Hangi Dizileri İzliyorsunuz?

Star tv’de yayınlanmıştı. Küçüktüm ve acayip korktuğumu hatırlıyorum izlerken.

2 Beğeni

The Dinosaurs - 2026

Netflix in dinozor belgeseli. Konusu , dinozorlar. Bu konu netflix’i zorlar. Nasıl ama, kafiyeye dikiz. Apple dinozor belgeseli yapar da netflix durur mu? O da yapmış. Adetim olduğu üzere seyrettim. Belgesellere meraklı biriyim. Dinozorlar da sevdiğim konulardan biri. Aslında yazmayacaktım ancak şimdi forumda okuduğum bir habere göre eleştirmenlerden 100 tam puan almış. Eee madem 100 puan aldın bende kırbacımı alıp geldim. Ne demişler “Taklit aslını yaşatır”. İlk olarak, gerek kalitesiyle, gerek altyapısıyla, gerek anlatımıyla Prehistoric Planet ile yarışacak kalitede değil. Özellikle ilk iki sezon Prehistoric Planet açık ara önde benim için. Bunu etkileyen faktörlerden ilki BBC gibi belgesel konusunda bir dünya markası olan yapımcı tarafından hayata geçirilmesi. İkincisi sağlam destekler üzerinde durması (Merak edenler yütüp te “Prehistoric Planet - Uncovered” videolarına bakabilir). Üçüncüsü David Attenborough faktörü. Belgesel daha geniş bir zaman dilimini daha kısa bir sürede anlatmaya çalışmış. Bu da diziyi Prehistoric Planet in özeti haline sokmuş. Ne Steven Spielberg, ne Silverback ne de Morgan Freeman seviyeyi yükseltmesine yetmemiş maalesef.

9 Beğeni

Dün Netflix’de denk geldiğim His&Hers’ü izledim. Türkçeye “Ne Yaptığını Biliyorum” olarak çevirilmiş. Spoiler olacak bir şey yazmayacağım.

Afişten de görüleceği üzere başrollerinde Jon Bernthal ve Tessa Thompson’ın olduğu, aynı adlı kitaptan uyarlama, 6 bölümlük “Katil kim?” konulu bir gizem/dedektiflik mini-dizisiydi. Dizinin eksikleri olsa da ben genel anlamda beğendim. Bir şekilde gizemini son bölüme kadar koruyup kendini izlettiren ortalamanın bir tık üzerinde bir yapımdı.

Dizi ilk bölümden direkt olarak olayların ortasına dalıyor. Haliyle kim kimin kocası? Kim kimin karısıyla yatıyor? Kim kimle arkadaş? Kim kimi tanıyor? Kim kimle gemişte ne yapmış? vs. gibi sorulan cevaplarını kervan yolda düzülür misali diziyi izledikçe idrak ediyorsunuz.

Dizide gözüme batan en büyük noktalardan biri hikayede düzgün aile yapısına sahip hiç kimsenin olmamasıydı. Herkes göstere göstere birbirinin karısıyla yatıyor, başkasının kocasıyla sevişiyor, gayri meşru çocuklar doğruruyor ve çok garip bir şekilde taraflar bu ilişkilerin farkında olmasına rağmen kimse sorun etmiyor. Gayet normal, sıradan şeylermiş görüyorlar. Bayağı “Bu hafta işim çoktu, kocamla sevişemedim. O da gidip başkasının karısıyla sevişmiş. Onunla ilgilenemediğim için kocamdan özür dileyip ona daha çok vakit ayırmalıyım.” gibi nerdeyse parodi derecesine varan absürd ikili ilişkiler söz konusu. Muhafazakar kesim Amerikanın tamamen çürüyen aile yapısını sürekli bir “Family First” vurgusu yaparak sözde toparlamaya çalışırken, kapitalizmin malı haline gelen baskın kültür ve çok hızlı paraya dönüştürülebilen neo liberal ideolojiler bunu “normal” şeylermiş gibi dünyaya pazarlamaya devam ediyor. Bu çok uzun uzadıya tartışılır ama bence kabul edilebilir bir şey değil.

Dizinin bir diğer sıkıntılı noktası ise kötü karakterlerin tamamen motivasyonsuz, iki boyutlu saf kötüler olmasıydı. Kötü olmak için hiçbir nedenleri, hiçbir arka planları olmayan dümdüz saf kötüler. Haliyle bu hikayeyi basitleştiren en önemli etkenlerden biri olmuş.

Ayrıca dizinin final bölümü fazla hızlı geçilip oldu bittiye getirilmiş. Bir bölüm daha eklenip son bölüm biraz daha uzatılabilirmiş.

Sonuç olarak kötü olmayan izlenebilir bir yapım.

6 Beğeni

Taylor Sheridon yine yapmış yapacağinı. Muazzam bir Yellowstone dizisi olmuş. Afişteki iki isim zaten oyunculuk adına bir şey söylememi engelliyor. Çekim kalitesi ve verdiği his açısından Yellowstone evrenini çok iyi yansıtmış.

10/9

Bi diziyide abim sayesinde bulduk. Anne with E tadında dostluk, aile, yardımlasma, western in bir arada olduğu 11 senedir devam eden evet 11 senedir devam eden bir dönem dizisi. Bazı küçük sorunları olsada biz memnunuz şuana kadar :smiling_face:

10/8

6 Beğeni

İlk bölüm itibari ile benden geçer not aldı.

2 Beğeni

The Railway Men’i izledim.

The Railway Men, 1984 yılında Hindistanın Bhopal kasabasında faaliyet gösteren, Amerikan Union Carbide şirketine ait bir böcek ilacı fabrikasında meydana gelen, bölge halkından yaklaşık 10.000 kişinin ölümü ve çok daha fazlasının hastalanması ile sonuçlanan gaz sızıntısı faciasını konu alan, Hindistan yapımı 4 bölümlük bir mini dizi.

Ben diziyi çok beğendim. Her ne kadar her hint yapımı gibi overdose didaktik mesajlar verse de gerçek olaylara olabildiğince sadık kalarak işlemişler. Özellikle günah keçisi olarak Kapitalizme odaklanıp geri kalan politik ve sosyo-kültürel çürümüşlükleri göz ardı etmemiş olmaları çok hoşuma gitti. Halkın cehaletini, kurumların çürümüşlüğünü, hükümetin rezilliklerini ve kanunların kokuşmuşluğunu olduğu gibi işlemişler.

Aynı tarihe denk gelen, Indira Gandhi suikasti sonrası sihlere karşı başlayan ayaklanmaları ve sih katliamlarını da hikayeye yedirerek işlemeleri takdire şayan bir hareket olmuş.

Diziyi izlerken aklıma Rusların Mersin’e yapmakta olduğu, hükümetin ve destekçilerinin öve öve bitiremediği Akkuyu Nükleer Santrali geldi. Devlet kurumlarının çürümüşlüğü ve insan hayatının değersizliği konusunda Hindistan’dan çokta bir farkımız olmadığı gerçeği ile birleşince malesef moralinizin bozulmaması kaçınılmaz.

5 Beğeni


Young Sherlock’u izledim.

Sherlock ile Moriarty’nin en başında tanışıp arkadaş oldukları ve birlikte vaka çözdükleri bir dizi. İkisi de kendilerini yeni yeni keşfettikleri için yeterince zevk vermiyorlar ama sezon sonuna doğru karakterlerden tat almaya başladım. Birkaç sezon daha devam ederse ortaya güzel bir dizi çıkar. Şimdilik çerezlik bir dizi.

5 Beğeni

One Piece 2023-

Japon mangasından uyarlanan amerikan yapımı. Bir netflix dizisi. İlk sezonu seyredip çocukların merakla beklediği bir diziydi. İkinci sezon gelmiş. Bu ara çocuklara çalışıyoruz. Zira benim şahsen ilgimi çeken bir dizi değil. Genelde anime ve çizgi film sevmeme rağmen bu dizinin anime tarzı yapısı benim ilgimi çekmedi. Çocuklar ve meraklıları için (diyeyim de linç şey olmasın) izlenebilir.

(Yav bu ne olm. Yok demir çeneli adam demir yiyiyor oradan mızrak çıkıyor, top çıkıyor. Yok adam yiyiyor zombi tipler fışkırıyor. Yok puro içiyor duman oluyor, yok oradan eller kollar çıkıyor. Yok biri sümük atar öbürü mum fışkırtır. Şeytan meyvesini yemeyen bir ben kalmışım. Ben de yiyeyim de kafamdan bir kafa daha çıksın Zaphod Beeblebrox gibi, belki hoşlanırım bu diziden)

Not : Sevenler kusura bakmasın dayanamadım.

6 Beğeni

Disney üyeliğim ay sonunda bitecek diye Wonder Man dizisine bakayım dedim, maraton şeklinde 4 bölüm izledim. Sadece dördüncü bölüm için bile izlenmesi gerekiyor.

3 Beğeni

Red Kiti oynayan abimiz biraz üzdü ama bence. Pek karizmatik değil.

1 Beğeni

Bu tip benim de çok kafama oturmadı.

Dinazor nesil yakından tanır, Terence Hill geldi aklıma. Ne güzel yakışırdı.

7 Beğeni

Terence Hill başımızın tacıdır her zaman :slightly_smiling_face:

@RolandDeschain dizinin eksiği çok bence ama işte @Erdo nun da dediği gibi eski dinazorlardan olduğum için Red Kit’in bendeki yeri bambaşka :slightly_smiling_face:

3 Beğeni

Ben de orta dinazor sayılırım ama bende de yeri başka :sweat_smile:

2 Beğeni

Diziyi bitirdim. Çok güzel bir aile hikayesiydi. Mutluluk, sevgi ve hüzün duyguları baştan sona çok yoğundu. Bazı bölümlerin ilk yarılarında biraz sıkılsam da genel olarak çok beğendim. Özellikle geçmişe sık sık dönüşler olması çok hoşuma gitti. Oyunculuklar da çok iyiydi.

1 Beğeni

Fallout ikinci sezonu maraton şeklinde izliyorum. Dizinin resmi romanını çıkarsalar okurum.

4 Beğeni

Special Ops: Lioness

İzlemeye yeni başladım. Henüz 1 bölüm izleyebildim fakat oyuncu kadrosunu epey sevdim. Zoe Saldana için izliyorum diyebilirim. Bence çok kaliteli bir oyuncu.

@ivy :face_with_hand_over_mouth:

5 Beğeni

Something Very Bad Is Going to Happen -2026

Bir netflix dizisi. amerikan yapımı korku dram. Konusu, düğün arifesinde gelin kızımızın içinde kötü bir şeyler olacağına dair bir his vardır. Konu ve senaryo hakkında tam bir şey diyemem. Zira diziyi bitirmedim. Oyunculuklar ortalama, çekim kalitesi karanlık. Atmosfer oluşturmak için fazla karanlık çekilmiş, çünkü birkaç ampul daha yaksan o gerilimden pek arta kalan olmayacak. Başlarda karanlık kasvetli ortamıyla, olayların gelişimiyle fena başlamıyor ama yarısına gelince “Sen ne saçmalıyorsun?” noktasına geliyor dizi. Saçma sapan konu, saçma sapan karakterler gırla. Ölmekte olan yeni evli karısının karnını yarıp bebeğini çıkartan damat mı ararsın, evlenmediği için ölümsüzlük cezasına çarptırılan dikizci ihtiyar mı, yoksa telefon sapığı gibi “heeöööeeh…heeöööeeh” diye gelecek olası kurbanın peşinde koşan ölüm mü. Ters köşe yapma sevdasıyla oradan oraya savrulan, savrulurken kafasını gözünü yaran senaryo da cabası. Dediğim gibi ben bitiremedim.

5 Beğeni

İzlediklerim bunlar, sezon finali beklediğim için şu an izleyecek bir şeyim yok.

4 Beğeni

En güzeli ilk üç diyelim hangisi..?

1 Beğeni

En sevdiklerim şunlar:

Invincible
Silo
Foundation, bunu kitapları okuyanlar sevmiyormuş ama ben kitabı okumadım ve her sezon daha güzel oluyor.

Aslında X-Men 97 de çok güzel ama önce eski seriyi izlemek gerekiyor, o çocuklar için yapıldığı için pek iyi değil.

3 Beğeni