Bu ay bu kitapları okudum. Elimde okuyacak kitap kalmadığı için daha önce okuduğum çizgi romanları tekrar okudum.
En üstten alta:
Sylvia Plath - Mary Ventura ve Dokuzuncu Krallık
Oscar Wilde - Yalnız Sıkıcı Insanlar Kahvaltıda Parlar
Ayşe Gül Ünüvar - Nilgün Marmara Yaşamın Kıyısında
Sylvia Plath - Ariel ve Seçme Şiirler
Sylvia Plath - Sırça Fanus
Aminder Dhaliwal - Kadınlar Alemi
Nilgün Marmara - Metinler
Nilgün Marmara - Sylvia Plath’ın Şairliğinin Intihar Bağlamında Analizi
Nilgün Marmara - Kağıtlar
Nilgün Marmara - Defterler
Simon Stälenhag - Sanal Ülke
Simon Stälenhag - Döngü’den Hikayeler
Kamil Lofçalı - Kısas Öyküler: Kış Masalı
Düzenli kitap okumaya Zaman Çarkı ile geri döndüğüm için mutluyum. Sanırım bu dört kitabı ara vermeden okuduğum için hepsinin sonları ve içinde geçen olaylar hoşuma gitti.
Mayıs ayı için seriyi bitirmeyi umuyorum ve 10. kitapta olmak bile hüzünlenmeme neden oluyor. Lafı uzatmadan herkese iyi, sağlıklı ve güzel aylar dilerim.
Sıcak Kafa nasıldı? Özellikle Kübra’ya göre?
Ben Kübra’yı daha çok beğendim. Sıcak Kafa’da kötü değildi bu arada. Sonu biraz zayıf geldi bana. 
Ortalamalarını aldığım zaman tüm zamanların en beğendiğim okumaları oldu. İşler biraz sakin gidince kitap okumaya fazlaca zaman ayırabildim ve her birinden ayrı ayrı çok keyif aldım. Belki Su Adamı biraz beklentimin altında kaldı ama ben zaten o dönem bilim kurgusunu, çok saygı duymakla beraber, okurken çok sıkılan birisi olduğum için normal karşılanmalı. Yoksa dönemine göre çok kötü değildi. Yalnız Jules Verne’den ziyade üslup olarak R. L. Stevenson havası aldığımı söylemem lazım. En sevdiklerim ise; Esir Şehir Üçlemesi ilk iki kitabı, Gulyabani, Işık Tanrısı oldu. Ama diğerleri de gayet iyi kitaplardı.
Uzun zamandır okumayı istediğim ama bir türlü de başlayamadığım bir seriyi okumanın mutluluğunu yaşıyorum. Çok çok beğendiğimi söyleyebilirim, benim gibi okumak isteyen ama erteleyen varsa bir an önce başlasın derim 
Nisan, 2021
Körleşme’den 150 sayfalık bir bölüm mayıs ayına kaldı. Onun haricinde hepsi nisan ayı okumalarım.
Top5 yapacak olursam;
-
Yaşama Uğraşı - Cesare Pavese
-
Sodom ve Gomorra - Marcel Proust
-
Othello - William Shakespeare
-
Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu - Italo Calvino
-
Genç Bir Doktorun Anıları - Mihail Bulgakov
Körleşme’yi sevdiniz mi? Nasıl buldunuz?
Seveceğimi umuyordum, hatta yavaşlamamın nedeni de biraz hayal kırıklığı sanırım. Mutlaka bitireceğim birkaç gün içinde, yarım bırakma alışkanlığım yoktur ama daha “farklı” bir roman bekleyişindeymişim, Elias Canetti şaşırttı beni.
En azından ilk 400 sayfadaki düşüncem böyle. Bitirince daha net konuşurum. 
@DenaroForbin kitap hakkında kötü yorum hiç okumadım. Hatta çoğunluk başucu kitabı olarak seçtiklerini söylüyor. Sizin de yorumunuzu merak ediyorum.
İyi okumalar.
Genç Bir Doktorun Anıları’nı bir Ergin Altay çevirisinden bir Tuğba Bolat çevirisinden karşılaştırarak (ve gerilerek) okuyorum şu an. Can Yayınları, Genç Bir Köy Hekimi ismini koymayı tercih etmiş kitaba. Ben de çok beğendim. 
İki çeviri de kendi içinde tutarlı, anlaşılır ve özenli yapılmış. Bulgakov’un dilinin zaten yalın olması da cabası. Yine de iki çeviri arasında yer yer çok belirgin farklar var. Ben Ergin Altay’ın sözcük ve deyim seçimlerini daha çok beğendim. Hangisi aslına daha sadıktır, bilemem tabii.



























