Gassal’ı izledim. Eğer bölümler 30 dakikadan fazla olsaydı izlemezdim. Çoğu oyunculuk bence başarısız. Replikler usta işi değil. Ama kesinlikle izlenmeli. Hayata karşı bakış açınız değişmeli. Benim biraz olsun değişti çünkü. “ölüm” kelimesini çok daha rahat kullanıyorum mesela hayatımda.
Kadına şiddet uygulayan ve bundan ceza almış birinin işini izlemiyorum, TRT dışında hiçbir kanalda iş bulamıyor kimse onunla çalışmak istemiyor. Selçuk Aydemir’i bile o istemiş ve ödediğimiz her şeyden vergi alan TRT’nin dijital platformunuda para vermem.
Genelde tam tersi kullanılır fakat ben böyle diyeceğim; Gassal yabancı dizi olsa ülkede esamesi okunmaz. Baya bayık bir dizi, 20dk ilk bölümüne zor katlandım ki tartışmalardan önce twde reklamlarını görür görmez önyargısız başlayıp denemiştim. Bizim insanımızda Türkçe içeriğe karşı ekstra kabaran bi sevgi var, film ve dizilerden, müziğe kadar böyle. Bir şey 5/10’sa, orijinal olarak Türk yapımıysa 7/10 oluyor. Bu dizide buradan ekmeğini yiyor.
Birde diziyi överken kullanılan “Ölüm abi, çok önemli, yalnızlık zor,” geyiği banal geldi bana. Bu etiketler seviliyor olsaydı Six Feet Under’de popüler olurdu ülkemizde veya benzer diğer diziler. Zar zor global olarak vasat bir Türk işi çıkınca insanlar övgü treni yaptı.
Sıla’nın iftira attığı kanıtlanmamış mıydı? Ben mi yanlış hatırlıyorum?
Ne kadar ilginç değil mi? Nesini seviyorlarsa şu Türklerin yaptığı işlerin. ![]()
Hayır.
Hayır kanıtlanmadı hatta Ahmet Kural’a yapılan suçlamalar doğrulandı. Gassal dizisi çıkmadan ortalığın karışması zaten Ahmet Kural’ın şiddet faili olmasıyla da biraz alakalı. Bir çok kişi bu sebepten ötürü de izlemek istemiyor, yapımcılara tepki veriyor.
2014’te kız arkadaşının parmağını kırma olayı da var.
Ben de bu sebepten izlemiyorum. Rezil bir şiddet faili hâlâ oyunculuk yapıyor, para kazanıyor. inanılmaz.
TRT dışında diğer kanallardan asla teklif yapılmıyor kendisine o yüzden TRT’ye ödenen vergilerimizden besleniyor kendisini.
O gun serzenen kitle bugun ovguler yigiyor. Yorumlamaya gerek duymuyorum.
Stephen king’in “jerusalem’s lot” adlı öyküsünden uyarlanan ve başrolde Adrien Brody’nin oynadığı dizi.
Beğendim.
Stephen King’in aynı adlı romanına dayanan 10 bölümlük bir Amerikan drama dizisi.
Romanı okumuştum. Gayet güzel iş çıkarmışlar.

Beğendim. Kısa ve öz.
Kimse size niye beğenmedin diye sormazken, siz insanların beğendiklerini niye sorgularsınız ki. Kim kime neye övgü yağdırmışsa, yoksa size bir zararı size ne? Kendi kulelerinizde kendi dizilerinizle mutlu olun. Samimi bir temenni ![]()
Eğer bu gassal dizisi üzerindense üzerime alınıp cevaplıyorum: rahatsız oluyorum çünkü bana zararı var. şiddet failleri serbestçe dizi yaptıkça kadınların güvensizliği ve korkuları artıyor, suçun cezasının olmadığını gören failler kendilerine bir dayanak noktası daha bulup güçleniyor. bir kadın olarak beni doğrudan etkiliyor yani, kendi kalemde/kulemde yaşamıyorum. Yeterli bir açıklama olmuştur umarım.
Breaking Bad ve Ozark sonrasi yeni “Kartel 1 Numara En Buyuk” seruveni. 5 sezon lakin Dumas Kulubu yazarinin kitabindan uyarlanan 3 sezonluk dizinin ardisigi ve Carlito’s Way gibi sonunu gostererek basliyor. Alice Braga yani sira Only You ve 24’te izledigimiz burusuk suratlı karakter oyuncumuz da var.
İnanın siz yazana kadar fikrinizin ve düşüncenizin farkında değildim. Bu yaklaşımla izlememeniz gayet normal. Yazdıklarım sizinle ve bu yöndeki düşüncenizle ilgili bir durum değil. O yüzden sizi rahatsız ettiysem özür dilerim. ![]()
Bitirdim, bayıldım. Aşırı iyi, travmaları derinlemesine yansıtan bir mini seri olmuş.
1860’larda vahşi batıda küçük oğluyla birlikte batıya seyahat eden bir annenin hikayesi. Kocasıyla birleşme arayışında iyi, kötü ve düpedüz yolları üzerinde karşılaşabilecekleri çirkin olan her şey var. Zorlu engeller mevcut ve bir rehber ancak onları gidecekleri yere güvenli bir şekilde ulaştırabilir.
Başa çıkması gereken birçok yerli kabile ve dağ adamı var. Mormon Milisleri, ABD Ordusu ve ödül avcıları, izlenmesi gereken bu 6 bölümlük mini dizi size güzel bir western şöleni sunacaktır.





