Hangi Kitabı Okuyorsunuz? (Detaylı İnceleme)

Gümüş Cadı - Ölümsüz Nicholas Flamel’in Sırları / Michael Scott

Epik hikaye bu kitapla son buluyor. Beş kitap boyunca kurgulanan her şey, bu final için çıkılan merdivenin basamaklarını oluşturuyor.

Bu serinin tamamını değerlendirdiğim bir post olacak. Öncelikle seriyi çok beklentim olmadan okumaya başladım. İlk kitapta “Hım. Güzelmiş aslında” ile devam ettim ve sonrasında seriye beklemeden devam ettim.

Seriyi genel olarak çok beğendim. Özellikle mitoloji ve bu mitolojiyi öyküye uyarlaması gerçekten güzeldi.

Çeviri konusunda iş bankası kültür yayınlarından beklemediğim kadar hatayla karşılaştım. Özellikle harf hataları ve virgül kullanımın bazen çıldırtabiliyordu. Ancak hikaye çok güzel ve inanılmaz akıcı.

Sadece yazarın bazı yerlerde özellikle mekan tasvirlerinde biraz eksik kaldığını düşünüyorum. Örneğin bazı yerlerde olayın geçtiği mekanı anlatırken şu an gündüz mü gece mi emin olamıyorsunuz, ondan emin olduğunuzda mekanın neresindeler, tam olarak nasıl bir mekan burası biraz zorlayabiliyor. Sanırım burada biraz okuyucunun hayal gücüne bırakılmış bazı şeyler.
Bunun tam tersi diyebilirim belki yazarım konuşma ve düşünce tasviri güzeldi. Bazı yerlerde cidden ince esprilerle yüzünüzü güldürebiliyor.

Tümünü toparlayacak olursak; bu postta yeterince derin inceleme yapamayacağım ancak Seriyi, karakterleri ve yaratılan evreni gerçekten beğendim.

Çok beklentiye girmeden okuduğunuzda keyif alacağınıza inanıyorum. Bir gün okur ve bu gönderiyi hatırlarsanız mutlaka yanıtlayın!

https://www.instagram.com/p/CJZFZHgpSNV/?igshid=1f6oz13ipmjie

13 Beğeni

Aynı sorundan ben de muzdaribim. Tanrı Olmak Zor İş ve Uzayda Piknik’i okudum. Kitapları sevmeme rağmen sonlarında “Yapa yapa bunu mu yapabildiniz?” dedim.

1 Beğeni

Scarlett Thomas / Bay Y’nin Sonu

Forumda hakkında çok konuşan olmamış halbuki buradaki pek çok kullanıcı severek okuyacaktır. Umarım April yazarın diğer kitaplarını da çevirir.

Ben tesadüfen kitapçıda görüp Amazon’da ucuza bulunca da yazarın dilimizdeki iki kitabını da aldım. Yeni başladım ama oldukça güzel ilerliyor. Edebiyat tarihi, felsefe ve bilim kurgu iç içe.

11 Beğeni

Sayenizde bizler de yeni yeni kitaplarla tanışmış oluyoruz. Bir sonraki Amazon alışverişim için ikisini de sepete ekliyorum.

Ekleyemiyorum. :joy: İkisi de mevcut değil sitede.

2 Beğeni

Ben son stokları almış olabilirim. :joy::joy: April’e baskı yapalım forum olarak. :tada:

1 Beğeni

Selam. Peter F. Hamilton’un Salvation Sequence üçlemesinin son kitabı "The Saints of Salvation"u yeni bitirdim. Ülkemizde bilinmeyen bu yazar son dönem İngiliz bilimkurgusunun Alastair Reynolds ile beraber en önemli isimlerinden, hatta aralarında tatlı bir çekişme de var.

Seri ise temel olarak insanlığı tehdit eden bir uzaylı ırka karşı insanlığın savaşı diye özetlense de bu çok yetersiz kalır ve seriye haksızlık olur, çünkü seri ne militarist bk, ne uzay operası, ne sert bilimkurgu, hepsinin özellikleri üstüne bayağı detaylı işlenmiş karakterler de içeren bir Hamilton alamet-i farikası. Bir İngiliz olarak Hamilton Amerikalı meslektaşlarından farklı yazıyor bence. Tabii seri yazarın geleneği olarak toplam 1700 küsur sayfa olduğundan bütün bunları da rahat rahat detaylandırıyor.

Bu arada yazar olayların geçtiği dönemlerdeki kurgusal teknolojileri de çok detaylı oluşturup konunun içine de güzelce yediriyor, o teknolojiler sadece bilimkurgu arkaplanı oluşturmak yerine konunun gidişatını şaşırtıcı özgünlükte fikirlerle destekliyor ve belirliyor. Ha kitaplar sadece teknoloji güzellemesi de değil, 1700 sayfa boyunca ana ve yan karakterlerin evrimine tanık oluyorsunuz. Hamilton’un önceki Commonwealth serisini de çok severek okumuştum, toplam 2000 küsur sayfalık o seri de uzun zaman boyunca başka diyarlara götürmüştü; bu seride de (bir iki yer dışında) hiç sıkılmadım, Yuri, Alik, Kandara, Callum, Yirella, Dellian, Ainsley ve diğerleri ile yollarımızın ayrılmasına üzüldüm. Pek sanmıyorum ama umarım bir gün çevrilir.

24 Beğeni

Foruma hoş geldiniz! Sizi bloğunuztan takip ediyordum. Buralara yazılar yazmanız daha çok kişiye ulaşmanıza ve belki de yayınevlerinin kitapları radarına almasını kolaylaştırabilir. The Ministry of To The Future ve The Years of Salt and Rice incelemelerinizi de bekliyorum eğer okursanız.

1 Beğeni

0001728510001-1

Edebi Teknikler - Derleyen: Alper Çeker / 6.45 yayınları

Etiket fiyatı: 24 TL

Çöp.

Kapak tamamen okuyucuyu kandırma üzerine. İnternetteki tıklama-tuzakları gibi.

Kapakta bahsedilen yazarlardan Jack Kerouac, Susan Sontag ve Ernest Hemingway’den bir sayfa bile tutmayan alıntılar öylesine eklenmiş. Yazmaya dair zerre faydası olmayan alıntılar.

Charles Bernstein’dan “derlenen” deneyler ise aşağıda bağlantısını verdiğim siteden alınıp google çeviri uygulaması ile çevrilmiş.
http://www.writing.upenn.edu/bernstein/experiments.html

Sayısı aslında 96 olan deneyler, saçma sapan başlıklarda ikişer üçer toplanıp 72 deneye indirilmiş.

Kitabın başına da her ortaöğretim edebiyat ders kitabında yer alan edebi terimlerden serpiştirilmiş.

Bunlardan bir kitap “yapılmış”.

Size tavsiyem yukarıda verdiğim bağlantıya tıklayın ve açılan sayfayı google çeviri uygulaması ile Türkçeye çevirin, kesinlikle bu kitaptan daha faydalı bir şey okursunuz.

18 Beğeni

6.45’ten sonrasını okumadım xd

3 Beğeni

6.45 ve edebi teknikler. İlk önce kendi çalışanlarına okutsunlar, tabii anlayabilirlerse.

1 Beğeni

Çok sağolun, hoş buldum. Şimdi başka bir kitaba başladım ama Ministry for the Future yakın zamanda okunacaklar listemde, hatta hatırlattığınız iyi oldu. Clifford D. Simak öncesi önce bir doz KSR iyi olur. :slightly_smiling_face:

2 Beğeni

Bay Y’nin Sonu kitabını ilk çıktığında almıştım. Sanırım isminden dolayı biraz muzip bir kitap izlenimine kapılmıştım. O zamanlar şöyle bir baktım ama devam etmedim. Uzun vadede okunacaklar listemde kaldı. Biraz teşviğe ihtiyacım var. Neler diyebilirsin? :buyucu:

2 Beğeni

Chinua Achebe - Tanrının Oku

Yer yer okuyucusunu sıkabilecek, biraz durgun bir kitap. Yazar Achebe ilk iki kitabını harmanlayıp ortaya, beyaz insanın olayların çok içinde olduğu ancak diğer taraftan da kabile yaşamlarının da devam ettiği hibrit bir hikâye koymuş.

Verilen mesajlar ve konuların işlenişi bakımından sömürgecilik, yerel halk konuları en yoğun olarak bu kitapta işleniyor. Birkaç İngiliz görevli üzerinden devamlı bir üst akıl nasıl işler, olayları nasıl ele alıp manipüle eder bunu takip ediyoruz. Bu da kitaba daha politik bir hava katmış açıkçası. Hoş bu sömürgeci tiplerin de çok keskin zekaları olduğunu söylemek güç ya neyse.

Kitabın kalabalık yerli karakterlerle bezeli olması bir yana, bize bu karakterlerin tam olarak kim olduğunu anlatmada metnin sorun yaşadığını düşünüyorum. Ya da çok basit bir şekilde akılda kalabilecekken biz zorlanıyoruz. İsimler hep birbirine benziyor. Sadece kişi isimleri de değil, yer ve tarih isimleri olsun, bazı gündelik kelimeler olsun. Hepsi ogbu nwo obueli kwa falan gibi şeyler. Bir yerde tam olarak şöyle bir duruma düştüm;
“Bu Ezeulu’nun kızı mıydı, karısı mıydı ya… Heh kızıymış. Hangi karısındandı, şundan…Yok o karısı değil oğluydu galiba. Yok pardon o köyün adıymış.”
Tabi ilk yarıdan itibaren hepsi oturuyor ama oraya kadar kısmı tufan. İyisi mi siz bir soy ağacı not alın. Daha kolay oluyor her şey. Ben not almaya başlar başlamaz işi çözdüm.

Eserin belki de en güzel tarafı her taraftan üstümüze çullanan ve yaşanan her olaya verilebilecek kadar zengin olan yerel özlü sözler. Bunlar diyaloglara cuk diye oturuyor. Birkaç tanesini ben gündelik hayatımda da kullanmaya karar verdim hatta. Kızılderililer gibi bu Nijerya kabileleri de bu konuda oldukça dolu bir kültüre sahip. İncelemenin sonuna 8-10 adet örneğini koyacağım bu sözlerin.

Bu kitapta serinin ilk iki kitabında takip edilen soydan biraz uzaklaşıyoruz. Sanırım Achebe, işi bir aile romanına dönüştürmekten kaçınmak istemiş. Bana göre doğru da yapmış. Çünkü onun anlatmak istediklerinin tamamını bir yönden bakarak alamazdık. Anlatısına coğrafi olarak değil ama karakter ve derinlik olarak bir katman daha eklemiş bu kitapta. Hatta ikinci kitapta da aile sabit kalmasına rağmen zamanı ileri sararak anlatımını giriftleştirmişti. Chinua Achebe usta bir yazar. Bunun yanında bir de yetiştiği kültür böyle ilginç ve farklı geleneklerle bezeli olunca, yazdıkları da bir şölene dönüşüyor.

-Gübre yığınının üstüne konan sinek dilediği gibi çalım satabilir ama yığını yerinden oynatamaz.
-Kulübesine karıncalarla dolu çalı çırpı getiren adam, kertenkeleler ziyaretine gelmeye başlayınca şikâyet etmemeli
-Daha evvel görülmemiş bir hastalık her zamanki bitkilerle tedavi edilemez.
-Bir adamın destek almak için elini koyabileceği hiçbir yeri yoksa kendi dizine koyar.
-Bir yılan asla boyunu kıyasladığımız sopa kadar uzun değildir.
-Bir kurbağa, peşinden kovalayan biri olmadıkça gündüz vakti koşmaz.
-Bütün kertenkeleler karınlarının üzerine yatar. Bu yüzden hangisinin karın ağrısı çektiğini bilemeyiz.
-Kardeşler birbirleriyle ölümüne dövüşürken, babalarının mirasına bir yabancı konar.
-Çömelmiş oturan bir yaşlı kocakarı görünce ona hiç ilişmemeli. Nasıl nefes aldığını kim bilebilir?
-Kendisine tavsiye verecek kimsesi olmayan sinek, cesedin peşinden toprağın altına girer.
-Heybetli ağaç devrilince küçük kuşlar çalılığa karışır.
-Yerden havalanıp karınca yuvasına konan küçük kuş belki farkında değildir ama halâ yerdedir.
-Bir adamın tek başınayken gördüğü bir yılan onun gözüne piton yılanı gibi görünebilir.
-Bir erkek cenaze koçu gibidir. Gelen her darbeye ağzını dahi açmadan katlanmak zorundadır, ne denli acı çektiğini yalnızca vücudunun sessizce sarsılışı anlatmalıdır.
-Ne kadar büyük olursa olsun hiçbir adam halkından büyük değildir ve hiç kimse klanının aleyhine olan bir davayı kazanamaz.

goodreads linki

17 Beğeni

Merhaba, kitabı bitirdiğimde daha ayrıntılı yorumlayabilirim ama şimdilik oyalanmadan oldukça hızlı işleyen bir kurguya sahip olduğunu söyleyebilirim. Belki aksayan yanları olur ama bu tempoda sıkılmadan okunabilecek bir kitap.

1 Beğeni

image

Kitap okuma etkinliğimizin ilk kitabı olan Dune bitti. İşti evdi filan derken baya yavaş ilerliyordum ama son 2 günde gaza basarak bitirebildim. :slight_smile: Etkinlik kısmına detaylı görüşlerimi yazdım, buraya da özet yazmak istiyorum müsaadenizle.

Okumadan seveceğimi düşündüğüm Dune kitabını ben aslında çok uzun yıllardır biliyor ama bilmediğim bir sebepten ötürü de hep uzak duruyordum. Belki de bilim kurgu olarak sınıflandırıldığı içindir bilemiyorum. Okumaya karar verdikten sonra bile 2-3 ay erteledim ama en sonunda başladım. Tabi bunda okuma etkinliği başlatarak kendimi şartlamamın da etkisi olmadı değil.

Ben Dune’da yaratılan dünyayı ve oradaki yaşananların gerçek Dünya ile olan bağlantılarını çok sevdim. Herbert gerçekten büyük iş başarmış. Bu paralelliklerin ne olduklarına değinmeyeceğim, bunları okuyup kendisi tespit etmek isteyen okurlar olabilir (spoiler olmasın). Onun haricinde 3 kısma ayrılmış olan kitabın ilk kısmı biraz yavaş tempo idi ki o da giriş olduğu için gayet anlaşılır. Ama ilk kısım bittikten sonra olayların gelişme hızı ve heyecan da artıyor. Kum gezegeni, kabileler, imparatorluk, dinler, kehanet, savaşlar ve solucanların içinde olduğu olaylar çok güzel şekilde işleniyor.

Kitaba notum 9/10. Her okurun farklı bir şeyden zevk alacabileceği kadar geniş yelpazesi olan bir kitap bu. O yüzden herkese tavsiye ederim. Daha başka ne yazsam bilemedim, aklıma gelen her şey spoiler. :sweat_smile: Ben bu özet işini pek beceremiyorum sanırım. :slight_smile:

Son olarak Dune’un fantastik ögeler içeren bir bilim kurgu kitabı olduğunu düşünüyorum. @BiblofilYouTube her şeyin bilimsel temeli var demişti ama Kuisatz’ın güçlerinin nasıl bir temele oturtulduğunu ben göremedim mesela.

24 Beğeni

Dune’nin ilginç bir yapısı var aslında. Kaç gündür bunu anlamlandırmak için bir cümle düşünüyordum. Sonunda buldum. Ne kadar bilimkurgu olursa olsun, Dune, varlık içinde yokluk çekmek gibi. Gezegenin iklimi ve toplumun özellikleri, okura, bilimkurgu denizinin içinde susuz kalmış hissi veriyor. Ben okurken bu yönü nedeniyle de ara ara ‘‘Bu nasıl bir kitap? Kendini okutmayı nasıl başarıyor böyle?’’ demişliğim vardır. :smiley:

5 Beğeni

Robert Galbraith/Guguk Kuşu

Ön Bilgi: Robert Galbraith J. K. Rowling’in Cormoran Strike serisi için kullandığı mahlasıdır.

Kelimenin gerçek anlamıyla bir dedektif romanı. Uzun süredir Sherlock Holmes tadında dahi bir dedektif okumamıştım, gerçekten çok iyi geldi.

Polisiye romanlarda en hoşlanmadığım şey cinayeti çözmekle görevli baş karakterin uzun ve depresif özel hayatının asıl olayın önüne geçmesidir. Ama Rowling Strike’ın hayatını kurguyla o kadar güzel birleştirmiş ki tek bir sayfada bile rahatsız olmadım veya sıkılmadım. Cormoran Strike geçmişiyle, aile yapısıyla, kişiliği ve fiziksel görüntüsüyle şimdiye dek okuduğum en orijinal dedektif/polis oldu.

Kurgu ve gizemin çözümünün basamakları çok sürükleyiciydi; her seferinde şaşırdığımı ve ters köşe olduğumu mutlulukla söyleyebilirim. Strike tıpkı Holmes gibi olayı çözse bile her şey bitene kadar anlatmaktan hoşlanmayan bir dedektif olduğu için kitabın sonuna dek merak hiç bitmiyor.

Çok karakterli ve çok detaylıydı ama 564 sayfanın biri bile hikayeden koparmadı. Rowling her noktayı incelikle düşünmüş ve belli ki kitaba çok emek vermiş. Harry Potter’ın gölgesinde, bambaşka bir türde böyle sağlam bir kitap yazdığı için gözümde bir kez daha yükseldi.

18 Beğeni

Yıl bitmeden bir kitap daha okuyabilme niyetiyle çıktım Storytel uygulamasıyla iki oldu. :grinning:
images (1)

Gerçekten çok beğendim. Başından sonuna kadar heyecanla okudum. Hikayesi, finali hepsi yerinde.

10/10

images

Storytel uygulamasından da HP u okudum. İlk filmini sinemada izlemiş sonradan ne kitaplarını okuyup ne de filmlerini izlemiştim. Filmlerini arkadaş ortamında izleyince kitaba dönmek istememiştim. Ama Storytel beni döndürdü. Çok iyi seslendirmesiyle beraber kısa sürede bitti. :blush:

17 Beğeni

Merhaba, bir süre önce blog’umda “Science Fantasy” alt türü hakkında bir yazı yazmıştım. Bilim kurgu ve Fantastik edebiyat türlerini çeşitli dozlarda birleştiren eserlerin yer aldığı ve 20. yüzyılın başından beri var olan bu türe aslında şaşırtıcı derecede çok eser girmekte. Burada yelpaze de oldukça geniş, 1920’lerin büyücülü uzay kahramanlıklarından onların ruhani çocuğu Star Wars’a, Star Trek’e, ve aslında sert/katı bilimkurgu olarak bilinen bir çok edebiyat eserine. Dune serisi de içerdiği, bahsettiğiniz bazı detaylar nedeniyle bu türün iyi bir örneği sayılabilir.

1 Beğeni

Fantastik kitaplara da bilim kurgu kadar ilgin var mı hocam yoksa bilim kurgunun içindeki kadar mı?

Blogunu inceledim bugün sabah, bahsi geçen yeri görmedim ama okurum. İncelemelere de göz atarım, pek bilinmeyen kitaplar hakkında inceleme okumayı seviyorum. :slight_smile:

2 Beğeni