Best Served Cold
Abercrombie’nin Kadim Kanunlar serisini uzun zaman önce okumuş ve en sevdiğim seriler arasına üst sıralardan dahil etmiştim. BSC ise Kadim Kanunlar’dan belirli bir süre sonrasına ait olan tekil bir kitap.
BSC klişe olarak nitelenebilecek bir şekilde başlıyor. Ancak Abercrombie’nin anlatımı öyle etkileyici ki insan bir anda neye uğradığını şaşırıyor. Hani arabayla uzun yolda seyir halinde giderken ve uyuklarken birden bir çukura girince sıçrarsınız ve “Ne oluyoruz lan” dersiniz ya, bende o etkiyi yaptı giriş kısmı.
Kitaba klişe dedim çünkü genel konusu itibariyle bir intikam kitabı. Ancak kim iyi yazılmış bir intikam kitabına hayır diyebilir ki? Abercrombie de bu işin en iyilerinden bence. Ayrıca çok da sert bir kitap. Hatta, Kadim Kanunlar’dan çok daha sert, tam bir grimdark.
Kitapta grimdark bir kitapta olması gereken her şey fazlasıyla mevcut: İhanet, savaş, seks, işkence… Bununla birlikte bazı sahneler gerçekten rahatsız edici. Abercrombie bu işi gerçekten çok iyi yapıyor. Bu duyguları okuyucuya aktarmak hiç kolay değil. Bunu tüm kitap boyunca yapabilmek ise gerçekten ustalık istiyor. Hani şöyle diyeyim, kitabı okurken içimde sürekli bir yumru, bir rahatsızlık vardı.
Abercrombie dümdüz bir intikam kitabı da yazmamış üstelik. Kafamızda oluşturduğumuz karakterleri de zaman içerisinde paramparça ediyor. Karakterlere bakış açısı olayların gizemi aydınlandıkça değişiyor. Bu konuda çok beğenerek izlediğim The Boys dizisine benzettim.
Kitap o kadar vurucu ve sert ki normalde The Heroes ile devam edecektim ama kafamı biraz dağıtmak için daha light bir kitaba başladım. O bitince bu evrene tekrar dalacağım. Kadim Kanunlar’ı sevdiyseniz bu kitaba da mutlaka bakmanızı tavsiye ederim.