Forum Üyelerinin Aylık Okuduğu Kitaplar

Haziran ayında sınavım olduğu için sadece 4 kitap okuyabildim maalesef;

İçlerinden en sevdiğim kitap “Uçurtma Avcısı” kitabı oldu. Eğer puan olarak değerlendirecek olursam;

Uçurtma Avcısı - 10/10

Harry Potter ve Ateş Kadehi - 9/10

Göz - 9/10

Romeo ve Juliet - 7/10

26 Beğeni



Biraz Amerikan edebiyatı ağırlıklı oldu, çok güzel bir aydı. Sapık beni oldukça şaşırttı, filmini izlememe rağmen, her anını hissettim ve de şaşırdım, gerildim. Norman Bates’i yakından tanımış olduk. Kadim Kanunlar’ı da bitirmiş oldum ve çok sevdim genel olarak seriyi. Tanrı’nın Bir Kulu çok karanlık ve rahatsız edici bir Cormac kitabıydı. Başarılı buldum kendi alanında. Kurt Vonnegut’lara zaten lafım yok. :slight_smile: Alper Canıgüz’ ün neden kendi kitlesi olduğunu ve sevildiğini anladım ama bana çok hitap etmedi, onun haricindeki bütün okumalarımı çok ama çok sevdim. Ayrıca Faulkner :heart: ben. Evet, birazcık zor bir okumaydı ama çok beğendim Döşeğimde Ölürken’i. Asıl zor okuma ise 49 Numaralı Parçanın Nidası’ydı ama kendi alanında başarılı bir kitaptı. İlerleyen dönemde tekrar okuyacağım.

29 Beğeni

“Reading slump” bu sene beni fena etti ama yeniden düzenli okumaya döndüm sonunda.

Bu da benim listem:

Başarıda Gururu, Felakette Ümitsizliği Yenmeliyiz

Storytel’den dinledim, kısa bir kitaptı. Atatürk’ün doğduğu ailenin yapısından, yalnızlığından, ümitsizliği hiçbir koşulda kabul etmemesinden, okumalarından ve devrimlerinden, bazı bölümler Nutuk’tan alıntılar yapılarak kısaca bahsedilmiş. Genel hatlarıyla beğendim. Mutlaka bir gün Nutuk’u okumayı çok istiyorum.

Düş Yakamdan Şeytan

Knockemstiff: Kimsenin ziyaret etmek istemeyeceği ama hikayelerini dinlerken heyecan veren yer.

Amerikan edebiyatı okumalarımda geldiğim ikinci durak “Düş Yakamdan Şeytan” (The Devil All The Time). Okurken üzüldüm, tiksindim, dehşete kapıldım, ara ara güldüm ve çok beğendim. Amerikan korku, gerilim, dram, gotik hatta azıcık da içinde polisiye barındıran hikayeleri sevenlere öneririm. Kasvetli, iç bulandıran, ağzı bozuk, etik - ahlaki sınırların aşıldığı ve okuyanı sorgulatan ama bir o kadar da heyecan verici bir okuma deneyimi sunan bir roman.

Bir şekilde birbiriyle bağlantılı insanların domino taşları gibi, hayatlarını nasıl etkilediklerini, ailelerin seçimlerinin evlatlarında ne derece iz bıraktığını okuyoruz. Güneyin atmosferini, savaş sonrası insan psikolojisini, cahilliğin ve merhametsizliğin sonuçlarını görüyoruz.

Uyanış

Amerikan edebiyatı okumalarımda ilk durağım Uyanış (The Awakening). Kararsız kaldım, birçok yorum okudum ama hala ne yazsam bilemiyorum. Günümüze göre bakarsak saçma gelebilecek dertler 1800’lerde ciddi problemmiş, özellikle kitaptaki kadın gibi kendini kısıtlanmış hisseden kadınlar için.
Edna Pontellier diye bir karakterimiz var ve zamanla ailesinden, toplumdan sıyrılışını, kendi bireyselliğini keşfedip özgürleşmeye çalışmasını okuyoruz. Bir nevi Edna kendince “uyanıyor”. Edna’nın yaptıklarından sonra onu nankör bulan da olmuş, hak veren de. Ben nötrüm.

Gece Yarısı Kütüphanesi

Yorumlamıştım önceden:

Sahaf Mendel

İnsanı üzen başka bir Zweig kitabı daha. Gerçi okuduğum diğer kitaplarına kıyasla bir tık fazla beğendim. İçinde iki hikaye var. Sahaf Mendel’de hayatı sadece kitap okumaktan ibaret olan ve yaşadığı yerdeki olaylardan bile haberi olmayan bir seyyarın savaşın etkisiyle yaşadıklarını görüyoruz.

@Okuryorum Hocam sizinle aynı dönemde Amerikan edebiyatı yoğunlukla okumaya başlamışız, yazılarınızı zaten takip ediyorum ama bu ay “A-aa tam benim listemi okuyor!” diye şaşırdığımı söyleyebilirim :smiley:

23 Beğeni

Güzel tesadüf olmuş, gerçekten çok başarılı eserler. Özellikle de Faulkner’ı okuduktan sonra insanın yazar olup, O’nun tarzında yazası geliyor. :slight_smile:

2 Beğeni

Haziran, 2021

Top7 yapacağım yine kendimce.

1.Albertine Kayıp - Marcel Proust

2.Suç ve Ceza - Fyodor M. Dostoyevski

3.Geceye Övgüler - Novalis

4.Hiç İçin Metinler ve Uzun Öyküler - Samuel Beckett

5.Kira Kiralina - Panait Istrati

6.Ruth - Lou-Andreas Salome

7.Tom Bombadil’in Maceraları - J.R.R. Tolkien

Herkese temmuz ayında da keyifli okumalar diliyorum. ^^

34 Beğeni

Bu kadar okuyabildim. Çünkü psikolojim bozuk.

26 Beğeni

Bozuk psikolojiye Diskdünya iyi gelir. Bir an o çarpık dünyadaki saçmalığın içinde yaşarsınız ve şimdiki zamana döndüğünüzde çabucak delirirsiniz. Sonra neden güldüğünüzü anlamaya çalışırken vakit geçer…

10 Beğeni

Yaklaşık iki aylık kitap okuyamamanın acısını çıkarttım.

Yenilmez : Mükemmel bir bilimkurgu. Çok güzel edebiyat örneği. 10/10

İşte Tanrılar : Hayran olduğum bir yazar olduğu için çok severek okudum. 9/10

Maymun ve Öz : Çok çarpıcı bir kitap. 8/10

Dünyaya Düşen Adam : Sıkmadan ilerleyen hoş bir bilimkurgu. 7.5/10

Houston, Houston Duyuyor Musun? : Ursula’nın kitapları gibi ama o kadar mükemmel değil. İki seferde bitebilecek güzel bir kitap. 7.5/10

Tanrı’nın Kapısını Çalan Bilim : Mükemmel bir bilim insanının konuşmaları. Harikulade. 10/10

Balıkçı ve Oğlu : Serenad ile kıyaslamadan okuyursanız daha iyi olur. Tavsiye ederim. 8.5/10

Colorado Kid : King hayranıysanız okuyun. 5/10

Vahşi Kızlar : Çoğunluğun aksine sevdim. 8/10

Fizik Üzerine Yedi Kısa Ders : 7/10

Sağlıklı ve bol okumalı bir ay olsun hepimize.

25 Beğeni

Haziran ayında okuduklarım. Bu ay hem taşınma sürecimizden dolayı hem de hazırlık bitirme sınavımdan dolayı okuma açısından istediğim gibi bir ay olmadı. Okuduklarımdan da çok verim alamadım, birkaç tanesini tekrar okuyacağım.

15 Beğeni

Temmuz 15- Ağustos 15 arası okuma listem. Umarım hepsini güzelce okuyup notlarımı çıkartabilirim. En çok Raif Yelkenci Yazması- Kerem ile Aslı’yı merak ediyorum. Onu en sona sakladım :slight_smile:

6 Beğeni

-Boku wa Mari no Naka (Inside Mari)

Sanırım Şubat ayından beri ne manga ne kitap okuyabildim. Deniyorum, çabalıyorum lakin bu kadar oluyor. Bunca ayın ardından bir tanecik manga okuyabildim, muhtemelen tekrar böyle bir durum yaşayıp tek sayfa bile okumayacağım aylarca. İçimden gelmiyor.

Neyse, iyi okumalar. Benden bu kadar.

Ekleme: Bu manganın üstüne 3 manga daha okudum, kendimi şaşırtarak. Bir iki tane daha bile okuyabilirim. Bu ay güzel oldu gerçekten, okumaya dönmüş olabilirim.

11 Beğeni

21-07

21 Beğeni

Temmuz ayı okumalarım.
Geçen ay Sonsuzluğun Sonu ile giriş yaptığım Vakıf evreninin 1. kitabı ile devam ettim.

Kurt Vonnegut’tan ilk okuduğum kitap olan Mezbaha Beş’i çok beğendim. Çok farklı bir tarzı olduğu kesin.

Scott McCloud’dan Çizgi Romanı Anlamak bu ayki favorilerimden biriydi. Bu kadar çok çizgi roman okuyup bu kitabı okumamak olmazdı. Yakın zamanda yazarın -ve de çizerin- Çizgi Romanın Yeniden Keşfi kitabını da okumayı düşünüyorum.

Reinhart Kleist’ten okuduğum ikinci kitap idi Boksör. 2. dünya savaşında nazi kamplarından sağ çıkmayı başaran Polonyalı bir boksörün gerçek hayat hikayesi. Aslında boksör değil kendisi ama kamplarda hayatta kalmak için boksör olmak zorunda kalıyor. Daha önce Olimpiyat Rüyası - Samiye Yusuf Ömer’in hikayesi - adlı yine gerçek bir hayat hikayesini anlatan eserini okumuştum. Gerçek hayat hikayelerini çizgi romana aktarmakta başarılı bir kişi Kleist. Jonny Cash, Castro, Nick Cave gibi biyografik kitapları da var. Nakavt ve Berlin Efsaneleri kitaplarını da aldım ve okuyacağım. Takibe aldığım bir yazar-çizer oldu kendisi. Eserlerinin Karakarga, Sırtlan, Alfa, Flaneur ve hatta Akılçelen tarafından oldukça dağınık olarak çıkmış olması biraz sıkıntı sadece.

Mercy biraz hayal kırıklığı oldu. Umduğum kadar güzel bir hikaye değildi.

Arife’yi daha önce okumuş, hediye etmiştim. Yeniden aldım, yeniden okudum. Topu topu yarım saat sürüyor zaten :slight_smile:
Kedilerden devam edeyim diyerek Adam Manfried çizgi romanını okudum. Kediler ile insanların yer değiştirmiş olduğu bir dünyada geçen gündelik hayat hikayesi. Oldukça keyifli…

Fırtınalı Denizler 5 farklı genç mültecinin kaçış ve hayatta kalma hikayesini kısaca anlatıp, mülteci sorunu hakkında bilgiler sunuyor.

Bu ay ayrıca Can Kısa Klasiklerden bir dolu kitap okudum. Serinin nerdeyse tamamına sahip olup sadece birkaç kitabını okumuştum. Hem biraz eriteyim hem de klasik okumuş olayım dedim. Genelde 50-90 sayfa aralığında bir iki oturuşta okunan kitaplar. Can yayınlarının bu tarz serileri için olumsuz yorumlar gördüm daha önce, ticari amaçlı olduğu vs. şeklinde. Benim için ise güzel bir deneyim oluyor. Genelde klasik okumuyorum. Bu seri sayesinde birçok yazarı ilk kez okumuş oldum. Yazarların tarzını öğrenme ve giriş yapmak için uygun bir seri olduğunu düşünüyorum.

Ayrıca, ara ara Mümin Sekman’dan Şampiyon Sözleri kitabını okuyorum. Yetmiş sayfa bilgilendirme sonrası kalan kısmın tamamı söz ve aforizmalardan oluşan bir kitap. Ay sonuna bitmiş olur.

Şu an okuduğum son kitap ise Murat Menteş’ten Korkma Ben Varım. Murat Menteş’in de çok farklı bir tarzı var ve beğeniyorum. Bu kitapla birlikte şiir kitabı olan Garanti Karantina hariç tüm kitaplarını okumuş olacağım. Henüz 140 sayfa okudum ama en beğendiğim romanı olacak sanırım. Derde Deva Randevu serisini romanlarından ayrı tutuyorum. Onlar harika ve devamını bekliyorum.

That’s all folks

28 Beğeni

Bu ayki kargaşa, kalabalık, bayram, misafir, tatil, yorgunluk derken nasıl bu kadar okuyabildim ben de şaşırdım. Kendimi bazı günler iletişime tamamen kapattığım oldu ama fazla kapatmışım sanırım. Tam 21 gün hiç okuma yapmamışım. Daha iki gün var fakat başka şeylerle ilgileneceğim. Bu ay yeterince okuma yaptım bana göre.

Kadim Kanunlar Serisi harikaydı. Ben gerçekten çok beğendim. Kurgu açısından öyle çok mükemmel olmasa da karakterler o kadar iyi şekillendirilmiş ki hayran kalmamak elde değil. Bazı kitaplar vardır. Tahmin edilmesi kolaydır fakat inanılmaz keyif alırsınız. Hikâyenin bir an olsun durmadan heyecanını koruyarak devam etmesi, dünyanın atmosferi, karakterler ve karakterlerin gerçeğe çok yakın olması iyiydi. Özellikle iyi ile kötü kavramını yazar gerçekten güzel yansıtmış. Bencillik, kibir, ahlak, etiklik ve daha birçok şey benim için yeterliydi.

Nefes ne yalan diyeyim beğenmedim. Öyküler bana vasat geldi. Bazısı çok gereksiz uzatılmıştı. İnanılmaz sıkıldım. Güzel konular bulmuş yazar fakat okuyucuya geçmesini sağlayamamış. Hareketsiz, tek düze anlatımını beğenmedim.

Gece Yarısı Kütüphanesi güzel bir kitaptı. Ana karakter yaşadığı hayatta bir türlü tutunamıyor. Pişmanlıkları ve yaşadıkları bir türlü yakasını bırakmayınca işler gittikçe sarpa sarıyor. Girdiği depresif durumun da etkisiyle elinde olan her şeyi kaybeder ve intihar eder. Ölümle yaşam arasındaki o anlarda bir kütüphanede gözlerini açar ve olası yaşamları arasında hangisinin ideal yaşam olduğunu bulmaya çalışır. Bana kalırsa depresif, intiharı kafasında gezindiren kişiler için okunabilir bir eser.

Ulus alıştığımız Terry kitaplarına benzemiyor. Yine ironik yanı var ama gençlerin bunu pek kavrayacağını sanmıyorum ama yetişkinler gülümseyecektir. Çok güzel bir gençlik romanı. Gelenekleri çok farklı olan bir toplumun başına gelen felakette hayatta kalan bir genci konu alıyor. Modern toplum ile vahşi toplumunu birbirine karıştırıp antik kumlar serpiştirmiş Terry.

Kıvılcımlar uzun uzun senelerdir elimde olan fakat okumak için ancak gözüme çarpan bir kitaptı. Akıcı, merak uyandırıcı gayet güzel yazılmış. Büyü gücüne sahip olan ve olmayan insanların yaşadığı bir toplumda insanların irislerinin kararmasına, ateşlenmelerine ve bitkin düşmelerine neden olan bir virüs ortaya çıkar. Herkes bu sebepten ölmeye başlar. Politik ve etik yönüyle de yazar kurguyu derinleştirmiş. Bu da çok güzel bir gençlik kitabıydı.

Gezgin ilk kez Halil Cibran okudum. Kendisi merak ettiğim yazarlardan birisiydi. Mikro öyküler derlemesi diyebiliriz bu ince kitap için. Bazıları çok hoşuma gitse de genel olarak zayıf buldum fakat yazarı 60 sayfayla değerlendirecek değilim. Bir çırpıda okunur. Anlatım tarzı gayet güzeldi.

Kitaplar ve Sigaralar çok güzeldi bence. Orwell’in düşünceleriyle kendi düşüncelerinizi değerlendirirken birçok da yazar dikkatinizi çekebilir. Zaman zaman bizlerin de tartıştığı kitap fiyatlarına ve toplumun okumaya yönelik görüşlerini analiz etmiş. Ben okurken çok keyif aldım.

Zamanın Bekçileri ilkgençlik ve ergenlik dönemini kapsayan, zamanda yolculuk yaparak tarihin akışını korumaya çalışan özel yeteneklere sahip kişilerin yaşadıklarını anlatıyor. Karakterler bana kalırsa çok toylar. Kurgu güzel işlenmiş. Tarihi dokunuşlar ve doku çok hoş ama mantık noktasında bazı saçmalıklar var. Gerçekçi bir mantıktan bahsetmek olmaz zaten fantastik kitaplarda ama yazar kendi kurduğu dünyasında mantık hataları yapmış. Editörlük içler acısı. Diyaloglar bazen çok avam. Çok enteresan yetenekler havada uçuşuyor ama kullanılmıyor. 13 yaş ile 17 yaş arası için çok ideal bir seri. Dördüncü bir kitap daha var ama Tudem bunu basmayacak. Yazarın kendisi de sanırım ülkesinde dördüncü kitabı çıkartırken yayıncısıyla sorun yaşamış. Yine de seri bir son veriyor size. Fazlasını da okumaya gerek var mı bilemedim.

Genel olarak gençlik serilerini kardeşi, çocuğu olanlara öneririm. Ailece okunup keyif alınabilecek eserler.

23 Beğeni

Bu ay okuyup beğenmediğim tek kitap Madenin Esrarı oldu. Böyle bir kitap niye yazılmış, anlamak çok güç. Ne hikayesi ilgi çekici, ne anlatımı. Jules Verne’in okumuş olduğum kitaplarının içinden en zayıf olanı buydu şüphesiz. Onun dışında yaklaşık iki haftadır odaklanma problemi yaşıyorum. Okuma yaparken her on dakikada bir kitabı elimden bırakıp evi şöyle bir dolaşıyorum. Umarım bu sorun da düzelir.

26 Beğeni

Temmuz ayı nispeten güzel geçti, sıcaktan ve bayram gibi etmenlerden dolayı son aylarda fiziksel kitapları bir hayli zor okuyorum.En kısa sürede sonbahar ve kış aylarının gelmesini temenni ediyorum. :sweat_smile:

  • Mark Millar’ın Huck Book 1: All-American ve Jeff Lemire’in Snow Angels Vol 1 çizgi romanları için ortalama / ortalama üstü diyebilirim.Keyifli dakikalar sundular.

  • Yalnız Kurt ve Yavrusu serisini olabildiğince ağırdan alıyorum.Bu ay cilt 5 ve cilt 6 bitti.Her kitap ayrı kalitede o yüzden mümkün olduğu kadar serinin kalitesinin zevkini çıkarmaya çalıyorum.Gerçekten harikulade bir seri, keşke hiç bitmese diyorum. :drooling_face:

  • Alex Ross’un Mythology ve Jim Lee’nin DC Comics: The Art of Jim Lee kitaplarına hayran oldum.İçerik, çizimler gerçekten muazzam.Özellikle Mythology çok ama çok iyi, bu iki kitabın okunmasını kesinlikle tavsiye ederim.

  • SW hayranı olarak bu son filmleri sevmiyorum hatta yok sayıyorum lakin art booklarına göz atmak istedim.The Art of Star Wars: The Force Awakens ve The Art of Star Wars: The Last Jedi art bookları ortalama kalitede kitaplar, boş vakitlerde okunabilir.

  • Anti-Venom: Yeni Yaşama Yolları, Maestro: Symphony in a Gamma Key, The Amazing Spider Man Düğün Özel Sayısı ve Spawn Volume 1: Endgame ortalama kalitede çizgi romanlar, aralarında Anti-Venom benim için bir tık daha öne çıkıyor.

  • I am a Hero serisini uzun zamandır bekletiyordum.Bu ay okumaya başladım.Açıkçası ilk volume bir hayli sıkıcıydı hatta sırf serinin sonunu merak ettiğim için sonraki kitaplara başladım.Volume 2 ve özellikle Volume 3 ile birlikte seri biraz açıldı.Diğer volumleri merak ediyorum, sanırım bu okuma hızıyla ağustos ayında seriyi yarılamış olurum.Scalped ise tam beklediğim gibi değil ortalama bir kalitede, sonraki ciltlerde daha iyi olacağını umuyorum.

  • Ve gelelim benim için en sürpriz seriye…Jeff Lemire’in Gideon Falls serisi MÜTHİŞ! İlk 3 kitabı bu ay okudum ve gerçekten gerek hikayeyi ve hikayenin temposunu gerek çizimlerini (özellikle çizimlerini) çok beğendim, serinin bu kadar hoşuma gideceğini düşünmüyordum.Şimdiden son aylarda hatta son yıllarda okuduğum en güzel serilerden birisi oldu.Konusunu merak edenler için:

“Gideon Falls, hikayenin geçtiği yerin adı.İki ana karakterin olduğu hikayenin ilk karakteri Norton isimli bir münzevi.Dokuz yaşında kimliksiz, geçmişsiz bir şekilde bulunan Norton, yetimhanede büyümüş bir adam.Hikayenin zaman başlangıcında Norton, akıl hastanesinden yeni çıkmış ve dışarıdan psikolojik destek görmeye devam ediyor.Nesnelere takıntılı olan Norton, çöplerden ufak tahta parçaları, çiviler gibi nesneler topluyor.İkinci karakterimiz ise bir rahip olan Peder Wilfred.Önceki rahibin ortadan kaybolmasının ardından Gideon Falls’a gönderilen Peder, isteksizce gittiği bu kasabada, kendisini gizemli bir maceranın içinde buluyor.”

Gideon Falls:

23 Beğeni

Normal şartlarda 3-4 kitap okuyunca pek beğenmiyorum ama bu ay bayağı yoğundum, buna rağmen 5 kitap okumuşum. Bu ayın okumasına iyi diyebiliriz :sweat_smile:

27 Beğeni

Bu ay biraz şampiyonlar ligi gibi oldu. Kaba hesap 4100 sayfa ile ayı kapatmış bulunmaktayım.

Karamazov Kardeşler 10/10: Muazzamdı. Kardeşler üzerinden işlenilen konular oldukça iyiydi. Normalde kitapların içini bölüm bölüm ayırmam fakat bu kitapta Büyük Engizisyoncu bölümünü ayrı tutmak istiyorum.

Bir İdam Mahkumunun Son Günü 9/10: İdama giden yolda bir insanın duygularını oldukça iyi yansıtan bir kitaptı. Ben Victor Hugo’nun ilk okunması gereken kitabı olduğunu düşünüyorum çünkü diğer kitaplarının biraz gölgesinde kalıyor gibi.

Madam Bovary 3/10: Gerçekten hiç beklemediğim bir metinle karşılaştım. Emma bana göre tam bir ‘‘Drama Queen’’. Zaten kitapta bir bölümde de Emma’nın hayatın her anında üzülmek için yer aradığı, en mutlu anlatında bile küçük üzüntüler aradığını yazıyordu. Oldukça sıkıcı ve asla ilerlemeyen bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Dol Karabakır Dol 7/10: Oldukça güzel şiirleri vardı. Çoğu sayfada çizimlerinin olmasını da ayrıca beğendim.

Ben Buradayım… 8/10: Oğuz Atay hakkında okuma yapmak için gördüğüm ve okuduğum kadarıyla en iyi kaynaklardan birisi.

Tutunamayanlar 10/10: Bu kitap en çok yarım bırakılanlarda hep 1. sırada. Birçok kişi kitabın zorluğundan bahsediyorlardı. Kitapta karakterleri takip edememekten yakınıyorlardı. Evet kitabın dili biraz zor fakat asıl zor olan bu kitabın atmosferi bence. İnsanlar bunu anlayamıyor. Kitaptan alınmış 3 5 tane aforizma ile de kitabı okuduklarını sanıyorlar. Oysa bu kitap birkaç özlü sözden daha fazlası. Olric Olric diye ortada gezenlere itibar etmeyiniz. :rofl:

Tatar Çölü 10/10: 232 değilde 2032 sayfa olsa da doya doya okusaydık keşke…

Çürümenin Kitabı 10/10: Her denemede oldukça farklı şeyleri sorgulayacağınız muhteşem bir eser.

Ahraz 9/10: ‘‘Hemen okur bitiririm’’ diye başladığım ancak beni oldukça şaşırtan bir eser oldu. Keşke yazarın birkaç tane daha kitabı olsa. Bildiğim kadarıyla yalnız 2 eseri var.

Soneler 8/10: Oldukça güzel soneler vardı içinde. Özellikle bir sayfada orijinal bir sayfada çevirisi olması sebebiyle karşılaştırarak okuma fırsatım oldu.

32 Beğeni


23 Beğeni

image

Temmuz’a başlarken, foruma da yeni üye olmuşken bu başlığı görmüştüm. Ağustosla beraber sıra bana da geldi :grinning_face_with_smiling_eyes: Hayaller daha fazlasıydı ama buna da okey diyerek önümüzdeki maçlara bakacağız artık.

Hasbüyü: Yazım sırasına gittiğim diskdünya serisinde ilk 4 kitaba kıyasla bir tık zayıf bulduğum ancak gayet keyifli bir Rincewind macerasyıdı 4/5.

Kurucular: Novellalar biçim olarak pek benim zevkime hitap etmese de keyifle okudum, bir çırpıda bitecek bir kitap 4/5

Daha İyi Bir Türkiye İçin Hangi Fikri Yıkalım?: Güncel konulara alanının uzmanları ile değinmesi açısından gerçekten hoş bir çalışma. Bütünlük sorunları olsa da masa kenarı yapılıp 10-15 dakikalık boşluklarda bölüm bölüm okunarak değerlendirilebilir. 4/5

Sanal Ülke: Bu da çok değişik bir tür, fazla beğeneceğimi düşünmüyordum ama anda detaylı ve kaliteli çizimlerle beraber okuması hoş bir hikayeydi. 4/5

Küllerin Günü: Son gün kıyağı kontenjanından bu listeye girdi, henüz bitirmedim bi 70-80 sayfası kaldı :smiley: Tam bitirmeden net kanıya varmak doğru olmaz ama şu ana akdar okuduğum 200 sayfalık kısım için çok tekdüze ve basit bir olay kurgusu ile ilerlediğini söyleyebilirim.

21 Beğeni