En Son İzlediğiniz Film?


#591

Yellow Flowers on the Green Grass ( Tôi thay hoa vàng trên co xanh)

Vietnam’ın küçük bir köyünde yaşayan iki kardeşin hikayesini anlatıyor. Yaştan bağımsız tüm duyguları ve hisleri en yalın haliyle çocuklar üzerinden yansıtıyor film. Kardeşlik, çaresizlik, kıskançlık, aşk… Çocukların sefaletle mücadelesi de her zaman yüreğe dokunan bir hikayedir ama burada daha bir arka planda işlenmiş. Farklı bir kültürü izlemek de seyir zevkimi arttırmadı değil.

Puan da vereyim: 8/10


#592

The Big Lebowski izledim. Film karakter komedisi tam olarak. :d 1 tane gülmediğiniz, bu ne saçmalık demediğiniz karakter yok. Film olmuş olsun diye bir konu koymuşlar ama çok da bağlayıcı değil. Öylesine koymuşlar ki etrafında gülebilelim diye. Çok beğendim. :d


#593

23

En son lisedeyken izlemiştim. Haliyle birkaç sahne hariç aklımda birşey kalmamıştı. Kitabı bitirdiğim gibi filmini açıp izledim :slight_smile:

Film genel itibarı ile vasatın altında. Yapımcıların bir eserin sadece popüleritesinden yararlanmak için isim haklarının alıp, orijinal hikayeyi tuvalaete atıp üstüne sifonu çektiği (bkz. Haunting Of Hill House) ve bambaşka bir yapımla izleyici güttüğü günümüzde, filmin kitaba bu kadar bağlı kalmış olmaları beni şaşırttı. Atlanmış değinilmemiş kısımlar tabiki var fakat çoğu replik bile birebir aynıydı :slight_smile:

Aslında vasat olmasının bir nedenide kitabına bu kadar bağlı kalmasıydı. Tüm kitabı 1,5 saate sıkıştırınca, karekterler ve vuku bulan olayların neden-sonuç ilişkileri bomboş kalmış. Başrol oyuncusu olan Dale Midkiff’in oyunculuğu tam anlamıyla faciaydı. Kedide çok sevimliydi. Korku filminde o kadar sevimli tontiş kedi mi kullanılır? Dale Midkiff gibi o da torpilli zahar…

Yeni filmdeki kedi daha bir sayko.

Filmde Stephen King’in de rahip rolünde bir cameo’su varmış :slight_smile:


#594

Back to the Future’ın ilkini izledim. Bayıldım! Zamanda geriye ileriye gitme olayları benim hem çok sevdiğim hem de kafa karıştırıcılığıyla nefret ettiğim bir konu. Bu filmde kasıntı karakterler ve kasıntı bilim olmadığı için rahat rahat, güle oynaya, yine de heyecanlanarak izledim. Tam maratonu yapılmalık bir seriymiş. Ki şimdi ikinciyle devam edeceğim

Acaba Mcfly olsam zamanda geriye gidip ailemi eski hâline döndürme ahlaki yükümlülüğünü hisseder miydim? Gerçi dönüp düzeltmeye çalışsam daha çok şey elime yüzüme bulaşır. Ayrıca doktorun 2015’te giydiğimizi düşündüğü şeyler skkddkkdd Aslında modacılar tarafından giyilmiyor da değildi de :d

Edit: 2.yi de izledim ve aynı güzellikte. Beklentilerimi çok iyi karşıladı. Her an diken üstünde olacak mı? başaracaklar mı? diye izlemek aşırı zevkli. Sadece 3.filmin western olmasına üzüldüm. Ne zaman izlerim bilinmez, hevesim kaçtı western sevmeme önyargımdan.


(Onur Uslu) #595

Dogman’i sinemada seyretmek fena bir deneyim olmamıştı benim için açıkçası. Hayatın içinden harika bir kesit sunduğunu düşünüyorum. Film esnasında aynı durumda kalsaydım nasıl hayatta kalabilirdim diye düşündüm yer yer. Filmin sonunda ise o koşullarda neler yapabileceğime dair bende bir bilinç yarattı. Bunun dışında karakterin hırsızlık yapıldıktan sonra buzluğa attığı köpeği kurtardığı sahne veya biriktirdikleri sayesinde kızıyla tatile çıkıp ona unutamayacağı deneyimler sunması gibi karakteri önemseyebilmemize yol açan kilit anlar filmin içine girmemi sağlamıştı. Sanırım tek problemim filmin dünyasının çok sınırlı kalmasıydı. Sanki ekstra birkaç karakter daha gerekiyordu. O yüzden bu filmi ben de tavsiye ederim herkese.


#596

Bridget Jones’un Günlüğü’nü izledik. 2 sene önce yanlışlıkla Bridget Jones’un Bebeği filmine gittiğim arkadaşımla beraber. O film bayağı bir eh işteydi. Bir de, ne kadar romantik komedi de olsa sonuçta bir serinin uzun bir aradan sonra çekilen filmi sadece serinin fanlarınca beğeniliyor. Biz de çok beğenmemiştik ama netflixte görünce ilk ikisini başlayalım dedik. Gayet klasik/klişe kısımlarından bahsetmezsem güzel olan kısımları da vardı. Öncelikle Bridget’in mükemmel deli ve daha ‘relatable’ karakteri. Konuşuna bizden artı puan seksilik kazandıran ingiliz aksanı ve Colin Firth’in kabzumal gibi de olsa bu filmde yer alması :d Ayrıca Jim Broadbent’i de yine saftiri bir rolde görmek çok hoşumuza gitti. Bu kadar. Sadece türünün izleyicisine önerilir. 6,7’lik tatlı bir film. 2.sini hemen olmasa da izlemeyi düşünüyoruz.


#597

Sleepy Hollow izledim. Tim Burton yapımı olmasıyla artı bir Johnny Deep’i de beraber getiriyor yine. Burada daha gencecik olan Depp, yenilikçi otopsi ve olay yeri inceleme araştırmalarıyla pek de sevilmeyen bir komiser olarak çıkmış. Aynı zamanda klasik şapşal jest ve mimikleri, sakarlıkları ve hassas midesi de aynı. Film güzeldi. İnanılmaz harikaydı demem ama gotik bir ortama sürüklenmek, eskilere gitmek, ateş başında korku hikayeleri dinliyormuş gibi hissetmek isteyenlere öneririm. Çocuk korkutan animasyonumsu yerleri sevmedim. Korkunç değil ilginçlerdi Burton’un diğer yapımlarındaki gibi. Hikayeyi zaten Uykulu Kuytu Söylencesi’nde de masalsı, efsanemsi bulmuştum. Burda da öyleydi. Yine de izlerken hep Scooby Doo gibi çözümlenir olay diye düşündüm. Çok doğaüstü gözükse de mantıklı bir sebebi vardır diye. :d Christopher Walken abimiz de zaten hep korkunçtu, saç-makyajla kabuslarıma girecek bir hâle sokmuşlar adamı.


(Kadir) #598

Konusu günümüzde klişeleşmiş olsada film çekildiği zamana göre çok etkileyici bir film. Filmin atmosferi biraz daha karanlık olsaymış daha iyi olabilirmiş ama bu haliyle de iyi bir film. Özellikle Brad Pitt olmak üzere oyunculuklar da çok başarılıydı.


#599

Bir günde kaç film izlenebilir? Eğer uzun bir aradan sonraki ilk boş gününüzse ÇOK FAZLA :d Bohemian Rapsody izledim. Queen’le bir alakam ve hayranlığım yoktu. Şimdi de olmadı ama dinlerim yine de. Şarkılarda müzikten çok sözleri önemseyen gençliğimde olsaydım loop yapar dinler dururdum. Her neyse, film bence ve Akademice başarılıydı. Sinemada izleyip salonla eşlik etmediğime pişman oldum ama birazcık. Aşırı sürükleyiciydi, tavsiye.

@Tobizume filmi kadar başarılı olmasa da dizisini farklı kulvarda sevmiştim. Oyunculuklar çok kötüydü filme göre ama konunun detaylı incelenişinden hoşlanmıştım.


(Kadir) #600

Belirtmedim ama dizisini 5-6 bölüm de olsa izlemiştim. Filmin konusu uzatılmaya çok müsait olsada uzatılınca biryerden sonra sıkıyor, diziyi de bu yüzden bırakmıştım zaten. Filmi izledikten sonra diziyi izlerseniz dizideki oyunculuklar kötü gözüküyor ama ilk olarak dizisini izlerseniz göze o kadar da kötü gelmiyor oyunculuklar.


(Hüseyin gök) #601

jpg-c_215_290_x-f_jpg-q_x-xxyxx

Muazzam derecede mükemmel bir seri sonu olmuş film.Filmin konusu malum son savaşını ele almış Avengers ve Thanos’un.Film son yarım saat kala ölüm kalım savaşına dönüşüyor ve bu yönden kalbim küt küt attı diyebilirim.Son dakikalar da ise bol bol vedalaşma ve devir teslim töreni yapılmış :slight_smile: KESİNLİKLE TAVSİYE EDERİM ARKADAŞLAR.


(m) #602

Glass
Sinemada izlemeyi çok istiyordum ama burdaki sinemalara gelmediği için gidemedim. Iyi ki de gidememişim dedirtti izledikten sonra. Filmi nerden tutsam elimde kalıyor. Konu güzel ancak senaryo yetersiz, anlamsız. Sonu bi tuhaf. Seriye ait Unbreakable filmini de öyle aman aman sevmemiştim. Ama Split filmine yazık olmuş. Orda kalsaydı keşke.


#603

Se7en
Şimdiye kadar izlememiş ve spoiler almamışsanız,bir film izleyeyim ondan sonra moralim bozulsun istiyorsanız buyrun izleyiniz.


(Seray) #604

Avengers EndGame’i izledim ama hiç bir şey belirtmeyeceğim…


#605

Ghostbusters - 1984 yapımı olanı izledim. 2016’daki kadınlarla yenileştirilen versiyonundan çok daha iyiydi. Tabi ki görsel efektler o zamanlar hak getire ama kesinlikle daha eğlenceli ve komik. Fanı değilim ama izlemek isteyene eski versiyonunu öneririm.

Bir de yeniden Schindler’s List izledim sevgilimle. O izlemediği için eşlik ediyim eksik kalmasın istedim. 3 saat 15 dakikanın her izleyişimde 15 dk gibi geldiğini fark ettim. İzlediğim en etkileyici, en iyi filmlerden kendisi.


(Kadir) #606

image

Daha önce Hannibal dizisinin 2 sezonunu izlemiştim, oradan Hannibal Lecter’a aşinalığım var ama bu film bir başka. Mads Mikkelsen her ne kadar Hannibal Lecter’ı başarıyla canlandırsada, Anthony Hopkins çıtayı çok yükseğe taşıdığı için Mikkelsen bu çıtanın biraz altında kalmış.

Anthony Hopkins’i önceden Westworld’de ve Meet Joe Black’de izlemiştim, bu filmi izledikten sonra Hopkins’e hayran olmamak elde değil.

Jodie Foster’a Contact’tan beri hayranım zaten, bu filmle birlikte hayranlığımı bir üst seviyeye taşımayı başardı.

Hannibal Serisi’nin diğer filmlerini mi izlesem yoksa kitaplarını mı okusam kararsız kaldım. Neyse önce dizisinin son sezonunu izleyeyim daha sonra karar veririm.


(Hüseyin gök) #607

Neden hiç bir şey belirtmiyorsun?


(Seray) #608

Spoiler olmasın diye ve duygulandığım için :smiley: Avengers End Game oyunun sonu böyle mi olmalıydı başlığına yazdım bir kaç şey


(Ahmet Boyraz) #609

indir

Beklentisiz izlediğim bir filmdi. Güzel konu fakat pek iyi işlenmemiş. Pelikanların filmdeki davranışları çok robotik. Yönetmen ne istediyse pelikanlara yaptırılmış yani. Birkaç anlamlı sahne dışında pek bir etkileyiciliği yok maalesef.

Hayvan sevgisini aşılamak istediğiniz çocuklara izletebileceğiniz bir film açıkçası. Ailecek de izlenebilir.


(Hüseyin gök) #610

Evet bazı yerlerde bende duygulandım.İlk defa güzel bir seri sonu gördüm.