefret beslemeye başlar. '80ler korku sinemasının kalıplarını bolca kullanan filmde, gereksizce bazı sahnelerin uzatılması tempoyu biraz düşürmüş. Kısaca, ortalama bir filmdi denilebilir.

7 Beğeni

Çok geç gördüm mesajı ama yazmadan edemeyeceğim: Çok şükür ki sizin gibi insanlar da bu dünyada var. Bana kalırsa çok kaliteli filmleri 1 kez izlersek ihanet etmiş oluruz. Bu tarz filmler birkaç kez izlenmeli. Hepsinde farklı tatlar alınıyor. Ama nedense birçok insan bu film izleme işini “hızlı tüketim” kategorisine koyuyor. Sürekli olarak yeni film izlemeye çalışıyorlar. Bu bir yarış değil ve asla sözde izlenmesi gereken film ve dizileri izleyemeyeceksiniz. Mutlaka çok fazla eksiğiniz kalacak. Bunu bilmek beni çok rahatlatıyor birçokları rahatsız ederken.

2 Beğeni

Bu serinin ilk filmi o kadar iyi değil ama müthiş bir konu bence. Fakat izlemediyseniz 2 ve 3. filmleri kesinlikle izlemenizi öneririm. Frank Grillo özellikle, filmin kalitesini çok yükseltiyor.

2 Beğeni

Bende sizin gibi düşünüyorum, ayrıyeten çok sevdiğim bir işi tekrar izlemek güzel hissettiriyor. Daha önce fark etmediğin bir ayrıntıyı yakalamak, sevdiğin bir sahneyi yeniden izlemek. Yıllar önce izlediğim filmi şu an izleyen ben de çok farklı kişileriz. İnsan yıllar içinde değişiyor, yeni bakış açıları kazanıyor zamanında izleyen kişi ben değilim artık.:sweat_smile:

2 Beğeni

Searching - 2018

Kazak asıllı rus yapımcı/yönetmen Timur Bekmambetov un yapımcılığını üstlendiği rus-amerikan ortak yapımı Gizem/Macera filmi. Konusu, kayıp kızını arayan bir babanın hikayesi. Konusu gayet sıradan olan filmin asıl olayı hikaye anlatma tekniği. Zira bütün film boyunca bilgisayar ekranını seyrediyoruz aslında. Konu sıradan, senaryo ortalama, fikir harika, oyunculuklar iyi sayılır.

Son zamanların düşük bütçesi ile fazlasıyla şişirilen “Obsession” filminin aksine gerçekten “Fısıltı Gazetesi” sayesinde gayet başarılı olmuş bir film. Blumhouse-James Wan tayfasının şiar edindiği “Ucuz film yap, gerilla reklam taktiği ile ucuza pazarla, ya tutarsa” taktiği ile piyasaya sürdüğü filmlerden biri olan “Obsession” 2.900 küsur sinemada gösterime girdiği halde (Ve 750 bin dolara mal olmuş, öyle mi?) , “Searching” sadece 9 sinema salonunda gösterime girip, bu sayıyı ikinci haftada 1.207, sonrasında 2.009 a kadar çıkartmış. Bu benim gözümde filmin gerçekten seyirci tarafından teveccüh gördüğünün en büyük göstergesi. Filmin cirosundan hatta puanından daha büyük bir başarı emaresi.

Filmde dram var gizem, gerilim var, fikir güzel. Ben ilk seyrettiğimde beğenmiştim. Çocuklarla bir kez daha seyrettim. Şu kadarını söyleyeyim 10 dakikadan uzun bir şey seyredince sıkılan, dikkati dağılan bizim ufaklık, “Geç oldu kapatalım yarın devam ederiz” dediğimde “Ne olur kapatma baba, seyredelim. Yoksa meraktan uyuyamam” diye serzenişte bulundu. Ben…Biz filmi beğendik.

6 Beğeni

O zaman filmi izlemek de farz oldu bize…

1 Beğeni

Umarım önerdiğim için mahcup olmam. İzledikten sonra fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.

1 Beğeni

2-3 yıl önce izlemiştim bu filmi, güzeldi.

2 Beğeni

Devam filmi de var. Aklınızda olsun. İlki kadar değilse de iyi temposu var.

3 Beğeni

Bruce Campbell, Sam ve Ted Raimi’nin oynadığı, '80ler slasher filmi Intruder, başlangıç temposuyla bence izleyiciyi biraz sıkıyor. Daha sonra temposunu arttırarak ilerliyor ve sonuyla da izleyiciyi şaşırtmaktan geri kalmıyor.

intruder-51

Çok iyi bir film olmasa da türün meraklıları beğenebilir.

4 Beğeni

Bu filmi yorum için IMDb de Timur Bekmambetov u ararken fark ettim. İzlemeye pek niyetim yoktu ama yorumunuzdan sonra bakabilirim.

IMDb benim için puan bazında pek bir anlam ifade etmese de hoşuma giden filmlere en yakın önerileri yapan (Konu, tarz, puan v.s) site. Beğendiğim filmlere bakarken aynı tarzlarda benzer konularda, adını bilmediğim, haberdar olmadığım bir çok film ve dizi keşfetmişliğim var. (Genelde bunu için kullanıyorum IMDb yi. Bir de yorum yazacağım filmlerin bilgileri için)

2 Beğeni

Kesinlikle gece izleyin. Dramatik yönü ağır basan, yer yer gerilim dolu 2 saatlik bir film. Başrollerinde Hugh Jackman ve Jodie Comer var ve ikisine de bayılıyorum. Zaten filmi izlememdeki ilk amaç onların başrolde olmasıydı. Konusunu anlatmak istemiyorum çünkü filme dair en ufak bir bilgim olduğunda keyif almam zorlaşıyor, her şey sürprizbozan manâsına geliyor. Filmde başlangıçtan sonuna kadar müthiş olan özellikleri yazıyorum:

  • Oyunculuk kalitesi
  • Müzikler (kısıtlı fakat tam yerinde)
  • Görüntü yönetmenliği
  • Çekim açıları ve görsel kalite (herhangi bir yerde durdursanız duvar kağıdı yapabilirsiniz)
  • Mekan tasarımları

Eleştiri şunlardan gelebilir: Baş karakter Witcher’a benziyor ve film çok yavaş ilerliyor. Yorumum, kime bu makyajı ve saçı yapsanız zaten aklınıza Witcher gelebilir. Ve Witcher böyle bir model yaptı diye artık yapılamaz durumu yok. Instagram kullanıcı adı değil bu biri alınca diğerleri alamaz olsun :slight_smile:

Özetle, evde kimse yokken ışıkları kapatarak sesi biraz arttırarak odaklanıp izlediğim ve memnun kalarak kendisine veda ettiğim, yönetmeni Micheal Sarnoski’ye teşekkürlerimi iletip kendisini takibe aldığım bir 2 saat geçirdim. İzlemenizi can-ı gönülden isterim. Herkese iyi geceler dilerim.

9 Beğeni

Netflix’de denk geldiğim Wind Chill’i izledim.

Başrollerini Emily Blunt ve Ashton Holmes’un paylaştığı kar kış temalı bir gerilim filmiydi. Filmin nerdeyse tamamı kaza yapıp kara saplanmış bir arabada mahsur kalan iki başrolün etrafında geçiyor.

Aslında filmin gereksiz yere çok açıktan belirttiği bir felsefi dayanağı da var ama genel işlenişi vasatın çok altında kaldığı için pek bir anlam ifade etmemiş. Çok gereksiz anlamsız gerilim sekanslarıyla, sahneler arası tutarsızlıklarla, potansiyelini boşa harcamış filmler listesine girer.

5 Beğeni

Normalde sinefil tarafım yüzünden sevdiğim filmleri defalarca izlerim, kolay kolay da baymam. Obsession bu sefer üçüncü turunu kız arkadaşımla yaptı ben yine filmin atmosferi, karakter psikolojisi ve gerilim dozuyla uğraşırken kendisi bambaşka bir yerden nasibini aldı. Sonuç: Film teknik olarak yine çalıştı, ilişki tarafında ise kıskançlık statüsü +2 buff yedi :grin:

3 Beğeni