Huckleberry Finn’in Maceralarını bayılarak okudum. Huckleberry Finn’in macerasının başladığı yer ile sonlandığı yer o kadar farklı ki, heyecanı ve merakı sonuna kadar sürdürüyor. Kitabı hiç sıkılmadan çabucak bitirdim. Ne yalan söyleyeyim Tom Sawyer’dan daha çok sevdim Huckleberry Finn’i.
Yok yahu. Ne yanlış anlaması? Aksine keyif duydum cevabınızdan. Sanırım ben biraz daha tasvire ağırlık veren, karakterler arasındaki ilişkilerin ve dolaylı yoldan politik oyunların severi olmadığım için, diğer türlü kitaplara ağırlık vermekten keyif alıyorum. Birinciyi bitirdim, sıra ikincide. Göreceğiz.
Okurken başlarda biraz takıldım, sanki cümleler akmadı. Karakterlerin her birini de çok soğuk bulmuştum. Birinci kitapta da durum böyleydi. Yani soğuklar ve onları pek sevemiyorsunuz. Gerçi ben birazcık Chani’yi sevdiğimi söylemeliyim, o istisna oldu. 
Sürekli Paul’la ilgili komplolardan bahsediliyordu. Burada çocuk mevzuları biraz bunaltıcı duruyordu. Bene Gesseritler rahatsız ediciydi. O siyasi oyunlar, çift anlamlı sözcükler…Kitaba sonlara doğru hareketlilik geldi. Heyecanlıydı, gerçekten güzel şeyler oldu. Sonları özellikle bana çok duygusal geldi ve ikinci kitabın bitmiş olmasına bu yüzden üzüldüğümü belirtmeliyim.
Kitaba puanım: 10/10
Edgar Allan Poe - Nantucketlı Arthur Gordon Pym’in Öyküsü bitti.

En sonunda bir Poe hikayesi okudum. Hikayemiz Amerika’ nın Nantucket nahiyesinde ikamet eden ve pek bir macerasever Arthur Gordon Pym isimli genç arkadaşımızın arkadaşı Augustus ile beraber gizlice bir gemiye binerek atıldıkları macerayı anlatıyor.
İlk kez Poe okuyacağım ve namını da bildiğim için kitaba büyük hevesle başladım. Sonuçta modern anlamda korku, gerilim ve polisiye türünün öncüsü bir abimiz. Ve İthaki’ nin Karanlık Kitaplar serisinden olduğu için çok daha fazla karanlık şey bekledim. Beklediklerimi buldum mu? Yarı yarıya.
Beklediğim şey daha dehşetli ve korkutucu bir hikayeydi fakat bir hayatta kalma mücadelesi buldum. Duruma göre bu da dehşetli ve korkutucu fakat benim beklediğim şekilde değildi. Ayrıca hikayenin sonlarına doğru olan bir kaç bölümünde gerçekten sıkıldım fakat bunun dışında kahramanımızın başına gelenler gerçekten tedirgin ediciydi. Bir hayatta kalma mücadelesiydi. Bu mücadele esnasında başa gelenler, bu başa gelenlerden kurtulmalar vb. kendini hep okutturdu ve sonrasını hep merak ettirdi. Bu hikaye diğer hikayeleri de merak ettirdi. 7/10
Hocam sonlara doğru sıkılmanızın sebebi başka bir şey de olabilir ama Poe’nun bu öyküsü tamamlanmamış bir öykü diye hatırlıyorum hatta Verne, Poe hayranı olduğu için Buzlar Sfenksi kitabı ile öyküyü tamamlıyor diye kalmış aklımda.
Sıkıldığım yerler bol bol coğrafi koordinatlar verdiği ve kimi denizcilerle ilgili şeyler anlattığı kısımlardı. Neredeyse bir kaç bölüm böyle geçti. 
Zamanına göre düşünürsek inandırıcılığı artsın diye yazılmıştır, inanmayan gitsin baksın der gibi…
@EzbenderTheSword 'un hediyesi olan kitaba nihayet başlayabildim. Bu sene Aralık ayından itibaren 2022 boyunca yerli yazarlara (ve mümkünse asker-gazeteci vs) ağırlık vereceğim.

O zaman, eğer okumadıysan Saygın Ersin’in Yedi Kartal Efsanesi’ni önereyim fantastik dalında.
O zaman 1000kitap da beni takip etmeni öneriyorum.

Sen…
Ocağıma incir ağaçları diken…
Gerek türkçeye pek çevrilmemesi gerek de popüler olmaması nedeniyle bugüne kadar hard sci-fi okumadığımı farkettim bir mühendis olmama rağmen.
Bu türde önerisi olan var mı?
İngilizce de olur
Ben bitirememiştim. Bir de metroda okumaya çalıştığım için daha fazla zor olmuştu. Detaylarda boğulmuştum, Poe beni üzmüştü bu kitapla:(
One of us is lying’i okuyorum türkçeye çevrilmiş haliyle Birimiz Yalan Söylüyor, abartıldığı kadar akıl oyunları yok kitapta ama güzel ilerliyor.
İyi okumalar Erce 
Türk fantastiği artık yükselsin, forumdaşlar türk yazarların eserlerini de okuyup olumlu olumsuz fikirleri ile yol göstermeli bence.
Abi ben çok fantastik okumayacağım ama… Açılışı seninle yaptım. Senden sonrası Uğur Mumcu, Ferhan Şensoy, Ümit Kaftancıoğlu, Halide Edip filan gibi gidecek…
aslında düşün nasıl ustalardan önce başlangıç oldun 
Anladım
hem başlangıç olmak hem de ustalardan sonra mahçup olmamak adına güzel haber o zaman 
bitince fikirlerini de öğrenmek isterim uygun olursan
tekrar iyi okumalar
1000k üzerinden yazacagim…
Yolunuz düşerse eğer Felanties Serisine de beklerim 
Cixin Liu - Remembrance of Earth’s Past
→ Müthiş yaratıcı fikirler içeren bir ilk temas öyküsü. Gelişmiş bir uzaylı medeniyetinin istila öncesi insanlığa karşı kullandığı aşırı güçlü birkaç teknoloji var ki, daha iyisini okumak nasip olmadı. Hele kuantum dolanıklığından istifade eden bir sabotaj var ki… Devamında Fermi Paradoksu inceleniyor. Neyse, kesinkes okunmalı. Liu üç kitaba bu kadar çok sayıda olağanüstü fikri nasıl sığdırdı bilmiyorum.
Arthur C. Clarke - Rama’yla Buluşma
→ İlk temas, ksenoloji. Bir grup bilim insanı, Jüpiter yakınlarında tespit edilen dünya dışı devasa bir uzay gemisini araştırmaya gönderiliyorlar.
Andy Weir - Marslı
→ Mars’ta tek başına mahsur kalan bir astronotun hayatta kalma mücadelesi.
Peter Watts - Blindsight
→ İlk temas, ksenoloji. Dünya dışı zekâların gelişebileceği koşullar, olası davranış biçimleri, Çince odası argümanı/bilinç ve transhümanizm üzerine muhteşem bir roman. Burada biraz tartışmıştık.
Fred Hoyle - The Black Cloud
→ İlk temas. Mükemmel bir dünya dışı zekâ tahlili.
Greg Egan - Quarantine
→ Kuantum mekaniğindeki Kopenhag yorumu ve gözlemcinin etkisinin irdelendiği bir roman.
Poul Anderson - Tau Zero
→ Özel görelilik, zaman genişlemesi, big crunch gibi olguların en uç örnekleri üzerine.
Frederik Pohl - Gateway
→ Kara delikler, özel görelilik, zaman genişlemesi ve ksenoloji temaları işleniyor.
Stephen Baxter - Timelike Infinity
→ Kuantum süperpozisyonu, solucan delikleri, tanrısal güçteki uzaylılar ve aşmış teknolojileri üzerine.
Roger Williams - The Metamorphosis of Prime Intellect
→ Yapay zekâ ve teknolojik tekilliğin insanlar adına pek de hoş olmayan sonuçları üzerine.
Alastair Reynolds - House of Suns
→ Transhümanizm, yapay zekâ, teknolojik tekillik, galaktik çapta kolonileşme, solucan delikleri, relativistik hızlardaki uzay gemileri, tanrısal güçteki uzaylılar.

