Hangi Kitabı Okuyorsunuz? (Yüzeysel İnceleme)


Yaşlı Adam ve Deniz

Yaşlı bir balıkçının yaptığı iş için istikrarını, azmini, ümidini anlatıyor bu kitap. Uzun bir süre balık yakalayamasa bile yine denize açılıp yakaladığı bir balık için günlerce gemide uğraştığı mücadeleyi anlatıyor ve bu mücadele sonucunda kaybı kazancından daha fazla oluyor. Acaba hayatta bütün o uğraşlarımız, çabalarımız herhangi bir konuda aşk olur, maddiyat olur v.s istediğimizi elde edince mutluluğun yerine hüsran alabilir mi? Kitap bana onu düşündürdü. Ve bu sorunun cevabını bizzat
yakın bir zamanda almış oldum. Kısa, basit gibi görünen bir hikayede yazar çok şey anlatmak istemiş. 10/10.

11 Beğeni

Mimar, şair ve akademisyen Efe Duyan’ın ilk romanı Başka, empati yetisinin gizemli bir şekilde tamamem kaybolduğu distopik bir İstanbul’u anlatıyor.

Yazarı henüz genç bir şairken, 20 yıl önce Nikbinlik dergisinde okuma fırsatı bulmuştum. Efe Duyan son yirmi yılda şiir konusunda kendini geliştirmiş bir yazar.
İlk roman denemesini ise beklentisiz okumaya başlamıştım.

Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim. Kitabı çok beğendim. Yerli bilimkurgunun başarılı bir örneği.
Özellikle Afşin Kum severlere tavsiye ederim.
Okuyun, okutun.

Empatinin yok olması ile, toplum psikolojik bir yıkımın eşiğinde gelmiş ve bağlayıcı adında bir ilaç, geçici olarak empati kurmayı sağlayarak içsel ve toplumsal bir denge kurulmasını sağlamıştır. Romanımızın kahramanı Oktay EDM (Empati Denge Merkezi) çalışanı bir psikiyatristtir. Oktay, başkalarının duygularını deneyimlemenin gerekliliğine inanan bir empati savunucusudur.
Bağlayıcıların yan etkileri ve yoğun empatinin, hem bireysel hem toplumsal etkileri, empatiye yaklaşımın değişmesini ve bağlayıcı kullanımına yetkililerce sınırlama getirilmesini beraberinde getirir.
EDM üzerinde hükümet baskıları artarken, Oktay inançlarını sorgulamaya başlar.

"Zaman içinde toplumun her kesimi uyum sağlayacak. Belki de bir devrimin ortasındayız. Olduğumuz gibi, kendi duygularımız ve güdülerimizle baş başa yaşayamaz mıyız? Başkalarının ne hissettiğini bilmeden doğruyu bulmamız mümkün değil mi? Özümüz bu kadar kötü olamaz bence. Bildiğimiz ahlak çöktü, belki de çökmesi gerekiyordu. Belki de başkalarının duygularına bağlı olmayan yeni bir ahlak sisteminin oluşmasını beklemeliyiz sabırla

Gerçekten empatiye ihtiyacımız var mı?"

6 Beğeni

Jean-Paul Sartre - Bulantı bitti.

Bir varmııış bir yokmuşş.

:star: :star: :star: :star:

4 Beğeni

Hope Wirlees - Sisler İçindeki Lut bitti.

Fantastik bir diyarda geçen bir dedektiflik öyküsü, cinayet çözme çabası. Neil Gaiman çok beğense de ben onun kadar sevmedim. Kötü değil hatta güzel ama çok da abartmamak lazım. :slight_smile:

:star: :star: :star:

9 Beğeni

Robert E. Howard - Conan: Ejderhanın Saati bitti.

Conan krallığının başındadır. Güçlüdür ama komşu kral teke tek de Conan’ ı yenemeyeceği için gider kadim bir ölümbüyücüsünü uyandırır. Sonra bir bakmışsınız kitabın 250. sayfasındasınız. Zihninizde Arnold Şıvazzeneger kılıç sallıyor. :smiley:

:star: :star: :star: :star:

17 Beğeni

Bloodborne Serisi’nin 3. kitabını da bitirdim. Serinin ilk iki kitabını çok beğendim. Witcher sevdiğimden bunu da seveceğimi biliyordum.
Mekan çizimlerini çok beğendim diyebilirim. Kitapların kuşe kağıda basılmasının daha iyi olacağı yorumunu okumuştum bir yerde. Ben de bu düşünceye aynen katılıyorum. Sayfanın kalitesizliği nedeniyle gotik etkiler barındıran karanlık ve kasvetli çizimler görünmez hale gelmiş.

11 Beğeni

Isaac Asimov - Çıplak Güneş bitti.

ciplak-günes

Çelik Mağaralar gibi bir dedektiflik öyküsü daha. Ortağım Elijah Çelik Mağaralar’ daki (Dünya’daki) cinayeti çözdükten sonra başka bir cinayeti çözmek için bu sefer dış gezegenlerden birine gider.
Önceki kitapla aynı tonda. Acaba katil kim merakınız varsa okuyabilirsiniz. Seri bitsin diye okuyacağım artık herhalde. :slight_smile:

:star: :star: :star:

8 Beğeni

Yıldızlardan Dönüş - Stanislaw Lem

Çooook uzun zamandır yarım kitaplarım vardı. Şu an aralarından biri bitti. :smiley:
Solaristen sonra 2. Stanislaw Lem kitabım. Ne bekliyordum ki? Tabii ki sadece bilim kurgu olmayacaktı, psikososyal altyapısıyla tüm duyguları yaşamama sebep oldu.

Kitabı okurken sadece Hal Bregg’in bir astronot olduğunu ve ‘Yıldızlardan döndüğünü’ , uzayda 10 yıl geçmişken dünyada 126 yıl geçtiğini biliyordum. İnsan gelişen bir varlık. Döndüğünde dünya çok fazla değişmişti ki bu 2022 yılındaki beni de ara ara şaşkına uğrattı. Aralarında güzel şeyler olduğu gibi kötü şeyler de var. Ama iyi haber; artık çocuk doğurmak herkese tanınan bir ayrıcalık değil. Öncesinde çeşitli eğitimlere girmen gerekiyor.
Ve betrize olmak… yeni bir terim oluşturan yazarımıza hayran oldum. Belki de ancak betrize olursak gerçekten güvenli ve mutlu yaşayabiliriz. Ben isterdim açıkçası. Spoiler olarak betrizeyi tanımlayayım Betrizasyon işlemi kana enjekte edilen bir sıvıyla beyin ön lobunu etkileyerek insanın içindeki şiddeti yok eden bir şey. Bence tam bir ütopya, hala arkasındayım. :smiley:

Hal’ın yaşadığı afallama ve tanıştığı yeni nesil gençler -Z kuşağı :smiley: - ilginçliklerle doluydu. Bazı yaptıklarına anlam veremediğim anlar da oldu. Ama sonuçta yıldızdan gelen bu adamımız geçmiş nesilden gelen dedemiz aslında. Dedem böyle yapar mıydı bilmiyorum tabii :smiley:
Sonu maalesef beni o kadar tatmin etmedi ancak kitabın ortaları ve sonları akıcı ve merak uyandırıcıydı. Başlarda reading slump’a girsem de bitirebildiğim bir kitap oldu. Öneririm, içimde değişik duygular bıraktı.

7 Beğeni

Bir bilim insanının dahiyane keşfinin önündeki engelleri konu alan bir kitap. Bu bilim insanı keşfine odaklanmaya çalıştığı her an doğaüstü güçler tarafından alıkonuyor.

Kitabın kategorisi bilimkurgu olsa da ben içinde büyük bir parça felsefe ve komplo teorileri barındırdığını düşünüyorum. Piramitleri uzaylılar yaptı ya da dünyayı masonlar yönetiyor gibi teoriler.

Bilimkurgu konusunda yolun başında olduğum için kitabı anlamayacağımı, başka kitaplardan başlamamı tavsiye ettiler forumda. Salt bilimkurgu okuru olsaydım belki doğru tavsiyeler olabilirdi. Ben kitabın akıcı ve anlaşılır olduğunu düşünüyorum ama belki de söyledikleri gibi asıl mevzuyu kaçırmışımdır ve haberim yoktur. Yine de kitaptan zevk aldım. Hatta kitabın bir tiyatro oyunu olmaya çok uygun olduğunu düşünüyorum. 12 Öfkeli tadında bir oyun olabilirdi sanırım.

Akademideki aynılığa ve normların dışına çıkmanın korkutuculuğuna farklı bir bakış açısıyla yaklaştığını düşünüyorum. Felsefi ya da sosyolojik bağlamlarının nereye dayandığını ifade edecek yetkinlikte değilim, zaten buna gerek olduğunu düşünmüyorum. Kitabın yazıldığı dönemden şimdiye kadar değişen tek şey sansürün artık sadece önemli kişilere değil herkese uygulanması olabilir. Yukarıdaki erişemediğimiz güçlerin hoşuna gitmeyen tek kelime edemeyişimiz, bu kelimelerle hiçbir kamu kurumunda ya da sosyal mecrada var olamayışımız kitaptakiyle aynı. Biz sadece bunun uzaylılarla ilgili olmadığından eminiz. Bir de bunu değiştirmek yerine kabullenmeye çok daha yatkınız.

"Bundan böyle her biriniz YALNIZSINIZ. Kimse size yardım etmeyecek.

9 Beğeni

Görünen o ki Strugatski tarzını sevmişsiniz, “Tanrı Olmak Zor İş” ve “Uzayda Piknik” başta olmak üzere tüm Strugatski kitaplarını öneririm.

2 Beğeni