Bütçe de 1.5 trilyon lira açık verebilirmiş bu yıl. Millet daha neyi oyladığını bile bilmiyor. Garibim hiç birinin bu enkazdan haberi yok.
Size katılıyorum hocam gerçekten öyle şöyle mantıksal açıdan düşününce hiç kimse Kılıçdaroğlunun yaptığı şeyleri yapmaz bir art niyet olduğunu düşünüyorum. Geçen seçimde de aynı şeyi yaptı şimdide.
Bu ihtimal beni de korkutmakla beraber bu sonuçta asıl büyük etkenin Akşener’in masadan kalkışı ve o süreçte yaptığı sert açıklamalar olduğunu düşünüyorum. Masaya dönüşüyle beraber, her yalpalamayı güçsüzlük olarak gören ve buna tahammülü olmayan milliyetçi seçmeninin yarısını kaybetti ki ondan önce oyları yüzde 14’e kadar çıkmıştı.
Seçimde büyük bir usulsüzlük yok suyunu sıksa iki yüz bin oyu alırdı .Çoğu haber yalanladı veya silindi.Şuan hükümetin derdi ikinci turda yüzde altmışı geçmek ve rekor şekilde iktidara gelmek.İYİP oyları ise CHP 'nin HDP’ye yanaşması yüzünden düştü açık ve net.AKP’den kayan oylar MHP,BBP,YRP ve Zafer’e kaymış şapkayı öne koyup hataları görmek gerektiğini düşünüyorum.
Seçim aritmetiği bu şekilde tekdüze ele alınamaz maalesef. Evet, katılıyorum, bence de her parti şapkayı öne koyup “Biz ne istedik, ne oldu?” demeli ve mecliste daha etkili varlık gösterebilecekken sonuçların niye böyle olduğunu konuşması gerekiyor. Bunun yanında alan araştırmalarını bir an önce tamamlayıp çıkıp her bileşenin yurttaşlara seslenmesi gerekiyor. Son 60 günde seçim politikası izlemenin sonuçlarından birisi de seçmeni ikna edememek oldu çünkü. İYİP kendi seçmenini ikna edemediği gibi ittifakın yüzdesel olarak daha etli butlu partisi de karşıt seçmene hitap edemedi. Hiçbiri alanda yoktu çünkü, seçim politikalarına çok geç başladılar çünkü. (Mustafa Sarıgül hariç.
)Ayrıca kişisel kaygılarımdan birisi de İYİP’nin 2015 senesinde MHP’nin izlediği strateji gibi bir yola girmesi. Orası da çok gergin konu o yüzden çok girmemek lazım ancak gerek itirazlar konusunda gerek parti bileşenleri arasındaki genel sessizliğin de en azından ikinci tur için ve gelecekte Erdoğan’ın belirleyeceğini iddia ettiği muhalif yapı için endişelenmeme sebep olduğunu söylemek istiyorum. Umalım da İYİP günün sonunda lacivertine kıyasla demokratik bir tutumu tercih etsin. CHP bir kez, belki son kez, kendine gelebilsin. Diğer çakallar da demokrasi adına bir şeyler yapsın.
Ayrıca seçimde şaibe durumu için de gün içerisinde Türkiye İşçi Partisi fikrini belirtti. İsabetli tespitleri olduğunu düşünüyorum. Bir sorun olmadığı kanaatinde olsanız da dinlemekte fayda var. Geçmiş seçimlerin de önemli bir konusu olarak dile getirilip muhalefetin asla üzerinde durmadığı sandık katılım oranları arasındaki tutarsızlıklara değiniliyor. YSP’nin itirazlarına başlayıp sonuç aldığı birçok yerdeki temel gerekçeleri de oradan başlıyordu zaten.
Katana Kadir hak ettiği cezayı almış. Katil savunan pembiş saçlı kadıköy solcularımız utanır mı sanmam.
AK Parti listelerinden Meclis’e giren HÜDA-PAR’ın parti programı:
Bugüne kadar yapılan zulümlerden dolayı devlet adına özür dilenmeli ve mağdurlara tazminat ödenmelidir.
Türkiye Cumhuriyeti devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin Türk olduğu nitelemesinden vazgeçilerek Kürtlerin varlığı anayasal olarak tanınmalı, Türkler ve Kürtler, ülkenin asli kurucu halkları olarak kabul edilmelidir.
Kürtçe, Türkçe ile beraber ikinci resmi dil olarak kabul edilmeli, Kürtçe aynı zamanda eğitim dili olmalıdır.
Yeterli talep olması halinde anadili farklı olan diğer vatandaşların da kendi dillerinde eğitim alabilmelerinin önü açılmalıdır.
İlköğretim öğrencilerine okutulan, ırkçılık kokan ‘Andımız’ ve benzeri metinler kaldırılmalıdır.
Muhtelif yerlerde yazılan ‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ gibi yazılar silinmeli, “Bir Türk dünyaya bedeldir.” şeklindeki ırkçı söylemlere son verilmelidir.
Zulüm ve ayrımcılık uygulamış olan tarihi şahsiyetlerin isimlerini taşıyan okul, kışla, cadde, sokak ve benzeri yerlerin isimleri derhal değiştirilmelidir.
Başta vatandaşlık tanımı olmak üzere, anayasa ve sistemin bütün resmi literatürüne hâkim olan Türklük esaslı dışlayıcı ve ayrımcı söylem terk edilmelidir.
İsimleri değiştirilen yerleşim yerlerine eski adları geri verilmelidir.
Kaynak: DarkWeb Haber.
İktidar partisi destekçisi tanıdıklarım, Erdoğan yaptırmaz onlara kalmadı onlardan kimse diye avutuyor kendilerini. Tabii terör aktivitelerinden hüküm giyen hizbullahçı mahkumları da salmaya başladılar seçimden kısa süre önce. Onu da “Yaşlı onlar, bir şey yapamazlar.” diye geçiştiriyorlar.
Bu tarz düşünceler bu ülkenin sonunu getirecek çok acı bir durum ve ülkenin yarısına yakını sizin söylediğiniz tiplemeler ![]()
Ben muhalefet kanadının eğer gerçekten iktidar olma gibi çok ciddi bir kaygısı varsa seçimi istatistik ile değil sosyoloji ile alabileceklerine inanıyorum. Bir liderin çizgisini koruması çok önemli ama bu çizgiyi belirlerken de halka inebilmek gerekiyor. Muhalefet bunu yapamadı ben doğduğumdan beridir. AKP bu konuda çok başarılı oldu, üstüne ne yapsa baki görecek bir seçmen grubu yarattı kendine. Şimdi de oturdu muhalefete yön verme girişimlerine başladı. Bunun için bir an önce bir şeyler yapılması lazım gerçekten, yoksa yok. İmkanı olan yurttaşlar bazı kararlar almak zorunda kalacak aksi halde maalesef. Bu yorumlarım meclis için bu arada. Genel seçimlere dair bir öngörüm veya komplo teorim yok ancak CHP üst kadrolarına yönelik olduğu gibi özellikle sağa yakın partilerin tutumlarına dair kaygılarım var.
Buna çok güldüm
![]()
Çok sade ve açıklayıcı şekilde nerede yanlış yapıldı ve ne yapılması gerektiğini anlatmış.Muhalifetin nerede hata yaptığı hakkında tatminkar bir cevap için maksimum on beş dakikanızı ayırıp okuyabilirsiniz.
İyi güldüm buna. ![]()
(20 karakter zulümdür)
Geçen gün bundan bahsediyordum.
21.yüzyıl Türkiye’sinde adamın evinde kışın elektrik yok, su yok, oy verdiği partinin sorunu çözmediğinin de farkında ama hala Erdoğan diyor. Bunun bir tık ötesi zaten ailesini peşkeş çekmek.
Böyle insanların varlığından haberdarım elbette ama bizzat görüp duyunca tuhaf oluyor insan.
TİP ve YSP’nin söylediklerini ciddiye almamış, gerekli görmemiş insanlar vardı etrafımda. Benzer bir açıklama da Meral Akşener’in başdanışmanından geldi.
Bence sorunun kökü o seçim hilesi vs filan değil. YSK, belediye seçimlerinde de gördük ki bunların elinde. Diyelim ki seçimde hile olduğu kanıtlandı. Halk olarak ne yapıcan? yada ne yaptın şimdiye kadar? Belediye seçimlerinde büyük bir zeka problemi olarak aynı zarfa giren bir oyun geçersiz sayılarak seçimi iptal etti YSK. Ne yaptık? Peki dedik kuzu kuzu gittik yeni seçimde oy verdik değil mi?
Sonuç itibari ile halkımız sadece şikayet etmesini biliyor . Hadi tepki verelim? Yok…
Bizim dünyadan farkımız bu. Biz “vur ensesine al lokmasını” bir halkız.
Üzgünüm…
Hocam söylediklerinizi sanki sol mücadele çağrısı yapıyorsunuz gibi algıladım. ![]()
İşin şakası, ben ses çıkaran insanların olduğunu biliyorum. Sosyal medya bu tarz şeyleri de çok karikatürize edip insanları apolitik hale getirme eğiliminde. Nasıl kullandığınıza göre de değişir tabii. Ben özellikle gündeme getiriyorum bunları çünkü bu basit bir “hile yaptılar” meselesi değil. Belki istatistiksel hata vardır ondan böyle bir algı oluşuyordur bu durumda da bu kritik hataların neden olduğu ve neden giderilemediğine dair sabaha kadar kafa patlatmak gerekiyor sanırım.
İnsanların zeka problemi yaşamasından ziyade bir sürü tarihsel ve sosyolojik çıkarım yapasım geliyor ama siz de hak vereceksinizdir, yoruldum. Biz istediğimiz kadar konuşalım. Sokakta eylem yapandan tutup aktif başka şekillerde mücadelesini verip bunları dile getiren insanları devletin iç mekanizmalarını bozdukları gibi her gün daha da baskı altına alıyorlar. Üstelik bunu muhalifi de iktidar partisi yanlısı da destekliyor. 2 tane referandum yaşadık değil mi? Biri Ergenekon, Balyoz, KHK’lara, din ve devlet işlerinin birbirine karışması, hukukun üstünlüğünü yitirmesi ve daha birçok devlet kurumunda kadrolaşmalara sebep oldu, diğeri bir makama sınırsız yetki vererek bir öncekileri tescillediği gibi terör gruplarıyla açık şekilde işbirliği yapan bu makamın üniversite özerkliğini katletmesinden tutun sesini çıkaranı da terör yaftasıyla baskı alacak güç verdi. Tarikat ve cemaatlerin devlet aygıtında söz sahibi olmasını da sağladı.
Diğer binbir türlü problemi saymayacağım ancak sağ-sol kavgalarının tarihi de aslında birçok şey anlatıyor bana. Türkeş’in bir figür olarak o zamanın CHP’si tarafından nasıl yaratıldığı ve bununla beraber başta gençleri politize etmek adına kullanılsalar da kendi içerisindeki tüm Türkçü kadroları nasıl egale ettiklerinden tutun, Amerikan karşıtı solcuların kırıma uğratılması ve yeni nesilde başlayan en ufak sesini çıkartan herkese komünizm gelecek paranoyasıyla önce komünist bu diyerek karikatürize edip daha sonra terörize edilmesini de farklı farklı bir sürü şekilde ele alıp tartışabiliriz sanırım.
Demek istediğim, sesini çıkartan var da ne uğruna bunu yapıyor ve evde oturup onları karikatürize ederek insanlar neyi amaçlıyor bunları epey tartışırız hocam. Umut her zaman var ama bugünün milliyetçi siyasetçilerinde mi var, ben o konuda şüpheliyim. 2015’te Bahçeli için içeriden yöneticek strateji bu denirken geldiğimiz nokta ortadayken aynısı şimdi de Oğan için söyleniyor misal. Bakalım ne açıklayacaklar Özdağ ile ayrı ayrı. Birilerinin değerlerine hakaret etmek istemediğim için burada durayım affınıza sığınarak ama maalesef Türk sağı vatan, millet, bayrak, Atatürk diyerek evinde oturup sahadan uzak kalıp lider beklediği sürece ve o liderlerin u-turn shitshowunu gördükçe hem iyi niyetli herkes olumsuz sonuçlarla karşılaşmaya devam edecek hem de olan hepimize olacak. O yüzden bu millet şöyle hakediyor, böyle hakediyor; zekasız bunlar, aptal bunlar demek yerine hepimiz çuvaldızı kendimize batırmalıyız. Ben batırmaya başladım kendime, umarım yaşadığım topraklar birgün gün yüzü görür.
Bakın, bu bir makam değil mi? RTE bir gün siyaset sahnesinden çekildiğinde altında sınırsız güç sarhoşluğuna kapılmış bir sürü dengesiz insanın makam kavgalarını izleyeceğiz ve o zaman birisi çıkıp bu sistemi eski haline getireceğiz mottosuyla çıkmazsa, hangi ideolojiden olduğu fark etmeksizin her zaman ülkenin büyük bir porsiyonu mahvolmaya devam edecek. Temel kaygım bu aslında.
Edit: Aynılar aynı yerde bir kez daha.
