Her Yeni Güne Bir Yeni Kelime

Haiz (Arapça): Bir şeyi olan, elinde bulunduran, taşıyan.

Şiar (Arapça): Duyuş, düşünüş ve inanıştaki ayırıcı özellik. / Ülkü. / Şiar edinmek: Benimsemek, ilke olarak kabul etmek.

Kani (Arapça): Kanmış, inanmış. / Kani olmak: İnanmak, kanmak.

Kalender (Farsça): 1. Gösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan, alçak gönüllü kimse. / 2. Özensiz giyinmiş, kılıksız kimse.

Tirşe (Farsça): Yeşil ile mavi arası renk.

Küratör (Fransızca): Müze, kütüphane, sergi, hayvanat bahçesi vb.ni yöneten ve etkinliklerini düzenleyen yetkili kimse.

Tiraj (Fransızca): Baskı sayısı.

4 Beğeni

Pruva (isim, denizcilik, (pru’va), İtalyanca prova)

Geminin veya sandalın ön tarafı, baş bölümü:
" Gök çakınca pruvadaki gemici: Oradalar! diye gösterdi." - Halikarnas Balıkçısı

2 Beğeni

Cendere (Farsça): Pres. / Manevi baskı.
Cendereye sokmak: Manevi baskı altına almak.

Mutabık (Arapça): Birbirine uyan, aralarında anlaşmazlık olmayan. / Uygun.

Mütehassıs (Arapça): Uzman.

Müteveffa (Arapça): Ölmüş, ölü kimse.

Müreffeh (Arapça): İyi bir hayatı olan, refahlı, gönençli.

Tebdil (Arapça): Değiştirme.
Tebdil etmek: Değiştirmek.
Tebdil gezmek: Tanınmamak için kılık değiştirerek gezmek. / Değişik görüntüde olmak.

3 Beğeni

Ön yargı (isim)

Bir kimse veya bir şeyle ilgili olarak belirli şart, olay ve görüntülere dayanarak önceden edinilmiş olumlu veya olumsuz yargı, peşin yargı, peşin hüküm, peşin fikir.

3 Beğeni

Tahvil (Arapça) : Devletin ya da ticari bir kuruluşun ödünç para sağlamak amacıyla çıkardığı, yıllık belli bir faiz getiren ve alınıp satılabilen değerli kâğıt.

4 Beğeni

Fikrisabit (isim, eskimiş, ruh bilimi, (fi’krisa:bit), Arapça fikr + s̱ābit)

Saplantı. Kişinin, etkisinden kendini kurtaramadığı yersiz saçma düşünce, sabit fikir, idefiks:

''Yıllardan beri böyleyim işte. Bir saplantıya mı uğradım?" Nermi Uygur

3 Beğeni

Perspektif (Fransızca perspective)

1. isim Görünge.

2. isim Bakış açısı.

3. isim Nesneleri bir yüzey üzerine görüldükleri gibi çizme sanatı.

3 Beğeni

Almanak : Gökbilim yıllığı.
‘‘Uzaygemiciliği almanağında bu girdaplar konusunda uyarılar vardı.’’

5 Beğeni

Ekosistem (isim, Fransızca ecosystème)

Belirli bir alanda bulunan canlılar ile bunları saran çevrenin karşılıklı ilişkileri ile meydana gelen ve süreklilik gösteren ekolojik sistem.

3 Beğeni

Kurum (Türkçe): Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. / Kurum satmak: Böbürlenmek, büyüklenmek.

Çaşıt (Türkçe): Casus. / Ara bozmak amacıyla söz taşıyan kimse.

Orun (Türkçe): Özel yer. / Makam, mansıp, mesnet, mevki.

Bukağı (Türkçe): Ağır cezalıların ayaklarına takılıp ucuna pranga bağlanan demir halka. / Kaçmaması için hayvanların ayağına takılan zincir, demir köstek.

Manga (Almanca): On kişilik asker birliği. / Savaş gemilerinde deniz erlerinin yattığı koğuş.

Nadan (Farsça): Bilgisiz, cahil. / Nobran, kaba, kötü.

4 Beğeni

Atlas (Fransızca) : Haritalar kitabı.
Atlas (Eski Yunanca) : Mitolojide ceza olarak
dünyayı sırtında taşıyan Titan’ın ismi.

3 Beğeni

Cihanşümul (sıfat, eskimiş, (ciha’nşümul, l ince okunur), Farsça cihān + Arapça şumūl)

Evrensel:

" Böyle bir tarih ister istemez cihanşümul olacak yani insan toplumları hakkında bilinebilen her şeyi kucaklayacak." - Cemil Meriç

3 Beğeni

Delegasyon: Herhangi bir topluluğu temsil etmekle görevlendirilmiş yetkili kurul.

‘‘Delegasyonumuz, bütün hak ve ayrıcalıklarla birlikte topluluğun resmi üyesi olmanızı teklif edecek.’’

4 Beğeni

Tenzih- Kusur ve günahlardan temizleme, temiz olduğunu söyleme.

4 Beğeni

Agora

(isim, (ago’ra), Rumca)

Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.

4 Beğeni

Nebula: Nebula ya da bulutsu uzayda bulunan ve geniş alanlara yayılmış olan gazlar, toz, hidrojen, helyum ve diğer iyonize gazlardan oluşan bulutsu yapı.

4 Beğeni

Lamelif (Arapça): Dolambaçlı. / Eğri büğrü, çarpık.

İstihkâm (Arapça): Düşman saldırısını durdurmak, düşmana karşı savunma yapmak amacıyla düzenlenmiş yer.

Gadir (Arapça): Haksızlık etme, zarar verme. / Acımasızlık, merhametsizlik, kıygı. / Gadre uğramak: Haksız davranışlarla karşı karşıya gelmek:

Vakta ki (Arapça + Farsça): Ne zaman ki, -diği zaman.

Zerzevat ( Farsça + Arapça): Sebze. / Küçük, önemsiz nesneler.

5 Beğeni

Bürokrasi (Fransızca bureaucratie)

1. isim Devlet kurumlarında çalışan üst düzey yöneticiler topluluğu.

2. isim, mecaz Devlet kurumlarında kırtasiye işlerini öne sürerek işlemleri zorlaştırma, kırtasiyecilik:
" Tek çıkar yol, bürokrasiyi ıslah etmek ve kendimizi tabii bir gelişmeye terk etmek." - Cemil Meriç

3 Beğeni

Paradigma (paradi’gma), Fransızca paradigme

1. (isim) Değerler dizisi.

2. (isim) Örnek.

3. (isim, dil bilgisi) Dizi.

4 Beğeni

Modifikasyon (isim, biyoloji, Fransızca modification)

Değişke.
Varyant.
Her canlıda dış etkilerle ortaya çıkabilen, kalıtımla ilgili olmayan değişiklik.

4 Beğeni