En Son İzlediğiniz Film?


(Kadir) #631

Kültürel değerlerini katmayınca da bir anlamı kalmıyor yaptıklarının. Vampir, kurtadam, zombi gibi yaratıkları Çin yapımı olarak izlemek ister misiniz? Ben istemem şahsen, çünkü Çin kültürüne uyumlu değiller ve daha iyisini Batılılar yapmışken kim Çin yapımını izler. Hem Mısır’da hem de Çin’de, piramit ve mumyalar olsa da Mumya Serisi’nin 3. filminde Çinli mumyalar çok sırıtmıştı.

Aynı sorun bizim ülkemizde de var üç harfli filmleri dışında korku filmi yapamıyoruz. Vampirler, kurtadamlar bizde de sırıtıyor.

Çin ya sıfırdan yaratık üretecek ya da tarihten esinlenecek. Şimdilik kolay yolu seçip tarihten esinlenmişler.


(Ahmet Boyraz) #632

Sıkıysa Yakala ve Forest Gump filmlerini izledim. Forest Gump hiç unutamayacağım bir filmdir. Her film önerisi isteyene direk Forest’ı söylerim. Diğer iki filmi de en kısa zamanda izlemek isterim.


(Hüseyin gök) #633

Yeni hayatı izlemedin mi hala?En başarılı filmi tom hanks’in.Bence fırsat bulunca hemen izle derim.


(Behram) #634

‘GoT s8b3’
‘Ölmek için 13 sebep’


(Kadir) #635

image

A Time to Kill’i izledim. Film klasik bir Amerikan mahkeme filmi. Konu itibariyle de Bülbülü Öldürmek’e benziyor ama aynı kalitede değiller.

Film oyuncular bakımından yıldızlar geçidi olmuş ama bu oyunculara yeterince iyi kullanılmamış. Sandra Bullock’a filmde sırf kadın bir karakter de olsun diye rol verildiği çok bariz, Oliver Platt’ın filme ne gibi bir katkısının olduğunu hala çözemedim, baba-oğul Sutherland’ların ekran süresi çok az. Filmde en azından Matthew McConaughey ve Samuel L. Jackson rollerinin hakkını vermişler de film tamamen berbat olmaktan kurtulmuş.

Yönetmen ellindeki yüksek potansiyelli konuyu ve çok iyi oyuncuları yeterince değerlendirememiş ve bunun yerine popülizme kaymış. Film özetle bir günah çıkarma filmi olmuş.


#636

Climax 8/10

Gaspar Noe, bu filmde de oldukça rahatsızlık vermeyi başarıyor izleyiciye. İrreversible bence baş yapıttı ama bu filmde ona çok yaklaşmış. Bir dans ekibinin düzenlediği parti akıl almaz bir şekile bürünür. Film kapalı bir mekanda geçiyor ve film sonu siz de o partide yer almışçasına bir hissiyata bürünüyorsunuz. Yönetmenin belki bilirsiniz tarzını ama herkese önerilmeyecek oldukça rahatsız edici bir film.

Ağ(Geumul) 6/10

Güney Koreli yönetmen Kim Ki Duk’un filmi. Kuzey Kore vatandaşının balık avı sırasında Güney Kore’ye sürüklenmesini ve ajan damgası yemesini anlatan film yönetmenin diğer filmlerine göre en az şiddet ve cinsellik içeren filmi. Filmde geçen bazı aşırı zorlama sahneler, gerçek olması mümkün olmayan olaylar yüzünden film açıkçası pek beğenimi kazanmadı. Film karakterler üzerinden iki ülkenin insani değer ve duygularına odaklanmış ve bize biraz uzak bir konu olması ile ilgimi çekti ve izlettirdi kendini.

Black Panther 7/10
Thor: Ragnarok 7/10

İki marvel filmi de vaat ettiğini veren, aksiyonları bol,sıkmadan izlettiren ama daha öteye de gitmeyen filmlerdi. Avengers bitmeden izleyeyim dedim, zira o kadar süper kahraman filmi çıktı ki hangisini izleyip izlemediğimi hatırlayamaz oldum.


(Hüseyin gök) #637

Konusu iyi ama anlatım olarak kısa kalmış bir filimdi.Filmin konusu 1950 yıllarda başlayıp 1980’lı yıllara kadar devam eden kadın hakları için mücadele eden bir avukat olan kadını konu alıyor.Ortalara doğru iyiydi ama sonlara doğru ki hızlı bitirme telaşı mahfetmiş bütün büyüsünü filmin.


(Kadir) #638

Captain Fantastic’i izledim. Güzel bir yolculuk filmiydi. Filmin temelinde medeniyet ve medeniyetten kaçış çatışması yer alıyordu. Güzel mesajlar veriyor, filmi sevmemek elde değil.

Viggo Mortensen her zamanki gibi oyunculuğuyla döktürmüş. Çocuk oyuncular da çok iyiydi özellikle de Zaja’yı oynayan çocuk.


(Sadece Emre ) #639

“Başımı geri çevirdim, caddenin ilerisine baktım. Bizden yana geçen kırmızı bir elbiseye ilişti gözlerim; bir erkeğin yanında yürüyen bir kadındı bu. Ben şimdi “Matmazel”le böyle konuşmaya dalmasaydım da, adice kuşkusundan dolayı gücenmeseydim, gücendiğim için başımı arkaya çevirmeseydim bu kırmızı elbise yanımdan geçip gidecekti de, ben onun belki farkına varmayacaktım. Hem zaten bana ne? Bu elbise, nedime Nagel’in elbisesi bile olsa, bana ne?”

Açlık - Knut Hamsun Sf. 141, Varlık Yayınları

Ben nedense bu alıntıyı Matrix’teki “Kırmızılı Kadın”la eşleştirdim. İkisi de “farkındalık” başlığı altında değerlendirilebilir. Belki Matrix’deki olayın bu kitapla hiç alakası yoktur, çünkü zaten kırmızı şehveti temsil eder ve kırmızılı kadınlar da gerek sinemada, gerek günlük hayatta Matrix çekilmeden önce karşılaşılması çok olası bir şeydi.

Siz de aynı şeyi düşündünüz mü?


(Hüseyin gök) #640

image-1014

Çok kaliteli bir filimdi.Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfini ele alan bir yapım.Filmde Çok fazla Hristiyan sembolü var malum dönemi itibari ile ona takmassanız keyifle izleyeceğiniz bir yapım olur.


(Kadir) #641

Amerikan eğitim sistemini ve aile yapısını eleştiren güzel bir film. Filmden beklentim Dead Poet Society benzeri bir film olmasıydı ama alakası yokmuş meğer. Filmde eğitim sistemindeki sorunları öğretmenlerin yetersizliğine bağlayıp mükemmel bir öğretmenle kolayca çözülebilecek basit sorunlar olarak görüp kolaycılığa kaçılmıyor. Bunun yerine sorunları bir belgesel gibi yakından inceleyip çözümünü ise bizlere bırakıyor.

Film kasvetli yapısına rağmen hiç sıkmadan kendisini izletmeyi başarıyor. Adrien Brody’in oyunculuğu The Pianist’teki oyunculuğundan aşağı kalır bir yanı yoktu, hatta bu filmde daha iyi oynadığını bile söyleyebiliriz.


(Ahmet Boyraz) #642

V1_UX182_CR0%2C0%2C182%2C268_AL

Tamam tamam geç izlediğim için özür dilerim.
Oyunculuk, hikaye, anlatış tarzı, kurgusu, çekimleri ve müziği harikulade mükemmel bir filmdi. İkinci filmini de en kısa zamanda izleyeceğim.

Filmin giriş müziğini ayrı sevdim diyebilirim. Bang Bang.


#643

Godfather
Bir sinema televizyon öğrencisi olarak her ne kadar utansam da orta okul zamanlarımda Godfather’ı izlemeye kalkmış ve ya uyuya kalmıştım ya da “çok sıkıcı yaa” diyip kapatmıştım. Ama dün akşam “izliyim bir şunu neymiş öve öve bitiremediler” dedim ve izledim. Öncelikle milletin hangi kısımlarına vurulup övdüğünü bilmiyorum. Ama benim vurulduğum birkaç noktası var. Biri karakter gelişimi; Michael’ın filmin sonunda artık filmin başındaki karakterden çok daha farklı biri olması ve bu değişimi neden olduğunu bize filmin üç saat boyunca çok iyi bir şekilde anlatması. Bir diğeri filmin yeni gerçekçilik akımına öykündüğü muazzam doğal çekimi ve görüntüsü; yeni gerçekçilik filmlerindeki gibi ben gerçekten gerçek insanların gerçek öykülerini izliyormuşum da birisi çaktırmadan kayda almış gibi, muazzam. Bu ikisi gerçekten filmin en başarılı olduğu iki nokta olduğunu düşünsem de oyunculuklar hikaye falan da harika zaten. Şimdi serinin devamını da izleyeceğim ama şunu söylemek istiyorum. Gerçekten bu filmden sadece bu filmden seriden de değil iki üç sezonluk dizi yapılır. Film çok uzun gelip sıkılan yıllar önceki Batu çok yanlış düşünmüş. Bu filmde rahatsız olduğum tek şey yeterince uzun olmaması. Yaptıkları o zaman atlamaları beni rahatsız etti. Atladıkları kısımları da izlemek istedim on saatse on saat yirmi saatse yirmi saat. Zerre spoiler da vermeden fikirlerimi yazdım :clap: :clap:


#644

Açlık Oyunları izledim yeniden. Nerden estim geldim bilmiyorum da, iyi ki izlemişim. Çünkü seriyi okuyup filmlerini çıkar çıkmaz izlediğim yıllarda bu filmi HİİİİİİÇ sevmemiştim. Ama şimdiki izleyişimde güzelliğini görebiliyorum. Eskiden bana aşırı kafa karıştırıcı ve amatör gelen çekimleri, şimdi karakterin gözünden görmemi sağladığı için harikaydı. Diğerlerini de izleyip maraton mu yapsam bu gece diyorum ama bir yandan da eriniyorum. OOFH. Kesin dayanamayıp izlerim.


(Ezgi ) #645

Tuncel kurtiz’in sabana bakışı filmin enn mükemmel sahnesiydi bence.


#646

Dangal

Filim ödüllü bir güreşçinin maddi zorluklardan dolayı güreşi bıraktıktan sonra doğacak oğlunu güreşçi olarak yetiştirmek ister.Ancak bu güreşçinin oğlu değil kızları olur.Önceleri bu hayalinden vazgeçer.Belli bir sure sonra kızlarını güreşçi olarak yetiştirmeye başlar.Ve insanlar bu durumdan rahatsız olur.Ülkesine uluslararası bir madalya kazandırmaktır hayali, bu hedefi doğrultusunda kulaklarını tıkar.Filim bu doğrultuda başlıyor.Filim bu başarı hikayesini çok güzel anlatılmış.Hikayeyi anlatırken insana birçok duyguyu yaşatıyor.Filimi kesinlikle tavsiye ederim.

Bonus olarak müzikleride çok güzeldi.


(Bahri Doğukan Şahin) #647

Kötülere genelde “filim” deniyor, bu bence film. :smile:

Şaka bir yana, Aamir’in bu rol için geçirdiği değişim inanılmaz. PK kadar başarılı bulmasam da Bollywood standartlarına göre iyi bir yapım.


(Hüseyin gök) #649

images%20(24)

Mel Gibson ve Sean Penn’ın başrolde olduğu güzel bir biyografi tarzı sağlam bir hikaye’ye sahip çok güzel bir film.Filim’in konusu ise oxford’da görev yapan bir profesör’ün büyük ingiliz sözlüğünü oluşturmak için yardıma ihtiyaç duydugu zamanda rastlantı sonucu denk geldiği ruhsal hastalık çeken bir adamın yardımı ile başlıyor.askerlik sonrası akıl sağlıgını kaybeden bu adam ruhsal sorunlarından kurulmak için bu yardımı yapıyor.Güzel bir film.Tavsiye ederim.


#650

Yahu hint filmlerini küçümsüyor bazı güruhlar ama Aamir Khan filmleri muhteşem değil mi? Yerdeki Yıldızlar, 3 İdiot, PK birçok başyapıt denen hollywood filminden daha güzel bence.


(Fikir Gezegeni) #651

Bence muhteşem olmaktan fersah fersah uzaklar. Düşük entelektüel seviyeye hitap eden, tamamen mesaj kaygılı filmler. Geniş çaplı sinema severlerin ilgisini çekemeyecek, tam olarak post-truth bir sinema tarzı.