Hangi Kitabı Okuyorsunuz ve Eleştiriniz


#3212

Yazar Egwene için daha büyük planlar kurmuş ama bu planları destekleyememiş.Egwene’yi başta ben de sevsem de son zamanlarda nefret etmeye başladım.

Rand her zaman önemli oluyor ama yazar Rand’ın üstünde pek durmuyor. Rand hakkında doyurucu bölümler ancak olayların sonuca ulaştıkları kısımlarda bulunuyor.


#3213

Alıntıladığın Polgara ile Garion arasındaki konuşma tüm serinin özetini oluşturuyor.


#3214

Homo Ludens - Johan Huizinga

Şüphesiz değerli bir kitap ve önem arz eden bir konuyu ele alıyor. Kitap akademik çalışma havasında hazırlanmış ve dili çok akıcı değil, bu durum okuyucuyu zorlayabiliyor. Yer yer çok fazla ayrıntıya girilmesi yine aynı şekilde yorucu olabiliyor. Yazar okuyucunun birçok şeyi bildiğini varsayarak hazırlamış kitabı, Yunan mitolojisi, Latince terimler, Hint mitolojisi vs. Ağır bir kitap, günümüz popüler bilim kitaplarına bakarak bu kitabı okumaya başlamak yanıltıcı olabilir.

Yazarın oluşturduğu teoriyi kabul edersek kuralı veya belli bir düzeni olan hemen hemen her şey “oyun” ile bağlantılı ya da kitapta geçtiği şekliyle söylemek gerekirse “oyunsal”.
Ben bu teoriye çok fazla katılamıyorum, bir şeyin oyun olması için zorunluluk olmaması gerekiyor bence. Sözgelimi üniforma giymek ve savaşı ele alalım. Üniforma giymek ortaya çıkışı bakımından yazarın tabir ettiği şekilde olabilir ancak günümüzde kimse oyunsal olarak üniforma giymiyor. Kimin üniforma giymeme şansı var ki? Lisede mesela gömlek, ceket, kravat olmadan okula girmek mümkün değildi. Aynı şeyi hukukçuların cübbeleri ve askerlerin kıyafetleri için de söyleyebiliriz. Eğer seçme şansı yoksa oyundan bahsedemeyiz bence. Savaş konusuna bakacak olursak ise evet savaş “strateji” kullanıldığından komutanlar için oyunsal denilebilir buna katılıyorum ancak orduların ezici çoğunluğunu oluşturan erler için bir oyunsallıktan söz etmek mümkün değildir. Erler savaş içerisinde kendi iradeleriyle değil emirlere göre hareket etmektedir ve savaş anında emre itaatsizliğin ölüm cezasına varıncaya kadar çok ağır cezaları var.

Sanatın ise yazarın söylediği gibi oyunsallıktan daha çok kendini ifade etmek ile ilgili olduğunu düşünüyorum.

Yazarın oyunun kültür oluşmasındaki etkisine dair düşüncelerine kısmen katılıyorum ancak yukarıda bahsettiğim gibi birçok düşüncesini de indirgemeci buluyorum. Doğru bir yaklaşım değil bana göre.

Bu kitabın 1938 yılında yazıldığını da belirtmek gerekiyor.

Goodreads puanım 3/5


(ilhan) #3215

J. R. T. Tolkien - Yüzüklerin Efendisi

Daha önce okuduğum bir kitap. Ejderha Mızrağı serisini aklımdan silmek için bunu okumaya başladım. Kalite açısından çok büyük bir fark var.


(Muhammet Topcu) #3216

Sadece Şeyma - Şeyma Subaşı


Gerçekten enfes bir kitap. Yazar hayatın içinden noktalara değinip insanın içine nakşeden… Tamam tamam şaka yaptım dostlar, sinirlenmeyin :smiley:

Jared Diamond’un Çöküş kitabını okuyorum. Tüfek Çelik Mikrop’tan farklı olarak sadece çevresel unsurları ele almayıp bunun yanında sosyal unsurlardan da bahsedeceğini söylüyor yazar. Şu anda 50-60 sayfa ilerlemiş olsam da epey keyifli ve merak uyandırıcı başladı kitap. Zaten tam zıt bir olayı inceliyor oluşu da ayrı bir ilgimi çekiyor. Bitirdiğim zaman Tüfek Mikrop Çelik kadar iyi mi yoksa kimilerinin iddia eddiği gibi yazar tekrar tekrar aynı şeyleri mi söyleyip duruyor, onunla ilgili yorum yaparım.


(Hiçliğin bekçisi…) #3217

Merak edenler için;

Üç editöre laf ediyor. Daha Akılçelen ve beş çevirmenle tanışmamış. :sweat_smile:


#3218

Cüneyt Özdemir beyefendiyi şiddetle kınıyorum. Yapıtın derinliğini kavrayamamış. Düşünenler için bu kitapta derin bir “ibret ve mana” var… Anlayamaması ne yazık… Cık cık cık… :rofl:


#3219

9113306988594
Girdiğim bi sınavda bu kitabın içindeki asimovun öyküsünden bir paragraf vardı arayıp tarayıp uzun uğraşlar sonunda buldum hangi kitap olduğunu ve ne zamandır bilim kurguda seçtiğim kitaplardan gülmeyen yüzümü güldürdü gerçekten çok beğenerek okuduğum bir kitap oldu


#3220

Derleme seviyorsanız Asimov yok içinde ama ilgilenirseniz bakabilirsiniz.

https://www.metiskitap.com/catalog/book/4971


#3221

Teşekkürler bakıcam. Aslında sadece derleme aramıyorum da en son seçtiğim bilimkurgu kitapları biraz üst üste yanlış geldi galiba özellikle en son işte insan ı okuduktan sonra biraz ara vermiştim.


#3222

İşte İnsan’ın konusu biraz farklı galiba o döneme ve dine ait biraz bilgi sahibi olmak gerekiyor, bende okurken zorlanmıştım. Ama bir arkadaşım sürekli kurgu dışı okur ona önerdim okudu, normalde Bilimkurgu okumadığı halde çok beğenmişti. Benimle de paylaşmıştı görüşlerini onun çıkarımlarının hiç birini ben yapamamıştım mesela okurken. Ön bilgilerin yeterli olursa bazı kitaplar daha keyifli oluyor herhalde.


(Ahmet Boyraz) #3223

İşte İnsan, okuması, anlaması ve yorumlanması zor bir kitaptı açıkçası. :smiley: :smiley: Ara vermeniz doğal.


#3224

Eğer Afganistan hakkında bir şeyler okumak isterseniz Khaled Hosseini tam size göre. En son Ve Dağlar Yankılandı romanını bitirdim. Sanki aceleye gelmiş bir kitap gibiydi. Üzerinde düşünülse iki hatta üç cilt bile yazılabilrmiş diye düşündüm. Kurgu da zaman da iç içe geçmişti. Hatta dağınıktı bile diyebilirim. Şimdi anlatılırken birden geçmişe dönebiliyordunuz. Bu da tahmin edeceğiniz gibi okumayı hayli güçleştiriyordu. Arka plandaki Afganistan diğer kitaplarda olduğu gibi iyi işlenmişti. Karaktelerin dünyaya bu kadar dağılması ve bu kadar hareketli olması bana gerçek olamayacakmış gibi gelmişti. Ama dörtyüz küsur sayfalık bir kitapta dini ve tarihi bağlarımızın olduğunu düşündüğüm bir ülkeden söz edilirken Türklerden hiç bahsedilmemesi -ya bir ya iki yerde Türk adının geçtiğini hatırlıyorum- bana garip geldi. Afganistan’ın yeniden kurulması veya inşa edilmesi söz konusu olduğunda Yunanlı gönüllüler bile vardı ama ilaç için bir Türk yoktu.
Yine de zorlansanız da okumaya çalışmanızı tavsiye ediyorum.


#3225

Kozmik Kuklalar - Philip K. Dick

resim

Okuduğum PKD kitapları arasında okuması çok akıcı, kolay anlaşılabilir ve gene yazara başlamak isteyenler için uygun bir kitaptı.

Eşiyle yollara düşen Ted Barton doğup büyüdüğü kasabasını 18 yıl sonra ziyaret etmek, anılarını hatırlamak ister. Fakat kasabada hiç bir şey hatırladığı gibi değildir. Millgate kasabasındaki caddeler, dükkanlar, yaşayan insanlar değişmiş hatta kendisi 9 yaşında salgın bir hastalık sonucu ölmüştür. Kitap buradan sonra çok hızlı sıkmadan devam ediyor. Çarpıtılmış gerçeklik, farklı boyutlar, özel güçler ne ararsanız var.

Kitapta çeviri konusunda okurken herhangi bir sorun yaşamadım gayet akıcı bir okuma oldu. Yalnız oldukça basit yazım hataları gözüme çarptı. Okumayı etkilemiyor ya da kitabı anlamanıza engel değil ama insan gene de bu kadar basit hatalar nasıl atlanmış, dikkat edilmemiş diye soruyor.


(Tansel Diplikaya) #3226

R.A Salvatore - Son Eşik

Kitabı dün bitirdim. Genel olarak güzel bir kitap, okurken keyif aldım. Serinin önceki kitaplarına nazaran aksiyonu düşük dramı yüksek bir kitap olmuş. Daha çok karakterler arasındaki ilişkiler önplanda bu kitapta ve bu ilişikiler güzel bir şekilde anlatılmış. Kitabın başlarında karakterler biraz fazla boş vakit geçiyor gibi geldi bana ve zorlama birkaç aksiyona giriyorlar, hikaye içinde Enteri de bu durumlara sürekli laf çakıyor. Beklemediğim bir sonla da bitti kitap.
İthaki tarafında kitap biraz aceleye gelmiş gibi, ilk başlarda daha çok olan bozuk cümleler sonlara doğru azalıyor. Birkaç yerde de yarım cümle var. Kitabın geneline yayılmış az da olsa yazım hataları var. Bu hatalarda anlamadığım bir nokta var; “kol” yerine “kal” yazılırsa bunu otomatik olarak bulamazsınız gözle görmek lazım ama “kpl” yazıldığında yazılım ile çok kolay bulunabilir, bu hatalar nasıl hala kalabliyor? Bana garip geliyor bu durum. Kitabın sonlarına soğruda kelimlerin içine sıkışmış “>” karakterleri var.


(Kaan Aşkın) #3227

Yine çıkar çıkmaz aldığımıza pişman ettirdi İthaki. Her seferinde “ulan bir daha alırsam n’olayım” diyorum kendi kendime ama işte yine buradayız…


#3228

Kitap yağ gibi akıyor ve sürükleyici, bunda beklediğimden daha fazla gençlik kitabı seviyesinde olmasının etkisi var. 10 tane plotline tanıtıldıysa 1 tanesi çözüldü(?) bu yüzden kalınlığına rağmen tek başına bir kitap olarak yetersiz buldum. İkinci kitaba da bugün başlayacağım büyük ihtimalle ama üçüncü kitabın olmaması ve ilk kitabın böyle bitmesi beni endişelendirdi. Rothfuss’un kalemi güzel olsa da kitap genel olarak beklentilerimin altında kaldı, ikinci kitap fikrimi değiştirir umarım.


(Noreyin Dushe) #3229

Dracula’yı okuyorum. Poe’nin hikayeleri gibi, gotik perspektifle yazılmış, harika bir anlatımı var.


#3230

Pantagruel - François Rabelais

resim

Rönesans’ın ilk dönem eserlerinden olan Pantagruel, Gargantua’dan önce yazılmasına rağmen Gargantua’nın devamı olarak sayılıyor. Baba Gargantua ve oğlu Pantagruel’in maceralarının anlatıldığı eserler toplamda beş kitaptan oluşuyor. Yalnız bu eserler özellikle Gargantua ve Pantagruel kendi içinde okunabilir seri olarak okunmasına gerek yok. Ben yazılma sırasına göre ilk olarak Pantagruel okuyarak başladım.

Kitaplarda baba oğul dev olan Gargantua ve Pantagruel’in maceraları anlatılıyor. Tabi ki sadece macera kitabı değil aslında anlattıklarıyla din, devlet, sistem eleştirisi yapan bir kitap. Yazar oldukça sivri dilli ve lafını hiç esirgemeden yazmış, zaten her yazdığı kitap zamanında sansürlenmiş. Okurken çeşitli konularda bilgi sahibi değilseniz konuya yabancı kalabiliyorsunuz. Ben yazarın bilgisine, zekasına hayran kaldım. Özellikle Panurge ile tanışması ve Fransa’daki yerleşim yerlerinin neden birbirine yakın olduğunu açıkladığı kısımlar da çok güzeldi. Oldukça bilgilendirici, gülümseten, yaptığı eleştirilerle şapka çıkarttıran bir kitaptı. Ben yazarın kendine ait bir türü olduğunu ve bu türde oldukça başarılı olduğunu düşünüyorum. Daha önce böyle bir kitap okumamıştım, çok beğendim.

Yazarın şimdilik iki kitabını basan tek yayınevi Everest, böyle olunca da İş Kültür yerine Everest baskısını tercih ettim. Bu baskının çevirmeni Birsel Uzma çeviri dipnotlar konusunda sıkıntı görmedim, gayet akıcı bir okuma sundu.


(Erdem Atik) #3231

Hangi yayınevinden? (20 karakter)