Forum Üyelerinin Aylık Okuduğu Kitaplar

16 Beğeni

Eylül ayında biri sesli biri de e-kitap olarak toplamda 8 kitap bitirdim. Ağustosa benzer geçti hemen hemen bu ay. İstikrarı korudum ama üzerine pek bir şey ekleyemedim.

Eylül Ayında Okuduklarım

  1. Şule Gürbüz-Kambur
  2. Leonid Andreyev
  3. Moliere-Scapin’in Dolapları
  4. Sadî Şirazi-Gülistan
  5. Ursula K. Leguin-Mülksüzler
  6. Cengiz Aytmatov-Cemile
  7. Ahmet Ümit-Agatha’nın Anahtarı

Eylül Ayında Dinlediğim Kitaplar

  1. Hwang Bo-reum - Hyunam-Dong Kitabevi
18 Beğeni

:grinning_face::grinning_face:

Bu ay 2 hafta hanım ile çocuğu memlekete getirdim. O yüzden çok boş vaktim oldu. Birde iş yerinde de okuyabiliyorum. Hele ki kitap akıp gidiyorsa durduramıyorum kendimi :blush: E birde evde zaman geçirmeyi seven biriyim son 4-5 gün aralıklı olarak 6-7 saati buldu okumam.

7 Beğeni

Vallahi çok iyi helal olsun.

Özellikle işyerinde kitap okuma imkanı mükemmel. Hangi iş ben de gireyim o işe :slight_smile:

4 Beğeni

Fransız Teğmenin Kadını dışında çok zevk alamadığım bir ay oldu

14 Beğeni

Bu neymiş ya maşallah :smiley:

2 Beğeni

Böylesi gelmez bir daha herhalde Eylül ayı zirve noktam oldu :grinning_face:

2 Beğeni

Bu ay ben de öyle bir çıkış yapmayı diliyorum :smiley:

2 Beğeni

Size bol bol kitap okumalı bir Ekim ayı diliyorum. :blush:

2 Beğeni

13 Kurt Adam Öyküsü, güzeldi.

Keşiş ve Robot, beklentimin altında kaldı.

Paramparça, iyi başlayıp sonradan biraz sıktı. Kitabın, benim için ilgi çekici tarafı, gerçek olaylardan ilham alınarak yazılmış olmasıydı. Michael Tsokos, adli patalog, bu yüzden kendi işiyle ilgili kısımları iyi yansıtmış. Fitzekle ortak yazdığı “Kesik” daha başarılıydı. Yine de seriyi takip etmeyi düşünüyorum.

Sat Komandoları’nı bitirdikten sonra, Ali Türkşen’in okumadığım tek kitabı kalmış oldu.

Düldül Konuşmuyor’u hiç beğenemedim.

Dylan Dog ve Zagorlar her zamanki gibi keyifliydi.

All About Space’i bir süredir takip etmiyordum. Artık 4 ayda bir çıkıyormuş. :slightly_frowning_face:

19 Beğeni

Vasily Grossman ve Ilya Ehrenburg tarafından derlenen/yazılan orijinal ismi ‘‘**The Black Book of Soviet Jewry’’ olan, Alfa’dan ‘‘Kara Kitap’’ olarak çıkan kitabı büyük bir merakla aldım. 2 seneden beri genel olarak WW2 üzerine okumalar yapıyorum. Kitabın baskı kalitesi beni hüsrana uğrattı. Girişte yer alan ‘‘Rusça edisyonundan çevrilmiştir’’ ibaresine rağmen, Rusça edisyonunda yer alan Irina Ehrenburg’un giriş yazısı yok. :slight_smile:

Kitap, Türkiye’de teknik olarak 10 Dolar. Asgari ücretin durumu, ülkedeki hiperenflasyonu göz önüne aldığımızda bu paraya bu özensizlik beni sinirlendirdi. Çok uzun zamandır ne Alfa ne de Everest alıyordum. Kitabı görünce heyecanlandım çünkü orijinalini okumak istemiştim, kitap yurtdışından pahalı olarak geliyordu.
Alfa Yayınları çok iyi işler basıyor ama özensiz basıyor. Hedef kitlesi okuyucu değil tüketici. Buna örnek olarak yıllar sonra tekrar baskı yapan ‘‘Kadınların Tarihi’’ serisinde görseller siyah beyaz :slight_smile: Ciltli baskısı ortalama 14 Dolar, yurtdışı ile aynı ama kağıt kalitesi 3. sınıf. Yani yakışmıyor, okuyucu da enayi değil doğal olarak. 1994 Hürriyet Gazetesi’nin Pazar günü promosyon olarak verdiği çocuk kitabı kalitesinde basamazsın, üzgünüm bu paraya buna hakkın yok. Diğer yayınevleri için de geçerli bu. Can’ın yıllar sonra baskı yapan Elsa Morante imzalı ‘‘Ve Tarih Devam Ediyor’’ kitabı için de geçerli.

Neyse, Grossman & Ehrenburg’un çalışmasını Avusturalya’da buldum free shipping diyordu. Heyecanla bekliyorum.

Kara Kitap’ı yarıda bıraktım.

8 Beğeni

1000 sayfalık Meiji akıp giderken, 500 sayfalık Oryantalizm elimde süründü. Bugün yeni kitaba başlayınca kredi borcumu kapatmış gibi hissettim.

21 Beğeni

16 Beğeni

4 Beğeni

Hilal’i ve Dylan Dog’u beğendim. Wolverine: Son’un ilk 5 bölümünü daha iyi işlenmişti. Son kısmını biraz vasat buldum. Ancak yine de keyifle okudum.

Oyunbaz, diğer Dorn kitapları gibi akıcıydı.

Karakâtip, Lovecraft severlerin beğenebileceği bir öykü kitabıydı. (Ben yine de Lovecraft okumayı tercih ederim.)

Kızıl Hanrahan; Yeats’in kelt köklerine özlemini, kırsal hayat tarzına olan ilgisini yansıtan, mit ve masallarla örülmüş hikayelerinden oluşuyor.

Sepulveda’nın kalemini seviyor olsam da bu kitabı; içeriğindeki bazı ırkçı ve subjektif görüşleri sebebiyle hoşuma gitmedi.

Wells’i henüz bitiremedim.

Forumda biri, Ekim aylarında korku romanları okuduğunu yazmıştı. Ben de ondan ilham alarak bu ay kısmen de olsa gerilim ve korku temalı kitaplar da okumaya çalıştım. :jack_o_lantern::ghost::skull:

Bir yandan da Kemikavcılar’a devam ediyorum.

1 Beğeni