Hangi Kitabı Okuyorsunuz? (Detaylı İnceleme)

Okumak için yeni baskısını bekliyorum bende. Yayınevi 1-2 hafta önce matbaada demişti.

1 Beğeni

CHUANG TZU’NUN KİTABI

Chuang Tzu’nun Kitabı, MÖ 4. yüzyılda yaşamış Chuang Tzu’nun öğreti, hikaye, alegori, diyalog ve hicivlerinden oluşuyor. Lao Tzu’nun Tao Te Ching’i ile birlikte Taoizm’in iki temel kitabından biri sayılıyor.

Normalde felsefe okuyan biri değilim ama kitap hoşuma gitti. Taoizm oldukça ilginç bir felsefe ve bu kitapta da yeterince derin bir şekilde işleniyor. Tao ve Yin-Yang’ın yanında Çin kültürü, mitolojisi ve geleneksel dinini de merak ediyorsanız okumanızı öneririm.

11 Beğeni

images

Vakıf’ın Sınırı

İşte gerçek Vakıf bu demek istiyorum. :slight_smile: İlk üç kitap özelinde, her ne kadar kitapları çok beğenmiş de olsam, eleştirilen pek çok noktaya katılmıştım. İşte o kitaplarda eleştirdiğimiz çoğu nokta bu kitapta gayet başarılı bir şekilde giderilmiş ve de neredeyse her olay bir şekilde, bir noktaya bağlanabilmiş. İlk kitaptaki gibi karakterlerin hızlı geçişi, ikinci kitaptaki süpriz için fazla tüyo, üçüncü kitaptaki ters köşe için fazla çaba… Bunların hiçbiri bu kitapta karşımıza çıkmıyor. Çok daha sağlam bir kurgu ve ayağı daha sağlam yere basan bir kitapla karşılaşıyoruz. Seriyi başka bir noktaya ulaştırmış gerçekten. Biraz da külliyat olması için o noktalara bağlanmış ama eğreti değil, gayet başarılı bir şekilde. Evet ters köşelerin ve süprizlerin bir kısmını tahmin edebilmek mümkün ama bir bölümü de sizin beklediğinizden daha farklı yerlere çıkıyor. Ayrıca başından sonuna merak duygumuzu canlı tutmayı başarıyor. Diğer okuduğum Asimov kitaplarına nazaran da çok daha akıcı bir kitap Vakıf’ın Sınırı. Yani kendinizi kaptırıp sonuna kadar gidiyorsunuz. Sonunda bağlandığı noktayı da beğendim ve şu ana kadar seride okuduklarım içerisinde en sevdiğim kitap oldu.

Külliyata devam edeceğim ve aldığım okuma tavsiyesine göre sırada Robot Serisi var. Takip ettiğim liste şu şekilde;

Herkese keyifli okumalar dilerim.

23 Beğeni

Bir kedi, bir adam, iki kadın

Kitabımız adı üstünde bir kedi, bir adam ve iki kadın arasında geçiyor. Ama baş karakterimiz bir kedi. Aslında tanıdık olan bir hikayeyi anlatıyor bize ama bu kadar sıradan bir konuyu böyle güzel işlemesi kitaba ısınmanızı sağlıyor.Ben kitabın birden başlamasını çok sevdim çünkü genelde kitapların ilk 10 sayfasında bağlanma sorunu yaşıyorum ama bu kitap öyle değildi birden başladı ama birden de bitti… Bu yönü de sevmediğim kısmı çünkü bitişi havada kalmış gibi hissettirdi bana. Benim yorumum bu şekilde, bence her kedi sahibinin okuması gereken bir kitap.

11 Beğeni

Prelude to Foundation’a (Vakıf Kurulurken) daha çok varmış, beklentiyi artırmak istemem, bana göre serinin en değerli kitabı, total bir Asimov sanki :relaxed: Kitabı okuduktan sonra karşılaştığım pekçok nick’in buradan referans alındığını farketmiştim

Ayrıca seriden sıkılıp bırakan yada yazardan tek kitap okumak isteyen arkadaşlara da Vakıf Kurulurken’e bir şans vermelerini tavsiye ederim, Asimov’un düz mantık ilerleyen yüzeysel hikaye akışı okurken yanlışlık yada eksiklik hissi yaratıp zamanla sıkıcı gelebiliyor, tüm külliyat okunmayacaksa bu kitap tek başına okunabilir, hepsini okuyacaklar sırasını beklesin ama

7 Beğeni


Selçuk Baran - Türkân Hanım’ın Ölümü

İlk defa bir Selçuk Baran kitabı okudum. İsmini kısa bir zaman önce öğrendim. İlk olarak hangi kitabını okusam diye araştırma yaparken kendisinin fazla tanınmadığını fark ettim. Hem kendisi hakkında hem de kitapları hakkında fazla yorum yoktu nedense. Bu kadar başarılı bir yazarın bu kadar az konuşulması garibime gitti.

Kitapta yer alan öykü normalde yazarın Kış Yolculuğu kitabında yayımlanmaktadır. Yazarın ölümünden sonra aynı adla kaleme aldığı oyunu Devlet Tiyatroları arşivlerinde bulununca, oyun ve öykünün birlikte yer aldığı özel bir baskı yapılmasına karar verilmiş.

Öyküde Türkân Hanım’ın ölümünden sonra onu tanıyanlar, onun hakkındaki düşünce ve duygularını dile getiriyorlar. Yazar önce konuşacak karakterle ilgili açıklamalar yapıyor, daha sonra da karakterin Türkân Hanımla ilgili anlatacaklarına yer veriyor. Öykünün bu şekilde yazılması çok hoşuma gitti. Bir insan hakkında ne kadar da az şey bilebileceğimiz ve onu ne kadar az tanıyabileceğimiz hakkında güzel bir öykü.

Oyun ise Türkân Hanım’ın ölümünden önce başından geçenleri anlatıyor. Öykünün öncesini anlatmasına rağmen iki metnin birbiriyle uyuşmayan tarafları var, yani doğrudan devam metni değiller. Oyunu sahnede izlemek istemezdim, ama okumak için güzel bir oyun.

Oyunu genel olarak beğenmeme rağmen, öykü kadar başarılı bulamadım. Bunda ilk olarak öyküyü okumamın yanında, öyküyü teknik olarak mükemmel bulmamda da etkili oldu. Size tavsiyem eğer bu kitabı okuyacaksanız önce öyküyü, daha sonra da oyunu okumanız yönünde olacaktır.

Selçuk Baran şimdiden favori yazarlarım arasına girdi. Başka bir kitabına başlasam bitirmeden bırakamayacağım için şimdilik diğer kitaplarını okumayı erteliyorum.

13 Beğeni

Tabularınız varsa ve onları yıkmaktan korkuyorsanız bu romanı okumayın!
İnsan cenininin mastürbasyona doğumdan bir ay önce ana rahminde başladığı gerçeğiyle yüzleşmek size ağır gelecekse bu romanı okumayın!
Ya da elektrikli vibratörün hayatımıza elektrikli süpürge ve ütüden önce girmiş olmasını kabul edilemez buluyorsanız bu romanı okumayın! Kısacası, düşüncesinden bile ürktüğünüz insani hallerle yüzleşmek istemiyorsanız Palahniuk sizin yazarınız değil! Bizden söylemesi!(Arka Kapaktan)

Porno kraliçesi olan Cassie Wright’ın 600 erkekle ilişkiye girerek kıracağı rekoru anlatan Chuck Palahniuk kitabı.

Olayı ilişkiye girmek isteyen Bay 72, Bay 137, Bay 600 ve çekimin koordinatörü olan Sheila’nın gözünden okuyoruz.

Kurgusunu sevdim. Kitap ters köşeleri ve karakterlerin derinliğiyle şaşırttı beni. Hollywood’un geçmişinde yaşamış oyuncuların kötü hayatlarını kurguya güzelce yedirerek anlatmıştı. Porno sektörünün pisliğini de anlattığı ilginç bir kitaptı.

Kitabı genel olarak sevdim mi? Bilmiyorum. Sektörün arka planı ve oyuncuların hayatları etkileyiciydi ama bir şeyler eksikti. Daha “karanlık” yazsaydı çok daha etkileyici olabilirdi.

17 Beğeni

Kesinlikle muazzam bir kitap. Doğru zaman, uygun algı seviyesinde ve doğru motivasyonla okuyan birinin hayatında ciddi etki yapmamasını imkansız olarak görüyorum.
Zaten ilgimi çeken stoacılık felsefesine ciddi olarak bu kitapla giriş yaptım ve beklediğimden de fazlasını bularak yoluma Epictetus ve Seneca ile devam edeceğim.
10/10 verdiğim kitap sayısı 2 veya 3’tür ve yıllar sonra bir kitaba 10/10 verdim.
Okumayan çok şey kaçırır…

14 Beğeni

517Id9cKG3L.AC_SY780

Steven Erikson - Midnight Tides
Malazan Book of the Fallen 5

Serinin önceki kitaplarından farklı bir zamanda geçmesi, önceki kitaplardan sadece 1 karakter içermesi (o karakteri de sadece 4. kitapta görüyoruz), kitabın başlarında aksiyonun önceki kitaplara göre düşük kalması, bazı karakterlerin hikayesinin ana hikayeyle bağını kuramamam gibi sebeplerle başlarda kitabın hikayesinin içerisine pek giremedim. Sanki serinin bir kitabını değil de serinin geçtiği evrendeki bir yan kitabı okuyormuş gibi hissettim. Benden kaynaklı sebepler de var, bu aralar yoğun bir dönem geçirdiğim için odaklanmakta zorlandım, kitabı da zaten neredeyse 1,5 ayda bitirebildim.

Kitabın ortalarından itibaren hikayeye ve karakterlere alıştıktan sonra bu sorunlar kalmadı. Ondan sonrası bildiğimiz tarzda gidip oldukça hareketli bir bölümle sonlandı. Ben de böylece yolu yarılamış oldum.

11 Beğeni

Hocam 5 kitaplık serüvenin boyunca seri hakkında genel olarak ne düşünüyorsun? Bana sırf underrated sevici elitistler tarafından abartılmış hissiyatı verdiği zamanlar oluyor. Redditte de ara ara olumlu ve olumsuz argüman sunanların yorumlarını takip ediyorum. Ama Kadim Kanunlar için de aynısını düşünmüştüm ve güzelce dumura uğramıştım. Umarım bu seride de aynısını yaşarım.

2 Beğeni

Severek takip ettiğim bir seri. Daha önce okuduğum hiçbir seriye benzemiyor. Evren inanılmaz geniş, büyü sistemi çok gelişmiş ve bir o kadar da karmaşık, karakterler çok güçlü ve çok çok fazla karakter var :slightly_smiling_face:.

Bununla birlikte herkese hitap edecek bir seri değil. Hikayenin bazı kısımları ve bazı karakterler çok karanlık. Ayrıca çerezlik bir okuma değil kesinlikle, anlayabilmek için dikkati vererek okumak gerekiyor. Ne kadar dikkatinizi verseniz de, özellikle büyü sistemi çok karışık olduğundan bazı kısımları fazla sorgulamadan okuyup kabullenmek gerekebiliyor. Ben daha seriyi bile bitirmedim ama okuyanların yorumlarından gördüğüm kadarıyla seriyi bitirdikten sonra tekrar okumalarla daha da iyi anlaşılan bir seri.

Karanlık hikayelerden rahatsız olmayan, high fantasy/epic fantasy, geniş fantazi dünyası ve güçlü karakterleri seven kişilerin bu seriye gerçekten hayran olacağını düşünüyorum ve gördüğüm de böyle. Yani hitap ettiği kitleyi gerçekten kendisine hayran bırakan bir seri.

8 Beğeni

image
Jean-Paul Sartre - Bulantı

Bulantı’yı okudum, artık ne kadar okudum denebilirse. Okurken çok yoruldum, çoğu yer bana anlaşılmaz geldi. Bu yüzden sadece Roquentin’in Otodidakt’la yaptığı konuşmalara ve onun hakkındaki düşüncelerine odaklanabildim. İleride farklı bir çevirisi yapılırsa tekrar okumayı denerim. Şimdilik Sartre’dan uzak durmayı düşünüyorum.

6 Beğeni

Katsuhiro Otomo’ nun Akira’ sının birinci cildi bitti.

‘‘Bir dakika kadar önce bomboş olan yolun üzerinde aniden beyaz bir figür belirir. Çetenin en önünde süren Tetsuo, hızla frenlerine asılır. Fardan vuran ışığın içinde parıldayan figür gitgide yaklaşmaktadır. Avcunun içine 26 sayısı yazan bu figür, çocuk gibi bir vücuda ve kırış kırış bir surata sahiptir…! Bir saniye sonrasında, Tetsuo yere yapışmış ve motosikleti patlamıştır. Gizemli figür ise çetenin lideri Kaneda’nın gözleri önünde karanlığa karışarak ortadan kaybolur. Tokyo Körfezi üzerinde kurulan megapolis Neo-Tokyo ile Üçüncü Dünya Savaşı’nın başlamasına sebep olan yeni türdeki bombanın patlama noktasını birbirine bağlayan otoyolda gerçekleşen bu "Kaza” muhteşem AKIRA serüveninin başlangıcıdır.’’

Hikayesi hoşuma gitti. Aksiyonu ve gerilimi yüksek. 80’ lerin mangası olsa da çizimleri hoşuma gitti. GerekliŞeyler umarım ikinci cildini de basar. :slight_smile:

6 Beğeni

image

Skysworn - Will Wight

Üçüncü kitapta bıraktığımız yerden başladı Skysworn. Lindon ile Jai Long’un karşılaşmalarını heyecanla bekliyordum, Wight da çok bekletmeden bu müsabakayı gösterdi. Aslında bu kadar çabuk okumayı beklemiyordum ama Cradle sanırım okuduğum en hızlı pace’e sahip seri olabilir. Bir an bile durmuyor, sürekli bir ilerleme var. Karşılaşma da beklendiği gibi bitti ama yine de heyecan dozu yüksekti.

Bu kitapta Lindon ekseninden biraz kayarak, genel plot hakkında daha fazla şey öğrenebildik. Biz gold’lar filan derken lord’lar, monarch’lar ve hatta dreadgod’ları gördük. Ayrıca Eithan’ın master plan da ortaya çıktı. Ek olarak Lindon sadece gelişimi ve büyü sistemini okuyucuya aktarmak için kullanılan bir vessel’dan, kendi karakterine büründü. O açıdan da seride bir gelişim söz konusu. Şu paso özür dileme huyundan vaz geçerse de süper olacak. Ayrıca yeni tanıştırılan karakterlere de ısındım ancak henüz potansiyellerini göremedik. Şu an Eithan ve Orthos favori karakterlerim, hatta Eithan benim fantastik karakter top 10’ime girebilir.

Son olarak Eithan’ın planlarını artık biliyoruz. Abidan ile karşılaşmasına da tanık olduk. Bakalım başarılı olabilecek mi? Biraz ara verecektim ama sanırım heyecana dayanamayıp 5. kitap ile devam edeceğim. Bu arada Abidan demişken, acaba hiç Abidan işine girmeseydi Wight, her şey Cradle’da olup bitseydi daha mı iyi olurdu diye düşünmedim değil. Hele şu Fate’in değişmesi ve Suriel’in vision’ı Spoiler gibi bir şeydi. :slight_smile:

Kitaba notum 8.5/10. Naruto severlere bu seriyi şiddetle tavsiye ederim.

15 Beğeni

Aslında bu kadar çabuk okumayı beklemiyordum ama Cradle sanırım okuduğum en hızlı pace’e sahip seri olabilir.

Öyle. 9. kitabı başladığım gün bitirdim.

4 Beğeni

En iyisi 6. kitap diye okudum, doğru mu hocam? Sence en iyi kitap hangisi?

1 Beğeni

Seriyi sıralarsam 6 ortalarda bir yerde olur. 8 favorim, 3 ve 5 de yükseklerde.

2 Beğeni

Ben de gecen hafta bitirdim Bulanti’yi. Vasatti. Sarte’dan okudugunuz ilk kitapsa bence yanlis bir baslangic olmus.

Sarte’in Özgürlük Yollari serisinin ilk kitabi Akil Cagi’ni tavsiye ederim. Aralarinda daglar kadar fark var, harikulade bir kitap.

2 Beğeni

Teşekkürler. Bir ara okumayı denerim. Bulantı’nın çevirisi de kötü galiba. Bu kadar önemli birisinin kitabını anlaşılmaz bulmak garibime gitmişti.

1 Beğeni

Zaman atlamaları, ana karakterlerin sürekli değişmesi, olayların farklı kıtalarda gelişmesi ve kitaplar arasında hikaye sürekliliği pek olmaması serinin özelliklerinden sanırım. Yanlış anlamıyorum değil mi?

Eğer öyleyse takip etmesi zor bir eser gibi görünüyor.