Gerçekten de Akp iktidarı Türkiye’ye çağ atlattı. Ama geriye doğru.
Hocam bu restorasyonu CHP yönetimindeki Kuşadası belediyesinin yaptığı iddia ediliyor.
Hükümetin tutumu ortada sizin de dediğiniz gibi ve bunu değiştirmek istediğini söyleyen muhalefetin belediyeler aracılığıyla alternatif yapı kurmasının önünde bir engel yok.
CHP ve diğer muhalefet partilerin “Bizim kontrolümüzdeki belediyelerin yetki alanındaki restorasyon işlemlerinde projelerin 2 üniversite tarafından onaylanması zorunluluğu getiriyoruz.” şeklinde bir protokol yapmalarının önünde bir engel yok.
Ben kendimden daha muhalif birisiyle henüz tanışmadım, İstanbul’da Nişantaşı’ndaki, İzmir’de de Karataş bölgelerinde tarihi konakların üzerine yapılan kaçak yapıların sadece Akp ile ilgili olduğunu düşünmüyorum. İmar, oturum, elektrik, su, ruhsat izinlerini ilçe belediyeleri veriyor bildiğiniz gibi…
Bu görseldeki gibi yüzlerce tarihi bina gördüm İzmir ve İstanbul’da hiçbiri de Akp belediyesi değildi.
Biz zaten bu seçimle kötünün iyisini seçmeye çalışıyoruz. Şimdiki adım ufak bir adım ama belki bu sayede 2028’de salt iyiler arasında seçim yaparız. Gerçi ümidim sıfıra yakın da neyse yapacak bir şey yok. Hiç yoktan iyidir.
Evet bencede. Benim tahminim Akp bu seçimde kaybettigi taktirde tarihin tozlu sayfalarindaki yerini alacak. Dolayısı ile bir sonraki seçim inşallah parlamanter sistemin ilk seçimi olarak gerçek seçimi yaşarız diye düşünüyorum. O zamana kadar ülkedeki sabunluk nüfusta yavas yavaş yolunu almış olur😀
@murgul , valla bunu kim yaptı bilmiyorum ama mevcut hükümetin yaptıklarını bildiğim için habere tıklamak bile istemedim. İstanbul’da bldiyenin yaptığı restorasyonlar için İmamoğlu ciddi çaba sarfediyor. Paylaşımları ortada. Turizm bakanlığının yaptıklarını “mimari facialar” adi altinda heryerde paylaşılıyor .
İzmir bldiyesi için birsey söylemicem, ben bir izmirli olarak Rahmetli Priştina dan sonra bir belediye başkanı henüz göremedim. Benim için o koltuk uzun zamandır boş duruyor.
Üzülerek söylüyorum, çok çok çok kötü bir marş olmuş. Hatta marş olduğunu da düşünmüyorum. Marş yürüyerek söylenir ve ritim tutulur. Bu eser ile ritim tutarak yürümek imkansız.
Sözler çok daha büyük facia. “Ver ver ver ver ver elini, ver ver elini”, “gel küçük sevinçler duyalım kedere inat”, “Daha daha nice nice yüzyıllara, dönsün dünya”. Abartmadan söylüyorum bu sözler ilkokul seviyesinde.
- Yıl marşı diyorsunuz ama içinde 1 kere Türk ve Cumhuriyet kelimeleri geçmiyor. Ülkemizin, milletimizin herhangi bir temel özelliği, arzusu vs. geçmiyor.
Sözler berbat, müzik desen heyecanlandırmıyor.
- Yıl marşını dinleyin bir de bu 100. Yıl marşını dinleyin.
Ne yazık ki çok kötü bir 100. Yıl Marşı. Çok fazla kelime tekrarının olması sanatçının ne kadar çok tıkandığını gösteriyor.
Bana kalırsa hoş bir çalışma olmuş ama bir marş olacak seviyede de değil sizin de dediğiniz gibi sözlere biraz daha özenilebilirdi. 10. Yıl Marşı ise her duyduğumda olduğu gibi yine tüylerimi diken diken ederken aynı zamanda bana ülke ve gelecek hakkında umut veren bir marş.
Yarıda bırakmak zorunda kaldım. Aşırı kötü bir çalışma olmuş. Söyleyecek söz bulamıyorum.
Bir iş daha bitmeden harika olacak şöyle geliyor böyle bilmem ne diye tanıtılırsa genelde sonu hüsran oluyor
Olmamış, @murgul ile aynı tepkiyi verdim. Özellikle sözleri, ritmi, verilmek istenen duygu olmamış. Fazıl Say’ı severiz, bu ülkenin yetiştirdiği nadir insanlardan da olmamış bu. Keşke bilinen eserler üzerinden bir çalışma yürütseymiş, her şeyi herkes yapamaz. Bakınız ünlü marşlar hep şairler tarafından yazıldı. Belli bir edebiyat/kalem gücü geliştirmedikten sonra çok başarılı şeyler çıkmıyor.
Buna en güzel örnek müzikkaller. Bizde hiç yok ama Seffillerin müzikali 2017 yapımı, söz, ritim, duygu ve karakterlerin doğruluğu açısından çok başarılıydı. Bizde bir kuvayı milliyeyi gelin müzikal yapalım desek kimse desteklemez, gider kore dizilerinin Türk versiyonunu çekerler.
İşte tek adam zihniyeti olunca böyle oluyor. Fazıl Say iyi piyano çalıyor olabilir ki onun da uzman olduğu daha iyi çaldığı türler vardır. Fakat 1 kişiye tüm yetkiyi verince olmuyor. Bunu yapan bir de yine CHP.
Fazıl Say belki çocuk ruhlu birisi, belki şiir seçme konusunda başarılı değil.
1 kişiyi her şeyden sorumlu tutup “sen yaparsın bir şeyler” zihniyetinden acilen vazgeçmemiz gerekiyor.
Bizi şuan olduğumuz noktadan bir adım ileriye götürecek şey kişiler değil ekip çalışması ve kolektif bilinç olacak bence.
Söylediklerinize katılıyorum. Çok zayıf bir marş. Dinler dinlemez unutuluyor, oysaki marş dile dolanmalı, akılda kalmalı.
Bu zaten ayrı bir facia. 100. yıl da neyin 100. yılı?
Uğur Işılak’ın yazdığı marş daha iyi. En azından içinde Cumhuriyet, Türkiye kelimeleri geçiyor.
Bu da Soner Arıca’nın yazdığı marş. Nakaratını fazla popvari bulmama rağmen Fazıl Say’ınkinden çok daha akılda kalıcı ve marş havasına sahip.
Yine de hiçbiri tam olarak, “İşte bu Türkiye’nin 100. yılına yaraşır” dedirtecek bir başarıya sahip değil. Futbol marşları bile daha çok akılda kalıcı, daha coşku verici bu denemelerden. Mesela Kıraç’ın 100. yıl Fenerbahçe marşı.
- yıl marşı değil de seçim reklamına şarkı yapılmış sanki. Sözler biraz fazla bunu çağrıştırıyor. Müzik güzel. Biraz daha bas ses olsa şöyle son kısımdaki Atamın gözlerinde kısmını daha vurgulu söylese daha güzel olur gibi geliyor bana. Marş işinden çok anlamam ama 10. yıla göre vurgusu daha az geliyor. Sözleri dediğim gibi miting meydanında çalmak için yazılmış.
Soner Arıca çalışması çoşkulu değil, çok sevmemiştim. Yüzüncü yıl arkadaş bu, çok daha çoşkulu görkemli, muhteşem olmalı bence. Yer yerinden oynamalıydı,
insanın kanı kaynamalıydı, insanlar duygulanıp ağlamalıydı. (tamam biraz abartım.)
Bu çalışması eh işte idare eder olmuş. beyaz gömlekleri giyip kımıldamadan okuyalım marşı demişler. Ama en azından Fazıl Say’ınki gibi kötü değil. Özellikle sözleri bana çok itici geldi. Her alanda her insan başarılı olmaz. Çok iyi çalışmalar yapacak insanlar var, ama kimse egosundan yanına kimseyi yaklaştırmıyor.
Ben de aynen böyle düşünüyorum. ![]()
Resmi bir yarışma yapılmalı, ülkenin dört bir yanından müzisyenler, ekipler vs. çalışmalarını sunmalı, halk oyları ya da juriyle en kaliteli olan seçilmeliydi. Öyle olsaydı o coşkuyu, ruhu hissedeceğimiz beste ortaya çıkardı.
Ülkemizin genel sorunu…
Temmuz ayında Lozan bitince cb yapacakmış bu yarışmayı. Şimdi gizli maddelerden birinde beste, marş çıkartılamaz yazıyormuş.
Şaka maka muhalefet iyi kötü uğraşmış ortaya bir şeyler koymuş, iktidarın hiç umrumda bile değil.
Ülke olarak tek derdimiz 100. Yıl marşını en iyi kim yazacak o olsun istiyorum. Çok şey mi istiyorum? ZAten mahvettiler gençliğimizi.
100 . yıl marşını Birol Can yapsın. ![]()
Gökyüzünde değilsin yalnız
Bir yanın ay, bir yanın yıldız
Efsaneler yerde sürünsün…
Nadir piyanistlerden ancak nadir insanlardan değil. Milliyetçiliğe karşı çıkar ama sadece Türk millyetçiliğine karşı çıkar, Ermeni ve Kürt Milliyetçileriyle takılır. Atatürk der Atatürk düşmanlarıyla bir olur. Türkan Saylan der Türkan Saylan’a ağır hakaretler eden fetocunun tekini savunur vs vs
