Locke Lamora’nın Yalanları
Öncelikle bu güzel kitabı okumamda büyük pay sahibi olan @isos81’e teşekkür ederek başlayayım. Kitabı çok beğendiğimi söylemeliyim. Genelde kolay beğeniyorum zaten ama bu kitabı beğenmem çok daha kolay oldu. ![]()
Kitap çoğunuzun bildiği gibi fantastik kurgu türünde. Grimdark diyebiliriz sanırım alt türü, geçtiği evren için. Evrenini anlamakta zorlandım biraz ama beğendim de. Camorr’la Ankh Morpork arasındaki benzerlik baya hoşuma gitti (ya da ben benzettim, bilemiyorum). İlk başlarda kitaba girmekte zorlandığımı söyleyebilirim. Bunda First Law ilk kitabını yeni okumuş olmamın etkisi de olabilir. Yoğunlaşma sorunu yaşamış olabilirim biraz aklım orada kaldığı için. Kitabımızda fantastik öğeler çok fazla değil, bağlıbüyücüler, kara simyacılar ve bir iki canlı türü hariç pek yok hatta ama yine de oldukça ilgi çekiciydi olduğu kadarıyla. Tabii büyü sistemi gibi temel konularda eksiklikler var ilk kitap itibariyle. Ayrıca biraz fazla detaycı bir anlatımı var. Aksiyonu bazen kesintiye uğratıyor bu durum.
Lynch’in dilini ve anlatımını çok beğendim. Yalnız bir yanılgıyı düzelteyim okumayanlar için, kitap öyle Terry Pratchett kitabı ya da Otostopçu gibi mizah üzerine kurulu değil, okumadan önce o yönde olabilir diye bir beklentiniz olmasın. Sadece anlatımı eğlenceli ve dili biraz espirili. Ama ortam karanlık ve karakterler absürt değil, daha ziyade “zıpır”. Anlatımımız bir günümüz, bir geçmiş - yani locke’un çocukluğu - şeklinde gidiyor ve biz de arada neler olmuş, centilmen piçler nasıl bu durumuna gelmiş bunları okuyoruz.
Kurguda bazı yerlerde zorlamalar olduğunu, bazı yerlerinse biraz gereksiz olduğunu söyleyebilirim. Bu zorlama ve gerekli mi diye sorduğum yerlerin de kötü olduğu anlamı çıkmasın, sporcu ve hakemin olduğu hikaye örneğin, konuyla çok bağlamlı değildi ama bayıldım, hatta kahkaha attım orasında. Genel olarak bakınca gayet zekice kurgulanmış kitap. Çok şaşırdığım ve donup kaldığım yerlerde olmadı değil. Ters köşe bakımından hiç de fena değildi.
Sonlarına doğru heyecan ve hareketlilik baya artıyor ama bir eleştirim sonuna yönelik olacak, biraz aceleye gelmiş gibi hissettim sonunu. Yani örneğin şahinin kafası kesik bir şekilde çuvaldan çıkması ve kağıtta Raza (intikam) yazması falan umutlanmıştım, böyle zekice bir oyun kurgulayıp, o şekilde yenecekler Capa Raza’yı diye ama öyle olmadı. 20 yıldır silah eğitimi alan Raza’yı, bu konularda berbat olan Locke öldürdü (tamam biraz hile yaptı ama yani daha iyisi olabilirdi). Belki de benim beklentimle alakalıdır bu durum ama böyle köşelerden çıkmalı, korkutmalı, bol oyunlu bir tuzakla bitmesini isterdim gerçekten.
Bu arada bu kitabı fantastik kurguyla çok da bağı olmayanlara da öneririm. Biraz orta çağ Venedik havasında bir kurgu nihayetinde, sadece bağlıbüyücü olayı var fantastik olarak. Bir de gerçek isim muhabbeti bu kitapta da var, onu atlamışım belirtmeyi. Ben seviyorum büyü konusunda bu olayı.
Herkese keyifli okumalar dilerim.








Uyuz oldum o çocuğa. Saygısız, değer, örf anane bilmez bir çocuk 






