Hangi Kitabı Okuyorsunuz? (Detaylı İnceleme)

Kitabı okumadım, fakat durumdan yola çıkarak yorumda bulunabilirim.
Takım isimlerini aynı bıraktığı takdirde İngilizcesindeki kelime oyunlarını kaybedecekti. Böyle parçalı çevirmenin faydası ise yazarın vermek istediği alt anlamın korunması: “Korsanlar” ıslah olup “Melek” oluyor. San Diego "Peder"den bir oyuncunun rütbesi yükseliyor, “Kardinal” oluyor. Bir “Savaşçı” da taç giyip “Kral” olabiliyor. Yani takım isimlerindeki kelime oyunlarını korumak için bunu tercih etmiş. Makul geldi.

9 Beğeni

Ben de sizin gibi düşünüyorum. Geçen hafta okuduğum bir kitapta ilk harfleri büyük olacak şekilde Vanilyalı Buz diye bir ifade okudum. Konu rap olunca bunun 90’lı yılların başında ünlü olan rap şarkıcısı Vanilla Ice olduğunu anladım. Yani bazen özel isimlerin çevrilmesi doğru olmuyor. Benim görüşüm tabi.

3 Beğeni


Lazarus
Siberpunk+entrika+bilimkurgu =Lazarus.
Lazarus ,İmage comics tarafından yayınlanan bilimkurgu temelinde inşaa edilen nefes kesici bir çizgi roman serisi.İlk cildini yeni okudum tabiri caizse ağzım açık kaldı (Monstress de aynı durumu yaşamıştım)
Çizgi romandaki yaratılan evren , ana karakterin tavırları , diğer karakterlerin ruh hâli - kestirilememezliği roman olsa bu kadar olurdu herhalde.Üzerinde gerçekten düşünülmüş ve ince ince dokunulmuş.Geç okuduğum için pişmanım , kesinlikle ilk cilde göz atın
Umarım dilimize kazandırılır , Marmara Çizgi duy sesimi :slightly_smiling_face:
İlk cildin başındaki şu yazıyı (bilimkurgu Kulübü çevirisini )direkt bırakayım ;
"Dünya artık siyasi veya coğrafi sınırlar yerine ekonomik sınırlarla bölünmüştür. Zenginlik güçtür ve bu güç yalnızca bazı ailelerin elindedir. İnsanlığın küçük bir bölümü, ailelere hizmet ettiği için onların umurundadır, kalanlar ise fazlalıktır. Her aileden bir kişi çocukluğundan itibaren eğitilir, her türlü teknoloji ile güçlendirilir ve hazırlanır. Bu kişi ailesinin kılıcı ve kalkanıdır, onların koruyucusu, onların Lazarus’udur. Carlyle ailesinin Lazarus’u Forever… Bu onun hikayesi.”
Çizimler :smiling_face_with_three_hearts:

16 Beğeni

Yazarın bir hayranı olarak şunu belirtmeliyim ki diğer eserlerine göre biraz zayıf bir eseri. Romanov Komplosu, Kar Kurdu,Sakkaranın Kumları gibi eserlerini çok daha fazla seveceğinizden eminim. İyi okumalar.

2 Beğeni

Evet o kitaplarını okuyan kişiler daha çok sevmişti. Bende “Son tanık” adlı kitabı var ilerleyen günlerde onu da okumak istiyorum. Diğer söyledikleriniz aklımda olacak.
Teşekkür ederim :slight_smile:

3 Beğeni

Ben de Meade’nin Buz Kapanı, İkinci Mesih, Kar Kurdu ve Sakkara’nın Kumları kitaplarını almıştım. Kar Kurdu ve Sakkara’nın Kumları‘nı okudum gayet iyiydi. Yalnız, Romanov Komplosu’na ait yorumlar kitabın biraz yavaş olduğu yönünde. Siz okudunuz mu, okuduysanız nasıl buldunuz?
@narpal, benim için önemli olan konunun güzel olması. Güzel diyorsanız hemen sepete atıyorum. Attım bile :slight_smile:

@J.S, aslında yukarıda kitapları sayarken Brandenburg’u yazmayı unutmuşum. Evet birkaç ay önce Brandenburg’u Kidega’dan almıştım.

4 Beğeni

Romanov Komplosu da güzel ama Sakkara’nın Kumları gibi heyecan üst düzey değildi.

@Blackheart kitap tavsiye etmeyi sevmiyorum, alan kişi beğenmeyince vebal almışım gibi geliyor :slight_smile:

2 Beğeni

Benimde ilgimi çeken bir yazar. Salgın öncesi ‘‘Brandenburg’’ kitabını alarak tanışmayı düşünüyordum ama ertelemek zorunda kaldım.

3 Beğeni

Romanov komplosu yazarın okuduğum ilk eseriydi. Konunun tarihi bir gerçekliğe dayanması da ayrıca ilgi çekici ben beğenmiştim.

3 Beğeni

Yazarın şu salgın günlerinde okunacak en güzel eserlerinden bir digeri de 8.gün eseridir. Kimyasal bir saldırı ile el kaidenin abd yi tehdit etmesi konusu işlenmiş ayrıca yazarın bu romanı 11 eylül saldırılarından kısa bir süre önce kaleme alınması ve gerçekleşen olaya bu kadar yakın olması sebebiyle bir müddet yayınlanmamış.

3 Beğeni

Bilgi için teşekkür ederim :slight_smile: Merak uyandırdı bende.

2 Beğeni

Sanderson’un Alcatraz serisinin 4.kitabını okuyorum çerezlik olarak. İlk 3 kitabı çok hızlı bitirmiştim ama bu kitap ilerlemiyor resmen.

2 Beğeni

Çocukluğun Sonu- Arthur C Clarke
-+Yeni bitirdim keyifli ve düşündürücü bir eser, tavsiye ederim.
Kısaca konusundan bahsetmek gerekirse WW II sonrası dünyaya bir grup gemi iniyor ve sonrasında yaptıkları vs vs.

13 Beğeni

Cemil Meriç’in Kırk Ambar’ını okuyorum, 131.sayfasında bir anda kesilip başka konuya atlıyor. Sayfa numaraları düzgün devam ediyor fakat cümle yarım alttaki dipnot da yarım. Elinde yeni baskısı olan varsa 132’yi atabilir mi?


4 Beğeni

Sayfalar doğru ama Ciltler yanlış.
131’e kadar Kırk Ambar 1. Cilt.
132’den itibaren 2. Cilt.

Hayatımda böyle baskı hatası görmedim. İletişim Yayınları hatanın sanatını yapmış. Formalar karıştı herhalde.

11 Beğeni

Ölümsüzlerin Tarihi serisini okuyan varsa tavsiye eder mi? Seri hakkında biraz bilgi verebilir mi?

6 Beğeni

Seri hakkında bilgim yok ama Googreads’de 17 kitaptan oluştuğu gözüküyor. Benim merak ettiğim tüm kitapları yayınlayacaklar mı?

2 Beğeni

Aynen, 17 kitap ve hikayesi bağlı kitaplar. Tamamlanması uzun bir zaman alacaktır. Yazarı Almanya’da sevilen bir isimmiş.

Aden

3 ihtimal var. Ya yanlış zamanda okudum, ya kitap kötü, ya da çeviri kötü. Bilmiyorum. Ikına sıkıla 140’a gelip yarım bıraktım.

Yazarın daha önce Solaris ve Yenilmez kitaplarını okumuş ve çok beğenmiştim. Ama 3.kitapta da aynı şey; yazarken sıkılır insan. Yeni bir gezegene gidilir, oradaki olağandışı şeyler tasvir edilir, umulmadık şeyler olur sonlara doğru ve kitap biter.

Haliyle kitapta tasvirler büyük yer kaplıyor ve bu noktada çeviri çok önemli. Alfa baskısından okudum ben. Bilseydim İletişim’den alırdım. Kötü olduğunu iddia edemiyorum ama akıcı olmadığı kesin; Alfa’ya temkinli yaklaşacağım artık. Harf hataları gırla. Bu özensizlik de ayrıca can sıkıyor.

Çeviriyi es geçersek, tasvir edilen şeyler de hoşuma gitmedi. Kopuk kopuk, sabır zorlayan, ilgi çekmeyen tasvirler. Bıraktığım noktada işler biraz ilginçleşmeye başladı ama 180 sayfa daha böyle devam etmek istemedim.

Karakterler de yapay geldi. Gerçi bu kısım biraz öznel gelebilir; ama şu Hollywood filmlerinden sıkça aşina olduğumuz tavırlar, üslup ve davranışları okumaktan yaka silktim. Batı insanı böyle midir bilmiyorum, ama kötü edebiyatta böyle sığ karakterler vardır bence. Diyaloglar derinleşmez, karakterler yalnızca kurgusal olarak ihtiyaç duyulduğunda konuşur, kendilerini ilgilendiren kısıma kadar konuşurlar, karşılarındaki çok da önemli değildir. Bir de birbirlerinin cümlelerini tamamlamaları yok mu… O ne yapaylıktır öyle. Bi dinle kardeşim ya, bi dinle. Kaç yaşına gelmişsin, işinin uzmanı olmuşsun, dünya ileri teknolojiye ulaşmış sonunda; gelmişsin ıssız bir gezegene (Neden geldiler, dünya ne durumda, neden iyi bir plan yapmadan geldiler, ne bulmak için geldiler, ne bulmayı umuyorlardı, neden gezegene çakılmayı böyle sakin ve olağan karşıladılar, neden psikolojik yıkıma uğramadılar; kitabın okuduğum kısıma kadar olan yerinde hiç sözü edilmiyor bunların.) karşındaki adam konuşurken onu bi anlamaya çalış ya…

Hani bu duygusuzluk Cesur Yeni Dünya veya Biz’deki gibi bir duygusuzluk olsa anlaşılır. Ama bu düpedüz - bize yansıtılan - Batı insanı duygusuzluğu. Bireyciliği ve bencilliği.

Tabii bu konu fazlasıyla öznel. Bilimkurgu kitaplarda çokça rastladığım bir şey, o yüzden burada biraz patlar gibi oldum ama daha fazla uzatmayayım.

Merak eden okurlara İletişim’e yönelmelerini tavsiye ederim. Alfa’dan seri toplayacaklar da 2.-3. Baskıda hataların düzeltilmesini beklemeli bence.

( Seyretmek yerine eyretmek
Zamk yerine zam
Mi ekinin bitişik yazılması
Ni’nin M yazılması
Gibi ufak tefek ama çokça hata var kitapta.)

11 Beğeni

Alfa, çeviri ve yazım yanlışlarının çokluğu ile öne çıkmaya başladı. Bu da can sıkıcı. Bir yandan kitapların basılmasına seviniyoruz ama bir yandan da bu hataların çokluğu hevesimizi kursağımızda bırakıyor.
@Voldemort, evet ya son okuma işi yapılmıyor, ya da yapan kişi işinin ehli değil. Çünkü sözü edilen hatalar bir kitaba özgü değil.
Kitapların ilk basımlarını ben de bir ara almıyordum, ikinci veya üçüncü basımlarını bekliyordum. Bir süredir bunu yapmıyorum. Demek ki yapmak gerekiyor.

5 Beğeni