Hangi Kitabı Okuyorsunuz? (Detaylı İnceleme)

Ah tabi. Özür dilerim. İçerikten bahsettiğim noktayı spoilere alıyorum hemen.

1 Beğeni

Astrid Lindgren - Pippi Uzunçorap

Çocukken çizgi filmini izlerdim. Kitabı olduğunu görünce çok şaşırdım. En sevdiğim çocuk kitaplarından biri oldu. Herkese tavsiye ederim.

8 Beğeni

Çok eskiden, 80’lerin ortasında Can çocuk klasiklerinin en sevilen kitaplarındandı. Uzunçoraplı Kız Pippi diye basmıştı Can. Uzunçorap benim favorim değildi ama kız kardeşim bu kitapları çok severdi, sahiplenmişti kitapları. :slight_smile:

1 Beğeni

Sizin favoriniz neydi ?:grinning:

Can çocuk klasiklerden ben özellikle Rıfat Ilgaz’ın Bacaksız serisini çok severdim.

Başka sevdiğim kitaplarda vardı. Örneğin Huckleberry Finn, Tom Sawyer, Define adası vs. Çocukken biraz okuduklarımdan fazla etkileniyordum galiba, Tom Sawyer, Huckleberry Finn okuduğum zamanlarda bir yaz boyu sal yapmaya uğraştığımı hatırlıyorum. :slight_smile: Ama özellikle Bacaksız serisini çok defa tekrar tekrar okumuştum.

5 Beğeni

Bir de Şato iyi olur… Dava’daki karakterin başına gelenler mi daha komik ve gıcıktı, Şato’daki abzürdlükler mi… Kapışırlar. :slight_smile:

3 Beğeni

Beğendiyseniz Astrid Lindgren’in diğer kitaplarını da okuyabilirsiniz. Ben çocukken hepsini okumuştum ve diğerlerini daha çok beğenmiştim. Aslanyürekli Kardeşler, Mio, Benim Mio’m ve Ronja, Haydut Kızı favorilerim. Hatta Aslanyürekli Kardeşler’i anneme bile okutmuştum, o da çok brğenmişti. Pippi ve Şamatalı Köy serileri bana daha az hitap etti. Sanırım çok komedi sevmiyorum. :grin:

3 Beğeni

Hocam inanır mısınız, tam da şu anda Dönüşüm’ün incelemesini bu başlığa, hemen ardından da görsel başlığa Şato’nun fotoğrafını atmaya girmiştim.

1 Beğeni


Franz Kafka - Dönüşüm
Dava’dan sonra okuduğum ikinci Kafka kitabı. İncelemeden sonra da Şato’ya başlayacağım. Herhalde kitabın olayının ne olduğunu okur biliyordur, bilmiyorsa da sorun yok bahsedeceğim.

Hepimizin bildiği o ilk cümlelerle özetlenir zaten tüm mesele, Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerinden uyanır ve kendini bir böceğe dönüşmüş olarak bulur. Neden hamam böceği? Tatlı ve tombul bir kedi veya küçük bir köpek olarak değil de neden hamam böceği? Hamam böceği değil de bir kedi olmuş olsaydı annesi ondan tiksinmek yerine kucağına alıp sevecekti belki, babası ona elma fırlatmak yerine süt verecekti. Hamam böceği; çürümüş ve pis şeylerle beslenen, dünyaya bir memeli olarak bakmaktan aciz bir böcek.

Fakat bence kitapta önemli olan şey onun bir hamam böceği olmasından daha çok, hamam böceği olmasının hayatında engellediği şeyler. Gregor’un tüm hayatı ailesine bakmaktan ibaret, kazandığı tüm parayı onlara veriyor ve işinden başka bir şey düşünmüyor. Hatta hamam böceğine dönüştüğü sabah çok endişeleniyor çünkü Samsa daha önce hiç işe gitmemezlik yapmış biri değil. Hatta bu o kadar garip durum ki şirketten yüksek dereceden bir görevli geliyor. Evin tüm çarklarını döndüren Gregor’un kazandığı para, Gregor hamam böceğine dönüştüğünde de en çok bu sorun oluyor Samsa ailesine. Gregor, içinde bulunduğu iş hayatının o kadar sarsılmaz bir parçası ki.

Kitap oldukça güzel, ama benim beklentimin altında gibi biraz. Belki de çok beğendiğim Dava’dan sonra okuduğum için, bilemiyorum. Ve bence kitapta gereğinden fazla sembolizm aranıyor. Belki de Kafka sadece yaşadığı bir çaresizliği hamam böceği metaforu ile anlatmaya çalıştı. Kafka okumaya devam edeceğim.

7,5’tan 7/10.

13 Beğeni

Astrid Lindgren’i ve Bacaksız’ı aldım listeme.

1 Beğeni

Bir düzeltme yapayım, hamam böceği değil. Gregor Samsa kendini böceğe dönüşmüş olarak bulur.

Bazı çevirmen ve editörler “dönüşmek” kelimesinede itiraz ediyorlar ama o benim bileceğim bir karşılaştırma olmadığı için yorumlayamıyorum.

Gerçi hikayenin tamamına bakınca da dönüşümden çok değişim daha doğru gibi.

2 Beğeni

“die Verwandlung” kelimesi tam anlamı ile değişimi karşılamaz. Köktence ve bütünüyle farklılaşmayı karşılıyor, başka bir deyişle metamorfozu. Yatağında uyandığında kendini bir böcek olarak bulması, salt bir şekilde değişim değil başkalaşım oluyor. Çoğu çevirmen en yakın anlamı ile"Dönüşüm" başlığını seçiyor. :blush:

6 Beğeni

THE PAPER MENAGERIE AND OTHER STORIES

Hikayelerin bazıları bilim kurgu, bazıları büyülü gerçeklik ve bazıları da ikisinin karışımı, ve yazar önsözünde bu türler arasında ayrım yapmadığını belirtmiş. Çoğu fikrini bilim kurgu açısından yenilikçi bulmasam da, bu fikirler etraflarında kurduğu senaryolar ilgi çekiciydi. Tema olarak dijital mahremiyet, Çin’in kanlı tarihi, Çin mitolojisi ve Asya kökenlilerin batıda yaşadığı zorlukları işlemiş. Ayrıca birçok öyküsünde karanlık sırları gün yüzüne çıkarmak için fedakarlık yapan karakterler var.

Favori derlemelerim arasına giremese de yaklaştı. Bazı öykülerini gereksiz uzun buldum ve konu olarak yeterince çeşitli değildi. Fakat özellikle The Waves ve The Men Who Ended History güçlü öykülerdi. Beğendiğim öyküler:

Good Hunting: Bir şeytan avcısının ve bir húlijīng yani tilki ruhunun endüstrileşen Çin’de hayatta kalma mücadelesi. Aynı zamanda Love, Death and Robots dizisi için uyarlanmış.

The Regular: Kolluk kuvvetlerinin duygularını düzenleyen bir çiple donatıldığı bir gelecekteki polisiye hikayesi.

The Paper Menagerie: Çinli bir anne, yarı-Çinli oğlu ve ona yaptığı canlı kağıt hayvanların duygusal hikayesi.

The Waves: Koloni kurmak için uzaya fırlatılan bir gemi yıllar sonra dünyadan bir mesaj alır. Yaşlanmanın çaresi bulunmuştur ve gemidekiler de bu çareyi uygulayabilir. Fakat gemide kaynaklar kısıtlıdır, ölümsüz olmayı seçerlerse çocukların büyümesini durdurmak zorunda kalacaklardır. Hangisi daha bencilcedir: sonsuza dek yaşamayı istemek mi, yoksa tüm hayatlarını bir metal tüpün içinde geçirecek nesiller doğurmak mı?

A Brief History of the Trans-Pacific Tunnel: Çin İç Savaşı sırasında milliyetçi partinin Japonya’yla müttefik olmasıyla başlayan, 2. Dünya Savaşı’nın önlendiği ve Asya ile Amerika’nın bir tünelle birbirine bağlandığı bir alternatif tarih öyküsü.

The Man Who Ended History - A Documentary: Yeni bir bilimsel keşif sayesinde geçmiş tekrar yaşanabilmektedir. Fakat bu işlem her an için sadece bir kere yapılabilir ve açığa çıkan bilgiyi kaydedebilecek bir teknoloji olmadığı için her tarihi anın sadece bir tanığı olacaktır. Bu keşfin sahibi 731. Birim’in yaptıklarını araştırmaya karar verir ve geçmişi yaşayacak insanlar seçmek ister. Tarihi görmeyi kim hak ediyor: mağdur yakınları mı yoksa tarihçiler mi? Teknolojinin geçmişi kaydedebilecek kadar gelişmesi mi beklenmeli, yoksa adalet hemen mi aranmalı?

14 Beğeni

Evet.

Aslında daha önce forumda galiba Kafka ve böcekli kapaklar başlığında olması lazım bunu konuşmuştuk.

Yazdığımı tekrar okuyunca ben yanlış ifade etmişim. Doğrusu sizin dediğiniz gibi. :slight_smile:

1 Beğeni

@alper Aslında hepsi de yanlış değil :blush:

İş Bankası için bir ön söz veya açıklama metni var mı, pek emin değilim ama Can yayınlarını tavsiye edebilirim. Dönüşüm ve değişim arasında olan fark bariz bir şekilde anlatılmıştı. Çevirileri Almanca aslından değerlendirdiğim bir vakit daha yakın olduğunu fark ettim :slight_smile:

2 Beğeni

Gerçi böcek konusu da biraz tartışmalı. :slight_smile:

Enis Batur’un da bir yerlerde değişim - dönüşüm - başkalaşım için söyledikleri vardı ama bulamadım, bulursam paylaşırım.

2 Beğeni

Bu kitabı okuyalı epey oldu. Galiba 80 sayfa falandı ama bana 8.000 sayfa gibi gelmişti. Konusu güzeldi ama okumak bir işkenceydi. Ondan sonra Kafka ile yolumuz ayrıldı ve bir daha hiç kesişmedi :sweat_smile:

2 Beğeni

Evet, paylaştığınız fotoğraflar metin üzerinde olan kelime anlamı ile.
Ahmet Cemal-Can yayınevi çevirmeni-daha çok genele gitmiş gibi görünüyor ,ayrıca haşerenin sözlük karşılığı da böcek. Güzel bir ayrıntı olmuş, niteleme olarak haşere daha uygun :slight_smile: İndigo yayınevi çevirisini inceleme isterim, daha önce tercih etmemiştim. Teşekkür ederim :blush:

1 Beğeni

“Değişim’in ilk çevirmeni, Fransızcadan yaptığı çeviriyle, Vedat Günyol’dur. Bu çeviri 1959’da Ataç Yayınevi tarafından yayımlanmıştır. İngilizceye Metamorfoz olarak çevrilen kitap Türkçeye iki şekilde çevrildi; “Değişim” ve “Dönüşüm”. Vedat Günyol ve Kâmuran Şipal Değişim’i, Ahmet Cemal ve diğerleri Dönüşüm’ü yeğlemekteler. Enis Batur ise ikisini de yanlış bulur ve asıl çevirinin “Başkalaşım” olmasını söyler. Özellikle Kafka üzerine yoğunlaşmış edebiyat tarihçisi Heinz Politzer ve pekçok Kafka araştırmacısı Gregor Samsa’nın böceğe “dönüşüm”ünden çok, onun bu durumu karşısında ailesinin sergilediği “değişim”i odağa alır.

Kaynak.

2 Beğeni

Evet bunu arıyordum. Kafka ve böcekli kapaklar başlığında paylaşmıştım unutmuşum. :slight_smile:

1 Beğeni