Aslında okuyorum değil, az önce bitirdim. Bu yüzden okudum diyelim. DoğuBatı’nın yeni kitaplarından sayılır. O yüzden fark etmemiş, gözüne ilişmemiş birileri olabilir diye ufak bir inceleme yapmak istedim. Antropolojiye ufaktan ilgisi olanlara kesinlikle tavsiye ederim.
Kitabın yazarlarının da kitabın önsözünde söyledikleri gibi Kültürel Antropoloji - Temel Kavramlar, antropolojiye yeni başlayanlar veya alanın yeni öğrencileri ya da ilgisi olanlar için giriş mahiyetinde bir kitap. Yazarların kitabı kaleme alma amacı daha çok derslerde kullanılması içinmiş. Kitabın bölümlerini de buna göre ayarlamışlar; direkt olarak antropoloji nedir, ana dalları ve alt dalları nelerdir gibi sorularla temelden alarak ilerliyor. Alanın içindeki diğer temel kavramlar da kısa başlıklar ya da kısa cümleler hâlinde okuyucuya veriliyor.
Kitabın başında antropolojinin dört ana dalından (Biyolojik Antropoloji, Kültürel Antropoloji, Dilbilimsel Antropoloji, Arkeoloji) bahsediliyor ve bu ana dalların alt dallarında da antropologların diğer toplumsal alan araştırmalarında ne gibi incelemelerde bulundukları ve böylece daha başka ortaya çıkan antropoloji dalları ele alınıyor.
Temel alanlar hakkında bilgi verildikten sonra da antropolojinin ilk çalışma alanlarından olan kültür kavramı irdeleniyor. Ardından kültür karşısında ırk kavramı inceleniyor. Burada da 19. yüzyılın sonlarından bugüne değin tartışılan, ikinci dünya savaşına doğru aşırı ideolojik zihniyetlere neden olan biyolojik/bilimsel ırkçılık konusuna değinip bu görüşe karşıt olan fikirler veriliyor. Kültür ve ırk kavramlarını da dil ve kültür ilişkisine dair görüşlerin yer aldığı bir bölüm takip ediyor. Daha sonra da din, mit ve ritüel gibi kavramlar açıklanıp antropoloji biliminin başlangıcından beri bunlara dair ortaya konan bakış açıları ve bilgiler veriliyor.
Bunlardan sonra kültürel antropolojinin başlıca araştırmaları olan konulara geliniyor. Alanın araştırmalardaki yapıtaşları olan cinsiyet, aile, akrabalık ilişkileri, evlilik, arkadaşlık gibi toplumsal olgulardan bahsedilerek birkaç farklı toplum örneklerinden karşılaştırmalar yapılıyor.
Kitabın ortalarında siyasal antropoloji, iktisadî/ekonomik antropoloji başlıklarıyla yine antropoloji biliminin başlangıcından bu yana bu konularla ilgili çeşitli görüşlerin yer aldığı uzunca birer bölüm var. O bölümün ardından küreselleşmenin sömürgeci anlayışla nasıl şekillendiğinin antropolojik açıdan incelenmesi, alanın çalışanlarının konuya dair görüşleri bulunuyor.
Son olarak, antropolojinin bilim, sağlık gibi alanlarla ilişkisi anlatılıyor ve bu bölümü takiben kültürel antropoloji teorilerinin 19. yüzyıldan 21. yüzyıla kadar nasıl değiştiğinden bahsediliyor ve alanın başlangıcından beri alanı etkilemiş ünlü antropologlar ve onların kuramları verilip karşılaştırılıyor.
Kitabın sonuna ayrıca bir ek bölüm konulmuş; Bir etnografın nasıl çalışmalar yaptığı, bir etnografın neler yapması gerektiği, bir etnografik alan araştırmasının nasıl okunması, ne gibi sorular sorulması gerektiği gibi on sayfalık bir bilgilendirme -ya da tavsiye- metni. Şimdilik antropolojiye olan bu ilgimle bu son bölüm benim çok hoşuma gitti.
Kitabın çevirisi gayet iyi. DoğuBatı’nın akademik kitapları genellikle kaliteli ve sağlam olmuştur zaten. Zorlayıcı bir dili de yoktu. Sadece bir veya iki yerde yanlış harf basımı olmuş, o kadar. Engel olmuyor onlar da. Küçük notlar alarak okudum ve belli başlı konuları bilsem de bazı yerlerdeki eksiklerimi doldurmam açısından yararlı bir okuma oldu. Yine dediğim gibi, kitap ders kitabı olarak tasarlandığı için her bölümün sonunda bölüme dair okunabilecek yazar ve kitap tavsiyeleri bulunuyor. Bu da kitaba güzel bir artı katıyor.
Faydalı bir yazı olduysa ne mutlu bana. İyi okumalar dilerim
.