Fırtınaışığı Arşivi | Spoiler'lı Tartışma

Selamlar. Bildiginiz gibi 3. Kitap orjinal dilnde cikali aylar oldu. Umut ediyorum ki ilgil kitlenin onemli bir bolumu okumustur. Hem Oathbringer ile ilgili hemde genel olarak seriyle ilgili acikca konusabilecegimiz bir baslik olsun istedim.

Seriyi okumayanlara onemli uyari; lutfen spoiler bolumunde oldugunuzu bilerek geliniz.

Kitap hakkindaki sahsi yorumum, oncekilerden farkli olmadigi olacaktir heralde. Yani muhtesemdi😁

Digerlerinden daha fazla soruya cevap verdigi bir gercek. İlginc olansa ortaya cikan en buyuk gizemin kitabin sonunda degil daha oncesinde verilmesi. Gercek voidbringer-lar insanlar. Ayni sistemdeki Ashyn gezegeninden gelip siginmislar. Orayi felakete surukleyip Roshar’a kacmislar. Garibim parshendi/listener halki da onlara kucak acmis. Ama insanoglu bu, ac gozlulukle heryeri isgal edip kurtaricilari esir etmisler.

Bu olayi ogrenen Parlayanlar spren baglarini koparip kiliclarini birakiyor. Cunku onceki dunyalarina benzer gucler felaket getirmis.

Kitapta oldukca hos ayrintilar var. Mesela onceden ara bolumlerde anlatilan bir alt karakter -Lift- bir anda ana karakter olup digerlerine takiliyor. Szeth sonunda kendince huzura kavusuyor. Öldürmeye calistigi Dalinara koruma oluyor.

Ah Dalinar. Nasil bir hayat yasamis öyle. Onceki iki flashback karakterinden cok cok daha buyuk yaralar varmis icinde. Karanlii tarafa dönmesi an meselesiydi ama hic beklemedigim bir seyle karsilik verdi. Adam basbayaa ölmüş Onur paresinin gucune karsilik olabilecek birsey yapti son savasta. Daha 3. Kitapta parenin yeni sahibinin olacaginin ipucunu aldik. Odium bile korktu.

Bu kitapta parlayan bir diger karakter ise Adolin. Shadesmar yolculugu sirasinda, sayesinde yeni seyler ogrendik. Kilicini diriltme ihtimali bariz belli oluyor artik.

O kadar ucuk sey oldu ki, yazar artik fan servis mi yapiyor diye düşünür oldum. Olaylarin onemli kismi onceden beri teorisi yapilan seylerdi.

Serinin bu noktasinda artik 7 kitap daha varken ne olacak artik diye dusunuce aklim bulunaniyor.

8 Likes

Şükür kavuşturana diyorum, sonunda bu başlığı açabildik. En başta eski forumdaki mesajımı buraya kopyalayarak başlayacağım. Oranın son demlerine denk gelmişti konu ve mesajlar.

Özet

Brandon Sanderson 14 Kasım 2017’de kitabın çıktığı gün okurlarına yolladığı mektupta “I really, really liked this book.” demişti. Benim de en özet yorumum aynı, kitabı gerçekten çok beğendim.

Nereden başlasam bilemiyorum çok fazla konuşulacak şey var. Sanırım rastgele bir sıra izlemek en iyisi.

Cultivation’ın ismine yakışır bir biçimde Dalinar’ı yalnızca "budaması"na bayıldım. Son bölümlere etkisi ilk bakışta fark edildiğinden çok daha fazla. Cultivation Odium’u kendi oyununda yendi resmen. Ki bu zaten Kralların Yolu’nda Şeref(Honor) tarafından söylenmişti, Cultivation’ın geleceği görme konusunda kendisinden iyi olduğunu belirtiyordu. Belli ki Cultivation, Odium’dan da iyi bu konuda :grin:.

Odium Hakkında:
Kendisini kanlı canlı (tam manasıyla mı emin değilim) görmeyi beklemiyordum. Brandon Sanderson yine farkıyla şaşırttı beni. İyi adamlar kendisini zorlayana kadar meydana inmeyen, hapsedilmiş veya dövüşmeye henüz hazır olmayan kötülere alışmışım o yüzden Odium’u ilk önce Dalinar’ın görülerinde sonra da savaş meydanında görünce epey heyecanlandım. İroni ise tadından yenmiyor, Dalinar’ın tanrı sandığı varlığın Odium çıkması? Bir de sonunda “Unite them” ne olduğunu anladık, oh be! “I am Unity” Odium’u bile kaçırdı. Harika bir sahneydi, hayranlarının bu sahneyi çizmesini hevesle bekliyorum. Başka gözlerden görmek istiyorum bu anı. -Eski mesajı attığımdan beri bu sahnenin yalnızca bir çizimini gördüm onun da kafamdaki muhteşem sahneyle pek bir alakası yok o yüzden paylaşmıyorum.-
Bir de Sanderson yanıt vermiyor ama bence Dalinar Onur paresini almadı sadece, daha farklı bir açıklama gelecek gibi hissediyorum. Dalinar’ın hâlâ anlamlandıramadığım görüleri (Nohadon ile olan son görüsünden bahsediyorum.) bu konuya göz kırpıyor. God Beyond konusuna bağlanır gibi temelsiz -tamamen hissiyat üzerine kurduğum- bir teorim var.

Elçiler Konusunda: Talenel’in kızacağını sanmıştım ben de Shalash gibi, ama Brandon Sanderson’dan o kadar sıradan (beklendik) bir tepki çıkmazdı zaten. Taln hepimizin ihtiyacı olan ama hak etmediğimiz kahraman! Talenel hikayesini en çok okumak istediğim karakterlerden.
Jezrien gerçekten öldü mü sizce? Elçiler Cognitive Shadow diye geçiyorlar bir nevi ölümsüz değiller mi? Kullandıkları bıçak sıradan değildi zaten ama nasıl bir yöntem gerekiyor acaba?

Unmade Hakkında: Hem benim fikirlerim hem de internetteki yazılar çok belirsiz olduğundan onları bu yazıda atlayacağım. Ama eklemek istediğim bir şey var:

“Thank you,” he whispered again to the Thrill, “for giving me strength when I needed it.”
The Thrill churned close around him, cooing and exulting in his praise.
“Now, old friend, it is time to rest.”

Dalinar’ın Thrill’e “Old friend” deyip durmasına bayıldım. Yapı itibari ile düşünemeyen bir spren olduğu için ona kötülüğün kendisiymiş gibi yaklaşmıyor Dalinar.
Dalinar vs Thrill

Tabii ki Hoid Konusunda:
Her zaman yaptığı gibi ana karakterlerimize uzattığı destek elini bu sefer de uzattı Hoid. Shallan’a sarılıp beraber “The Girl Who Looked Up” adlı hikayeyi anlattıkları bölümler Shallan’ın karakter gelişimi adına çok önemliydi.
Ben pek sevmedim Shallan’ın hikayesini bu kitapta ama sevmemekten kastım “olmamış” demek değil. Gerekliydi ama sıkıcıydı maalesef. Sorunları olan karakterleri seviyorum ama onları sıkı savaşçılar olarak görmeyi daha çok seviyorum. Shallan biraz savaşçılık konusunda zayıf kaldı sanırım. Belki de yanlış yorumluyorumdur ve Shallan’ın Veil ve Radiant’la savaşmaması gerekiyordur, kim bilir…

Asıl mesele son sahneydi. İtiraf ediyorum ben açıp başkalarından okuyana kadar anlamamıştım ama meğer Hoid Kholinar’daki saraydan Elhokar’ın Cryptic (Muğlak) sprenini kurtarıyormuş. Elhokar’ın ilk ideali söylediğini duymuştuk ama bir Işıkören olacağını hiç tahmin etmemiştim.

Taravangian:
Bu meseleseye hiç girmeyeceğim, yaşlı yılan!

Jasnah, İşaretler ve İmalar:
Jasnah üzerinden daha belirgin olmak üzere Brandon Sanderson birkaç kere Parezırhlara göz kırptı. Genel kanı Jasnah’nın dördüncü İdeal’i çoktan söylediği ve Parezırhı olduğu yönünde (Epigraftaki bilgilere göre Windrunner dördüncü ideali Parezırh’larını edinmelerini sağlıyor). Zira Adolin Jasnah’a yardım (Ha ha, çok ihtiyacı olur ya!) etmek için koştuğunda bir adam Jasnah’nın olduğu taraftan havalanıp(tam kullanılan kelime “fırlamak” büyük ihtimal ile “fırlatıldı”) sonra da Adolin’in tarafındaki bir çatıya düşmüştü. Sonra da Adolin’in Jasnah’nın etrafında geometrik şekiller gördüğünü okuduk. Kısaca düşmanı fırlatıp çatılara yollayacak şeyin Parezırh olduğunu konusunda ben de hemfikirim.
Başka sahnelerde Dalinar ve Kaladin’in(Kaladin’inki biraz belirsiz, sayılmayabilir) de hafiften Parezırh belirtileri gösterdiğini gördük. (Dalinar görüsünde Venli’ye elini uzatırken, Kaladin de fırtınada rüzgâra karşı koyduğunda.)
Mükemmel heyecanlı bir konu bu bence, acaba kılıçlar gibi istedikleri an ve süratle çağırabilecekler mi zırhı da?

Adolin:
Hayat biraz karmaşık olsa da güzel Adolin için, henüz… Dalinar, Evi ile ilgili hatırladıklarını anlattığında bulundukları yerin adeta alev almasını bekliyorum ben. Renarin bir şekilde yaşananları kaldırabilir belki diye düşünüyorum ama Adolin… Yine de burada bile pozitif bir şey var, Nahel bağının “kırılmış” insanlarla kurulduğunu biliyoruz. Bu yaşanacak olay da Adolin’in kırılması olabilir. Hayranların “Uyan Maya” seslerini duyar gibiyim. Lütfen olsun. Brandon PLZ. Adolin bir Edgedancer olmak için biçilmiş kaftan (Adolin’in kılıcının bir Edgedancer’a ait olduğunu doğrulamıştı Brandon Sanderson.), Shallan üzerindeki etkisini biliyoruz. (Ayrıca kılıcın bir sahnede on kalp atışında değil yedincide geldiğini de unutmayalım ve de Mayalaran’ın Adolin’i kurtarmak için Fused’lardan birine saldırdığını…)

“I will listen to those who have been ignored.”
“Duymazdan gelinenleri ben dinleyeceğim.”

Rüzgârkoşucular ve Dördüncü İdeal:
Bu konuyu hiç uzatmayacağım yeterince uzadı yazı. Kaladin bir türlü dördüncü ideali söyleyemedi.

My spren claims that recording this will be good for me, so here I go. Everyone says I will swear the Fourth Ideal soon, and in so doing, earn my armor. I simply don’t think that I can. Am I not supposed to want to help people?
—From drawer 10-12, sapphire

Safir=Rüzgârkoşucular, şu “Am I not supposed to want to help people?” kısmını bin kere okudum hâlâ düzgün bir çıkarımda bulunamıyorum dördüncü idealin ne olacağına dair. Başka insanlardan birkaç mantıklı şey okudum ama Rıhtım ne düşünüyor merak ediyorum.

Benim fikrine katıldığım kişi Brandon Sanderson’ın beta okuyucusu Alice Arneson:

Thus, Alice’s best current guess at the Fourth Windrunner Ideal is: “I will not protect those who do not desire it. I will respect others’ choices.” (Did I say that? Wow. I’m smarter than I thought. —Alice)

Shadesmar:
Ben Shadesmar’a bayıldım. Spren dünyasını ve kültürlerini tanımak için umarım daha geniş bir fırsatımız olur. Ben Shadesmar’da, oranın ustası olan Elsecaller’lar ve Jasnah ile ilgili bir ara kitap okumayı çok isterdim. (Sanırım Wandersail adında Rysn’i anlatan bir ara kitap okuyacağız yani dilediğim gibi olmayacak :frowning:.) Ayrıca Kaladin’in baktığı “acayip” pahalı gümüş gibi kolyenin(zincir?) ne olduğunu konusunda da hayranlar konuşmuş, durduk yere yazılmış bir sahne olduğunu sanmıyorum. Ayrıca Maya ile de Shadesmar’da tanışmış olduk, canlan Mayalaran lütfen.

Az kalsın unutuyordum:
Vivenna! Merhaba Vivenna seni gördüğüme çok memnun oldum. Highmarshal Azure, güzel isim… Vasher’den (Zahel) sonra Vivenna’yı (Azure) aslında ismini okuduğum an tanımalıydım ama maalesef ifadelerini renklerle anlatmayı deneyene kadar fark etmedim. Yine de elindeki Nightblood benzeri kılıç ve Nightblood gibi “bozuk” olmaması ihtimali epey ilgi çekici. Harika hikayeler dönecek burada bence. Ve gerçekten son olarak Hakikatsiz -olmayan- Szeth, bana hep anime karakterlerini hatırlatıyor neden bilmem. Thunderclast’a nasıl vurdun be Szeth! Sanırım Dalinar’ın ışık sütunundan sonraki -belki de eşdeğer- en epik sahneydi. DESTROY!

Şimdilik benden bu kadar vakit bulabildiğimde tekrar yazmayı düşünüyorum buraya ama yakın zamanda öyle bir boşluk bulabilmem mümkün gözükmüyor, o yüzden sizlerin yazdıklarını okuyacağım. Son olarak fan servisten ziyade hayranların her şeyi -gerçekten her ihtimali- konuştuklarını düşünüyorum. Zaten 17th Shard yöneticilerinin de ara sıra “Her ihtimali tahmin edersek bütün teorilerimiz doğru olur.” diye dalga geçtiklerini görmüştüm :joy:.

6 Likes

Cok memnun olmama ragmen Dalinar’in Onur paresini sahiplenecegi cok belli gozukuyordu ve 3. Kitap sonrasi oluyor gibi artik. Fan servisini esas buna dair dedim.

Hoid’in her zaman nerede/ne zaman olması gerektiğini nereden bildiğini merak etmişimdir.

Parlayan Sözler’e tekrar bakındım ve şu kısma denk geldim.

“Gidiyor musun?” dedi Dalinar. “Sen daha yeni geldin.”
“Biliyorum. İtiraf etmem gerekir ki, bu inanılmaz derecede sinir bozucu. Ben, olmam gereken yeni bir yer keşfettim, gerçi dürüst olmak gerekirse, neden orada olmam gerektiğinden tam olarak emin değilim. Bu her zaman istediğim kadar iyi yürümüyor.”

Alıntı Şuradan
Fırtına Işığı Arşivi #2-Parlayan Sözler

Oathbringer’da yukarıdaki alıntıyla ilgili bir gelişme ya da bu duruma bir açıklama getirildi mi?

Bu konunun biraz açıklandığını ben belirtmiştim sanırım daha önce başka bir mesajda, o yüzden kendime görev bilip buldum tekrar o bölümü. Epey uğraştırdı bulmak ama değdi çünkü gerçekten en beğendiğim bölümlerden biriydi kitapta :smile:. Kitabın tamamını okumamış olduğunuza yönelik bir çıkarımda bulundum -haksız olabilirim- o yüzden fazla spoiler vermeden koyacağım bölümden parçaları.

“Are you one of them?” Shallan blurted out. “Are you a Herald, Wit?”
“Heavens no,” Wit said…

…“Then what are you?”

Diye sorar Shallan… Wit’ten beklendiği üzere uzun pek de anlamlandıramadığım bir cevap alır tabii ki.

Konuşmalarının devamında Shallan çok güzel sorular sormaya devam eder:

“You’re … old, aren’t you? Not a Herald, but as old as they are?”
He slid his boots off the chair and leaned forward, holding her eyes. He smiled in a kindly way. “Child, when they were but babes, I had already lived dozens of lifetimes. ‘Old’ is a word you use for worn shoes. I’m something else entirely.”

Babes kelimesine için için gülüyorum nedensiz…

She trembled, looking into those blue eyes.

En beğendiğim yerleri koymuyorum çünkü harika bir bölüm ve kimsenin ilk okumayı burada yapmasını istemem. Kitaptaki o atmosferi yakalayınca epey etkileyici oluyor. Kısa kesiyorum, aslında bir nevi cevap şöyleymiş:

“Storms,” she whispered.
“When I was young…” he said.
“Yes?”
“I made a vow.”
Shallan nodded, wide-eyed.
“I said I’d always be there when I was needed.”
“And you have been?”
“Yes.”
She breathed out.
“It turns out I should have been more specific, as ‘there’ is technically anywhere.”
“It … what?”
“To be honest, ‘there’ has—so far—been a random location that is of absolutely no use to anyone.”

Oathbringer Chapter 68, Aim for the Sun

Sonra konu öyle bir dağılıyor ki zannedersiniz ki yazar daha fazla bilgi vermemek için kasten yapıyor. Brandon Sanderson öyle şey yapar mı hiç(!):stuck_out_tongue_closed_eyes:

3 Likes

Zahmetiniz için çok teşekkür ederim. Kitabı okumadım aslında denedim ama çok fazla sözlük kullanmak zorunda kaldım. :man_shrugging:t2:

Bu yeminin nasıl bir gücü var acaba -nasıl işliyor. Evreni ve zamanı aşıp Hoid’e ulaşıyor. Şimdi daha çok merak ettim :sweat_smile::sweat_smile:

Herkes çok övüyor 3. Kitabı. Beklentim çok yüksek. Akılçelen e-kitap olarak yayınlasa süper olur. Çünkü çok ağır bu seri. Taşıması okuması çok zor oluyor. Umarım amazon’un Gelişiyle bu yönde bşr gelişme olur.

Biraz gerçek biraz yalan gibi geldi bana yani yazar bu duruma daha sonra başka bir açıklama getirse, Shallan’a yalan söylemişti diyebilir o yüzden tam bilemiyorum. Yine de bir cevap olarak kabul ettim ben. Eklemeyi unuttuğum bir de şu kısım var:

“Wit,” she said, “why are you here? In the city?”
“I’m not completely sure.”
“Please. Could you just answer?”
“I did—and I was honest. I can know where I’m supposed to be, Shallan, but not always what I’m supposed to do there.” He tapped the table.

Bu arada ne zahmeti rica ederim :slightly_smiling_face:. Daha önce yazmıştım sanırım kitap 1.5 kilograma yakın :scream:.

1 Like

Bu kadar keskin dönüşleri olmaz diye düşünüyorum ben. @yafesha’ın dediği gibi daha 7 kitap daha var olay nerelere gidecek. Kitapların ana kahramanları ikinci seride elçi olarak göreceğiz diyordu bir hayran teorisi örneğin. Her şey mümkün :grinning:

1 Like

Hoid’in ne zman nerede olmasi gerektigini bilmesi feruchemy ile oluyor. Yazar soylemisti bunu bir kac sene once. Malum Hoid tum parelerin buyulerini toplamaya calisiyor. Bir sekilde ferruchemy de kapmis. Feruchemy de Fortune/ Sans biriktirebiliosunuz mesela bu olabilir. Hoid zaten oathbringerda bir tane spren yakaliyor tam olmasi gerektigi yerde. Cakal hoid.

6 Likes

Bu biriktirdiği şans biraz zorlama geldi bana. Çünkü kozmer’de okuduğumuz hikayeler aynı anda olmuyor. Hangi gezegende, tam zamanında, gezegenin belirli bir mekanında olacağını, o gezegendeki ana karakterimizi bilmesi -yaklaşık olarak bile- için daha farklı/güçlü bir şey beklerdim.

Ayrıca sanırım Sissoylu 3’te bu güçleri kazandı. -yanlışsam düzeltin- Ondan öncesini nasıl açıklayabiliriz. Elantris hepsinden önce geçiyor. :confused:

Siz söyleyince baktım gerçekten de baya olmuş bu açıklanalı, cahillik başa bela :smiley:. Nasıl çalışıyor acaba? Fortune/Şans biriktirip kullanmak konusunda çok az bilgi var sanırım. Spiritual Realm aracılığıyla mı işliyor? Hmmm kafamda deli sorular :question: :question:

Not: Şu WoB Chromium olmasa bile aynı mekanikle çalışıyor demiş ama bilemedim. Sanırım bu da @grmnt’nin söylediği güçleri sonradan kazanma kısmını biraz açıklıyor?

Cryptic’i aldığı sahneye bayıldım ben bu arada “I will give you truths and I know some juicy ones.” diyor ya :joy::joy:.

1 Like

3 Likes

17th Shard’ın Discord kanalında gördüm bugün:
Oathbringer Chapter 53 Such a Twisted Cut

Şu sahneyi ilk okuduğumda ağzım açık kalmıştı. Bugün tekrar bu çizimden okuduğumda:

Özet

Ashton Kutcher Burn GIF-downsized_large

1 Like

Jasnagin agzindan cikan her kelimeye hayran olmamak elde degil. Onun liderligindeki krallik en verimli donemini gecirir artik. Tabi ki su issizik ayrinitisini halledebilirlerse :slight_smile:

1 Like

Yukarıda paylaştığım sahnenin kalan kısmını tamamlamış çizeri. Kitapta keyiften dört köşe olarak okuduğum bölümlerden biriydi, neden hepsini çizmedi diye düşünüyordum ben de:
Oathbringer Chapter 53 Such a Twisted Cut Part 2

Özet

“Amaram.exe has stopped working.”
:joy::joy::joy::joy::joy:

1 Like

Birazcık okuması zor (bence öyle çünkü üç denemede ancak okuyabildim tamamını) olsa da okumaya değer ve uzun bir inceleme paylaşacağım. Brandon Sanderson’ın bu serisini benim gözümde başka bir seviyeye taşıyan konuyu ele alıyor (Oathbringer ve Edgedancer dahil tüm kitaplardan spoiler içerir.):

Ideal Heroes: Mental Illness in Brandon Sanderson’s Stormlight Archive

That is what everyone suffering from mental illness needs: a Syl, a Lift, an Adolin.

Serideki bugüne kadar beni en çok etkileyen sahnelerden biriydi:

“I don’t know,” Lift said. And then, by instinct, she did something she would never have thought possible. She hugged Darkness. He clung to her, this monster, this callous thing that had once been a Herald. He clung to her and wept in the storm.

Henüz haklarında çok fazla bilgi olmadığı için incelemenin yazarlarının ele almadığı Renarin, Jasnah gibi karakterlerin de belirli psikolojik ve zihinsel sorunlarının işleneceğini biliyoruz. Mesela Renarin’in tanısı ve fark edilmesi güç bir seviyede otizmli olduğunu doğrulayan bir WoB vardı.

Düzenleme: Araştırmaya devam ederken bu konuyu eleştiren insanların görüşlerini de buldum okumak isterseniz: Mental Illness Portrayal in The Stormlight Archive
Yazarın konuya yaklaşımı beğenilmemiş ama bence zaten böyle konuların tartışılmasının en iyi yanı bir sonraki nesildeki yazarların belirli konularda daha bilinçli yazmayı öğrenecek olması.

1 Like

Bu konunun az sayıdaki müdavimlerinden olduğum için flood yapmaya devam ediyorum kusura bakmayın. DNAVenom yine harika bir çizim yapmış. Oathbringer Reread bölüm 29-30’u okurken buldum ben de:

“The Battle for Irithiru’s Library”

Özet

Kendimi tutamadım okudum. offf. :joy: Szeth ikinci kitabın finalinde Semadeşenler’e katılmamışmıydı ? yahu.
Yalnız her sağlam karakter Dalinar’ın koruması olacaksa işimiz var. Dalinar’ın sırtı artık yere gelmez.

1 Like

Szeth konusunda biraz daha ek bilgi Arcanum Unbound kitabinin Lift bolumunde var. Lift, Oathbringer itibariyle artik ana karakter. Bende Dalinar ekibinin biraz fazla guclu konumda oldugunu dusunuyorum ama adamlarin yeri yurdu hersey isgal altinda, karsilarinda da tum gucuyle bir tanri var.

Su anki durum Sissoylu 3. kitabina cok benziyor aslinda. Isgal altindaki bir dunya. Herseye eli uzanan bir tanri ve karsisinda saglam ama guclukler icinde bir ekip. Ekipten biri bi ara gecici olarak tanrisal seviyeye bile cikiyor. Cidden cok benzesiyorlar. Ama bahsi gecen o serinin final kitabi, biz ise firtinaisiginda seriyi yarilamadik bile.

2 Likes

Ben de eski forumda ikinci kitap sonu yazdığım metni ve üçüncü kitap sonundakini buraya bırakayım. Rahat rahat konuşması keyifli olacaktır buradan.

2 Likes