En Son İzlediğiniz Film?


(Seray) #490

Batman ve Superman vardı da senaryo daha yavandı bence Batman en sevdiğim karakter olmasına rağmen filmden çıktıntan sonra heyecanım fısss sönmüştü :smiley:


(Doğan) #491

Aquaman

Şekilci adamlar toplanıp, şekil film çekmişler.


(Kenan Ulusoy) #492

Green Book
2018 yapımlı dram ve komedi filmi.

Amerikan siyahi ırkçılığını anlatan çok güzel bir yol filmi. Hem hüzünlendiriyor hem güldürüyor. Uzun süredir böyle keyifli bir film izlemedim. Çok güldürdü beni. Aileyle de izlenebilir.
10/10.


(Umut Özak) #493

Bu film çok keyifliydi, gerçek hayattan esinlenmiş olması da ayrı bir etkileyicilik katıyor. :smiley:


#494

Hunt for the Wilderpeople - 7/10

Yeni Zelanda yapımı hoş bir film. Çocuk esirgeme kurumundan orman içinde yaşayan bir aileye teslim eden çocuğun Özel Harekat Timi’ni devreye sokacak kadar sistemden kaçışını konu alıyor. Yer yer komik, yer yer dramatik ancak filmde birşeyin yokluğunu hissettim. Tam tarif edemiyorum sanki samimi hikayede yüzde tebessüm oluşturacak sıcaklık eksikti.(Bu nasıl tanım dediğinizi duyar gibiyim) Neyse bunun dışında filmde kullanılan müzikler, kullanım anları ve Yeni Zelanda’nın doğası çok güzeldi.

Twarz( Yüz ) - 7.5/10

Trt 2’de denk geldim. Polonya’nın kırsalında geçen hikaye de yakışıklı genç İsa Heykeli yapımında ağır bir kaza geçiriyor ardından yüz nakli geçiriyor. Ne yakışıklılığından ne de konuşmasından bir eser kalıyor. Eve döndüğünde ise ailesi, nişanlısı ve toplum tarafından nasıl dışlandığını konu alıyor. Kilise bile bunun bir lanet olduğunu düşünüyor. Güzel bir toplum eleştirisi film.


#495

Green Book
İtalyan asıllı Tony Lip ile siyahi olan Don Shirley
farklı karakterde insanlardır.Birlikte çıktıkları bu eğlenceli yolculukta günümüzün hızlı yaşamında bize nelerin önemli olduğunu hatırlatan güzel bir filim.Oyunculuklar hakkında zaten konuşmaya gerek duymuyorum.


(Hüseyin gök) #496

images%20(11)

Evet bende en sonun da izledim bu filmi ve uzun zamandır filimlerden uzaklaştırılmış kalite tekrar bu filimde can bulmuş.Filimin konusu 1962 ırkcılıgın tavan yaptıgı abd’sinde geçiyor,piyanist olan siyahi karekterin italyan asıllı birini tur şöförlüğü olarak işe almasıyla başlıyor ve belli şehirlerde gösteri yapmasını konu alıyor.Bana biraz Muhteşem Münazaralar filimini anımsatta,bu filimde görüntü şahene,oyunculuk şahane,ışık vs herşeyi ile çok iyi olmuş yani kesinlikle izleyin derim.Muhteşem Münazaralar filiminide şiddetle öneririm bu filimden sonra.


#497

Eski bir film olan ancak yeni izlediğim bir yerli film:

Neredesin Firuze

Oyuncuların çalışmalarını takip etmiyorum ama ünlü “İçiiim ürperiyooor ya evde yoksan?” şarkı sözleriyle merak ettiğim bir filmdi açtım izledim. İzlerken büyük bir şaşkınlıkla ve sıkkınlıkla ve sonlara doğru eğlenceyle izledim, filmin sonunu böyle bir noktaya bağlayacaklarını hiç düşünmemiştim, resmen ders çıkartmışlar. Netflix yapımı önceki izlediğim iki filmden çok daha iyiydi.

“Dım dım dara dım dım”


#498

Son zamanlarda fazlasıyla film izleme şansına kavuştum, attıklarım biraz da öneri olarak dursun,


(Kaan Aşkın) #499

Letterboxd grubu mu kursak forumda? Goodreads hesaplarının paylaşıldığı bir konu gibi hani…


#500

Olur, kuralım hemen.


(galeme) #501

Green Book

Uzun süredir listemdeydi. Siteye sürekli olumlu mesajlar atılması da gazladı iyice. Oscar ödülünü pek takmam ama o da işin kaymağı oldu heveslendirme konusunda. Neden bu kadar gazlanmaya ihtiyacım var? Çünkü oturup iki saat bir filmi izlemek benim için zor bir şey.

Film hakkındaki yorumum; eğlenceli, güzel vakit geçirten hafif çerezlik bir film. Vereceğim puan 7/10.
İyi yanları zaten her yerde yazıyor, ben beğenmediğim kısımlarını yazacağım.

Hazır bu konular zirve yapmaktayken biz de bir ırkçılık karşıtı film çekelim, ufaktan eşcinsellik de sokarız olur biter tarzı bir olmuş biraz. Yani ırkçılığı bize gösteriyorsun evet ama bir yerden sonra baydı resmen. Sanki “görmüyor musun ırkçılığı işliyoruz verin oscarımızı” der gibi gözümüze gözümüze soktular.

Dr. Shirley karakterinin geçmişine hiç değinilmiyor. Kimdir, necidir biraz anlatun yahu karaktere derinlik katın. Bomboş bir karakter olarak kaldı öyle. Bu da şuna sebebiyet verdi. Karakteri çok kasıntı ve zorlama bir hale getirdi. Dolayısıyla oyunculuğu ister istemez çok yapmacık gelmeye başladı. Yani bir de bu adama oscar ödülü vermişler, keşke Tony Lip’i oynayan adama verselerdi. O gerçekten güzel oynamış.

Filmin ilk yarısında neredeyse hiçbir şey olmuyor. Şans eseri denk geldiğim bir film olsaydı muhtemelen yarısında kapatırdım. Neyse ki ikinci yarısında biraz toparladı da izlenebilir hale geldi. Ve de o dönemde ırkçılığın bu denli yoğun yaşandığını bilmiyordum. Film bu bilgiyi verdi bana, eğer anlattıkları gerçekse.

Özetle fena bir film değil. İzlenilebilir fakat çok da bir şey beklememek lazım. Viggo Mortensen’in oyunculuğu, güzel müzik sahneleri ve en sondaki mutlu italyan sahnesinin güzelliği hatrına biraz torpil geçerek 7/10 verebilirim.


(Seray) #503

Film sayılmasa da Avatar The Last Airbender’ı izliyorum, yaa ben eskiden nasıl Cnbc-e’de falan görünce zaplıyormuşum bunu çok güzel :heart_eyes:


(Hiçliğin bekçisi…) #504

Avatar Korra’da güzeldir. Çocukken çoluk çombalak toplaşıp izlerdik Airbander’ı. :smiling_face_with_three_hearts:


(Seray) #505

Korra’yı etrafımda beğenen de var beğenmeyen de, onu da izleyeceğim bu gidişle. Ne güzeell :smiling_face_with_three_hearts:


(Kenan Ulusoy) #506

Watchmen

2009 yapımlı Alan Moore’un aynı isimli çizgi romanından uyarlama film. Yönetmen koltuğunda ise Zack Snyder oturuyor.

Tamamiyle sistem sorgulaması olan bir film.

Filmde Thanosvari bir kötü karakterimiz var. Barış için milyonların katledilmesi fikri her ne kadar doğru bir çözüm gibi önümüze sunulsa da bana hiç mantıklı gelmiyor. Yüzyıllar boyunca insanoğlu savaştı fakat mutlak barışa asla erişemedi. Bu tarz bir olayla da erişemeyeceğiz gibime geliyor. Çünkü bir süre sonra dini ya da milli sebeplerden ötürü olmasa da iktisadi sebeplerden ötürü savaşlar illaki boy gösterecektir. Çünkü herhangi bir malı yani parayı bölüşmeyi, paylaşmayı seven bir tür değiliz. Benciliz.

Bu tarz milyonların katledilmesi fikrinin normalleştirilmesi benim zoruma gidiyor ve Infinity War filminden sonra da birkaç arkadaşımla film hakkında konuştuğumuzda bana verdikleri cevap şunun gibi bir şeydi: ‘‘İnsanoğlunun refahı için milyonların ölmesi doğru olabilir.’’ Bu fikri normalleştirmişler kafalarında. Bu fikri savunan kişileri de görmüştüm internette. Her ne kadar film çok muazzam olsa da bu fikrin normalmiş gibi reklam edilmesi benim hiç hoşuma gitmiyor. Hayırlısı diyelim.

Film çok güzel. Sistemi ve insanoğlunu sorgulayan bir metne sahip. Yine de filmin sonunda olan olayın pek normalmiş gibi kabul edilmesi zoruma gitse de aklı selim olan herkesin izlemesi gereken bir film.

Çizgi romanı okumak istemeyenler filmin extented versiyonunu izleyebilir. Çizgi romanda ne varsa filmde de hepsi var, en azından ben öyle hatırlıyorum.


#507

Önce milyonları öldürelim sonra ellerimizdeki kanla güle oynaya refah içinde yaşayalım. Zaten milyonları katleden bir toplum nasıl olur da huzur bulur orası biraz tuhaf bence de…

Daha çok ben bunu şöyle görüyorum. “Biz zamanında savaştık gençler, atom bombası atıp çocuk yaşlıyı bırak nefes alan ya da almayan herşeyi şakır şakır katlettik ama bir sorun neden,” der gibi film yapıyorlar. “Eeee neden?” diyoruz. “Şimdiki sözde barış ve refah (görünümde mal al sat, oradan buraya uç gel falan filan) için yaptık ama biraz daha orta doğuyu falan kana buluyoruz. Refah ve barış onların hepsi, refah ve barış,” diyorlar. “Heeee ondan,” diyoruz.

Yani ben yedinci sanatın yüzde doksanın propaganda yaptığını düşündüğümden bu gözle bakıyorum. Biraz abartı olduğunu düşünenler olabilir saygı duyarım…


#508

Tarkovsky’nin Stalker ına şöyle bir göz attım.

Film, nasıl desem… Daha önce gördüğüm hiçbir filme benzemiyor. Çok fazla film izleyen biri olmadığımı belirteyim yine de.

Film, Strugatsky kardeşlerin Uzayda Piknik romanından uyarlanmış. Aynı zamanda screenplayini yine onlar yazmış.

Yarısına geldim ve “Kafam aydınlıkken izleyeyim.” diyerek bıraktım. Hızlı tüketime alıştığımı fark etmeme neden oldu film. Sindire sindire izlemem gerektiğini anladım.


(Hiçliğin bekçisi…) #509

Afişi görür görmez aklıma şu geldi:


#510

Yani… Ne desem bilemedim şimdi.

Orta karar bir photoshop olmuş :slight_smile: