Kitab-ül Hiyel
Son zamanların en popüler işlerinden biri olan Trench Crusade’i bilir misiniz? Kültürümüze göz kırpan, hikayesiyle ve çizimleriyle yaratıcılığın sınırlarının zorlandığı bu minyatür masa oyununu duymuş muydunuz?
Minyatür masa oyunu? diyenleriniz, belli ki sizler duymamış olanlarsınız. Ve bu, ortak zevklere sahip olduğumuzu düşündüğüm sizler için o kadar güzel bir haber ki… Şimdi hemen arama çubuğuna Trench Crusade yazıyor ve keyiften atmış dört köşe* oluyorsunuz…
*Bir şeyin küpü her zaman en iyisidir. Çünkü 3’leme büyülüdür. 3 dışında herhangi bir rakam işin içine dahil olduğunda ise büyü bozulur. (3’leme devamı (3+1) veya 2. 3’leme (3+3)) Bakınız Lord of The Rings, Matrix…
Evet, gittiler mi?
…
Gitmişlerdir.
O halde kalan dostlarıma artık dünyaya huzur ve mutluluk getirecek “Nihai Planı” açıklamaya başlayabilirim:
- Bir miktar 239Pu, 235U, ve C3H5N3O9 karış….
Pardon, pardon bu burasının konusu değildi. Kusura bakmayın, ufak ufak gruplara dahil olunca bazen böyle karışıklıklar olabiliyor. Gelin, biz kendi konumuza dönelim. Ne diyorduk?
Trench Crusade.
Ama bu Kitab-ül Hiyel incelemesi,’*’ yani insan normal olarak NE ALAKA? diye düşünüyor. Alakası şu ki; İhsan hoca bu kitapta bizlere Trench Crusade’in cehennem ordularına karşı iman ile dolup taşan Gökyüzünü Delen İki Boynuzlu Yenilmez Demir Duvarın Büyük Sultanlığı’nda kullanılabilecek olan silahların tasarımlarını sunuyor olması. Hem de kesitler ve hesaplamalar ile birlikte en ince detayına, en ince ayrıntısına kadar.
‘*’Artık bildiğiniz üzere inceleme adı altında çeşit çeşit gariplikler.
Takdir edersiniz ki; gündüzleri makine mühendisi, geceleri ise kitap okuyup inceleme yazmaya çalışan ve fantastik kurgulara ruhsal bağı bulunan benim için bu kitap tüm hayallerimin* gerçekleşmesi oluyor.
*Edebi anlamda. Yoksa 1 milyon dolar hayalim hala geçerliliğini koruyor.
İhsan hocanın zamanı yakalayıp hapseden ve bizlere rivayetler, duyumlar ve kurgu kitaplardaki alıntılar üzerinden zamanı geri yansıtan o eşsiz kaleminden, kusursuzca uygulanan karakter ve olay geçişlerinin* akla hayale gelmeyecek çılgınlıktaki “canavarca” icatların mühendisliği ile buluşmasını okumak tarif edilemez bir zevk.
*Puslu Kıtalar Atlası incelemesine’*’ göz atmak isteyebilirsiniz.
Kitaptaki mucidlerin, sonunda Trench Crusade evrenindeki Alemlerin Rabbi’nin kelamıyla kutsanmış Demir Sultanlığın saflarında kullanılan simyayla, büyüyle ve dua ile yoğurulmuş o icatları yaratacakları deliliğe sürüklenmesi izlemek, icatların deliliğin her aşamasında şekil değiştirerek nihayete ermesini gözlemlemek muazzam bir tatmin.
Fakat yine de bir hayalin gerçek olmasını tam olarak ifade edemem. Belki şöyle; Harry Potter okuyanlar bilirler, ilk kitap Kim Olduğunu Bilirsin Sen’in yok oluşunun etkileriyle başlar. Büyücüler korku içindeki yaşantılarının bitmesin verdiği rahatlama anında sağa sola koşturup buldukları herkesle mutluluklarını paylaşır ve o “climax” anında gizliliği mizliliği umursamazlar. Hatırladınız mı o anı? Hah şimdi o Kim Olduğunu Bilirsin Sen için hayal gücünüzü kullanın. Evet, sanırım ne demek istediğimi anladınız.
Bununla beraber her ne kadar kitaptaki icatların testleri dahi bulunuyor olsa da içimdeki mühendis bu cehennemi icatları imal edip test etmek için can atıyor. Eh ne diyelim, belki bir gün…
Herkese iyi okumalar dilerim.
Not: Aslında burada kitabın delilik ve icat ikilisini daha iyi örneklendirebilmek adına tıpkı Puslu Kıtalar Atlası’nda yaptığım gibi ufacık bir hikaye yazmaya niyetlenmiştim. Fakat hikaye kendi yolunu izleyerek inceleme yazısından çok daha uzun oldu. (Hala da genişliyor.) Hikayenin temeli örneklendirme amacı güttüğünden hikayeyi İhsan Hocanın kalemine olabildiğince benzer kılmaya çalışmıştım yalnız hikaye bir hayli uzun olduğu için artık burada kendisine yer veremiyorum. E hal böyle olunca mini hikaye diye farklı bir yere koysam bağlamından kopuk olacağı için de garip kaçacaktır. Yani bilemiyorum. Belki bitince bu yazının altına yanıt olarak koyarım.