Hangi Kitabı Okuyorsunuz? (Detaylı İnceleme)

Bir ara türün bazı baba örneklerini okumuştum, tabii ki Yüzüklerin Efendisi ve bir kaç seri daha. Çevrilmemiş kitapları okuma işine giriştikten sonra pek fırsat olmadı, Witcher’lar okuma listemde (oyunlarına, özellikle üçüncüye bayılırım, hatta enhanced sürümünü bekliyorum.), bir de aslında fantastik dozu biraz daha yüksek bir “Science Fantasy” olan Pern serisini de severim.

Bu arada dilimize ne yazık ki yine sadece dört kitabı çevrilen Pern (ya da Dragonriders of Pern) serisi toplamda 24-25 kitap, onlardan bayağı bir gözüme kestirmiştim (bazıları young adult’mış, onları liste dışı bıraktım.). İşin doğrusu fantastik evrenleri oyunlar ve ekranda daha çok seviyorum (Skyrim, Game of Thrones vb.), bilim kurgu ise benim ebedi ve edebi fanatikliğim. :slight_smile:

Eğer link vermek sıkıntı olmuyorsa yazının bulunduğu adres de: https://www.galaktikzerzevat.org/post/bir-ara-tür-olarak-science-fantasy
(Sıkıntı oluyorsa hemen silebilirim.)

3 Beğeni

24-25 kitap çok değil mi ya? Bence bir seri maksimum 10 kitap olmalı. Çok bunaltıyor uzayınca seriler.

2 Beğeni

Ne diyeyim, Anne abla yazdıkça yazmış, yorulunca da oğlu devralmış. :laughing: Zaten benim de hepsini okuma niyetim ve imkanım yok, tanesi en az 12-13 dolardan da kasayı çökertir. Goodreads’ten vb. bakıp en yüksek puanlı ve sevilmiş olanları listeye ekliyorum.

1 Beğeni

Aynı hikayenin bölümleri değiller, aynı dünyada geçen birçok hikaye.

1 Beğeni

İlk bahsetmek istediğim şey kitaptaki dil. Kitapta çok kaliteli bir dil var, çok klas da diyebilirim. Doğrusu yazarı hiç araştırmadım. Kitap da hediye geldi zaten. Yazar hakkında tek bilgim, kitabın arkasında Woolf’un onun için söyledikleri. Onlar da şöyle “ne yaptığını bilen biridir o- hercai, titiz, fazlasıyla eğitimli ve güzel giyimli” Woolf’un dediği gibi gerçekten ne yaptığını bilen bir yazar.

Kitaptaki dilin güzelliğini yine kitaptan bir kısımla size tarif edeyim hatta.

Efendi Nathaniel abıhayat gibi içiyordu her bir kelimeyi. Bir emniyet hissi, zengin aromalı bir şarap misali geziniyordu damarlarında. Hatta biraz çakırkeyif de olmaya başlamıştı, böylesi bir meye çok alışık değildi zaten.

Efendi Nat yerine kendi isminizi koyun ve öyle okuyun. Kitabı okurken hissedeceğiniz şey bu. Ana metnin bu güzelliğini Türkçe’ye de birebir aktaran çevirmene de selamlar olsun. Yazarın dili, anlatım şekli, kelimeleri kullanım şekli, betimlemeleri ve olayları aktarış sekli beni gerçekten etkiledi.

Olayların aktarım şekli demişken Büyük Budapeşte Oteli filmini izleyenler var mıdır bilmem ama kitaptaki anlatım bana oradaki sahne geçişlerini ve anlatımı hatırlattı. Hatta ikisinde de olaylar silsilesini çevreleyen gizem ve esrar unsurları da benzer ve aynı dokuda sayılır bana kalırsa. O yüzden kitabı filmle çok bağdaştırdım ve benzer sahne geçişleri yaşanıyormuş gibi okudum.

Kitaptaki ambiyans ise bana Disenchantment dizisini anımsattı. Perileriyle olsun, pervasız dükleri ile olsun, yerleşim yerleri, şarkılar ve dönem itibariyle orada geçiyor gibi düşledim hep.

Fantastik öğeleriyle, muzip ve tuhaf karakterleriyle, ritmi kalbi çok zorlamasa da insanı sürükleyen gizemli yanıyla, her kelimenin yerli yerinde hiç gereksiz bir anlatımla suyun bulanmadığı teknik açıdan hoş ve hikaye olarak da eğlenceli bir kitaptı.

23 Beğeni

Bir de şimdi aklıma geldi, Jack Vance’i oldukça severim, onun bilimkurgu kitaplarını okumuştum, ama onların içinde bile fantastik edebiyatı çağrıştıran yönler vardır. Yazarın Dying Earth diye ünlü bir fantastik serisi var, bir gün fırsat bulursam başlayabilirim. Bir de ek bilgi, D&D’deki büyü sistemi tasarlanırken Dying Earth’den esinlenilmiş. George R.R Martin ve Dan Simmons gibi yazarların hayran olduğu bir yazarmış, hatta Martin Buz ve Ateşin Şarkısı’nda adını bir karaktere vermiş (Lord Vance of Wayfarer’s Rest, kızlarının adları da Vance’in 3 öyküsünün ve o öykülerdeki baş karakterlerin adı.)

4 Beğeni

Kök Tengri’nin Çocukları - Ahmet Tașağıl

Milattan Önce 2500 yılına kadar dayanan yazılı Türk tarihinden ve Afanasyevo ile Androvo Kültürü temsilcisi Proto-Türk’lerden başlayıp, İslam öncesi Türk Devletleri’nin kapsamlı bir kronolojik sıralamasını yapan Ahmet Tașağıl hocanın kitabı.Okuduğum kısma kadar anlaşılması zor olmayan, yalın bir dili var.Ahmet Tașağıl’ın Göktürkler kitabına göre okumasının daha kolay olduğunu söyleyebilirim.Özellikle Türk Devletleri’nin sosyo kültürel alt başlıkları çok açıklayıcı ve güzel bir şekilde anlatılmıș.Kitabı okurken Orta Asya düzlüklerinde at koşturma isteğim nüksetti.

İskandinav Mitolojisi - Neil Gaiman

Mitoloji ile uzaktan yakından alakam olmamasına rağmen okurken bayağı bir keyif aldım.Thor’un bir deve gelin olarak gittiği Freya’nın Sıradıșı Düğünü ile Thor’un Devler Diyarına Yolculuğu, en sevdiğim öyküler oldu.

19 Beğeni

Bu bir tarafa, madem tiyatronun amacı ahlaki düzeltip iyileştirmektir ve madem ki komediler, ahlak, davranış ve geleneklerde çokça bulunan tuhaflık, kusur ve ayıpları, her nasılsa gözden kaçmış gülünç birtakım acayip ve ibret verici yanlışlıkları küçük düşürmek suretiyle halkın dikkatini bunlara çekmektir, o halde ahlaki açıdan komedilerin öneminin, diğer oyun türlerinden, değil aşağı, daha yüksek olması gerekir. Komedinin ağırbaşlılığı bozmayacağı her türlü kuşkudan uzaktır: Çünkü hayali veya gerçek, komik veya dramatik bir olayı tasarlayıp yazan biri, eserine koyduğu güzel ya da çirkin olay ve davranışlárdan hiçbir zaman, hiçbir şekilde sorumlu olamaz; bu yüzden hor görülüp ayıplanamaz. Eğer böyle olsaydı, dünyada hiçbir yazar insanların sövgüsünden ve yergisinden kurtulamazdı.

Recaizade Mahmut Ekrem- Çok Bilen Çok Yanılır(Önsöz’den)

3 Beğeni

Selamınızı aldım. :slight_smile: Çok teşekkür ederim, böyle hissetmenize, kitabı beğenmenize çok sevindim.

4 Beğeni

Yorumu yazıp bitirdikten sonra fark ettim o Damla Göl ile siz Damla Göl’ün ayni Damla Göl olduğunu :Dd elinize emeğinize sağlık efenim ^^

4 Beğeni

Yazarı tarafından iptal edildi. Silinmesini istemiyor, böyle kalsın. Kapladığı yer için özür diliyorum.

14 Beğeni

Neil Gaiman’a başlangıç kitabı olarak kindle’dan Yolun sonundaki okyanus kitabını okumaya başlamıştım, kitap yarısına kadar ilginç ve gizemli giderken yarısından sonra anlamsız bir takım anlatımlarla dolmaya başladı ve yeni yıla girmeden bitirmek istediğim için kendimi zorlamama rağmen son 50 sayfasını okumadan bıraktım. Belki yazarın en iyi kitabı değil ama hayal kırıklığına uğradım az d olsa.
Yazar özelinde veya başka yönde bir tavsiyeniz varsa sevinirim.

1 Beğeni

KÜRK MANTOLU MADONNA

Bilmiyorum bana katılır mısınız ama birinci tekil şahsın anlattığı romanlar çok daha rahat okunuyor. Anlatıcı gibi düşünüyor onun gibi hissediyorsunuz. Kürk mantolu Madonna’da öyledir diye düşünmüştüm ilk başlarda. Sayfalar ilerledikçe yanıldığımı genelleme yaptığımı anladım. Eser, çok ağır ilerleyen bir kitaptı benim için. Üstelik bir koşucu düşünün ki antrenmanlıdır ve değişik arazilerde koşmuştur. Bazen kısa mesafe koşar bazen de uzun süreli maraton. Ama bir gün öyle bir parkura çıkar ki sendelemekten durup düşmekten zorlanır mesafeyi tamamlamak için. Durmak düşünmek zorunda hisseder kendini. İşte ben şimdi aynı o koşucu gibiyim. Parkuru tamamladım ama gelin bir de bana sorun. Sevdim mi kitabı -pardon parkuru -evet sevdim ama okumak ve anlamak ve idrak etmek zordu. Hele neredeyse iki sayfayı bulan paragraflar olunca neredeyse pes edecektim. Biraz ısrarla biraz inatla bitirdim. Ve şimdi onun hazzını yaşıyorum ve iyi ki okumuşum diyorum.Andrea_del_Sarto_-Madonna_of_the_Harpies-_WGA00369
Bir de bu tür eserler okuduğumda aklıma geleni sizlerle paylaşmak istiyorum. Kürk Mantolu Madonna biyografik bir eser mi? Kuyucaklı Yusuf’ta Edremit civarında geçmişti Kürk mantolu Madonna’da Havran’lı birinin başından geçiyor. Diyorum ki yazar Edremit’teyken bu öyküyü dinlemiş olabilir, ne dersiniz?


Sahi, okunması zor olan bu aşkı yaşamak ne kadar zordur değil mi? Sonuçta kitabın kendisi, kendisini anlatıyor zaten, üzerinde fazla yorumlar yapmaya gerek yok. Okumaya çalışın derim…

12 Beğeni

Seneye farklı bir başlangıç yapmak için Ahmet Mithat Efendi’den Henüz 17 Yaşında kitabını seçtim. Henüz çok başındayım ama ön sözden itibaren beni içine çekti diyebilirim.

17 Beğeni


Ada- Lynne Matson
Öğlen saatlerinde bir anda bir geçit sizi içine alıyor ve kendinizi bir adada buluyorsunuz. Eşyalar bu geçitten geçemiyor. Ve sadece 17 yaş altında iseniz geçitler sizi seçiyor. İlk bakışta değişik bir hikaye gibi gözüküyor. Aslında öyle ama bence yeterince güzel değil. Sadece hikayenin temel düşüncesi güzel. Yazma dili, olaylar ve betimlemeler beni çok sıktı. Ödünç aldığım arkadaşım çok güzel olduğunu söyledi ancak ben sevmedim. Daha çok konuşma ve duygular üzerine yazılmış bir kitap. Aksiyon ve macera bekleyenler bence hiç başlamasın. Bu kitap da bir anda parlayıp bİr anda sönecek cinsten. Seri olarak 3 kitap ama devam etmeyi düşünmüyorum.


Garibanların Şampiyonu- Erdoğan Çelik
@EzbenderTheSword’un yazdığı harika bir eser. "Okzo Hikayeleri"nin ilk kitabı. Herpo adlı yavaş, saf ve bir o kadar da iyi niyetli bir karakter ile Singis adlı bir koşucunun hikayelerini bir arada sunuyor bizlere. Yer yer denk geldiğimiz şiirsel ifadeler ile kendine hayran bırakan, mizahi anlatımıyla yüzünüzü güldüren ve bazı bölümleriyle bazı şeyleri sorgulattıran mükemmel bir kitap. Fantastik edebiyat okumayı seviyorsanız ve yerli fanteziye destek vermek istiyorsanız kesinlikle bu kitabı okuyun. Ben daha önce okumuş olmama rağmen tekrar tekrar okuyacağımdan eminim. Kitabın ikincisi de bu sene içerisinde çıkacak umarım.

Yorumlamalarımdan sonra kısa bir not: 2021 senesi ülkemiz ve tüm dünya için hayırlı bir yıl olsun. Sevgi ve saygılarla…:heart:

17 Beğeni

Montaigne’ nin Denemeler’ i bitti.

Deneme türünün ilk örneği olan düşünceli kitabımızı birkaç gün içerisinde bitirmiş oldum. Kitapta Montaigne abimiz insana ve topluma dair onlarca farklı konuda fikirlerini yazmış. Yüzün üzerinde konu başlığı var ancak en uzunu 4-5 sayfayı geçmiyor.

Samimi bir dille yazılmış ve okumayı sekteye uğratacak unsurlar barındırmıyor.

Meşhur Denemeler’ i her zaman duymuş ama okumamıştım. Şimdi okuduğumda ise nedense aradığımı bulduğumu söyleyemiyorum. Belki biraz da sıkıldığımı söyleyebilirim okurken ama sebebini söyleyemem. Aklımda kalan pek çok fikir olmasına rağmen çoğu için tekrar bakmam gerekebilir. Okunmalı mı? İllaki! :smiley:

23 Beğeni

Huzursuzluk - Zülfü Livaneli

Konusu çok ilgimi çekti, bir günde elimden bırakmadan okudum ama kitap bir günde yazılmış gibi duruyor. Başka hiç kitap okumamış olsam, kitap yazmak çok kolaymış diye düşünürdüm. Karakterler çok yüzeysel, konunun derinliklerine inmiyor. Bir anda başlıyor, bitiyor. Bazı detayların açıklaması dahi yapılmıyor. Uzun süre fantastik okuduğum için bir mola vermek istedim ve elime bu kitabı aldığım için bir tık pişman oldum ama konusu bunu telafi edebilecek seviyedeydi. Livaneli merak ettiğim bir yazardı ve bu okuduğum ilk kitabıydı. Diğer eserlerini de okumak istiyorum, umarım onlar da bunun gibi değildir.

Konu güncel olaylar. IŞİD ve zulüm ettiği Ezidiler. Livaneli kitabı yazarken amaç edindiği şeyi bende başardı. Bu olaylara dikkat çekilmesi için yazılmış ve benim dikkatimi çekti. Gerçekten bu olaylar hiç olmuyormuş gibi davranıyoruz, bu insanlar yokmuş gibi davranıyoruz. Kitabın ismi gibi okurken huzursuz oldum.

Konusu farklı olsa asla önermeyeceğim bir kitap olurdu ama sırf konusu için, huzursuz olmak için okunması gereken bir kitap.

11 Beğeni

Bu güzel kısa tanıtım ve önerin için çok teşekkür ederim Kerem, eline sağlık :+1:

3 Beğeni


Bu yılın ilk kitabını bitirdim. :slightly_smiling_face: Kitabı beğendim ve puanım
8/10
Yazarın yazarken ne düşündüğünü merak ediyorum. :smile: Kitap, hayvanları insanlara dönüştürmeye çalışan bir doktorun hikayesini anlatıyor. Kitabı okurken sonun nasıl olacağını hayal edebiliyordum. Yarın kitabın filmini izlemek istiyorum. Ama kitap ne kadar küçük olursa olsun, geç bitirdim.
Herkese keyifli okumalar dilerim. :slightly_smiling_face:

26 Beğeni

Asıl böyle bir kitabı bizlere kazandırdığınız için size teşekkürler.:+1:

1 Beğeni