Yol
Vay canına… Postapokaliptik ortamı iliklerime kadar hissettim. Evet kitap yavaş okunuyor, evet bazı bölümleri çok durağan; ama gerçekten inanılmaz etkili ve etkileyici. Hareketli bölümleri ise muazzam. Oradaymış gibi yaşıyorsunuz kitabı ki bu da yorucu oluyor bazen. Dünya bir yıkımdan geçmiş (nasıl bir yıkım olduğunu anlatmıyor kitap) ve kalan az sayıda insan açlıkla, kıtlıkla mücadele ediyor. İşte böyle bir dünyada bir baba ile oğulun umuda yolculuğunu okuyoruz. Yazarın dilini çok beğendim. Forumda daha önce yazarın anlatımı övülmüştü, ben de öveyim biraz; öncelikle şiirsel diyebileceğim diyaloglar çok güzel yazılmış. Ortam tasvirleri sizi resmen içine alıyor. Karakterlerin duygularını çok iyi yansıtmış. Gerçekten onlarla beraber acıkıyor, onlarla üşüyorsunuz. Yani felaketler sonrası Dünya gerçekten böyle olurdu. Çok inandırıcı bir şekilde yansıtmış yazar bize bu dünyayı. Çok etkilendim ve kısa zamanda filmini de izleyeceğim (ne zamandır kitabı okuyacağım diye kaçıyordum izlemekten). Kitabın alt metninde din, Tanrı, İsa ve insanlık göndermeleri olduğunu düşündüm, hissettim. Ve arka planda iyi kötü çatışmasını ve insan doğasının kötülüğe meylini işlediğini söyleyebilirim. Postapokaliptik kurgu sevenlere kesinlikle tavsiye ederim.
Vakıf
Nihayet Hari Seldon’la tanışmış oldum ve bu seriye de giriş yaptım. Yazım sırasını takip edeceğim ve en son yorumlayacağım külliyatı okuma deneyimimi. Vakıf karakter odaklı bir kitap değil. Bilim kurgu öğeleri de uzay gemileri, lazer silahlarından çok da öteye gitmiyor. Yani Vakıf’ı bunlarla değerlendirmemek gerekiyor bence. Vakıf çok iyi bir politik kurgu. Politika entrikaları, stratejiler oldukça güzel düşünülüp kurgulanmış. Spoiler vermeden anlatmak zor. Roma İmparatorluğu’nun son döneminden esin almış Asimov bu seride, ben de bunu hissettim açıkçası. Özellikle soyluların kafada canlandırılması, dinin ortaya çıkışı ve insanları etkisi altına alışı bu etkilenmeyi doğrular boyutta. Ben keyif aldım ve ikinci kitabı bekliyorum. Tabii tüm külliyatı okumayı düşündüğüm için daha pozitif yaklaşıyor da olabilirim. 
Binbir Gece Masalları
Babil Kitaplığı okumalarıma da devam ediyorum. İş yerinde yine yavaş yavaş okuyorum. Henüz bitirmedim. Bu kitapta Alaaddin’in Sihirli Lambası ve Kör Baba Abdullah hikayesi var. İkisi aslında bağlı gibi, Halife Harun Reşid’in pazar ziyaretlerini bilirsiniz, işte onunla alakalı olan masallar. Tabii Alaaddin’in Sihirli Lambası’nı hepimiz duymuşuzdur ya da çizgi filmlerini izlemişizdir ama direkt masalını ben okumamıştım. Şunu söyleyebilirim ki çok keyifli. Zaten bu seriyi çok başarılı buluyorum. Şu ana kadar bana hitap etmeyen sadece iki kitabı oldu, gerisi çok keyifle okunan eserlerdi. İyi ki zamanında eklemişim kütüphaneme. 
Herkese keyifli okumalar dilerim.






















