Sorguyu yapan Başkomser Nevzat ve onun katil çıkma olasılığını düşünebiliyorsanız Ahmet Ümit’le hiç alakanız yok demektir.
Kendim için spoiler kullanmamanızı isteseydim mesajları görmezden gel seçeneğini işaretler geçerdim.
Hala ne dediğimi anlamamanıza hayretle bakıyorum. Bahsettiğim şey şu forumun tamamı komser Nevzat kimdir biliyor mu? Buraya girdim yorumunuzu gördüm Ahmet ümit de hiç okumamıştım. Hikayenin sonunu öğrendim. Bu spoiler değil de nedir sizin nazarınızda ? Alakam olup olmamado önemli değil. Önemli olan herkes herşeyi bilmek zorunda değil, bunu anlamanız. Ahmet Ümit’i okumuşsam bile komiser nevzat okumamış olabilirim(ki okudum), polisiyede yeni bir yazar arıyor olabilirim, hikayenin sonunda gerçekleşecek bir şeyi öğrenmek ben dahil hangi polisiye okurunu mutlu edebilir? Tutsam Grange Şeytan yemini kitabının sonunda daha önce şüphelenmediği arkadaşı katil çıkacak şekilde kurgulamış hikayeyi desem, ne kadar spoiler olacaksa, sizin söylediğiniz de o kadar spoilerdır.
Evet Simon Beckett’in David Hunter serisi bu tarzdadır. Tavsiye ederim
Hikayenin sonunu nerede yazdım, siz nasıl anladınız, gerçekten bir fikrim yok ve bu saçma tartışmaya daha fazla devam etmek istemiyorum.
Samipaşazade Sezai’ nin Sergüzeşt romanını bitirdim geldim. Yerli klasiklerimizden. Okunması gerekenlerden(tabi ben ne seviyorsak o türden okumalar yapmalıyız taraftarıyım). ‘‘Türk edebiyatında romantizmden gerçekçiliğe geçişin ilk adımı’’. Ben kitapta uzun cümleler ve bu cümleleri oluşturan tamlamalar gördüm. Bazen bir cümlenin sonu gelmeyecekmiş gibi olduğu da oldu. 
Kafkasya’ dan esir olarak getirilen bir kızın başından geçenler anlatılıyor. İlgileniyorsanız okuyun. Sevmeden de okuyabilirsiniz kayıp olmaz. 
Iain M. Banks’in " Eşekarısı Fabrikası" kitabını okuyan var mı acaba ? Varsa konusunu kısaca söyleyebilir misiniz?
William Golding - Sineklerin Tanrısı
İlk 4 bölümü okudum, şu an için pek de ilgi çekici gitmiyor, yazarın dilini beğendim, kafa yormuyor, akıcı, anlaşılır. Bakalım ileride neler olacak.
İlk 4 bölüm için puanlamam her ne kadar gereksiz olsa da içimde kalmasın

Puanım: 6/10
Yarım bıraktığım kitaplardan birisidir. Bir türlü asıl konuya giriş yapmadığından mı yoksa çok fazla durağanlığın mı bıraktım hatırlayamıyorum. Belki de bu ikisi yüzünden bırakmışımdır. 
Geçen sene, 11. sınıfların okuma halkasındaki kitaplarımızdan biri idi. Tıpkı Fahrenheit gibi oldukça belirgin bir mesajı aktarmak üzere kaleme alındığını düşünüyorum, kurgu kısmını Fahrenheit ile kıyaslamıyorum, aynı kulvarda değiller, yanlış anlaşılmasın.
O yüzden kitap bittiğinde de hemen hemen aynı hissedeceksiniz. 
Bilmiyorum ama ben baya beğenmiştim kitabı.Gerçi kitaptan çok verilen/verilmeye çalışan hoşuma gitmişti.
Ve sonunda o müthiş kitaba başladım. Tek cilt olarak almıştım. Elimde tutarken ve o orta dünyayı düşünerek okurken çok büyük bir haz alıyorum açıkçası. Daha ilk sayfalarında film ve kitabın çoğu şeyde farklı olduğunu öğrendim. Daha neler neler çıkacak bakalım karşıma.
Ahh Faramir öyle güzel çiziliyor ki kitapta… Filmde yeterince yansıtamamışlar maalesef.
Ben 4 yıl önce tüyaptan 3lü setini 65tlye almıştım, tek cilt de o fiyatlardaydı. Şimdi 65tlye tek cilt bulsam almak isterim, ki farklı baskı tipini almak isteyeceğim ender kitaplardan birisi. Çevirisi, haritası, baskı kalitesi ve sayfalarının “eski” görünmesi…
Dünyanın Ötesindeki Orman
Ithaki’nin Unutulmuş Fantastik Klasikler serisindeki ikinci, benimse okuduğum ilk kitabı.
Açıkçası karşılaşacaklarımı tahmin ediyordum ve şaşırtmadı da.
Dönem eserleri olayları koştur koştur anlatır, her şey öyle hızlı olur ki arada kaçan, sonradan değineceğini zannettiğiniz ama unutulup giden alt olaylar yer alır. Bu kitap da tam olarak böyleydi.
Ilk görüşte aşk, hop kötü kraliçe, hop kaçış vs vs. E ama başkan, bir kan davası vardı kitabın başında o ne oldu?
Kitabı orijinal kurgu görmek için değil, genel kültür için okumuştum. Konu da elbette günümüz için özgün değil ama okuru yakalayan bir iki numarası da yok değil.
Yalnız masallarda bile mutlu sonun mutlu sonunun mutlu sonunu görmemiştim. Yanlış okumadınız. Kitap 150’de falan bitebilirmiş ama mutlu sonun üzerine bana “yok artık” dedirten başka mutlu sonlar geldi.
Ilginç bir deneyimdi
Aman aman eğlenmedim. Yine de 1 günde bitecek bir potansiyeli var.
@SJack ben de pek beğenemedim
@isisdensm bakalım 
@abkaen dediğim gibi çok beğenemedim 
Phlebas’ı Hatırla; okuyan var mı? Ben pek beğenemedim evren çok detaylı ama bilgi konusunda kısıtlı bir uzay macerasıyla giriş yapıyoruz. Uzun zamandır bitirmekte en zorlandığım kitap olabilir. Bu ay içinde okudum çok yorum göremeyince okuyan arkadaşlar varsa fikirlerini merak ediyorum.
Büyücü Loncasını okuyan var mı? Almayı düşünüyorum, almalı mıyım?
Kitap bir çok açıdan beklemediğim şeyler içerdi açıkcası. İsmi çok ilgimi çekmişti o yüzden almıştım ama beklediğim şey ile alakasi yoktu. Aksine ilk “bu muydu yani?” dedirtti ama sonradan birazcık daha yenebilir oldu bu durum. Çok tahmin edilebilir şey vardı ve basitti ve bu tahmin edilebilirlik “biliyodum beee” tarzı iyi hissettirecek bir tahmin değil, resmen neyin ne olacağını bilmekti. Sonrası hakkında ise olumlu mu düşünsem olumsuz mu bilemedim gerçekten. 
Şöyle diyeyim; bu tahmin edilebilirlikten ötürü kitabın sonunu tahmin ettim gibi oldu ama etmemişim. - Son on sayfaya kadar bundan emindim yani. - Ama tahmin edememe sebebim kitabın beklediğimin aksine tek kitap değil devamı çıkacak şekilde bitmesi oldu. Bunun hakkında ise ne düşünsem bilemedim. Arka yazısına ve ismine kanıp aldım ve kitap boyunca nerdeyse arka yazısı ile alakası yoktu. Bu yüzden “şu şekilde bitecek ve arka kapak ile alakası olmayan saçma bir şey okumuş olacağım” dedim. Ama devamı çıkacağı için artık ilk kitabın sakız gibi uzatılmış olaylar bütünü olduğunu düşünüyorum. Çünkü kitap boyunca aynı şeyle ilgili bir şeyler oldu yani. - Spoiler vermeden nasıl anlatabilirim bilmiyorum gerçekten
- Ve bu sakız gibi uzayan şey ise bazı noktalarda biraz ilgi çekici olsa bile tahmin edilebilirlik ve klişe şeyler rezil etti sayılır bu durumu. İkinci kitapta birinci kitabın sözde arka yazısı iyi bir şekilde işlenir ise alırım diye düşünüyorum. Yazarında öyküleri dışında ilk kitabı olduğu için güzel ve ılgi çekici bir çalışma olmuş diyelim. Tamamen negatif yaklaşmamalıyız bence o yüzden. Kanımca ikinci kitapta ya iyiye bir gidiş olacak ya da popüler kültüre kapılıp ilk kitaptan daha zayıf iş olacak. Ben pozitif düşünüp daha iyiye olacağına ınanıyorum, umarım öyle de olur.
-> 4/10
Bir de sorum olacak. Pangea kitaplığından aldigim ilk kitapti ve iyi olduğunu dusunmüştüm. Kalan kitaplar da bu şekilde mi yoksa sağlam eserler var mı acaba? 
Ben Çiğdem Erkalın “Uçan Mabet” kitabını okumak istiyorum bu seride. Yüzüklerin Efendisi ve Yerdeniz’in çevirmeni sıfatıyla değilde yazar olarak ne yaptığını çok merak ediyorum 
Şu sıralar Alfa’dan Dirk Gently’nin Holistik Dedektiflik Bürosunu okuyorum… Çevirisinden memnun değilim ama tek tek bildirerek okuyorum… (Bir yerde cep telefonu bile geçiyor türkçe kitapta, telephone-answering machine’in çevirisi olarak)
İlkin Başar Özal’ ın Kısa Birinci Dünya Savaşı Tarihi kitabını okuyorum.





