Pek kullanmıyorum ama 3 tane güçlü uygulama var. Aradığınız kitaba göre herhangi birini kullanabilirsiniz:
- Audible
- Storytel
- Audioteka
Pek kullanmıyorum ama 3 tane güçlü uygulama var. Aradığınız kitaba göre herhangi birini kullanabilirsiniz:
Storytel’i kullanıyorum. İlk ay ücretsiz.
Cevaplar için teşekkür ederim.
Ön yargımı kırabilirsem denemek istiyorum.
E-kitap okumak istemeyenleri hayretle karşılıyordum, sesli kitap da bana uzak geliyor niyeyse.
@isos81
@Tobizume
Ekitap okumak istemeyenler gözlemlediğim kadarıyla 3e ayrılıyor:
Herkes böyle demiyorum elbette. Benim gördüklerim böyle.
E-kitap okurken ekrana bakarken göz yorulması, baş ağrısı veya dikkat bozukluğu yaşamak benim en çok gördüğüm sebeplerden ki ben de buna dahilim. Çok pahalı ve baskısı az olan kitapları ya da satışı olmayan cizgi romanlari e-kitap olarak indiriyorum ama öylece kalıyor. Ayrıca etik bulmayıp tercih etmeyen büyük bir kesim de var.
Eğer kitaptan orijinal olarak çekilmiş pdfleri yoksa asla okumam. Yani basılı olarak elimde olmasa bile dijital ortamda basılı gibi tasarımı olmalı. Yoksa Word üstüne yazılıp epub haline getirilmiş tarzında olan kitapları maalesef okuyamam. Çünkü amaç sadece okumak bilgilenmek keşfetmek değil. Amaç kendini tatmin de etmek, mutlu olmak, gözlerin doyması…
Eğer telefondan okuyorsanız gözlerinizin ağrıması normal. E-kitap okuyucuların e-ink teknolojisi kitap okuma deneyimine yönelik olarak geliştirilmiştir. Normalde ağrı yapmaması lazım ama sizde oluyorsa tercih etmemeniz normal. Bu arada E-kitaplar satın alınmalı, korsan olarak indirilmemeli, yani etik olmayan kısım e-kitap değil e-kitap korsanlığı ![]()
Yasal olmayan yollardan indirilmiş e-kitaplarda (ki onlarda tarama ya da dönüştürme yöntemiyle oluşturuluyor) söz konusu olabilir ama onun haricinde orijinal e-kitaplarda böyle bir problem yok.
Tatmin kısmına bir şey diyemem. Sonuçta satır aynı satır, en azından bana göre. Neyse, ben tercih etmiyorum çok uzun zamandır, tercih edeni de eleştirmiyorum. Sadece bir gözlemimi paylaştım o kadar.
TMÇ bitti. Pegasus basımının sonunda Jared Diamond’un Türkiye’ye özel önsözüne ek olarak 2017 yılında yazdığı, Tübitak baskılarında olmayan bir sonsöz de varmış. 
Kafa dağıtmak için Stephen King Misery’ye başlayacağım bu gece.
Orası öyle tabii ama bu konu konuşulduğunda çok görüyorum, e-kitap diyince insanın aklına direkt internetten indirilenler geliyor sanırım. Ben kendim okumasam da belki bir gün alışırım diye bu şekilde indiriyorum açıkçası, Türkçe korsan yaygın olmasa da İngilizce kitaplara erişim çok kolay oluyor. Belki de satın alırsam para verdim diye ağrıdan gözümden yaşlar inene kadar okurum, denemek lazım
.
Bugün Kalite Ülkesi’ni okuyorum diyecektim kitabı yarılayınca… Bu saate kadar bitirdim(300sayfa kitap)… Biraz sıkıcı başlayıp saçmaca eğlenceli hale gelen bir kitap… Herkese tavsiye ederim 
Buralara pek yazmıyorum. Forumda farklı türlerden okuma yapan pek çok kişi var biliyorum fakat son zamanlarda okuduklarım kimsenin ilgisini çekeceğini sandığım metinler değildi. Nihayet okulla ve proje sunumlarıyla ilgili sorumluluklardan sıyrıldığım için kurgu okumaya ve okumanın zevkini duymaya başlayabildim. Çiçeği burnunda bir mezun olmadan ve iş hayatına atılmadan önceki son yaz dönemimi olabildiğince çok okuyarak geçirmek istiyorum.
İlk olarak Şolohov’un Durgun Don eserine başladım. İlk cildi bitirdim. Kazaklara, Don nehri sakinlerine, Rusya’nın kanlı dönemine adanmış bir kitap. İlk cilt Birinci Dünya Savaşı öncesi Don nehri kıyılarında yaşayan Kazakların geleneklerini, köy yaşantısını detaylıca anlatıyor. Şolohov’un akıcı bir anlatımı var fakat betimleme yönünden zayıf olduğunu söylemek mümkün değil. Doğa tasvirleri kurgunun her yerinden damlıyor. Üslupta romantizm etkisi hakim fakat kurguda, olayların ele alınış tarzında ben biraz Zola tarzı hissettim. Bu durum da sık sık kitapta bir şeylerin yanlış gittiğini düşündürtüyordu bana. Yüz sayfadan sonra falan bu durumu yadırgamayı bıraktım açıkçası çünkü bir noktadan sonra gerçekten Don nehri kıyısındaki kasabada yaşayan alelade bir Kazak olduğumu düşünmeye başlamıştım. Olaylar beni ilgilendiriyor, her yönüyle uygun olmadığını hissettiğim yaşantılarını ve geleneklerini neredeyse benimsiyordum. Söylemem gerek, 21. yüzyıl kafasıyla baktığımda gerçekten yaşananlardan rahatsızlık duymuştum, kadınların aile içerisindeki yeri ve romandaki her erkeğin kadınları küçümsemesi canımı çok sıkıyordu. Her şeye inanılmaz duyarlı hale gelmek bir noktada yorucu, hem cidden böyle bir eseri bu gereksiz duyarla okumak da hiç doğru değil. Neyse kısaca, İnce Memed sevenler bunu da sevdi. Emile Zola sevenler, toplumcu eserler okumayı sevenler ve benim gibi Rus topraklarına anlamsız bir özlem duyanlar bunu da sevdi.
Forumdaki çokluk ilgi alanlarını göz önünde bulundurunca pek tavsiye etmek istemiyorum fakat biliyorum ki farklı eserler okuyan çok fazla kişi var. O yüzden tavsiye olunur efendim 
Vaiz dışındakiler merak ettiğim kitaplar. Yorumunuz nedir acaba bu kitaplar için? Kısaca değinirseniz sevinirim 
Tabii ki ;
Leziz Kadavralar ;
Klasik virüs sonrası distopyası.Diğer distopyalardan farkı protein bazlı besinler tükenirse insanların beslenme maksatlı ne kadar ileri gidebileceğini , okuyucunun midesini kaldırarak gösteriyor. Bu evrende Kast sistemindeki düşük zümredeki insanlar sizin akşam yemeğiniz olabilir 
Olayları ele alış biçimi farklı, özgün bir eser olduğu için tavsiye edebilirim.
Kaybolan Şimsek gibi ;
Öncelikle yazar evreni güzel kurgulamış. Dinler, uluslar, siyasi çıkar uyuşmazlığı gibi soyut kavramları bilimkurgu türüne iyi yedirilmiş bir eser. Birçok akılda kalıcı güçlü karakterleri var, özellikle ana kahramanı beğendim. Konusu okudukça açılıyor, gerilim ve gizemin yer yer zirve yaptığı türe ilgisi olanlara kesinlikle tavsiye edebileceğim bir eser. Sonu sebebiyle hâlâ kitabın etkisindeyim ve devam kitabını bekliyorum 
Yeşim Şehri;
Epik fantastik türündeki açlığınızı bastıracak, okuması zevkli bir kitap. Okurken aklıma sık sık Kara elf üçlemesi geldi. Entrika, içinde bulunduğun ailenin çıkarlarını koruma gibi birçok durumdan yazar esinlenmiş başarılı bir şekilde kendi yarattığı dünya ile kotarmış. Yalnız yarattığı dünyayı yeteri kadar ayrıntılı bulamadım maalesef, örneğin karakterlerin kültürleri, aileleri daha detaylı anlatılabilirmiş. Kitaptaki büyü sistemi de daha iyi olabilirmiş, daha iyi açıklanabilirmiş.
Belki ikinci kitapta bu konular netliğe kavuşacaktır, ikinci kitabı bekliyorum 
Editörtlük, çeviri de iyi sayılır okumak isteyenlere tavsiye ederim.
Silo;
Tek kelime ile harikaydı, eser bittikten sonra direkt ikinci kitaba geçtim. Sonlara doğru nefessiz okudum. Monokl bastığı zaman nasıl gözümden kaçmış anlamış değilim 
kesinlikle tavsiye ederim unutmadan çeviri de akıcıydı @mit 'nin ellerine sağlık 
İşkencecinin Gölgesi
Öncelikle, söylenenin aksine bence okuması çok ağır bir eser değil. Yalnız evreni, hikayesi, anakahramanı gerçekten kompleks bir yapıda. Yer yer anlaşılması güç noktaları olsada çok beğendim. Kafa açan, birçok noktada felsefevi göndermeleri olan şu ana kadar okuduklarıma benzemeyen eşsiz bir eser 
Umarım İthaki 3. kitap için çok bekletmez
Kitap yorumlarınız çok güzel olmuş teşekkürler
Bende bu kitabı merak ediyordum ama tiksinirmiyim diye almamıştım. İyi ki almamışım tiksinirmişim ![]()
Teşekkürler yorumlarınız için

Yeşim Şehri’ni merak ediyordum. Yorum için teşekkürler 
Silo’nun çevirisini beğendiğin için de mutlu oldum. Umarım diğer kitapları da seversin.
Çekimser not: Noktalardan sonra boşluk, virgüller önceki kelimeye yapışık olsa ne güzel olacak

Düşman - Lee Child
İkinci Jack Reacher kitabım. Bu adamı seviyorum. Küçükken Cüneyt Arkın filmlerinden ne zevk alıyorsam Lee Child’ın bu serisinden aynısını alıyorum.
Sayfa 243’teyim 100 sayfa kaldı. Çok heyecanlı bir polisiye. Gerçekçi. Tanıklar ve deliller üzerinden hareket ediliyor ama ben bunlardan ziyade Reacher’ın birilerine posta koyduğu, birilerini patakladığı anları bekliyorum. Hadi Reacher hadi oğlum!
Açıkçası bu kitabı ile benim en sevdiğim Polisiye yazarlar arasına girmişti. Üzerinden bir kaç yıl geçmiş olmasına rağmen hala konusu, olayları ve sonu aklımda. Aslında şimdi kıskandım sizi
çünkü böyle güzel bir kitabı okuyorsunuz. Geri kalan için iyi okumalar 
Belli bir sırayla mı okumak gerekiyor bu kitapları yoksa hepsi birbirinden bağımsız mı?