Kilden Ayaklar - Diskdünya 19
Dopdolu bir Diskdünya kitabı daha, dopdolu! Bekçiler alt serisinin 3. sü ve şu ana kadar ki en iyisi, hatta ilk 19 kitap nezdinde belki serinin de en iyisi Kilden Ayaklar.
Bekçi teşkilatımız birbiri ile bağlantılı gibi görünen iki cinayeti peşlemeye başlarken, Ankh-Morpork ataerki Vetinari’nin de zehirlenmesi ile hikaye çift koldan bir dedektiflik akışına giriyor. Sadece bu kovalamacalar bile tek başına bize güzel bir Diskdünya romanı verebilirdi ama Terry durur mu? Kitabı doldurdukça doldurmuş, envai çeşit malzemeyi 300 küsür sayfasına sığdırmış.
Evrene kattığı Golemler ile ırkçılıktan köleliğe, yaşam hakkından varlığın anlamına, ucuz iş gücünden emek sömürüsüne dokundurabileceği tonlarca malzeme yaratmış. Kilden Ayakların merkezine böyle taş gibi bir malzeme oturtulunca anlatmak istediği her şey çok güzel bağlanmış, bu akıcılıkla en elimden bırakmak istemediğim Diskdünya romanlarından biri olmuş.
Önceki bekçiler romanlarında Vimes hep bana tam yetmeyen bir tatta kalıyordu, bu kitapta dolu dolu Vimes okuduk. Her cümlesi, her eylemi ile bayıldığım bir karakter. Tabi onun rolünün artışı biraz Havuçtan kısmış ama ben her zaman daha çok Vimes a varım.
Teşkilata yeni katılan kadın cücemiz Neşeli Dibiküçük ile onun kendi kadınlığının evrimi bol mizah malzemesi sunmuş, Angua ile oluşturdukları ikiliyi de okumak ayrı bir keyifti. Cüce kadınların cüce erkeklerinden ayrılamaz derecede benzemelerinden yola çıkarak burayı epey işlemiş Pratchett. Ama cücelerin yanında büyüyen Havuç’un da cüce kadın/erkekleri birbirinden ayıramaması, teşkilattaki diğer cüce kadınları tanımaması, hatta kendi üvey cüce annesi durumu falan biraz fazla mantık hatası gibi geldi bana. Kitaptaki tek takıldığım yer burasıydı sanırım, yine de epey yan hikaye kaldığı için sorun teşkil etmedi.
Bol göndermeli Diskdünya romanlarından biriydi, ancak kaçanlar sizi hikayeden kopartacak ağırlıkta değil. Belki de bu nedenle aynı zamanda en komiklerinden biriydi de. Muhtemel dini referanslı çoğu göndermeyi kaçırdım diye düşünüyorum. Ama bazı Sherlock, Cehennem Silahı, Robocop ve Terminatör gibi popüler referansları yakaladıkça mizah katlanarak arttı. Vimes arsenikli suikast yöntemlerine kafa patlatırken gelen tarihi/kültürel referanslar da ayrı bir keyifti.
Asayiş Berkemal’den sonra seriye neden Bekçiler alt serisi ile başlamayı önerenlerin çok olduğunu anladığımı belirtmiştim. Kilden ayaklar ile artık emin oldum ki, Bekçiler serisinde kalite ivmesi kendi içinde katlanarak arttığından bu şekil okuyanların da memnun kalmama ihtimali yok. Ben yine de kronolojik okunması tarafında duruşuma devam ediyorum çünkü alt seri dışı çoğu kitap ile de ufak ufak bağlar her daim oluyor. Ama seriye bu şekil başlayanların da üç bekçi kitabı üst üste okuduktan sonra geri dönüp ilk kitaptan tüm seriye girme ihtimalleri çok yüksek gibi geldi bana ![]()
Sıradaki kitap bir Ölüm serisi kitabı ama hemen ardından yine Bekçiler e geri dönüş gözüküyor, koca yürekli bekçilerimizden fazla uzak kalmamak güzel olacak.







