True Blood dizisinin uyarlandığı kitap serisi de aynı kaderi paylaşıyor ilk 7-8 kitap iyiken son 5 kitap alal acele bitirilmeye çalışıldığı hissediliyor. True Blood’ın alameti farikası evrenini yavaş yavaş genişletiyor.
Diziyle idare edeyim artık. Supernatural pilot terkim, bari bunu seyredeyim. Sağolunuz.
Supernatural ilk 5 sezon çok iyidir devam sezonları rollercoaster gibidir bi yukarı bi aşağı gidiyor ama ilk 5 sezon efsanedir benim için. Dizinin Showrunnerı Eric Kripke 5 sezon planlamış ama dizi tutunca kanal devam sezonlarını da yazmasını istiyor ama Kripke yazmayacağını söyleyip diziden ayrılıyor ne hikmetse 9,sezonda dizinin izlenme oranları düşünce Eric Kripke geri gelip diziyi bitiriyor.
Pilot finalde tavanda Sarah Shahi’yi görmek yetti. İçe cin/şeytan girmeli şeyleri izleyemiyorum. İlkokul çağından The Exorcist travmam var.
Tamamen Spoiler Açık Alien Earth 5-6-7 bölüm incelemesi bir arada.
Alien Earth 5. bölüm incelemesi.
Dedikleri gibi müthiş bir bölüm müydü pek emin değilim. Aksiyonu bol ve yaratılan gizemin dozunda olduğu bir bölüm izledik. Yine set ortamına bayıldım. Tam bir Alien isolation havasını veriyordu.
Ridley Scott dedemiz de sete uğrayıp benim zamanında yaptığım şeyi tekrardan nasıl yaptınız diye övmesi hoş bir detay olmuş.
Dizinin bence yıldızı Trypanohyncha Ocellus yani ahtapot gibi olan göz diyebilirim.
Morrow’un bir kızının olması ve bu kızı Wayland şirketi burslayarak kendi okullarında okutacak detayı evren açısından önemli bir detaydı.
Kızının bir yangın felaketiyle hayatını kaybettiği detayına pek inanmadım ben açıkçası. Şüpheci notumu bırakıyorum buraya.
Geminin kaptanının başına gelenleri gördüğümüz sahne hoştu. Mürettebatın hiçbir şeyden haberinin olmaması, bilim insanlarının lakayıt tavırları beni irite etti açıkçası hani çocuk zihnine sahip sentetiklere alıştım fakat bilim insanlarının bu tavırları oldukça göze batıyor ne yazık ki. Tamirci çırağı desen biyoloji ile jeoloji arasındaki farkı bilmiyor. Burada güldüm gerçi.
taş toplayacaktınız aynen.
Yaratıkların, uzay kenelerinin ve Trypanohyncha Ocellus’un sahneleri bence çok başarılıydı.
Ayrıca bu yaratıkları yakalamak için epey insan kaybedilmiş ama lafta geçip gidiyor. Keşke bir iki sahne olarak oraları görseydik dedim. Çünkü devasa bir uzay gemimiz var ve içindeki insan sayısı yine epey az. Zaman Çarkı dizisindeki gibi her şey çok güzel gözüküyor, tasarımlar müthiş fakat insanlar 20 m2 bir odada da bekliyor.
Gemiyi sabotaj eden kişinin de Petrovitch olması ve motivasyonu öğrenmemiz biraz garipti çünkü 65-70 yıl önce yola çıkmış bir hakkında Kavalier nasıl bu kadar bilgiye sahip olabiliyor orasını pek anlamadım açıkçası. İçime sinmedi. Kavalier ile mühendis nasıl şak diye görüşme gerçekleştirebiliyor ve Wayland bunu nasıl fark etmiyor bu entersandı çünkü mother’ın bunu yakalayabiliyor olması lazımdı. Peki neden gemiyi sabote ediyormuş çünkü kendisini bir sentetik bedene aktarması konusunda anlaşmaya varmışlar. İyi de senin yaşayıp sağ kurutulacağının bir garantisi yok çünkü bile isteyerek kocaman gemiyi Prodigy binasına çakıyorsun. Ayrıca bu sentetik programı yıllardır geliştirilen, belli bir olgunluğa ulaşmış bir teknoloji değil o tarihlerde ve nasıl oluyorsa Kavalier bunu rahatlıkla anlatıp sözünü verebiliyor. Bilmiyorum buralarda bir tutarsızlık olayı yine var. Aslında tembel yazarlık durumu yaşanıyor maalesef.
Trypanohyncha Ocellus’un Alien’a saldırdığı ana gelmek istiyorum. Hadi mühendisin içine girdin değişik sesler çıkarttın Alien’ı çektin odaya. Sonra sen hem mühendisin bedeniyle saldırıp daha sonrasında da tek başına Xenemorph’un üstüne atlaması inanılmazdı açıkçası. Çünkü gördüğümüz kadarıyla Trypanohyncha Ocellus sadece gözü olan canlılara yerleşebiliyor. Xenemorph’da bir göz olmadığı için kaçar diye düşünmüştüm ama tam tersine saldırmayı seçti ve her nasılsa hayatta kalmış. Kendisini tebrik ediyorum. İnşallah Trypanohyncha Ocellus’un da bir filmini çekerler. İnanılmaz popüler oldu çünkü. ![]()
Daha önceki bölümlerden hatırlarsanız koyuna saldırıp onu etkisiz hale getirdikten sonra iki ayağının üstüne kalkması detayı da benim çok hoşuma gitmişti. Sonra bakıyor ki hayvan 4 ayağının üstünde durabilen bir yaşam formu hemen dört ayağının üstüne gelip daha zeki bir yaşam formu var mı diye etrafı izlemesi ürpertici bir sahneydi benim için.
Alien Earth 6. bölüm incelesi.
Bu bölümün adı The Fly görmediğimiz en son olan uzaylı formu. Şansa bakın ki bu sinekler sentetik sıvılarla besleniyor ve bu çocuk senetikler için büyük bir sorun yaratıyor. Wendy karakterinin koca Alien külliyatında ilk kez gördüğümüz gelişiminin başında olan küçük Xenemoprh formuyla iletişime geçtiği sahneler etkileyiciydi. İletişim kurması değil de Xenemorph’u o kadar küçük görmemizden bahsediyorum. Yaratığın Wendy’nin olana verdiği komutları takip ettiği ve anladığı halleri çok ilginç bir noktaya doğru gidiyor çünkü bu iş ilerlerse bunun dönüşü nasıl olacak çok merak ediyorum ve bir yandan da endişeleniyorum zira Xenemorph dediğimiz şey böyle bir şey değil. Wendy’i bir kraliçe Xenemorph olarak mı görüyor acaba diye düşünmeden edemiyorum.
Wendy’nin abisi hala hayal aleminde onu kurtarmaktan, kaçırmaktan bahsediyor ve dizinin diğer yıldızı olan Kirsh karakterli de senin kız kardeşin olarak sandığın kişinin sınırsız bir potansiyeli var. Belki bir gün FTL’i (Faster Than Light) yani ışıktan hızlı seyahati bulacak potansiyele sahip diye eklemesi çok hoş bir detaydı. Zira bunların beyinlerinde inanılmaz gelişmiş bir bilgisayar sistemi var. Yonga setleri de diyebiliriz. Herhangi bir şeyi öğrenmeleri için basit bir veri transferi yeterli oluyor.
Yine çoğu karakterde olduğu gibi Joe karakteri de epey salak yazılmış maalesef. Yine kendimi tekrarlayacağım ama tembel yazarlık var burada da. Sen daha geçen bölümlerde akciğerini kaybettin ve yerine şirket sana bir cihaz verdi ve parasını nasıl ödersin çekti. Sen kızı alıp gideceğim diyorsun. Nereye gidiyorsun ![]()
Gelelim Arthur ve Nibs karakterine. Arthur hocamız bunlar etik değil diyerek zırvalayınca işine son veriliyor. Burada bir düşünmek lazım şu ana kadar yaptıklarınızın hangisi etikti Arthur hocam? Karakter gelişimi yok bağlanacağı nokta şak diye belli oluyor maalesef. Nibs’in geçen bölümlerde yaşadığı sorunlardan kurtulmak için şirket hafızasının silinmesine karar veriyor ve böylelikle bu sorunu çözdüklerini sanıyorlar. Fakat ne oldu da bu kız böyle hamileyim demeye başladı. Niye böyle davranıyor ve düşünüyor kısımlarına hiç giremedik.
Bu bölümün ilginç detaylarından birisi de bayan Yutani’nin görüşmesiydi. Açıkçası evrene katkısından dolayı beğendim bu sahneyi. Wayland’ın numelerini istemesi fakat Kavalier’in bunu reddetmesi beklendik bir detaydı. Para teklif edildiğinde ise zaten trilyonlarım var parayı ne yapacağım demesi zaten anlaşmaya anlaşmamak için geldiğini gösteriyor fakat aslında bir güç gösterisi olarak kullanıyor bunu. Planlarını yapmış, gemiyi sabote etmiş altı boş değil plandım diyor Kavalier ama benim tanıdığım Yutani bunu yanınıza koymaz ![]()
Yine 5 devasa şirketin anladığım kadarıyla ortak avukatı middleman gibi çalışan kişi ve konumu yine evren hakkında bilgi kırıntısı veriyor hoş bir detay olarak ekliyorum.
Joe kısımlarını atlıyorum. İlk Sentetik kurbanımızı ilk kez bu bölümde tanıştığımız uzay sineklerine veriyoruz. Suratlarına bir tür asit benzeri bir sıvı fışkırtıp sentetiklerin içinde bulunan sıvıyı emerek hayatta kalıyorlar. Çocuğun onlara beslenmesi için götürdüğü şeylerde de taş, toprak vs vardı zaten. Ayrıca bu yaşam formları bizim dünyamızda da var olan bir canlı çeşidi. Sinek olarak değil de okyanusun dibinde yaşayan micro organizma olarak bulunuyorlar. Denizdeki demirleri yiyerek hayatta kalıyorlar. Batmış gemiler, denizaltıları, uçaklar vs aklınıza ne gelirse bunları tüketiyorlar.
Bu arada Xenemorph’un artık epey büyüdüğünü görüyoruz ki zaten bildiğimiz bir şey koza aşamasında çok hızlı büyüyorlar.
Slightly’de Marrow’a canlı numune götürmek için Arthur’u tuza düşürüyor ve Facehugger ile bu işi hallediyor. Dizinin yıldızlarından olan Kirsh yine bütün olup bitenleri izliyor fakat yine kendi ajandası neyse artık ona uyarak sessiz kalmayı tercih ediyor. Enterasan bir karakter acaba şirketin başına mı geçmeyi planlıyor diye düşünmeden edemiyorum.
Bu bölüm iyiydi bence hoşuma gitti.
Alien Earth 7. bölüm incelemesi.
Artık final öncesi son bölümdeyiz. Bence final öncesi bir bölüme göre fazlasıyla durgun ve yer yer vasat yer yer de çok hızlı gelişen anlara sahipti. Ben daha öncesinde dediğim gibi diğer büyük bütçeli dizilerden alışık olduğumuz gibi final öncesi bölümde bir peak beklemiştim fakat maalesef olmadı. Yani örnek verecek olursam GoT’un 9. bölümleri gibi vurucu, akılda kalıcı hatta şok edici bir şeyler beklemiştim ama maalesef hiçbirisi yaşanmadı. Bu epey tat kaçırıcı bir durum. Fakat yine az da olsa etkileyici sahneler barındırmayı başarmışlar.
Bölümümüzün adı Emergence’dı Türkçesi Ortaya çıkış, belirme diyebilirim. Direkt olarak sahneyle bağlayacak olursak Arthur’un göğsünden chestbuster’ın fırlaması olarak betimlendiğini söyleyebilirim. Yine güzel bir sahneydi. Öncesinde salak Slightly’nin onu beslemeye çalışması ve Facehugger’ın buna tepki verip boğazını daha da sıkması güzel detaylardandı.
Normalde biliyorsunuz Facehugger yaşan bir canlıya bağlandığı zaman kurbanının ölmemesi ve içeri bıraktığı konağın evrimleşip chestbuster olmasını sağlayana kadar kurbanını hayatta tutar. İşlevi tamamlandığında Facehugger ölüyor ve Chestbuster adını aldığı işlevi yapıp Xenemorph aşamasına giriyor.
Boy Kavalier’ın ölen sentetik çocuk için 6B$ kaybettik gözüyle bakması zaten en başından bunların yaşamlarının hiçbir öneminin olmadığı, onları harcanan bilir araç olarak gördüğünü bizlere kanıtlamış oldu.
Bölümün önemli detaylarından birisi kesinlikle ahtapot göz olan T-Ocellus ile karşılaşması oldu. Buarada Boy Kavalier bütün gelişmiş varlıklar Pi sayısını bilir diyerek sayının eksik kalan kısmını tamamlanmasını istedi. O da bir şeyler yaptı kendi çapında zira koyunun içinde olduğu için yetenekleri sınırlı. Önce konuşmaya çalıştı sonra ayağıyla ki burası ilgiçti tam olarak doğru rakamları verdi. Sağ ayağıyla önce 1 sonrada sol ayağıyla 5 kere vurdu ve 3,1415’ü bildiğini gösterdi. Boy Kavalier devam et dediğinde de resmen oraya bıraktı. İnanılmaz keyif aldığım bir sahne oldu. Bu sahneyle birlikte Boy Kavalier artık uğruna harcadığı milyarlarca dolarlık yatırımlarına ilgisini kaybetti ve tüm odağını göz’e ayırdı diyebilirim hatta salak bulalım bir tane aklımda birisi var dediğinde artık izleyen herkesin kimden bahsettiğini anladığını düşünüyorum. ![]()
Wendy karakteri tembel yazarlık nedeniyle birden karakter olarak değişip adeta büyüdü diyeceğim ama hala çocuk aklıyla hareket ediyorlar. Yine tutarsızlık yine tezatlar var ve kaçma kararı aldı. Çünkü artık o yuvanın onlar için güvenli olmadığına karar verdi ki doğru bir karar. İnsan 6 bölüm boyunca elinde imkan varken bunları yavaş yavaş işleseyip de bu bölümde bu kararı olsaydı ne kadar güzel olurdu demeden edemiyor.
Curly karakteri Wendy’nin aksine kabuklarını kıramadığı için oranın daha güvenli olduğunu söylüyor ki ekran süresi de çok çok azdı karakteri hiç işleyemediler zaten.
Wendy yine ekrandan hack yaparak Xenemorp’u serbest bırakıp tesiste katliam yaptırıyor. Bunu fırsat bulup Nibs, Wendy ve Hermit tesis dışına kaçmayı başarıyorlar ve kendi mezarlarıyla karşılaştıklarında Nibs karakteri yine bozuluyor. Zaten sorunlu bir çocuk hiç etkilenmemiş gibi gözüküyor fakat kesinlikle bozuldu.
Yine pek alışık olmadığımız bir sahne yaşandı. Covenant filminden sonra ilk kez bir Alien’ı gün ışığında açık açık gördük. Orası da yine etkileyici bir sahneydi. Saniyeler içerisinde şayet plot armor’unuz yoksa sizi nasıl kokoreç yaptığını gördük. Hoşuma gitmeyen sahne ise kafasını okşatıp kaçması oldu. Tamam dizi belli bir kalitede evrene hoş detaylar katıyor diyorum ama Xenemorph’da bu değil be kardeşim. Kozmik korku unsurunu alıp götürmüşler. Yanlarında Hermit olmasına rağmen saldırmadı mesela. Tam olarak söz dinleyip itaat etme durumu var. Fark etmişsinizdir tam olarak jet black gibi gözükür aslında Xenemoprhlar fakat bu daha genç bir evrede olduğu için dome kısmı tam olarak gelişimini tamamlamamış durumda. Belki 8. bölümde tam anlamıyla büyüdüğünü görürüz.
Arthur’un içinden çıkan Chestbuster ile Wendy acaba iletişim kurabilecek mi ben onu merak ediyorum açıkçası bu bölüm bunu göremedik.
Bu arada Kirsh’ın ajandasını da gördük diyemem çünkü ben bu karakterin tam olarak bunu amaçladığına inanmıyorum. Marlow’u alt edip kendisine bir Xenemorph almak istemesini pek yemedim açıkçası. Prodigy’e ihanet etmiyorum, Boy Kavalier’e sırtımı dönmedim demeye getiriyor fakat yemedim açıkçası.
Sonunda Chestbuster’ın dediğim gibi yakalanması. Nibs’ın şov yapıp salak Hermit tarafından şoklanmasına Wendy’nin sinirlenip tepki vermesi bir kırılma anı yaşatabilir. Bence önümüzdeki bölüm Hermit, Göz’e sunulacak ve bu kayıp Wendy’i daha da olgunlaştıracak.
Bu dizinin hiçbir şey yapmadıysa bile tek yaptığı güzel bir şey olarak Xenemorph’un evriminin Facehuggerın bıraktığı DNA ile birleşen konakçıdan tutun Xenemorph’un adım adım büyümesine kadar detaylı bir şekilde göstermesi bile evren için çok değerli bir içerik oldu. Daha öncesinde Romulus filminde bir takım şeyler gördük fakat epey yetersizdi. Burada bu iş böyle yapılır diye ders vermişler resmen.
Final bölümünde görüşmek üzere. Epey uzun bir yazı oldu kusura bakmayın.
![]()
İlk 2 bölüm ve 5. bölüm iyiydi. 3, 4, 6, 7, ise vasat ya da kötüydü. Aslında 7. bölüm de iyi olsa biraz tolare edioebilirdi. Çünkü dizi Alien evrenine çok fazla yenilik getiriyor. Serinin yaratıcısı bile gidip Prometheus diye bir zırvalık çekti. Böyle bir ortamda Alien fanları için tatmin edici bir sonuç çıkabilirdi eğer mantık hataları olmasaydı. Ama dizi o kadar çok aptalık içeriyor ki ilk başta bunlara göz yumarken 7. bölümde artık daha fazla dayanamadım. Koskoca teknoloji devisin ama rakip firmanın askerleri senin üssünde ellini kollunu sallayark geziyor. Malum şirkettin sonraki Alien filimlerinde olmamasına şaşmamk gerekiyor. Bu beyinle iflas etmiş olmaları çok muhtemel.
Başrolümüz Ina’nın amcası öldürülür ve bir yapboz parçası bulur. Bu cinayetten kendisi suçlu durumuna düşer fakat suçu kanıtlanamaz. 10 yıl sonra profil uzmanı olur ve amcasının ölümünün 10. yılında bir cinayet daha işlenir ve Ina’ya bir yapboz parçası daha gelir. Ina amcası ile öldürülen insanlar arasındaki bağlantıyı ve katili aramaya başlar.
Şimdilik 3 bölüm izledim konu güzel gidiyor ama bölümler çok yavaş ilerliyor.
Şimdi ara filmini izleyip 6,sezona geçmelisin filmi izlemeden başlama 6,sezona bazı konular havada başlarsın.
Alien Earth 8. bölüm final incelemesi.
Dizinin ilk sezonu rezalet ötesi bir şekilde bitti. Filmlere mantıklı bir şekilde bağlanması için Wayland tarafını kullanacaklar belli oldu da bunun devamı için onay verilir mi çok şüpheliyim.
Bu nasıl bir finaldi, ne amaçladınız ne yapmaya çalıştınız inanılır gibi değil. Tat kaçırıcı bir şekilde bitti.
Göz yaratığı ve D. Plumbicare yani bitki uzaylısının yanı sıra 2 adet Xenemorph’ümüz var. Birisi yetişkinlikten 1 adım geride diğeri de henüz yavru halinde. T-Ocelleus, sahilde cesedi duran Arthur’un bedenine girdi. Bu da demek oluyor ki canlı bir şeye de ihtiyaç duymuyorlar. Dizinin en merak edilebilir canlısı kesinlikle bu oldu. Biz Xenemorph ağırlıklı bir şey beklerken sahnenin yıldızını başka bir canlıya kaptırmaları da komik oldu açıkçası.
Diziden hiç haberim yok ben bunu izleyeyim mi, kaliteli bir yapım mı diye merak eden herkese uzak durmalarını öneriyorum. Benim gibi çok çok seviyorsanız izleyebilirsiniz. Onun dışında 4/10 taş çatlasın 5/10 düzeyinde bir yapım olmuş.
Alien Earth bitti. 1, 2, 5. bölümler benim için şahaneydi (çünkü bu bölümler ilk filme atıfta bulunup onun ekmeğini başarılı şekilde yiyor), kalan beş bölüm laf etmeye bile deymez çünkü genel olarak ergen dizisi, peter pan göndermesiyle bunu yedirmeye çalışıyor sadece.
Ben de yeni dizilerden aradığını bulamayıp ne varsa eskilerde diyenlerdenim.
Geçtiğimiz haftalarda meşhur Friends dizisine başladım. Dizinin adını yıllardır duyardım ama başlamak bu zamanlarda mümkün oldu.
Bu dizi, bir komedi dizisi olsa da dünyanın ne kadar değiştiğini bana gösterip zaman zaman hüzünlenmeme de neden oluyor.
Friends yanlış bilmiyorsam 1995’te yayın hayatına başladı ve 10 sezon sürdü. Ben şu an dördüncü sezondayım. 90’lı yıllarda, internetin ve cep telefonlarının yaygınlaşmamış olduğu, olanın da günümüze kıyasla çok zayıf olduğu bir dönemde insan ilişkileri de çok farklıydı ve Friends de bu konuyu ele alıyordu. Bazen keşke o zamanlarda kalsaydık dediğim bile oluyor.
Dizideki pek çok espri gerçeklikten kopuk değil, tam tersine gerçek dünya üzerine espriler. Üstelik oldukça zekice düşünülmüş espriler.
Dizinin bana düşündürttüğü şeylerden biri de sitcom denilen dizi tarzının günümüzde pek olmaması. Bence bu çok üzücü.
Sitcom, genellikle kısa bölümler hâlinde yayınlanan belli başlı birkaç mekân içinde geçen, maliyeti düşük ama zekice düşünülmüş durum komedisi tarzı diziler. Friends, bu türün dünyadaki en popüler örneklerindendi. Bu tür, eskiden dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çok seviliyordu. Oldukça popüler örnekleri de vardı. (Forumda ayrıca onları da paylaşabilir, üzerilerine sohbet edebiliriz)
Komedi ölmedi ama şekil değiştirdi. Sitcom denilen tarz günümüzde çok yaygın değil. Maliyetinin düşük olmasına ve yapılmasının daha kolay görünmesine rağmen neden böyle? Belki de düşük maliyete rağmen büyük bir yaratıcılık gerektirmesindendir.
Predator ile olanlar dahil son bir ay içerisinde tüm Alien filmlerini seyrettim. Bugun de nihayet dizi bitti. Bu sebeple daha genel bir yorum yapmak istiyorum. Alien sinematik evreni olarak düşünecek olduğumuz bu evren bence tam bir saçmalık. Alien merkezde ama bu kadar film dizi vs yapıliyor ama yav bu yaratıklar devamli nerden geliyor?hangi gezegenenin çocukları? kökenleri ne? Bir Allahın kulu da bu kadar film yaptik dizi yaptık kökenlerine inelim demek yok. Filmleri ana işleyiş zaten hep aynı.
Özetle…
Dümdüz malzemeler ;
- Araştirma gemisi
- Uyku Potları
- Bir adet androit
- Bir adet bilim insanı
- 5-6 tane figüran ekip…
Ready? ACTION!
Ek: Bu kadar yapımdan sonra bi Alienımızı köpek etmedikleri kalmıştı oda oldu…
Bana göre en iyi diziler listem :
True Detective - 2014 (1. sezon)
The Terror - 2018 (1. sezon)
Midnight Mass - 2021
Castle Rock - 2018 (1. sezon)
Slow Horses - 2022- (Bütün sezonlar)
Chapelwaite - 2021
Prehistoric Planet - 2022 (Bütün sezonlar)
X-Files - 1993 (İlk dönem. Fox ayrılana kadar)
The Fall of the House of Usher - 2023
Alien Earth’ü bitirdim.
Sırf “Yarım bıraktım” dememek için sezon sonuna kadar sabrettim. Son dönemde LotR, WoT, Alien gibi büyük yapımların, orijinal eserin temellerini bu kadar açık açık istismar etmesini üzülerek takip ediyorum.
Xenomorph dediğimiz zeki uzaylı türü, bilimkurgu evreni içinde ağırlığı en fazla olan öğelerden biridir ya… Diziye bakıyorsun, Xenomorph ile yüz yüze gelip arkasını dönüp kaçarak körebe oynayanı mı ararsın, “Cibili cibili cibili şak şak şak” diye konuşanı mı ararsın, K9 köpeği gibi emir verip sağa sola saldırtılmasını mı ararsın… Bi Xenomorph’a ölü taklidi yaptırıp ödül maması vermedikleri kalmış. Rezillik, başka bir şey değil…
İşi bu kadar cıvıtmadan da genele hitap edilebilecek olmasına rağmen yüzlerce milyon doların döndüğü bir ortamda, bu dizilerin yapımcılarının, senaristlerinin, yönetmenlerinin, yayıncılarının her işi bu kadar vıcık vıcık, bu kadar disleksik bir hale getirmesinin bir nedeni illaki vardır.
nedeni figür sattırmak ve yeni bir izleyici kitlesin seriyi tanıtmak.
Tebrik ederim. Ben 3. bölümde bırakmıştım. Sadece bu diziye özel değil, devamları artık sinir bozucu hale gelen, sırf devam edebilmek için asıllarıyla aklımızla dalga geçercesine çelişen bütün efsane filmlerin hiç bir şeyini seyredemiyorum artık. Alien, Rocky, Rambo, 13. Cuma, Terminator, Predator, Elm Sokağında Kâbus, Halloween v.s. Bütün bu filmlerin çekildikleri tarihlerde efsane olması için sebepler vardı. Artık o sebepler ortadan kalktı. Hikayelerini anlattılar bitti. Sırf onların üzerinden para kazanmak için böyle sömürülmeleri beni üzüyor.
Alien bu diziyle bitmedi benim için çok daha önce bitti. Yaratığın kafasına taşla vurup öldürdüler yahu daha ne olsun. Ben bu rezilliğin biteceğini zannetmiyorum. Yakında “Alien, Michael Myers, Jason Voorhees ve Predator Elm sokağında pişpirik oynuyor” filmini görmeyi bekliyorum. “Efsaneler ölmez şekil değiştirir” derler, bence artık efsanelerin huzur içinde ölme vakti çoktan geldi…geçiyor bile.
Alien: Earth dizisi, Noah Hawley’nin elinde Alien evrenine dönüyor ama açıkçası seriyi avuçlarımda yoğurmuş biri olarak, bu dönüş biraz fazla temkinli. Hikaye, Dünya’ya düşen bir uzay aracıyla Xenomorph mitolojisini genişletmeye çalışıyor, ki bu fena değil ancak sinematografi, Fargo’dan ödünç alınan o kasvetli, gölgeli estetiğiyle atmosfer yaratmada başarılı olsa da bazı sahnelerde CGI’ın göze batan parlaklığı H.R. Giger’ın o organik dehşetini sulandırıyor. Ses tasarımı, özellikle mekanik uğultular ve Xenomorph’un iğrenç tıslamaları, yüreği ağza getirse de senaryo yer yer gereksiz diyaloglarla tempo düşürüyor. Franchise’a saygım büyük, ama bu dizi, Alien’ın o iliklere işleyen gerilimini yakalamak için biraz daha cesaretle kurgulanmalıydı. Kameranın klostrofobik yakın çekimleri iyi ama bazı geniş planlar fazla steril hissettiriyor. Sanki Weyland-Yutani’nin kendisi çekmiş.
Alien Earth son bölümü izledim. Bence fena değildi. Tam olarak favorim olmasa da son 3 bölümden daha iyiydi. Alien 1 değilde Aliens fanı olduğum için daha fazla hoşuma gidiyor. Bence 2. sezonda Alien’in kölenlerine daha fazla inilmesi gerekiyor. Artık evreni daha fazla genişletsinler. İlk sezon ile bunun temellini attılar. Umarım devamını getirebilirler. Genel olarak bilimkurgu dizileri bilimkurgu filmlerine göre daha amatör hissetirir. Bu da öyle hissetiriyor. Ortamlar filan sanki cosplay izliyormuşsunuz hissi yaratıyor. Ben genelde 8-13 bölümlük bir diziden 4 iyi bölüm geri kalanların ise kötü ya da vasat olması beklentisiyle izliyorum. Ancak Alien dizisinin orta bölümleri vasat olmanın ötesinde çok fazla mantık hatası içeriyor. Bunun üzerine bir de bölümler uzatılmış hissi verince. Kalitesizlik iyice ortaya çıkıyor. 2. sezonun da ilk sezon gibi olacağını bekliyorum. O yüzden sezonun tamamlanmasını bekleyip yorumlara bakacağım. Yine aynısı olursa ilk 2 bölümü izler, gerisinin spoilerlı incelemesini okuyup final bolümüne atlarım.


