
Greg Bear Hull Zero Three (H03) romanını okuyorum.
H03 Korku-Bilimkurgu-Gizem türüne dahil edebileceğimiz bir hikaye. Oyun jargonu ile ifade edersem Dead Space ile Amnesia’nın karışımı olarak nokta atışı özetleyebilirim
Özellikle atmosfer ve gidişat olarak Pandorum filmine çok benziyor. O filmi izleyip beğenmiş olan var ise bu kitabı da çok beğenirler.
H03 okuduğum en kriptik ve kavranması güç romanlardan biriydi. Karakterimiz kim olduğunu, nerede olduğunu, görevinin ne olduğunu vs. hatırlamadığı bir şekilde, küçük bir kız çocuğu tarafından bir uzay gemisinin içinde uyuduğu kapsülden aniden uyandırılıyor ve ortamın aşırı soğuğu yüzünden donup ölmemek için hemen kendisini takip etmesini söyleyen kızın peşinden gitmeye başlıyor.
Karakterimiz, çoğu basit kelime dahil hiçbir şey hatırlamadığı için hikayeyi onun ağzından okuyan bizler de hiçbir şeyden haberdar değiliz. Öyle ki özellikle ilk bölümün nerdeyse tamamı monologlardan oluşan bir bilinmezlik yumağı. Bir soğuk oluyor, bir sıcak oluyor, yerçekimi bir gelip bir gidiyor, gemi bir anda hızlanarak dönüyor bir anda yavaşlayıp durmaya başlıyor. Karakterimiz borulardan geçiyor, tüplerin içinde süzülüyor, biryerlere tırmanıyor falan ama hiçbiri okuyucu için hemen hiç bir anlam ifade etmiyor. Çünkü aniden uyanıp, olmayan hafızası ile tamamen hayatta kalma güdüsü ile hareket eden karakterin kendisi için de bir şey ifade etmiyor.
Bu karakterin hafıza kaybını ve tamamen içgüdüsel itkiler ile hareket etmesini okuyucuya kelimesi kelimesine yaşatması, okuyucuyu direkt olarak karakter ile bütünleştirip kitabın içine çeken bir tercih olmuş, benim çok hoşuma gitti fakat malum herkesin seveceği ve tercih edeceği bir şey değil çünkü okuması da aynı oranda yorucu. Örneğin ben kitabın başlarında karakterin içinde bulunduğu gemiyi betimlediği paragrafları defalarca okumama rağmen neye benzediğini kesinlikle anlamadım. Reddit’de kitabı okumuş olanlara geminin neye benzediğini sordum. Onlar sağolsun “Acele etme, okumaya devam et, kitabın olayı bu” dediler. Dediğim gibi geminin neye benzediği dahil çoğu şey kitabın ortasına doğru karakterin elde ettiği bulgular ile az çok bilinçli hareket edebilecek duruma gelmesi ile ucundan anlaşılır olmaya başlıyor.
Malum H03 tamamen bilinmezlikler ve bu bilinmezliklerin yavaş yavaş orataya çıkması temelinde ilerliyor. Bu yüzden spoiler olmasın diye hiç bahsedemeyeceğim genel bilimkurgu öğeleri de çok başarılı kullanılmıştı.
Bu tür içinde okuduğum en iyi kitaplardan biri kesinlikle.













